İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafın müvekkili aleyhine İstanbul 30. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası ile kambiyo senedine dayalı olarak icra takibi başlattığını, müvekkili davacının dava dışı ...Kooperatifi'ne üye olduğunu, müvekkilinden kooperatife üye olma sürecinde "...…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/1945 KARAR NO : 2026/266 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 05/10/2023 NUMARASI : 2021/167 E. - 2023/743 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafın müvekkili aleyhine İstanbul 30. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası ile kambiyo senedine dayalı olarak icra takibi başlattığını, müvekkili davacının dava dışı ...Kooperatifi'ne üye olduğunu, müvekkilinden kooperatife üye olma sürecinde "... kooperatifin tüm genel kurul toplantılarında aşağıda örneği bulunan tatbiki imzamı kullanacağımı beyan ederim..." şeklinde ibare içeren imzalı belge alındığını, ilgili belgede sayfanın ortasında beyan edenin ad, soyad, adres ve telefon bilgilerinin, en alt kısmında ise 3 adet imza bölümüne yer verildiğini, belgede ad, soyad ve imza bölümü arasında yaklaşık 6-7 cm'lik boşluk bulunduğunu, davalının bahsi geçen kooperatifin eski başkanı olduğunu ve kooperatife ait tüm belgelerin aslını uhdesinde tutarak daha sonra beyan metni ile imza arasındaki 6-7 cm'lik boşluğu senet metni yerleştirmek suretiyle sahte senet düzenleyerek müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını, bu sahte senet ile ilgili müvekkilinin davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, bu ve başkaca diğer sahte senetler dolayısıyla İstanbul CBS'nin 2017/20477 Soruşturma sayılı dosyası ile davalı aleyhine soruşturma açıldığını, yapılan tahkikatta davacının imza sirkülerinin ve başkaca 30 kişinin imza sirkülerinin eksik olduğunun anlaşıldığını, davalının 30 kişi aleyhine benzer şekilde sahte senet düzenleyerek icra takipleri başlattığını, bunun üzerine davalar açılarak takiplerin durdurulduğunu, netice itibariyle takibe konu belgenin bono vasfını haiz olmadığını, sahtecilik neticesinde oluşturulduğunun sabit olduğunu, müvekkili davacının davalıya herhangi bir borcu bulunmadığını, davalının kötü niyetli olduğunu belirterek öncelikle teminatsız olarak, mahkemece aksi kanaatte olunması halinde uygun görülecek teminat mukabilinde icra takibinin dava sonuna kadar durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararının verilmesini, müvekkilinin davalı yana borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı aleyhine bono sebebiyle başlatılan takibe itiraz ettiğini, borca itiraz davasının görüldüğü İstanbul 17 İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/595 kara sayılı ilamı ile itirazının reddedildiğini, davacının borçlu olmadığını ispatlayamadığını, davacının senet üzerindeki isim soy isim ve imzaya ilişkin itirazlarını da ispatlayamadığını, iddialarını ispatlayamayan davacının açtığı davanın usulden ve esastan reddini, davacı aleyhine %20 tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Davacının iddiasını doğrular nitelikte ATK imza incelemesi raporu sunulduğu, davacının davasında haklı olduğu, davalı yanın alacağını ispatlayamadığı kanaatine varılarak davanın kabulüne karar verilmiş, davalı yanın icra takibinde haksız olduğu, belge aslı üzerinde oynama bulunduğu bu durumda kötü niyetli hareket edildiğine kanaat getirilerek kötü niyet tazminatının kabulüne" karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -davacıların diğer dava dışı toplu organizasyonla hareket ettikleri için borçlarını ödememek için Avukatları ile beraber çeşitli senaryolar hazırlayarak hatta imza sirküsü adı altında fotomontaj, fotokopi evraklarla Mahkemeyi yönlendirme adına raporlar oluşturulmuş olduklarını, Yargıtay'ın fotokopi belgelerle rapor hazırlanmasını eksik ve yanlış olduğuna karar verdiğini, Mahkemenin ve bilirkişilerin tek fotomontaj fotokopi evrakla İstanbul İli Silivri İlçesi ... Ada 2 Parselde yapılan 37 bin m2 11 Blok 240 daire bitirilmiş yaşam başlamış site inşaatını yok saydığını,-davacının T.C. İstanbul 17. İcra Hukuk Mahkemesi 2018/554 Esas no K. 2019/ 595 K.T. 09.07. 2019 Mahkemesince talebin reddine karar verildiğini, davacının haksız ve dayanaksız 2021 /167 Esas numarası ile İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde menfi tespit davası açtığını, davacının menfi tespit talebinin, almış olduğu dairenin borcunu ödememek için her yola başvurmak olduğunu, senetteki imzasını ilk önce kabul etmediğini, sonra kabul ettiğini ve ticari ilişkiyi reddettiğini, bunun üzerine daire tapusunun verildiğinin tapu kayıtlarında mevcut olduğunu ancak borçlarını ödediklerine dair hiçbir banka dekontlarını sunamadıklarını, -şahsı ve yönetim kurulu Başkanı olduğu ...Kooperatifi'nin zamanında yapılıp bitirilen ... m2 11 Blok 240 Daire İstanbul Silivri İlçesi ... Ada 2 Parsel de inşa edilen ...evleri inşaatı ve yüklenici firma ile tamamlanmış konut projesi olduğunu, burasını yapan Kooperatif ve Yüklenici Firmanın hiçbir evrak defter proje resmi belgelerin bütün hesaplar incelenmeden , eksik ve hatalı hüküm kurulduğunu, sadece fotokopi olan, kooperatif , kaşesiz imzasız imza sirküsü adı altında fotomontaj evraklarla karar verildiğini, imza sirkülerinden kopyalandığı çıplak gözle tespit edildiği gibi bir sürü varsayımlarla, kambiyo senedinde yazılı borçtan dolayı davacının borçlu olmadığına yönelik hüküm tesis edildiğini,-kararın Anayasa'nın 138. Maddesine, HMK 187. Maddesine ve HMK Madde -190. Maddesine aykırı olarak tesis edildiğini, -Yargıtay 23.H.D. 2016/5643 E. 2019 / 3697 K. İçtihat Kararında, ... Kooperatifi kapsamında arsa malikleri ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi akdedildiği, sürecin Genel Kurul ve Yönetim Kurulu kararları ile usule uygun şekilde ilerlediği, kat karşılığı inşaat sözleşmesi akdedildiğinde Kooperatifin 132 Üyesi mevcut olup, %33 oran ile 80 daire toprak sahibi kat maliklerine 160 daire de Kooperatife ait olacak şekilde anlaşmalar yapıldığı, nihayetinde 06.05.2013 tarihinde ... İnşaat ile yapım sözleşmesi akdedildiği, inşaat tamamlanınca bağımsız dairelerin Kooperatif yönetim kurulu tarafından takip ve denetiminde tapuların, devir ve satışı esnasında dairelerini teslim alacak bazı kişilerin aidatlarını ödememeleri üzerine inşaatın sekteye uğramaması için, üyelerle görüşmeler neticesinde kimisinin kredi çektiğini ve şahsi kefalet verdiğini, borçlarına karşılık 3. şahıs ve bankalara şahsi kefil olmasından dolayı borçlarına karşılık tarafına senet imzalayıp verdiklerini, dairelerini teslim alanların ödedikleri paranın vermiş oldukları senetlerin belli olduğunu, senetlerin bir sebebe dayandığını, ... Kooperatif üyesi Silivri ... Ada 2 Parsel Kooperatif Site İnşaatından 1 Adet H Blok ... daireyi satın aldığını, daireden kalan borcuna istinaden 3. Şahıslara kefil oluşumdan senedini tarafına verdiğini, güven doğrultusunda o günün şartlarında alınan senette ödenmediğini, dolandırılanın kendisi olduğunu, davalardaki bilirkişi raporlarının eksik yanlı mahkeme kararının da eksik ve yanlış verilerek haklarının zayiata çevrildiğini, bilirkişilerin yetersiz olduğunu, -bütün işlemlerinin Kooperatif 1163 Kanunu maddeleri bünyesinde genel kurul kararları ve yüklenici firma ile yapmış oldukları sözleşmelerle İnşaat ve daire teslimleri bütün edimler yerine getirildiğini, dairelerin tapularının kişilere kalan borçlarına senet alınarak teslim edildiğini, bedelsizliği ispat yükünün davacı borçluda olduğunu, senet borçlusunun (keşidecinin) senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğunu ispat yükü altında olduğunu, senede bağlı olan her çeşit iddiaya karşı defi olarak ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemlerin tanıkla ispat olunamayacağını, temel alacağı geçerli olan ticari senedin geçerli olduğunu, borçlarını ödememek için ortaya attıkları , iftira sahtelik iddialarını asla kabul etmediğini, borçlarını ödemeyen borçluların menfi tespit davası açarak ortaya hiç bir belge koymadıklarını, HMK madde 201 gereği davacının senede karşı senetle ispat zorunluluğu olduğunu, bu dava konusu bononun, İstanbul 30. İcra Müdürlüğünün ... esas Dosyasında icra takibi “İşbu emre muharrer senet” kelimesini, kayıtsız şartsız belirli bir bedel ödeme vaadini, 29.04.2015 tarihli vade gününü, ...Evleri ... adına ödemeyi, 29.01.2015 tarihli düzenleme tarihi ve (Pendik Belediyesi) düzenleme yerini, Davacının imzalarını içerdiğini, TTK m. 776 uyarınca bononun zorunlu tüm unsurlarını eksiksiz olarak karşıladığını, dava konusu bononun illetten mücerret olduğunu, bedel nakden verilmiş ve borç ilişkisi meydana gelmiş olduğunu, önce imzaya itiraz ettiklerini, bilirkişi raporları imza atanların el ürünü ve orjinaldir raporu verince metne itiraz sürecinin başlatıldığını-Kıymetli evrak bir defa doğduktan sonra, doğumuna sebep olan ilişkideki bir aksaklık veya bozukluk kıymetli evrakın geçerliliğine etkili olmayacağını, davacının İİK m. 169 ve devamı maddelerine girmeyen itirazlarının reddedilmesinin gerektiğini, metin yazılarının sonradan doldurulup doldurulmadığı hususunda bir tespite gidilemediği hatta yaş analizi yapılmadığı görüldüğünü, senetleri borçluların kendi elleri ile tarafına teslim ettiklerini, daire satışlarının gerçekleştiğini, benzer durumdaki huzurdaki davanın reddi gerektiğinin, emsal Yargıtay kararları ile desteklendiğini, Yüklenici şirket tarafından ilgili kooperatifteki inşaatların yapıldığına Kooperatifin ve üyelerin şirkete borçlu olduğuna dair Silivri Sulh Hukuk Mahkemesinde başlatılan 2017/ 44 D.İş nolu tespit davası ile hüküm altına alındığını, kooperatifle , yüklenici firma ile dairelerin devir teslim sözleşmesi yargıtay'ın senetlerde sahteliğe ilişkin emsal kararları borçlunun söz konusu bono üzerindeki imzasına itirazı bulunmadığından, sair itirazlar İcra Mahkemelerinde ileri sürülmesi mümkün olmadığını, üç seneden beri 3-5 civarında aynı şahıslara hazırlatılan Bilirkişi incelemelerinde yer alan durumların hükme esas alınmaması gerektiğini, raporların Mahkemeleri yönlendirme adına kendi hisleriyle kaleme aldıkları rapordan öteye geçemediğini, Bilirkişi raporunda hangi ortamda ne tür teknik cihazlar kullanılarak inceleme yapılıp sonuca varıldığının açıklanmadığın, sadece grafolojik ve grafometrik metotların uygulandığının belirtildiğini, ulaşılan sonucun maddi dayanaklarının denetime elverişli şekilde ortaya konmadığını, bu itibarla bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulamayacağını, tek delil olarak fotomontaj , fotokopi tek evrak'a Bilirkişi Raporları da ellerine verilmiş Fotomontaj ve fotokopi tek evrakla kanaat bildirmiş mahkeme sadece ve sadece Fotokopi evrakla hüküm vermiş olduğunu, -Müştekiye ait tapu kayıtları, resmi senet, ödemiş oldukları banka hesap kayıtları ,Kooperatif defter ve hesapları getirtilerek İnşaatın toplam maliyeti de hesaplattırılarak üzerine bilirkişi incelemesi yaptırılmaması-Kooperatif inşaatının hangi aşamada olduğu , müşteki , Müştekiler ve Şahsım sanık açısından hangisinin haksız yere zenginleştiğinin araştırılmaması İstanbul Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2016/42 Değişik iş sayılı dosyanın ve dosyadaki bilirkişi raporunun celp edilerek incelenmemiş olması -Silivri icra müdürlüğü nezdinde mevcut kooperatifin alacaklısı oldu, bu dosyaların araştırılmamış olması ,-Yekün olarak 37 bin m2 11 ... Daire Bitirilmiş Dairelerin teslim edildiği ...evleri Site İnşaatı İnşaatın sahibi Kooperatifin ve Yüklenici Firmanın Tüm defterleri banka hesapları incelenmemiş olması Ticaret Resmi evraklarının beyanlarımın dikkate alınmayışından ,eksik ve yanlış karar verilmesinden T.C. İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021 /167Esas 2023 /743 Karar neticesinin davanın , tüm kararlarının reddine karar verilmek üzere kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafın istinaf başvurusu, haksız ve kötü niyetli olduğunu, 2012 senesi içerisinde ... Kooperatifi vasıtasıyla ev yaptırmak istediğini ve kooperatife bu amaçla üye olduğunu, adı geçen kooperatife üye olduğu sırada, “... Kooperatifinin bundan böyle yapılacak iş ve işlemlerinde, tüm (olağan veya olağanüstü) genel kurul toplantılarında aşağıda örneği bulunan tatbiki imzamı kullanacağımı beyan ederim.” ibareli belgeyi, ad, soyad, adres ve telefon bilgileriyle birlikte imzaladığını, ilgili bu belgede sayfanın ortasında; beyan edenin ad, soyad, adres ve telefon numaraları, sayfanın en alt kısmında ise; 3 adet imza bölümüne yer verildiğini, belgede ad soyad bölümü ile imza bölümü arasında yaklaşık 6-7 cm’lik boşluk bulunduğunu, ilgili belgeler sahte senet düzenlemek suretiyle kullanılıp akabinde, davalı tarafından müvekkile karşı sahte bonoyu dayanak göstererek kambiyo senetlerine mahsus icra yoluyla İstanbul 30. İcra Dairesi ... E. Sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, İstanbul 17. İcra Hukuk Mahkemesi 2018/554 E. Sayılı dosya ile genel mahkemede yargılamayı gerektirdiğinden red kararı verildiğini, davaya konu evrakın bono olarak kabul edildiği varsayılsa bile, bono üzerinde üç imzanın bulunması şekle aykırı olduğunu, ciro ve temlik dışında üç imza olacak şekilde bono düzenlenmesi hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporlarının yeterli olduğunu, davalı tarafından bahse konu imza sirkülerinin asıllarına ilişkin belgelerin olmadığı iddiası tamamen kötü niyetli olduğunu, davalının, bahsi geçen kooperatifin eski başkanı olduğunu ve Kooperatife ait bütün belgelerin asıllarını kendi uhdesinde tutup yeni yönetime teslim etmediğini, istinaf kanun yoluna başvuran davalının istinaf talebinin esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, menfi tespit talebine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı tarafından istinaf edilmiştir.Davaya konu İstanbul 30. İcra Dairesi ... esas sayılı dosyasının bono alacağına dayalı olarak başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile yapılan icra takibi olduğu anlaşılmıştır.Davacı yana ait imza asılları ... bankası ve G.O.P İlçe Müftülüğünden istenilmiş, imza örnekleri mahkememizce alınarak dosyaya eklenmiş, davaya konu senet ile birlikte ATK ya gönderilerek ihtilafa ilişkin imza incelemesi yaptırılmış ATK raporunda "İnceleme konusu senette yer alan yazı ve imzalar ile ...'ın mukayese yazı ve imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu yazı ve imzaların ...'ın eli ürünü olduğu, İnceleme konusu senedin alt kenarının ölçüsü standart A4 kağıdının kısa kenarı ile uyumlu olduğu, üst kenarının forme kesim olmadığı, ''Adı Soyadı- Adresi-Telefon'' bilgilerini içeren ve ''İmza'' içeren bölümler ile bu bölümler arasında yer alan senedin ödeme günü, bedeli, içeriği ve düzenleme tarihine dair yazılar bulunan bölümün aynı paralel hattı takip etmediği ve senet metninin bilgisayar ve ekipmanı ile oluşturulmuş diğer yazılara göre daha küçük puntolarla sıkıştırılmış olarak farklı zamanlarda farklı toner dağılımına sahip bilgisayar ve ekipmanı yardımıyla oluşturulmuş olduğu, dolayısıyla senedin evvelce mevcut yazı ve imzalardan yararlanılarak oluşturulmuş olduğu " şeklinde rapor sunulmuştur. İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesi 2019/241 E. Nolu dosyamda karar verildiğini, davalı ... hakkında kooperatif yöneticisi sıfatıyla, kooperatifin faaliyetleri kapsamında ve kamu kurumu ve kuruluşları aracı kılınmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğini sabit görerek 44 kez 1 yıl 8 ay hapis ve 44 kez 2500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ayrıca özel belgede sahtecilik suçunu işlediği sabit görülmekle 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiğini belirtmiştir.Menfi tespit davasında borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, kural olarak, hukukî ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukukî ilişkinin ( borcun ) varlığını kanıtlamak durumundadır.Kambiyo senetleri temel hukukî ilişkiden bağımsız bir nitelik taşır ve soyut bir borç ikrarı içerir. Bu kapsamda bono; ödeme vaadi niteliğinde bir kambiyo senedidir. Tüm hukuki işlemlerde olduğu gibi kambiyo ilişkisinin hukuken geçerli olarak doğduğunu kabul etmek için tarafların karşılıklı iradeleri ile meydana gelmiş olması şarttır. Senedin düzenlenmesinde iradenin oluşumu ve beyanı aşamasında , iradenin özgür bir biçimde oluşmadığı veya gerçek iradeye uygun şekilde açıklanmadığı yolundaki “borçlanma iradesinin bulunmaması , senedin sahte olması” iddiası her hamile (iyiniyetli olsa dahi) karşı ileri sürülebilen mutlak def’i olarak kabul edilmektedir.Somut olayda; davalı ... tarafından takibe konu edilen bir başka senet nedeniyle açılan menfi tespit davasında, davalının yargılandığı İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesi 2019/241 E. Nolu dosyada karar verildiği davalı ... hakkında kooperatif yöneticisi sıfatıyla, kooperatifin faaliyetleri kapsamında ve kamu kurumu ve kuruluşları aracı kılınmak suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediğini sabit görerek, 44 kez 1 yıl 8 ay hapis ve 44 kez 2500 tl adli para cezası ile cezalandırılmasına ayrıca özel belgede sahtecilik suçunu işlediği sabit görülmekle 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiğinin anlaşıldığı, davacı vekili, senet haline getirilen imzalı belgenin kooperatif işlemlerine esas olmak üzere imza beyannamesi olarak verildiğini belirtmiş, davalı asil ise, kooperatif üyelerinin kooperatife olan borçlarının teminatı olarak alındığını belirttiği, takip konusu senede bakıldığında ilk üç satırının sırasıyla ad-soyad, adres, telefon bilgisinin yazılacağı şekilde düzenlendiği, bu satırlardan sonra alt kısımda üç adet imza atılacak şekilde " imza" yazılan kısım bulunduğu, yukarıdaki bilgilerle imza atılan kısım arasındaki boşluğun bilirkişi raporunda belirtildiği üzere senet metni olacak şekilde sonradan bilgisayar ile diğer yazılara göre daha küçük puntolarla sıkıştırılmış şekilde tanzim edildiğinin belirlendiği, davacının kooperatif üyesi, davalının ise kooperatif başkanı olduğu söz konusu belgenin matbu bir senet metni olmaması dikkate alındığında imzalatıldığı sırada bir borçlanma sonucunu doğuracak bilgileri içermediği, serbest şekilde borçlanma iradesi ile imzalanmadığı belgenin düzenleniş tarzına göre kooperatif üyeliği gereği alınan bir belge olduğu, senedin evvelce mevcut yazı ve imzalardan yararlanılarak oluşturulmuş olduğu, kambiyo senedi vasfında olmadığı, alınan bilirkişi raporunda, takip dayanağı bononun davacının imzalarından yararlanılarak farklı bir belgeden dönüştürülmek sureti ile oluşturulduğunun tespit edildiği, raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, dar yetkili icra hukuk mahkemesi kararlarının genel mahkemeyi bağlamayacağı, senedin sahte olduğu sonucuna varılmıştır.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davalının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/10/2023 tarih ve 2021/167 E., 2023/743 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 6.489,45-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 1.622,50-TL harcın mahsubu ile bakiye 4.866,95-TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 12/02/2026