T.C. DİYARBAKIR BAM 11. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No 2024/1178 - 2026/365 T.C. DİYARBAKIR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1178 KARAR NO : 2026/365 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DAVANIN KONUSU : Tazminat BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 26/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 26/03/2026 Taraflar arasında görülen davada İlk Derece Mahkemes…
T.C. DİYARBAKIR BAM 11. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No 2024/1178 - 2026/365 T.C. DİYARBAKIR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1178 KARAR NO : 2026/365 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DAVANIN KONUSU : Tazminat BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 26/03/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 26/03/2026 Taraflar arasında görülen davada İlk Derece Mahkemesince verilen kararın istinaf incelemesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor ile istinaf sebepleri dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup incelendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; müvekkiline ait ...plakalı aracın davalı sigorta şirketinde 04.11.2021 başlangıç 04.11.2022 bitiş tarihli ... numaralı genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile sigortalandığını, 17.12.2021 tarihinde gerçekleşen kaza sonucu kaskolu aracın hasara uğradığını, kazanın davalı sigorta şirketine ihbar edilmesi üzerine atanan eksper tarafından hasarlı parçaların tespitine ilişkin eksper raporu düzenlendiğini, sonrasında davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir neden bildirilmeksizin başvurunun reddedildiğini, hasarın poliçe teminat kapsamında olduğunu iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 500,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili, 30.09.2022 tarihli dilekçe ile talep sonucunu 253.000,00 TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili; davaya konu trafik kazasına ilişkin davacının çelişkili beyanları nedeniyle araştırma yaptırıldığını, müvekkili sigorta şirketinin aldırmış olduğu hasar araştırma raporundaki sigortalı aracın sürücüsü olduğunu beyan eden ...'un ifade tutanakları, görgü tanığı ...Sitesi güvenlik görevlisi ...'ın beyanı ve davaya konu kazada karşı araç olan ...... plaka sayılı kamyonetin sahibi ...’in beyanlarından ve araç üzerinde yapılan incelemelerden, meydana gelen hasar ile beyanların uyumsuz olduğunun ve şoför değişikliğine gidildiğinin tespit edildiğini, bu nedenle hasarın teminat dışı olduğunu, davacı tarafın kaza sonrası ihbarda bulunma yükümlülüğünü kasten ihlal ettiğinden müvekkili şirketin oluşan zarardan sorumluluğunun bulunmadığını, ayrıca hasarın teminatın kapsamında kalıp kalmadığı hususunda ispat yükünün yer değiştirdiğini ve ispat yükünün davacının üzerinde bulunduğunu, davacının olay tarihinden itibaren faiz talebinin yerinde olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davalı sigorta şirketince özel kuruluş olan .....Araştırma ve Danışmanlık Hizmetlerince düzenlenen hasar araştırma raporuna dayalı olarak sürücü olarak belirtilen ...'un kaza anında aracın sürücüsü olmadığı, sürücü değişikliği yapıldığı, bu nedenle hasarın teminat kapsamında olmadığınını ileri sürüldüğü, davalının iddiasını ispat için dosyaya sunduğu hasar dosyası içerisinde yer alan hasar araştırma raporu incelendiğinde, raporda yer alan tespitlerin tek başına sürücü değişikliği yapıldığının ispatı için yeterli olmadığı, davalı vekili tarafından cevap dilekçesinde savunmasının ispatı için hasar araştırma raporuna dayanıldığı, bu delilin usul hukukunda yer bulan delil tespit yoluyla elde edilmeye çalışılmadığı, tensip zaptının 7/1-ç bendi gereğince gerekli ihtar yapıldığı halde yargılama aşamasında da hasar araştırma raporunda beyanları geçen kişilerin tanık olarak dinlenmesine ve raporun içeriğinin ispatına yönelik faaliyette bulunulmadığı, davalı sigorta şirketinin savunmasının davacı yönünden 5237 sayılı TCK.'nın 158/1-k maddesinde kapsamında suç olduğu, bu hususta suç duyurusunda bulunulduğuna ve soruşturma yürütüldüğüne dair bir iddia ve delilin de dosyaya sunulmadığı, sürücü değişikliği olduğuna ve hasarın kasko poliçesi teminat kapsamında olmadığına yönelik savunmanın davalı tarafından ispatlanamadığı, kazanın meydana geliş şekli ve hasarın niteliği gözetildiğinde, meydana gelen hasarın teminat dışı olduğuna ilişkin kasko poliçesi özel şartları ile kara taşıtları kasko sigortası genel şartları A.5 maddesinde sayılan hallere rastlanmadığından davalı taraf kaskolu araçta meydana gelen hasar bedelini tazminle yükümlü olduğu, dosyada mevcut bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu ve davacının davalı sigorta şirketinden 253.000,00 TL talep edebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, 253.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. Karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İstinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili; davaya konu trafik kazasına ilişkin davacının çelişkili beyanları nedeniyle araştırma yaptırıldığını, müvekkili sigorta şirketinin aldırmış olduğu hasar araştırma raporundaki sigortalı aracın sürücüsü olduğunu beyan eden ...'un ifade tutanakları, görgü tanığı ...Sitesi güvenlik görevlisi ...'ın beyanı ve davaya konu kazada karşı araç olan ....... plaka sayılı kamyonetin sahibi ...’in beyanlarından ve araç üzerinde yapılan incelemelerden, meydana gelen hasar ile beyanların uyumsuz olduğunun ve şoför değişikliğine gidildiğinden hasarın teminat dışı olduğunun tespit edildiğini, davacı tarafın kaza sonrası ihbarda bulunma yükümlülüğünü kasten ihlal ettiğinden müvekkili şirketin oluşan zarardan sorumluluğunun bulunmadığını, ayrıca hasarın teminatın kapsamında kalıp kalmadığı hususunda ispat yükünün yer değiştirdiğini ve ispat yükünün davacının üzerinde bulunduğunu, davacının olay tarihinden itibaren faiz talebinin yerinde olmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde; Dava, kasko sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davacı ........ Ltd. Şti. ile davalı Magdeburger Sigorta A.Ş. arasında davacıya ait ...plaka sayılı araç için 04/11/2021 başlangıç 04/11/2022 bitiş tarihli ... numaralı genişletilmiş kasko sigorta sigorta poliçesi düzenlendiği, sigortalı aracın 17/12/2021 tarihinde meydana gelen tek taraflı trafik kazasında hasara uğradığı, 21/12/2021 tarihinde hasarın ihbarı üzerine davalı sigorta şirketince hasar dosyası açıldığı ve araştırma raporu alındığı, davacının hasar tazmini için davalı şirkete başvurduğu ve davalı şirket tarafından hasar araştırması yaptırdığı ve araştırma neticesinde meydana gelen kazada sürücünün ... olmadığının tespit edildiği ve doğru ihbar yükümlülüğünün ihlal edilmesi nedenine dayanarak hasar tazminatı ödemesi yapılmadığı ve bu nedenle eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. Mal sigortaları türünden olan kasko sigortası poliçesinin teminat kapsamını belirleyen Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.1. maddesine göre; gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, müsademesi, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile 3. kişilerin kötüniyet ve muziplikle yaptıkları hareketler, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bütünü sigortanın teminat kapsamındadır. 6102 sayılı TTK'nın 1409/1. maddesi uyarınca, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı maddenin 2. fıkrası hükmüne göre, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş şeklinin Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.5. maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir. İlkeler anlatılan şekilde olmakla birlikte sigortalı, Kasko Sigortası Genel Şartları'nın A.5. maddesi ve 6102 sayılı TTK m. 1446/2 hükmü uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içindeymiş gibi ihbar ederse ispat yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat yükü sigortalıya geçer (Yargıtay 4. HD'nin 25/11/2021 tarihli ve 2021/4985 E., 2021/9171 K. sayılı kararı) Sigortalı, Kasko Poliçesi Genel Şartlarının B.1.5 maddesi ve 6102 sayılı TTK m. 1446 hükmü uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyi niyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde kalmış gibi ihbar edildiği somut delillerle kanıtlanılırsa, ispat külfeti yer değiştirip sigortalıya geçer. Bu durum karşısında, rizikonun ihbar edilenden farklı şekilde gerçekleştiğini ispat külfeti sigortacıda bulunmakta olup, sigortacının, rizikonun ihbar edilenden farklı şekilde meydana geldiğinin soyut iddialarla değil, somut delillerle kanıtlanması gerekmektedir (Bkz. Yargıtay HGK'nın 12/10/2021 tarihli ve 2017/(17)4-2776 E., 2021/1220 K. sayılı kararı). Somut olayda; riskin gerçekleştiği sabit olup, davalının, çift taraflı kazaya karışan davacı aracının kaza sırasında sürücü olarak beyan edilen kişiden farklı bir kişi tarafından kullanıldığı, sürücü olarak belirtilen ...'un araç sürücüsü olmadığı, gerçek sürücünün Yılmaz Koyun olduğu, sürücü değişikliği nedeniyle Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları A.5 maddesinde yer alan teminat dışı hallerin gerçekleşip gerçekleşmediği hususunun tespit edilmesi gerektiği, davacı sigortalının doğru beyanda bulunma yükümlülüğünü kasten ve iyiniyet kurallarına aykırı olarak ihlal ettiği yönündeki iddiasını ve oluş şeklinin teminat dışında kalan hallerden olduğunu somut delillerle kanıtlaması gerekmektedir. Davalı vekili cevap dilekçesinde delil olarak sigorta poliçesi, hasar araştırma raporu, kaza tutanağı ve bilirkişi incelemesine dayanmış ve bu deliller dosyaya kazandırılmıştır. Hasar araştırma raporunun davacının iddialarını tek başına ispata yarar bir delil olarak kabul edilemeyeceği, raporda yer alan görgü tanıklarının yeminli ifadeleri bulunmadığından ve davacı tarafın, bu beyanların alınışı sırasında soru sorma ve itirazda bulunma hak ve imkanı olmadığından tanıkların beyanlarının mahkeme huzurunda doğrulanması gerektiği, davalının raporda beyanlarına başvurulan görgü tanıklarını tanık olarak bildirmediği bu nedenle ispat yükü üzerinde olan davalı sigorta şirketinin hasarın teminat kapsamında olmadığına ilişkin savunmasını yöntemine uygun delillerle somut olarak ispat edemediği anlaşılmakla davalı vekilinin bu hususa değinen istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. ( Bkz. Yargıtay 4. HD. 2021/10771 E. 2022/13808 K., Yargıtay 4. HD 2021/4754 E. 2022/818 K.) Öte yandan Kasko Sigortası Genel Şartlarının B.3.3.1.1 maddesine göre, sigorta şirketi aracı hasar tarihi itibariyle rayiç değerine kadar teminat altına almış olup, sigorta tazminatının hesabında sigortalı menfaatlerin rizikonun gerçekleşmesi anındaki rayiç değerleri esas tutulur. Rayiç değer için esas alınacak referansa veya rayiç değeri belirleme yöntemine poliçede yer verilir. Bu yönde bir referans belirlenmemişse veya bu belirleme somut değilse Hazine Müsteşarlığınca tespit edilecek kurallar çerçevesinde belirlenecek referans rayiç değerler esas alınır. Kasko Sigortası Genel Şartlarının B.3.3.2.2 maddesi ''Onarım masraflarının zarar gören aracın rizikonun gerçekleştiği tarihteki değerini aşması ve aynı zamanda eksper raporu ile aracın onarım kabul etmez bir hale geldiğinin tespit edilmesi durumunda, araç tam hasara uğramış sayılır. Bu durumda, aracın ilgili mevzuat doğrultusunda hurdaya ayrıldığına dair hurda tescil belgesi sigortacıya ibraz edilmeden araç sahibine sigorta tazminatı ödenmez.'' hükmünü içermekte olup; bu düzenleme ile tam ziya olduğu kabul edilen araçlar için ödenecek tazminat belirlenirken, araç için öngörülen rayiç değerden sovtaj miktarının mahsup edilmesi yahut araç mülkiyetinin hurda hali ile sigorta şirketlerine devredilmesi öngörülmektedir (Bkz. Yargıtay 4. HD'nin 24/06/2021 tarih ve 2021/15074 E., 2021/3667 K.; 08/12/2021 tarih, 2021/2418 E., 2021/9947 K. sayılı kararları). TTK'nın 1459. maddesi uyarınca, sigortacı sigortalının uğradığı zararı gerçek zararı tazmin etmekle yükümlü olduğundan, tazminat hesaplaması yönünden hükme kısmen esas alınan bilirkişi raporunda aracın pert total işlemine tabi tutulması gerektiği belirtilmekle birlikte, 87 adet parçanın zarar görüp görmediği ve hasar gören parçaların meydana gelen kaza ile uyumlu olup olmadığı, hangi parçaların değiştirilmesi hangilerinin onarılması gerektiği yönünde kanaat belirtilmediği, değişim ve onarım masraflarının raporda açıklanmadığı anlaşılmıştır. O halde, dosya kapsamındaki fotoğraflar ve eksper raporu ve kaza tutanakları karşılaştırılarak, meydana gelen kaza ile hasarın uyumlu olup olmadığı, aracın hasar gören kısımları tek tek belirlenip, gerekli yedek parçalar için ayrı ayrı fiyatlandırma yapılmak suretiyle kaza tarihindeki ikinci el değeri ile tamir masrafları karşılaştırılarak tamirinin ekonomik olup olmadığının tespiti, tamiri ekonomik değilse, perte ayrılmasının uygun olup olmayacağı, ayrıca perte ayrılması halinde sovtaj değeri de tespit edilip aracın kaza tarihindeki ikinci el piyasa rayiç değerinden sovtaj bedeli mahsup edilerek (sovtajın kimde kalacağı da netleştirilerek) gerçek zarar miktarının bulunması, şayet onarımı mümkün ise onarım bedelinin belirlenmesi için bilirkişiden ayrıntılı, kaza ile illiyet bağı kuran, denetime açık ek rapor alınarak oluşacak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm tesisi doğru görülmemiş ve davalı vekilinin bilirkişi raporuna yönelik istinaf nedenleri yerinde bulunmuştur. Yukarıda anılan gerekçelerle, 7251 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK'nın 353 maddesi gereğince, Mahkemece uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, yukarıda belirtildiği şekilde araştırma ve inceleme yapılmak, sonucuna göre karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-) Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜNE, İlk derece mahkemesinin yukarıda anılan kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-) Gerekçede belirtilen eksikliklerin giderilmesi amacıyla davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-) 492 sayılı Harçlar Kanunu’na ekli (1) sayılı tarife gereğince, peşin alınan istinaf karar ve ilâm harcının istinaf eden davalıya İlk Derece Mahkemesince İADESİNE, 4-) İstinaf kanun yoluna başvuran davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince hükümle birlikte DEĞERLENDİRİLMESİNE, 5-) İstinaf incelemesi duruşma açılmadan yapıldığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-) 6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik 359/4. maddesi uyarınca Dairemiz kararının İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a ve 362/1-g maddeleri gereğince KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.26/03/2026