İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı adına tescilli tasarımın ayırt edilemeyecek ölçüde benzerlerinin, davalı tarafın tasarım başvuru tarihinden önce kamuya sunulmuş olduğunu, davalı tasarımının görseli ve bu tasarımın Türk Patent ve Marka Kurumu'ndaki tescil tari…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/1394 KARAR NO : 2025/1851 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 21/03/2023 NUMARASI : 2021/295 E. - 2023/53 K. DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarımın Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı adına tescilli tasarımın ayırt edilemeyecek ölçüde benzerlerinin, davalı tarafın tasarım başvuru tarihinden önce kamuya sunulmuş olduğunu, davalı tasarımının görseli ve bu tasarımın Türk Patent ve Marka Kurumu'ndaki tescil tarihi olan 14.03.2017 tarihinin çok öncesinde, ayniyet düzeyinde benzerlerinin başkaları tarafından kamuya sunulduğuna ilişkin, 2015 ve 2016 yıllarına ait görseller olduğunu beyanla , 2017/01785 tescil numaralı tasarımın yeni ayırt edici olmadığı nazara alınarak hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacının , değişik iş dosyası kapsamında tespit edilip bulunan ürün ile müvekkili adına tescilli ürün arasında benzerlik olmadığını beyan ettiğini, eğer davacının işyerindeki ürün ile müvekkilinin tescilli ürünü arasında benzerlik yoksa müvekkilinin ürünü ile davacının dava dilekçesinde gösterdiği ürün arasında hiç benzerlik olmadığını, benzerlik olmayan ürün ise davacının görüntülerine yer verdiği tesbihevim isimli instagram hesabında paylaşılan görüntü olduğunu, zira bu ürünün ne zaman nasıl imal edildiği belli olmamakla beraber ürünün hiçbir detayı net olarak belli olmadığını, yine bu ürünün hangi malzemeden imal edildiğinin belli olmadığını, davacının dilekçesinde yer verdiği ürünün renginin de belli olmadığını, buna rağmen ilk bakışta fark edilen önemli farklılıkların mevcut olduğunu, bu noktada ürünlerin kenarından geçen bir çizgi veya ortasındaki deliğin etrafında bulunan farklı bir motif dahi tasarımda yenilik unsuru yaratabileceğini, müvekkilinin tasarım tescilli ürününün tescil edilmesinden önce piyasada böyle bir ürün bulunmamakta ve bu ürün tasarımın gerektirdi şartını Sınai Mülkiyet Kanunu'nun da istediği şekilde mutlak anlamda taşıdığını belirtildiğini, davacı tarafın davasının ve tüm taleplerinin hukuka aykırı olması sebebiyle reddini, talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararı ile; DAVANIN KABULÜNE, TPMK nezdinde davalı adına tescilli 2017/01785 numaralı tasarımın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemenin bilirkişi raporunda varılan sonucu anmakla yetinerek davayı kabul ettiğini, alınan 3 farklı bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini, raporda yer aldığı üzere bu ürünlerin 4 noktada birbirinde farklı olduğunu, yazının fontu, kullanılan noktaların şekli ve sıklığı, ürünlerin şekli ve boyutu, ürünlerin etrafında bulunan çizgiler bu farklılıkları teşkil ettiğini, dosyaya delil olarak sundukları ve incelemesini talep ettikleri numunelere bilirkişi tarafından ilk etapta bakılma gereği dahi duyulmadığını, bilirkişi iki ürünü incelediğinde davacı tarafından gösterilen ürünün gümüş olduğunu, dolayısıyla boyutundan ağırlığına kadar müvekkilin ürünüyle hiçbir ilgisi olmadığının görüleceğini, tasarım tescilinde önemli olan görünüm olsa da imal edilen ürünün ham maddesinin ürünün son halini değiştirdiğini, bilirkişinin iki ürünün fazlasıyla farklı görünmesini sağlayan birçok farkı tespit ettikten sonra ürünlerin temel olarak tesbih boncuğu olduğu ve küre formuna yakın olmaları gibi genel tespitler sebebiyle yenilik unsurunun mevcut olmadığı yönündeki tespitinin hatalı olduğunu, dosyaya 3 farklı ürün sunduklarını, bilirkişi 2.ve 3. Ürünü inceleyerek benzer olduklarını ifade ettiğini, söz konusu zaten bu ürünün sahte, taklit olanının müvekkilin ürününe benzemesi sebebiyle tasarım tescil hakkına bir tecavüzün oluştuğunu, bilirkişinin yanlış ürünleri karşılaştırdığını, raporda seçenek özgürlüğüne ilişkin değerlendirme yapılmadığını, ürünün tesbih boncuğu olduğu zaten yuvarlak olması gerektiği "iki ürünün de yuvarlak formda olduğu" tespiti ile ürünlerin benzer olduğu çıkarımına varmanın ve farklılıkları gözardı etmenin hatalı olduğunu, belirterek istinaf isteminin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın reddini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, davalı adına tescilli 2017/01785 numaralı tasarımın hükümsüzlüğü isteminine ilişkindir. Davacı vekili, davalının 2017/01785 tescil numaralı tasarımının 14.03.2017’den önce kamuya sunulmuş bulunduğunu, bu nedenle “yeni ve ayırt edici nitelik” koşullarını taşımadığını ileri sürerek hükümsüzlük talep etmiştir. Davalı vekili ise, davacının başka dosyada kendi işyerindeki ürünle müvekkilin tescilli ürünü arasında benzerlik olmadığını beyan ettiğini, dava dilekçesine eklenen Instagram görüntülerinin zamanı, üretim yöntemi, malzemesi ve rengi belli olmayan, detayları seçilemeyen nitelikte olduğunu, tasarımın SMK’daki şartları mutlak olarak sağladığını savunarak davanın reddini istemiştir. 26/07/2021 tarihli bilirkişi kurulu raporunda ve 31/01/2021 tarihli ek raporda özetle: Dava konusu 2017/01785 numaralı endüstriyel tasarım belgesindeki tasarımın başvuru tarihi olan 14.03.2017 tarihi itibari ile yenilik ve ayırt edicilik niteliklerine sahip olmadığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir. 21/07/2022 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Hükümsüzlüğü istenen davalı tarafa ait 2017/01785 numaralı tasarım ile hükümsüzlüğe dayanak olarak gösterilen tasarımlar arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, birbirleri ile benzer olarak algılandıkları , 2017/01785 numaralı endüstriyel tasarımın başvuru tarihi olan 14.03.2017 tarihi itibari ile yenilik ve ayırt edicilik niteliklerine sahip olmadığı, bildirilmiştir.Tasarım, ürünün tümü veya bir parçasının ya da üzerindeki süslemenin çizgi, şekil, biçim, renk malzeme veya yüzey dokusu gibi özelliklerinden kaynaklanan görünümüdür. SMK 56/1 maddesine göre, tasarım yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olması şartıyla korunur. Bu şartları taşımayan bir tasarımın hükümsüzlüğü talep edilebilir. Bir tasarımın yenilik incelemesi yapılırken; tasarımın birebir aynısının daha önce yurtta ve dünyada kamuya sunulmamış olması şartı gerekirken, ayırt edicilik incelemesi yapılırken; seçenek özgürlüğü kapsamında, ürünün nihai kullanım sırasındaki görünümü itibariyle bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim dikkate alınarak değerlendirme yapılmalıdır.Ayırt edici nitelik araştırması yapılırken farklılıklara bakılmakla birlikte ağırlığın , kıyaslanan tasarımların ortak özelliklerine verilmesi gerekir. Kıyaslanan tasarımlar arasında sadece küçük ayrıntılarda farklılık varsa tasarımların aynı olduğu kabul edilir. Tasarıma konu hususlar hakimlik mesleğinin gerektirdiği bilgiyle çözümlenmesi mümkün olmayan teknik hususlardandır. Dosyadaki heyet raporlarının birbirini teyit ettiği, bilirkişi raporlarının uzman bilirkişi heyetince resen araştırma da yapılarak , gerekçeli ve denetime elverişli şekilde usul ve yasaya uygun düzenlendiği, bu nedenle somut uyuşmazlık bakımından delil niteliğinin bulunduğu, mevcut raporların hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığı, dava konusu tasarımın “tesbih boncuğu” olarak tanımlanan ürün tasarımı olduğu, bilirkişi incelemesi ile tespit edildiği üzere, dava konusu 2017/01785 numaralı tasarımın başvuru tarihinin 14.03.2017 olduğu, bu tarihten önce kamuya sunulmuş olan yenilik kırıcı delil olarak gösterilen ve tasarımlar ile davalı tasarımı karşılaştırıldığında kıyaslanan tespih boncuğunun ekseninde yer alan hattın ve kullanılan font karakterlerinin farklı oldukları görülse de, bu ögelerin tasarımlara ayırt edici nitelik kazandırmadığı ve detay ögesi olarak yer aldıkları, karakteristik ana küre formu üzerinde çoklu sayıda yarım küre kullanımı ve harf kullanımlarının benzer oldukları, kullanılan harflerin ebatlarının, ürün üzerindeki konumunun benzer oldukları, tasarımları arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, birbirleri ile benzer olarak algılandıkları, bu itibarla davalı tasarımının koruma şartı olan 14.03.2017 başvuru tarihi itibariyle yenilik ve ayırt edicilik niteliklerine sahip olmadığı, bu nedenle tasarımın SMK 77 maddesi uyarınca hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğu, mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararın dosya kapsamı ve hukuka uygun olduğundan davalı vekilinin İstinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 21/03/2023 tarih ve 2021/295 E., 2023/53 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 269,80 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,60 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 25/12/2025