İSTİNAF KARAR TARİHİ:12/03/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı adına tescilli "..." markaları bulunduğunu, davalının iş mahsulü ürünlerde, ... ürün ambalajlarının kullanımında davacının üzerinde telif hukuku ile korunan hakları bulunması nedeniyle ayrıca davalının haksız rekabete neden olan eylemlerde bulunduğun…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO:2026/127 Esas KARAR NO:2026/463 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İstanbul 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ:11/02/2025 NUMARASI:2022/224 E. - 2025/36 K. DAVANIN KONUSU:Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli) İSTİNAF KARAR TARİHİ:12/03/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı adına tescilli "..." markaları bulunduğunu, davalının iş mahsulü ürünlerde, ... ürün ambalajlarının kullanımında davacının üzerinde telif hukuku ile korunan hakları bulunması nedeniyle ayrıca davalının haksız rekabete neden olan eylemlerde bulunduğunu, davacının marka hakkına tecavüz eylemini gerçekleştirdiğini, davalının Türk patent tarafından marka başvuruları reddedilmesine rağmen, söz konusu markaları ürünlerinde kullanmaya devam ederek kötüniyetli hareket ettiğini, HMK m. 389-390, 556 Sayılı SMK m. 159 ve TTK m.6I uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davacının "..." markalarından, iş mahsulü ve ... ürün ambalajlarından doğan haklarına karşı gerçekleştirilen marka tecavüzü ve haksız rekabet durumunun tespiti, önlenmesi, durdurulması ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalılardan ... adına Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli ... sayılı (...) markalarının tescil edildiği biçimde değil davacının "..." markalarının ihlali sonucunu doğuracak biçimde kullanıldığını dolayısıyla anılan markaların kötüniyetli tescil edildiğinden hükümsüzlüğüne karar verilmesini ve bu markaların dava sonuçlanıncaya kadar üçüncü kişilere devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, ... markasının ... grup şirketlerince ticarileştirilen takviye edilmiş süt tozu ile ilişkili kullanılmakta olduğunu, davacı ...' nin, kurum nezdinde de huzurdaki davaya dayanak 05 ve 29. sınıflardaki ürünleri kapsayan ... sayılı (...) marka tescilinin sahibi olduğunu, davacının bilhassa Orta Doğu ülkelerinde tanınmış olan davaya dayanak ... markası da dahil olmak üzere ..., ..., ... gibi pek çok markasının ve bu markaları havi ürünleri, günümüzde artan yoğun göç dalgasının da etkisiyle başta Orta Doğudan gelen kişiler/ firmalar olmak üzere birçok şahıs ve firma tarafından son dönemlerde Türkiye' de sistematik olarak taklit edilmekte olduğunu, davaya konu ürünlerin üzerinde de davacıya ait ... markasının ve birebir Arapça karşılığı dava dilekçesinde belirtilen markasının kullanıldığını, davacıya ait ... markasının, tescilli olmasının yanı sıra Orta Doğu ülkelerinde tanınmış ve ayırt ediciliği yüksek bir marka olduğunu, davacının aynı zamanda reklam ve tanıtım faaliyetlerini yürüttüğü resmi internet sitesi olan "..."da bebek beslenme ürünleri kısmında "..." ürün başlığının yer almakta olduğunu, ... markalı ürünlerin Youtube kanalı üzerinden yayınlanan reklamlarının 35 milyon görüntüleme aldığını, davacının "..." markası ve şekil ( Arapça ...) iş ürününün reklam filmlerinin yayınlandığını ve "..." isimli Facebook topluluk hesabının 1.3 milyonun üzerinde kişi tarafından beğenilmiş olduğunu, davacının "..." markası ve şekil (Arapça ...) iş ürününün markasının reklam içeriklerinin yayınlandığı "... " isimli instagram hesabının 41 bin kişi tarafından takip edildiğini, davacının "..." markası ve şekil (Arapça ...) iş ürünü Arapça konuşulan Orta Doğu ülkeleri dahil olmak üzere dünya çapında yaygın şekilde kullanılmakta ve iyi bilinmekte olduğunu, ... web sitesi üzerinden de "..." markası ve (Arapça ...) iş ürününe ilişkin reklam ve tanıtım içeriklerinin yayınlanmakta olduğunu, davacının pek çok ülkede ... markasını 05, 29, 30,31 ve 32. sınıftaki ürünleri kapsar şekilde tescil ettirdiğini, ... markasının Arap Alfabesi ile yazılmış versiyonu olan markasının da pek çok ülkede tescil edilmiş ...,..., ... gibi Türkiye' nin tanınmış e-ticaret sitelerinde de satışa sunulmak suretiyle Türkiye' deki tüketiciler ile de buluşan "..." ve Arapça versiyonu olan markalı ürünlerin bir kısmına ilişkin görsellerin sunulduğunu dilekçelerinde açıklanan sebeplere istineden; Davalılardan ... adına tescilli olan ... tescil nolu ve ...tescil nolu ... arapça şekil ibareli markanın Hükümsüzlüğüne, Davalı eyleminin davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekAbete neden olduğunun tespiti ile tecavüzün durdurulmasına, önlenmesine,ihtiyati tedbire ve hükmün ilanına karra verilmesini talep ve dava etmişlerdir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde; ... ve ... markasının Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde korunduğunu, davacı tarafın Türkiye' de kullanımı olmayan markalarına dayanarak açtığı marka tecavüzü davasının ve SMK'ya dayanan tedbir ve hükümsüzlük talepleri ile birlikte reddini talep ettiklerini, esasa ilişkin olarak dava konusu kullanımların, ürün paketlerinin görsel, işitsel ve grafik anlamda benzerlik taşımadığını ve ürün paketi yüzeyinde tesciline dayanan hukuka uygun kullanımlar olduğunu, benzerlik iddiasında bulunulan ambalajlar arasında yazılış, okunuş ve anlamın birbirinden tamamen farklı olduğunu, marka işaretlerinin benzerliğinin değerlendirilmesinin bir bütün olarak yapılması gerektiğini, davacının tüm taleplerinin reddi gerektiğini beyan etmişlerdir. MAHKEME KARARI;İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 11/02/2025 tarihli 2022/224 E- 2025/36 K sayılı kararıyla; "DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE, I-Hükümsüzlük istemi yönünden: 1-Davalılardan ... adına tescilli olan ... tescil lolu ... ibareli markanın hükümsüzlük isteminin reddine, 2-Davalılardan ... adına tescilli olan ...tescil nolu ... arapça şekil ibareli markanın HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, Kararın kesinleşmesini mütakip kesinleşmiş karar örneğinin ilgili sicile işlenmek üzere Türk Patent ve Marka Kurumuna gönderilmesine, ( 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 51/4.maddesi uyarınca ) II-Tecavüz ve haksız rekabet yönünden; 1-Davalı eyleminin davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabete neden olduğu gözetilerek tecavüzün tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, 2-Mahkememizin 12.10.2023 tarihli oturumunda verilen ihtiyati tedbirin İstanbul 27. İcra müdürlüğünün ... nolu dosyası üzerinden talimat yoluyla Gaziantep İcra Müdürlüğünün ... tal. Sayılı dosyasında el konulan ve yediemine teslim edilen ürünlerin karar kesinleştiğinde imhasına, davacının kasano. 787 de yatırdığı teminatın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı yana iadesine, 3-Davalı yanının davayı önleme talepli açmış olduğu gözetilerek ; davaya konu ihlal teşkil eden ürünleri her türlü ticari nitelikteki satışının, ticari mevkiiye koymasının, sair tanıtım materyallerinde(tabela, kataloğ vb dahil) kullanımının önlenmesine, 4-Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalıdan tahsiline" karar verilmiştir.Mahkeme kararına karşı davalı vekilinin ve katılma yoluyla davacı vekilinin istinaf başvurusunda bulunduğu anlaşılmıştır. İSTİNAF BAŞVURULARI:Davalı vekilinin istinaf dilekçesinde; Davacı tarafça nereden getirildiği belli olmayan ürün görsellerine dayanılarak davanın kabulüne karar verilmesinin kabul edilemez olduğu, bu görsellerin müvekkiline ait olduğunun ispatlanamadığını. -Davacının Türkiye'de tescilli Arapça yazılı markasının bulunmadığını. -Davacının Türkiye'de tescilli asıl dava konusu olan ... başvuru numaralı ürün bakımından ek rapor alınmasını talep etmişlerse de, mahkemece alınan hiçbir raporda bu yönde inceleme yapılmadığını. -Davacının marka tecavüzü iddiasının ispatlanamamasına rağmen mahkemenin hatalı bir şekilde kabul kararı verildiğini. -Marka hükümsüzlüğü taleplerinin de yerinde olmadığını, mahkemenin davacının ... markası hakkında da haksız taleplerde bulunduğunu, 09/02/2023 tarihli bilirkişi raporunda ... sayılı müvekkiline ait markanın davacı markası ile benzer olmadığı ve hükümsüzlük koşullarının oluşmadığının tespit edildiğini, mahkemenin hem markanın benzemediği görüşüyle hükümsüzlük davasını reddettiğini, hem de aynı markanın kullanımını markaya tecavüz saydığını. -Davacı tarafın iyiniyetli olmadığını, sundukları dijital çıktıların delil mahiyetinde olmadığını. -Mahkemenin haksız rekabetin kabulü kararının da yerinde olmadığını, bu iddiaların süresinde sunulmadığını. -Davacının sözde kötüniyet iddialarının ispatlanamadığını beyanla mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekilinin istinafa cevap ve katılma yoluyla istinaf dilekçesinde; davalı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığını, istinaf başvurusunun reddi gerektiğini, hükümsüzlük talebinin reddine karar verilen ... sayılı ... ibareli markanın da hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE;Marka hükümsüzlüğü ve markaya tecavüzün, haksız rekabetin ve telif hakkına tecavüzün tespiti, meni ve refi talepli davada, ilk derece mahkemesince, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verildiği, taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.Dairemizce istinaf incelemesinin, öncelikle HMK 355. Madde gereğince kamu düzeniyle ilgili hususlarda resen yapılması gerektiği, kamu düzeniyle ilgili bir usule aykırılık görülmesi halinde, 6100 Sayılı HMK 353/1-a maddesi gereğince; taraflarca ileri sürülen ve davanın esasına ilişkin olan istinaf sebeplerinin incelenmesine geçilmeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderileceği düzenlenmiştir.Mahkemenin gerekçeli kararının incelenmesinde, kararın gerekçe kısmında, davaya konu olan davalıya ait iş ürününün şekil görselinin kullanılarak, Arapça ... ibareli olduğu belirtilerek birçok yerde kullanıldığı görülmüştür.Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4968 E.-2024/6956 K.Sayılı,01.10.2024 tarihli ilamında ; "somut olaya gelince; mahkemece kararının hüküm fıkrasında taraf markalarının şekli görünümlerine yer verilmiştir. Mahkemece, gerektiğinde hükmün eki niteliğinde kroki ve şekillere kararın ekinde yer verebilir ise de; hüküm kısmında, yukarıda anılan yasal düzenlemelere uygun düşmeyecek biçimde şekillere yer verilmesi, davadan davalar doğmasına, tarafların yeniden uyuşmazlığa düşmelerine, infazda tereddüde neden olunmasına yol açabilecektir. Örneğin; marka kompozisyonlarının önem taşıdığı davalarda, renk ve diğer özelliklerinden yoksun bir şekilde markaların gerekçeli karara eksik yansıtılmalarının yanıltıcı sonuçlara neden olabileceği gözden uzak tutulmamalıdır (HGK'nun 2.11.2011 gün ve 2011/11-567, 2011/676 ve 14.11.2012 gün ve 2012/11-417, 2012/791 sayılı kararları da aynı yöndedir). Bu itibarla, mahkemece anılan hususlar nazara alınmadan karar tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir." denilerek kararın hüküm kısmında markaların şekil görünümlerine yer verilmesinin usule uygun olmadığına işaret edilerek, kararın resen bozulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.Yargıtay bozma ilamında yer verilen HGK'nun 2.11.2011 gün ve 2011/11-567, 2011/676 sayılı kararında ise; " Anayasa’nın 141. maddesi gereğince bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olması gereklidir. Gerekçenin önemi Anayasal olarak hükme bağlanmakla gösterilmiş olup gerekçe ve hüküm birbirine sıkı sıkıya bağlıdır. Hakim, hükmün gerekçesini hazırlarken içtihat ve bilimsel görüşlerden yararlanabilir..Gerekçe bölümünde hükmün dayandığı hukuki esaslar açıklanır. Hakim, tarafların kendisine sundukları maddi vakıaların hukuki niteliğini kendiliğinden araştırıp bulmalı ve hükmünü dayandırdığı hukuk kurallarını ve nedenlerini gerekçede açıklamalıdır. Gerekçe, hakimin tespit etmiş olduğu maddi vakıalar ile hüküm fıkrası arasında bir köprü görevi yapar (Kuru Baki, Arslan Ramazan,Yılmaz Ejder,Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı, Yetkin Yayınları, Ankara 2011,22.Bası, s:472). Bu açıklamalar ışığında somut olaya gelince: Somut olayda, mahkemece direnme kararının gerekçe kısmında marka olarak tescili istenilen işaret ve emsal olarak alınan dava dışı markalar şekil olarak değişik boyutlarda gösterilmiştir. Hüküm kısmında ise bu duruma uygun bir fıkra bulunmamaktadır. Mahkemece, gerektiğinde hükmün eki niteliğinde kroki ve şekillere kararın ekinde yer verebilirse de hükmün gerekçe kısmında, yukarıda anılan yasal düzenlemelere uygun düşmeyecek biçimde şekillere yer verilmesi, davadan davalar doğmasına, tarafların yeniden uyuşmazlığa düşmelerine, infazda tereddüte neden olunmasına yol açabilecektir." denilerek mahkemenin direnme kararının bozulmasına karar verilmiş, kararın gerekçe kısmında da markaların şekil unsuruna yer verilmesinin usule uygun olmadığı açıklanmıştır. Yukarıda emsal olarak dayanılan yargı kararları da gözetildiğinde; 6100 sayılı HMK'nın 297 ve 298. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının, iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini, incelenen maddi ve hukuki olayın özünü, mahkemeyi sonuca götüren gerekçelerin neler olduğu hususlarını ihtiva etmesi gerektiği, bu itibarla gerekçeli kararda marka görseline yer verilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığı, bu hususun kamu düzeniyle ilgili olup Dairemizce resen dikkate alınması gerektiği kanaatine varılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin kabulü ile, mahkeme kararının 6100 Sayılı HMK 355. Madde ve 353/1-a-4-6 maddeleri gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemizin kararında işaret edildiği şekilde yargılamaya devam olunması için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Taraf vekillerinin istinaf isteminin resen gözetilen sebeplerle KABULÜ ile; 2-İstanbul 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 11/02/2025 tarih, 2022/224 E. 2025/36 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-4. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine, 5-Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-4. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 12/03/2026