İSTİNAF KARAR TARİHİ:26/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının, davacı müvekkilinin Türk Patent ve Markalar Kurumu Patent Sicilinde ... tescil numarası altında patent olarak tescilli "..." başlıklı patente tecavüz teşkil eden fiillerin 6769 sayılı Yasa'nın 159/a maddesi hükmü uyarınca önlenmesine ve durdurul…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO:2024/66 Esas KARAR NO:2026/355 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ:07/11/2023 NUMARASI:2018/396 E. - 2023/224 K. DAVANIN KONUSU:Patent (Maddi Tazminat İstemli)|Patent (Patent Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ:26/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının, davacı müvekkilinin Türk Patent ve Markalar Kurumu Patent Sicilinde ... tescil numarası altında patent olarak tescilli "..." başlıklı patente tecavüz teşkil eden fiillerin 6769 sayılı Yasa'nın 159/a maddesi hükmü uyarınca önlenmesine ve durdurulmasına, patentden doğan haklara tecavüz edilerek üretilen, pazarlanan tecavüze konu "... " ürünlerine, bunların üretimde münhasıran kullanılan vasıtalara ya da patenti verilmiş usulün icrasında kullanılan vasıtalara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellenmeyecek şekilde Türkiye sınırları içinde veya gümrük ve serbest liman veya bölge gibi alanlar dahil, bulundukları her yerde el konulmasına ve bunların saklanmasına, patent'den doğan haklarına tecavüz teşkil edilerek üretilen "... " ürünlerin tanıtımının yapıldığı ....tr internet sitesinde "..." ürünlerine mahsus tanıtım içeriklerin yayınının engellenmesine, bunun mümkün olmaması halinde bu ürünlerin tanıtımının yapıldığı internet sitesine erişimin engellenmesine, davalının davadan ve ihtiyati tedbir talebinden haberdar olması halinde tedbire konu ürünleri ve delilleri yok etme tehlikesi mevcut olduğundan, Mahkeme'ye sunacakları davaya konu patent belgeleri, davalı tarafından dava konusu patent haklarına tecavüzde bulunularak üretilen ürün numunesi ve davacı müvekkili tarafından davaya konu patent esas alınarak üretilen ürün numunesi üzerinde işinin ehli bilirkişilere inceleme yaptırılarak, dava konusu "..." ürününün, bu haliyle davalı tarafından üretilmesi ve satışa arz edilmesinin müvekkilinin ... tescil numaralı patent haklarına tecavüz teşkil edip etmediği hususlarında bilirkişilerden ön rapor da alınmak suretiyle 6100 sayılı Yasa'nın 390/b bendi uyarınca ihtiyati tedbir talepleri hakkında karşı taraf dinlenmeden karar verilmesine ve tedbir kararının icrası aşamasına kadar dava dilekçesinin davalıya tebliğinden sarfınazar edilmesine karar verilmesini, davalının, müvekkilinin patentden doğan haklarına tecavüz eylemleri nedeniyle, 20.000 TL. manevi, 5.000 TL. maddi tazminat olmak üzere 25.000 TL. tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizleri ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı müvekkile verilmesine, maddi tazminat talebine ilişkin kısmın "belirsiz alacak davası" olarak yürütülüp sonuçlandırılmasına, davalının, müvekkilinin ... sayılı Patent'den doğan haklarına tecavüz teşkil eden eylemlerinin, 6769 SayılıYasa'nın 149’nci Maddesi’nin b ve c bendi hükmü uyarınca durdurulmasına ve önlenmesine, 149/d bendi uyarınca “patent hakkına tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde elkonulmasına, anılan Madde'nin (f) bendi uyarınca,masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesine veya ilgililere tebliğ edilmesine, müvekkilin ... sayılı Patentinden doğan haklarına tecavüz teşkil edilerek, davalı tarafından üretilen "..." ürünlerin tanıtımının yapıldığı ... internet sitesinde, "..." ürünlerine mahsus tanıtım içeriklerin yayınının engellenmesine, bunun mümkün olmaması halinde bu ürünlerin tanıtımının yapıldığı internet sitesine erişimin engellenmesine, yagılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Islah dilekçesinde özetle, gerek maddi ve manevi tazminat, gerekse patente tecavüz eylemlerinin tespiti, önlenmesi ve durdurulması taleplerimizin sebebinin; müvekkilin ... sayılı Patent'den doğan haklarına ilaveten, ... sayılı Patent'den doğan hakları da dava sebebi kapsamına dahil edilerek, davanın sebebinin genişletilerek değiştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilim davaya konu ürünü Türkiye' de ... ve ... nolu faydalı modeller ve ... nolu patent ile ilk tescilleyen, söz konusu ürünü ( mekanik deprem vanası ) Türkiye'de bir buluş yaparak 2007 yılında ilk üreten, TSE de ilk belgelendiren, ilk satan ve uzun yıllar tek üretici olarak satiş yapan, söz konusu ürünü 2007 yılından bugüne kadar seri şekilde üreten ve tüm Türkiye'ye satan bir firma olduğunu, Bu durum söz konusu ürünün hatlara takılmasına onay veren gaz dağıtım şirketleri, gaz ürünleri satan toptancı ve taahhütçüler, sektörün belge inceleme kuruluşu gazmer nezdinde de çok açıkça bilinen ve gerekirse doğrulanabilecek kapsamda olduğunu, Müvekkilim buluş sahibi olduğu ürünü tüm ülkede tek başına tanıtarak haklı olarak çok büyük bir marka haline gelmiş, uzun yıllardan beri sektörde faaliyet gösteren, şu anda 5000m2 lik fabrikasında 120 kişilik kadrosu ve 30 ülkeye ihracatı ile Türkiye'nin konusunda lider olan en büyük firması olduğunu, Müvekkilim Şirket uzun yıllardan beri sektörde olup 2006 yılında "... harekette mekanik akışkan kapama valfi" ve "..." konularında geliştirdiği buluşlarını Türk Patent Enstitüsünde patent ve faydalı model olarak tescil ettirmiş olup, 2007 yılından beri deprem (... harekette ) anında mekanik akışkan kapama valfi ( mekanik deprem vanası ) olarak bilinen ürününü Türkiye'de tek üretici olarak piyasaya sürmüş, buluş sahibi olduğu sistemi ve ürünü tüm ülkede tek başına tanıtarak haklı olarak çok iyi bir noktaya ve bilinilirliğe gelmiş bulunduğunu, Müvekkilinin davaya konu ürünü iddia edildiği gibi davacıya ait olan patenti ihlal ederek değil 2006 dan beri sahip olduğu ... ve ... nolu faydalı modeller ile ... nolu patenti nezdinde üretmekte ve satmakta olduğunu, müvekkiline ait yukarıda belirtilen belgeler davacıya ait ... nolu patent belgesinden çok önce tescil edilmiş belgeler olduğunu, müvekkilinin 2006 yılından beri söz konusu tescilli ürünlerini üretmekte ve satışını gerçekleştirmekte olduğunu, davacının ... nolu patenti ile müvekkilimin piyasaya satışını yaptığı mekanik deprem vanaları arasında benzerlik olmadığı Müvekkili Şirket nezdinde yapılan inceleme ile de rahatça görülebildiğini, Davacının 2009 yılında aldığı davaya ispat niteliğindeki ... nolu tescil belgesi için günümüz tarihine kadar bekleyerek dava açması zaten davanın ne kadar mesnetsiz, haksız ve kötü niyetli olduğunun diğer önemli bir kanıtı olduğunu belirterek kısaca belirtilen ve Bilirkişi Raporu ile de desteklenen nedenlerle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.BİRLEŞEN Mahkemenin 2022/167 esas sayılı dosyasında;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin her çeşit vana, valf. Musluk ve bunlara alt tamamlayıcı aksesuarların imalatı, alımı, satımı, ithalatı ve ihracatı işiyle uzun süredir iştigal ettiğini, alanında lider konumda bulunduğunu, sınai mülkiyet haklarını Türk Patent ve Marka Kurumu’na tescil ettirdiğini, davalının tescil ettirdiği ... tescil numaralı patentin hükümsüzlüğü için İstanbul Anadolu 2. FSHHM’ne 2013/45 Esas sayılı davanın açıldığını, bu davadan tefrik edilen hükümsüzlük davasının 2014/155 Esas sayısı ile görülerek başvuru aşamasında olan patent hakkında hükümsüzlük kararı verilemeyeceği gerekçesiyle davanın usulden reddedildiğini, kararın kesinleştiğini, patentin tescil işlemlerinin tamamlandığını, ancak TPMK tarafından eksik inceleme yapılarak tescil kararı verildiğini, davalıya ait patentin yurt dışında tescilli ..., ... , ..., ..., ..., ..., ..., ...., ..., ..., ... , ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... patentler ile tetik ve hareket mekanizmaları, çalışma prensipleri, istemleri ve benzeri birçok özelliklerinin aynı olduğunu, ayrıca müvekkili tarafından 2007 yılından bu yana benzer ürünlerin TSE belgesi alınarak yoğun şekilde üretilip satışa sunulduğunu, müvekkilinin ürününün piyasadaki adının mekanik deprem vanası olduğunu, davalıya ait ... tescil numaralı faydalı modelin hükümsüzlüğü için İstanbul Anadolu 1. FSHHM’ne açtıkları davanın kabulüne karar verildiğini, İstinaf Mahkemesince de davalının istinaf talebinin reddine karar verildiğini, bu davaya konu patent ile hükümsüz kılınan faydalı modelin birbirinin aynısı olduklarını belirterek, öncelikle 6769 Sayılı SMK gereği; dava konusu ... numara ile TPMK da tescilli “...” buluş başlıklı Patentin Dava sonuçlanıncaya kadar üçüncü kişilere devrinin engellenmesi ve bu konuda Türk Patent ve Marka Kurumu’na müzekkere yazılmasını ,akabinde davanın esası ile ilgili olarak; davalı adına Türk Patent ve Marka Kurumu’nda tescilli ... tescil numaralı “...” buluş başlığına sahip patentin, dilekçe içeriğinde referans numaraları verilen yurt dışı patentlerinin (Amerikan ve Japon Patentleri) birebir kopyası olması, müvekkili şirket tarafından 2006 ve 2007 yılından beri piyasaya satışı yapılan ürünlerin de birebir kopyası olması sebebiyle yenilik unsuru bulunmayan patent ile ilgili; tescile konu patent üzerinde gerçek hak sahibi olmamaları, 6769 Sayılı SMK nın tescil için aradığı yenilik unsurunu davaya konu patentin taşımaması ve patent verilebilirlik şartlarını ihtiva etmemesi , patentin sanayiye uygulanabilir olmaması, haksız ve Kötü niyetli olarak tescilin sağlanmış olması sebepleriyle 6769 Sayılı SMK’nın 138/1-a bendi kapsamında hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini, yargılama masrafı ve vekalet ücretinin de karşı tarafa teşmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; işbu davaya konu ... tescil numaralı patentin 21/0672018 tarihinde incelemeli patent olarak tescil edildiğini, davacının işbu davaya konu patentin hükümsüzlüğü için daha önceden de İstanbul Anadolu Fikri ve Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2013/45 Esas sayılı dosyası ile dava açtığını ve taraflarca hükümsüzlüğü talep olunan her bir patent ve faydalı model belgesi yönünden tefrik olunarak, hükümsüzlüğü talep olunan her bir patent ve faydalı model belgesi için ayrı ayrı esas numarası verilerek, her birinin ayrı esasa kaydedildiğini ve yeni esas numaraları ile her bir davanın ayrı ayrı yürütüldüğünü, bunlardan işbu davanın da konusunu oluşturan ... tescil numaralı müvekkiline ait patentin hükümsüzlüğüne ilişkin davanın Mahkemenin 2014/155 Esas sayısına kaydolunduğunu ve neticede de 26/05/2015 tarihli karar ile "...mezkur ... tescil numaralı Patent'in incelemeli Patent'e dönüştürülmesi için müvekkilinin (o zamanki adıyla Türk Patent Enstitüsü) Kurum'a müracaat etmiş olduğu, davanın ikame tarihi itibariyle incelemeli patent sürecinin henüz tamamlanmadığı, dolayısıyla dava açma süresinin henüz doğmamış olduğu..." gerekçesiyle reddedilerek kesinleştiğini, patentin incelemeli patent olarak tescil edilmesinin üzerinden 4 yılı aşkın zaman geçtiğini, bu zaman zarfında davacının işbu davaya konu patent ile ilgili bilgi sahibi olmasına rağmen herhangi bir aksiyon almadığını, müvekkilinin hem işbu dava konusu patent, hem de... tescil numaralı patentlerine dayalı olarak, davacının, işbu patentlerden doğan haklarını ihlal ettiği gerekçesiyle, İstanbul Anadolu 1.FSHHM'nin 2018/396 E ve İstanbul Anadolu 2.FSHHM'nin 2021/167 E sayılı dosyaları ile, patent haklarına tecavüzün men'i ve tazminat talebiyle davacı aleyhine dava açtıktan sonra hükümsüzlük davasının açıldığını, işbu patentden doğan hakların müvekkiline ait olmadığı ve bu nedenle patentin hükümsüzlüğünü talep ettiğini, davacının böyle bir iddiayı, aralarında 2013 yılından bu yana, aynı konularda süregelen davalarda ilk kez dile getirdiğini, tarafların 2005 yılından bu yana tanıştıklarını ve hatta bir süre için birlikte iş yaptıkları da dikkate alındığında, işbu patent üzerindeki gerçek hak sahipliğinin müvekkiline ait olmadığını ileri sürmenin kötü niyetli olduğunu, davacı tarafın kendince olumlu bir intiba oluşturmak için, davanın tarafları arasındaki ticari geçmiş ile ilgili olarak Mahkemeye bilgi veriyormuş gibi yaparak, olayları çarpıtarak Mahkemeyi yanıltmaya çalıştğını, müvekkilinin deprem etkisi ile güvenlik sağlayan vanalar ve cihazlar konusunda 01/01/2000 yılından bu yana faaliyet gösterdiğini, ... / ... sicil numarası ile kayıtlı 23/12/1999 tarihinde kurulmuş olan ... A.Ş’de 01/01/2000 tarihinden itibaren 01/05/2005 tarihine kadar pazarlama müdürü olarak görev yaptığını, davalı müvekkilinin pazarlama müdürü olarak görev yaptığı ... A.Ş’nin kuruluş amacının Ağustos 1999 depreminden sonra doğalgaz kullanan yapılarda deprem esnasında doğalgaz v.s yanıcı ve yakıcı gazların otomatik güvenliğini sağlayıcı mekanik veya elektromekanik yapıdaki vana veya sistemlerin ithalat, imalat, ihracat ve ülke genelinde toptan satışını ve uygulamalarını yapmak olduğunu, bu süre zarfında davalı müvekkilinin ... A.Ş adına, bizzat, deprem vanası üreticilerini ziyaret ettiğini ve ... (...) ürünlerinin distribütörlüğü alarak bu deprem vanalarının yurt içerisinde geniş çaplı bir tanıtım ve satışını yaptığını, daha sonra elektrikle çalışan ilk modelinin ... numarası ile26/08/2003 tarihinde müvekkili tarafından buluş başvurusu gerçekleştirildiğini ve faydalı model belgesi alındığını, ayrıca cihazın tasarım tescilinin 11/01/2005 tarihi ve ... numarasıyla yaptırıldığını, bu ürüne TSE tarafından 27/10/2003 tarihinde ürün belgelendirilmesi yapıldığını, davacının müvekkiline ait patentin, bir kısım patent numaraları vererek yeni olmadığını iddia ettiğini, davaya konu patentin incelemeli bir patent olduğunu, davacının müvekkilinin patentinin yeni olmadığı iddiasının dayanağı olarak öne sürdüğü patentlerin "ilgili dökümanlar" olarak inceleme raporunda değerlendirmeye alındığını, bu patentlerle mukayese yapıldıktan sonra, müvekkiline ait dava konusu patentin yeni, sanayiye uygulanabilir ve tekniğin bilinen durumunu aşan bir buluş olduğu değerlendirilerek müvekkiline incelemeli patent verildiğini, hem Patent Kurumu tarafından yaptırılan inceleme ve araştırma sonucunda, hem de yapılan yargılamalar neticesinde, müvekkiline ait patentin yeni, sanayiye uygulanabilir ve tekniğin bilinen durumunu aşan bir buluş olduğunun sübut bulduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararıyla; ...asıl davanın asıl dava davacısı adına tescilli bulunan ... tescil numaralı ... başlıklı patentin koruma kapsamında olması halinde tecavüzün oluşacağı, SMK'nın 139. Maddesine göre Patentin hükümsüzlüğüne karar verilmesi hâlinde, kararın sonuçları geçmişe dönük olarak etkili olur ve patent veya patent başvurusuna bu Kanunla sağlanan koruma hiç doğmamış sayılır hükmü gereği baştan itibaren korumanın kalkacağı değerlendirilerek az yukarıda ifade edildiği üzere BİRLEŞEN DAVANIN KABULÜ ile davacının patent hakkı üzerindeki korumanın tescil edildiği tarihten itibaren ortadan kalkacağı kabul edilerek davalının kullanımlarının davacının korunan bir hakkı kalmadığından tecavüzün olmayacağı kanaati ile ASIL DAVANIN REDDİNE, karar verilmiştir. İSTİNAF:Davacı birleşen davada- davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkemenin 2018/396 esas sayılı dosyasında verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkiline ait "..." başlıklı incelemeli patentin yenilik ve buluş basamağı özelliklerini haiz olduğunun Türk Patent ve Markalar Kurumu’nun 3. İnceleme Raporu ile tescil edildiğini, mekanik sistemlerde yay, pim ve bilye gibi temel parçaların kullanılmasının patentin yeniliğine halel getirmeyeceğini, önemli olanın buluşa ait özelliklerin tümünün bir arada bulunması olduğunu, mahkemenin hükme esas aldığı 22.09.2023 tarihli bilirkişi raporunun yetersiz ve subjektif olduğunu, atıf yapılan Japon ve Amerikan patentlerindeki bilyeli mekanizmaların müvekkilinin patentindeki özgün konfigürasyondan farklı olduğunu, nitekim İstanbul Anadolu 1. FSHHM’nin 2018/398 esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporlarında da söz konusu patentin yeni ve ayırt edici olduğunun teyit edildiğini, davalı yanın ürettiği "... serisi" mekanik deprem vanalarının müvekkilinin patentindeki 1’den 9’a kadar olan tüm istemleri hem şekil hem de işlevsel olarak bire bir kopya ederek patent hakkına tecavüz teşkil ettiğini, davalının bu ürünleri izinsiz üretip internet sitesi üzerinden satışa sunarak 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında taklit fiilini gerçekleştirdiğini, mahkemenin eksik inceleme ile davanın reddine ve karşı davanın kabulüne karar vermesinin hatalı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, patent haklarına vaki tecavüzün tespitini, önlenmesini ve durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı birleşen davada- davacı ...Ş., vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; ... sayılı "..." başlıklı patentin, başvuru tarihinden önce tekniğin bilinen durumuna dahil olması ve mutlak yenilik şartını taşımaması nedeniyle 551 sayılı KHK ve 6769 sayılı Kanun uyarınca patentlenebilirlik koşullarını sağlamadığını, tescil için gerekli olan yenilik, buluş basamağı ve sanayiye uygulanabilirlik vasıflarının bir arada bulunmadığının teknik raporlar ve mahkeme kararı ile sabit olduğunu, patent hukukundaki düzenlemeler gereği hükümsüzlük kararının başvuru tarihinden itibaren etkili olduğunu, hükümsüz bir patente dayalı tecavüz iddialarının hukuken dinlenemeyeceğini, bir an için patentin geçerli olduğu varsayılsa dahi müvekkilinin kullanımlarının patent kapsamına girmediğinin bilirkişi raporları ile ispatlandığını, davacının tecavüz iddiasına dair somut hiçbir delil sunamadığını belirterek davacı/karşı davalının istinaf başvurusunun reddi ile yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE:İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Asıl Dava; patent hakkına tecavüzün tespiti önlenmesi, maddi ve manevi tazminat davası, Birleşen Dava, davacı adına tescilli ... tescil numaralı "deprem vanasında ıslahat" adlı patentin yenilik özelliği taşımaması sebebi ile hükümsüzlüğü davasıdır.Davacı ıslah dilekçesi ile kendisine ait ... tescil nolu patente de tecavüz edildiğini ileri sürmektedir.TPMK kaydına göre, ... tescil numaralı ... başlıklı patentin davacı ... adına 21/06/2018 tarihinde sicile tescil edildiği anlaşılmıştır.Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. 11.12.2018 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle;" Davacıya ait koruma kapsamı ile davalının ürünü incelendiğinde davalıya ait deprem vanasında bir sensör gövdesi içinde yer alan bir sensör mekanizmasının bulunduğu ve ... hareketin hareketlenen bilye ile tetik silindirine aktarıldığı, Atıf konusu ürün kataloğunda yer alan açık ve kapalı pozisyon yan kesit teknik çizimleri "..." prensibi ile sabitlenen ve serbest bırakılan milin farklı pozisyonlarını gösterdiği, Davalı ürününde milin sabit pozisyondan kurtulmasının sağlanmasının doğrudan bilyenin düşey ekseninde gerçekleşmekte olup bir tetik silindirinin bir tırnak kolu görevi gören bir uzantı ile iletişim halinde bir yay vasıtasıyla hareketi prensibinin milin vana kapama hareketini tetikleyecek biçimde davalı ürününde bulunduğu, Davacıya ait ... numaralı belgenin ana isteminde bilyenin malzemenin çelik olarak ifade edildiği ancak davalıya ait üründeki bilyenin türünün dışardan tespit edilemediği,Davalıya ait ürünlerin davacıya ait ... numaralı tescilli patentin ana istemindeki koruma kapsamını ihlal etmediği" belirtilmiştir. 17.06.2021 tarihli farklı bilirkişi heyetine ait bilirkişi raporunda özetle; "... sitesinde yer alan teknik veriler incelendiğinde, İnternet sitesinde görülen ... Serisi vanaların, ... nolu "..." buluş başlıklı patent belgesinin 1 nolu bağımsız isteminin koruma kapsamında olduklarının ispatlanamadığı,-İnternet sitesinde görülen ... Serisi vanaların, ... nolu "..." buluş başlıklı patent belgesinin 1 nolu bağımsız isteminin koruma kapsamında oldukları, -İnternet sitesinde görülen ... Serisi vanaların, ... nolu "..." buluş başlıklı patent belgesinin 1 nolu bağımsız isteminin koruma kapsamında olduklarının ispatlanamadığı,-İnternet sitesinde görülen ... Serisi vanaların, ... nolu "..." buluş başlıklı faydalı model belgesinin 1 nolu bağımsız isteminin koruma kapsamında olduklarının ispatlanamadığı,-İnternet sitesinde görülen ... Serisi vanaların, ... nolu "..." buluş başlıklı faydalı model belgesinin 1 nolu bağımsız isteminin koruma kapsamında olduklarının ispatlanamadığı" belirtilmiştir. 22/09/2023 tarihli farklı bilirkişi heyetine ait bilirkişi raporunda özetle;" Davalıya ait olduğu belirtilen ... URL adresinde yapılan incelemede;Sitede ...URL adresinde yer alan "..." adlı ürünün yer aldığı,Sitede .. URL adresinde yer alan "..." adlı ürün ile ilgili ayrıntılı bilginin yer aldığı,Sitede ... adresinde yer alan ürün kataloğunun yer aldığı tespit edilmiştir.İnceleme konusu ... numaralı patentin ... numaralı ‘’...’’ isimli patent, ... ‘’...’’ isimli patent, ... ‘’...’’ isimli patent ve ... ‘’...’’ cihazı isimli patenlerle karşılaştırıldığında yenilik özelliğinin olmadığı, fakat sistemin yapısal ve tasarım olarak sanayide uygulanabilir olduğu," belirtilmiştir.Hükümsüzlük davası baştan itibaren sonuç doğuracağından öncelikle birleşen davada hükümsüzlük davasının incelenmesi gerekmektedir.Somut olayda birleşen davada davacı tarafından, ... adına 21/06/2018 tarihinde sicile tescil edilen, ... tescil numaralı ... başlıklı patentin yenilik unsuru bulunmadığı ve sanayiye uygulanabilir olmadığı gerekçesiyle hükümsüzlüğünün talep ve dava edildiği anlaşılmaktadır.Mahkemece alınan son bilirkişi raporunda; inceleme konusu ... numaralı patentin ... numaralı ‘’...’’ isimli patent, ... ‘’...’’ isimli patent, ... "...’’ isimli patent ve ... "...’’ cihazı isimli patenlerle karşılaştırıldığında yenilik özelliğinin olmadığı tespit edilmiş ise de; yenilik kırıcı olarak incelenen yabancı patentlerin tercümelerinin dosya içerisinde bulunmadığı gibi bilirkişilerce hükümsüzlük yönünden usulüne uygun inceleme yapılmadığı, yenilik karşılaştırmasında, yenilik giderici delil olarak sunulan patent belgelerindeki, bağımsız istem ile korunan tüm unsurların dava konusu patentte bulunup bulunmadığının karşılaştırmalı olarak incelenmesi, daha sonra buluş basamağı yönünden yapılan incelemede; ilgili teknikte bir uzman tarafından, tekniğin bilinen durumundan ve yenilik giderici delil olarak sunulan belgelerden davaya konu patent ile ulaşılması amaçlanan sonuca, aynı yol izlenerek ulaşılmasının mümkün olup olmadığının ve buluşun sanayiye uygulanabilir olup olmadığının, denetime elverişli şekilde incelenmesi gerekirken, eksik inceleme ile ve denetime elverişli olmayacak şekilde düzenlenen rapora göre karar verildiği, dosya kapsamında hükme dayanak yapılan rapor ile aynı mahkemenin 2018/398 Esas sayılı hükümsüzlük dosyasında alınan rapor ile çelişkili olduğu gibi, asıl davada patente tecavüz yönünden mahkemece alınan 1. Ve 2. Raporun da çelişkili olduğu , davacı- birleşen davada davalı vekilinin rapora karşı itirazlarının giderilmediği anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece yenilik giderici belgelerin tercümelerinin hükümsüzlük davası davacısı tarafından, dosyaya ibrazının sağlanarak, yeni bir heyet oluşturularak, yeni bilirkişi heyetinden yukarıda belirtilen şekilde inceleme yapılarak rapor tanzim edilmesinin istenerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekmektedir.Tüm bu nedenlerle davacı- birleşen davada davalı istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın esastan incelenmesi için ait olduğu mahkemeye iadesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacı birleşen davada- davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile; 2- İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 07/11/2023 tarih, 2018/396 E. 2023/224 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran davacı birleşen davada davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine, 5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 26/02/2026