İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP DİLEKÇESİ: Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin uzun yıllardır "..." marka adı ile eğitim alanında faaliyet gösterdiğini, 2016 yılında faaliyet göstermeye başlamış olan ... markasının, eğitim sektörünün birçok alanında bir marka değeri kazandığını, ... tescil n…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2025/1486 KARAR NO : 2025/1713 İNCELENEN ARA KARARIN MAHKEMESİ: Bakırköy 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 03/09/2025 tarihli ara karar NUMARASI : 2025/152 E. TALEP: İhtiyati Tedbir İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP DİLEKÇESİ: Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin uzun yıllardır "..." marka adı ile eğitim alanında faaliyet gösterdiğini, 2016 yılında faaliyet göstermeye başlamış olan ... markasının, eğitim sektörünün birçok alanında bir marka değeri kazandığını, ... tescil numaralı markaların TPMK nezdinde müvekkili adına tescilli olduğunu, kurumlarını ziyaret eden bir velinin "Gaziosmanpaşa'da bulunan GOP ... ... Kurumları'nı sizin şubeniz zannettik" beyanı üzerine faaliyetini öğrenmiş oldukları özel eğitim kurumunun SMK ilgili maddeleri uyarınca marka hakkına tecavüz sayılacak fiillerden olduğunu, 2016'dan bu yana faaliyet gösteren "..." markasının eğitim sektöründe tanınan, bilinen bir marka haline geldiğini, davacının fiili ile müvekkili adına tescilli markanın ticari avantajından yararlanılması amacı güdüldüğünü, işbu durumda fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydı ile ivedilikle tecavüzün önlenmesi için tedbir kararı verilmesi ve akabinde ilgili işletmeden "..." ibaresinin kaldırılarak tecavüzün önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece 03/09/2025 tarihli ara karar ile; "Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin değerlendirilmesinde; dosyadaki mevcut deliller arasında bilirkişi vasıtasıyla yapılmış bir tespit ve rapor bulunmadığı, ayrıca delil tespiti veya rapor alınmasına yönelik bir talebi de olmadığı anlaşılmakla mevcut aşamada yaklaşık ispat kurallarının bulunmadığı anlaşıldığından ileride alınacak rapor sonrası yeniden değerlendirilmek üzere davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine" karar verilmiştir. İSTİNAF: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; marka tescilinin varlığına rağmen karşı yanın haksız ve hukuka aykırı olarak aynı alanda faaliyet gösterdiği işletmesinde "..." ibaresini kullanmasının tek başına marka hakkına tecavüz bakımından ispat unsurunu sağlamaya muktedir olduğunu, karşı yanın "... ..." ismi ile faaliyet gösterdiğinin sosyal medya hesapları, internet sayfasından alınan örnekler ile tespit edildiğini, dava dilekçeleri ekinde ... Kurumları'nın "GOP ... ... Özel Öğretim Kursu" adı altında faaliyet gösteren bir programının mevcut olduğunu, kurumun sosyal medya hesaplarından da hususen ... ismi ile tanıtım yaptığını, kullanılan yazı tipi ve renklerin kurumları renk ve yazı tipi ile benzerlik teşkil ettiğini, işbu faaliyetin "..." ismi adı altında yürütülmesinin müvekkilinin tescilli markasına tecavüz fiilini ortaya koyduğunu, yaklaşık ispatın sağlanmadığına ilişkin gerekçenin hukuken hatalı olduğunu, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Talep; marka hakkına tecavüz iddiasına dayalı olarak ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 159/1. maddesi gereğince bu Kanun uyarınca dava açma hakkı olan kişilerin, dava konusu kullanımın, ülke içinde kendi sınai mülkiyet haklarına tecavüz teşkil edecek şekilde gerçekleşmekte olduğunu veya gerçekleşmesi için ciddi ve etkin çalışmalar yapıldığını ispat etmek şartıyla, verilecek hükmün etkinliğini temin etmek üzere, ihtiyati tedbire karar verilmesini mahkemeden talep edilebileceği, 159/3. maddesinde ise ihtiyati tedbirlerle ilgili bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. Bu kapsamda SMK'nın 159. maddesi ile HMK'nın 389 vd. maddeleri kapsamında davacı tarafın ihtiyati tedbir talebine cevaz verilebilmesi için davalı kullanımının, davacının sınai mülkiyet hakkına tecavüz teşkil edecek şekilde gerçekleşmekte olduğunu veya gerçekleşmesi için ciddi ve etkin çalışmalar yapıldığının ispat edilmesi, mevcut durumda değişiklik olacağı, tedbir kararı verilmediği taktirde hükmün infazının zorlaşacağı yahut imkansız hale geleceğinin, bu fiillerden zararın doğduğunun yahut doğma ihtimali bulunduğunun yaklaşık ispat kuralları çerçevesinde kanıtlaması gerekmektedir. İlk derece mahkemesi tarafından; yaklaşık ispat şartının sağlanamadığı gerekçesi ile ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildiği, davacı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür. Dosyanın tetkikinde; dava dilekçesi ile talep edilen ihtiyati tedbir istemi yönünden mevcut delil durumu itibari ile tecavüz iddiası kapsamında yaklaşık ispata elverişli delillerin bulunmadığı, bilirkişi raporunun mevcut olmadığı, delil tespit istemine başvurulmadığı saptanmış olup marka hakkına tecavüz iddiasına dayalı ihtiyati tedbir talebi yönünden mevcut aşamada yaklaşık ispat koşullarının bulunmadığı anlaşılmıştır. Böylece ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin kararı usul ve yasaya uygun bulunmakla, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 11/12/2025 tarih ve 2025/152 E., 2025/219 K. sayılı kararına karşı, davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.11/12/2025