İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tedbir isteyen vekili tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; ... ... A.Ş tarafından basılan; "... İstanbul'da, ... /...'nin ..., ... Peşinde, ...!, ...'e Karşı ..., ...'nin ..." isimli eserlerle ilgili olarak davalı tarafından bugüne dek çoğaltılıp doğrudan kendisi veya dağıtım firmaları marifetiyle dağı…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2025/1598 KARAR NO : 2026/138 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 4. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 10/11/2025 NUMARASI : 2025/189 D.İş. - 2025/191 K. DAVANIN KONUSU: İhtiyati Tedbir İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tedbir isteyen vekili tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; ... ... A.Ş tarafından basılan; "... İstanbul'da, ... /...'nin ..., ... Peşinde, ...!, ...'e Karşı ..., ...'nin ..." isimli eserlerle ilgili olarak davalı tarafından bugüne dek çoğaltılıp doğrudan kendisi veya dağıtım firmaları marifetiyle dağıtımına, fiziki mekanlar veya dijital mecralar yoluyla satılan tanıtım ve reklam faaliyetlerine son verilmesine, davaya konu eserlerin satışa arzedilmiş ve başka bir şekilde piyasaya sürülmüş nüshaların toplatılmasına, toplanan nüshalar ile henüz dağıtıma sunulmamış olup matbaa, depo veya herhangi bir yerde muhafaza edilen nüshaların öncelikle adli emanete alınmasına akabinde imhasına, davaya konu eserler bakımından davalıya yeni bandrol tedariki yapılmaması için bakanlık ve ...'e talimat yazılmasını talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesinin 10/11/2025 tarihli D.İş kararıyla; tedbir talebinin eserin mali hak sahipliğine dayandığı, bu haliyle lisans veren konusu kitapların eser niteliği, lisans verenin eser sahipliği, lisans hükümlerinin talep edene tanıdığı hakların FSEK kapsamında koruma görüp görmediği, davacının eser hak sahipliğinin ve tecavüz iddiasının ayrı ayrı tartışılması gerektiği, lisans veren yönünden de eser sahipliği olgusunun ayrıca uzman bilirkişilerce tartışılması gerektiği, taraflar arasında sözleşmeden kaynaklı münasebetlerin olduğu bu münasebetlerin yargılama yolu ile incelenerek haklılıklarının ispat edilebileceği, FSEK 77.maddesinde belirtilen "iddiaların kuvvetle muhtemel görülmesi" kriterini gerçekleştirmediği esas yargılama içerisinde ve devamında değişen delil durumuna göre ihtiyati tedbir talep edilmesinin de mümkün olduğu, bu aşamada esası çözer nitelikte verilebilecek bir tedbir kararının ölçülülük ilkesi uymayacağı değerlendirilerek talebe konu tedbir yönünden yasal şartların oluşmadığı, talebin yargılamayı gerektirdiğine kanaat getirilmekle talep edenin tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF: Davacı/talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebini reddederken eser sahipliği ve tecavüz iddialarının yargılamayı gerektirdiğine dair gerekçesinin hukuka aykırı olduğunu, zira ...’nın "..." serisine dair mali hakların müvekkiline ait olduğu ve davalı ... ...’ın bu hakları ihlal ettiği hususunun İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2018/534 Esas sayılı kesinleşmiş dosyası ve bilirkişi raporlarıyla halihazırda ispatlandığını, FSEK m. 77 uyarınca aranan "kuvvetle muhtemel" ispat ölçüsünün Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan alınan bandrol bilgileri ve dosyaya sunulan faturalar ile "kesin ispat" seviyesinde sağlandığını, mahkemenin tedbir talebinin esası çözer nitelikte olduğu yönündeki değerlendirmesinin hakkın korunması amacına aykırı olduğunu ve tecavüzün yargılama süresince devam etmesine izin verilmesinin telafisi imkansız zararlar ile itibar kaybına yol açacağını, mevcut delil durumuna rağmen tedbir verilmemesinin hukuk sisteminin koruma mekanizmasını zayıflattığını savunarak; İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin ret kararının kaldırılmasını, davalının haksız basım ve satış faaliyetlerinin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.Davalı/karşı taraf vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin 20 Ocak 1974 tarihinde ...'nın kanuni mirasçısı ... ile akdettiği sözleşme uyarınca yazarın ...müstear ismiyle yazdığı eserler de dahil olmak üzere tüm eserlerinin basım, yayın ve dağıtım haklarını ebedi olarak devraldığını, sözleşmenin üçüncü maddesi gereğince bu eserleri basmak isteyen diğer yayınevlerinin öncelikle müvekkilinden yazılı izin alma zorunluluğunun bulunduğunu, davacı tarafın dayandığı 1999 tarihli sözleşmenin müvekkilinin öncelikli ve kapsamlı hakları karşısında geçersiz olduğunu, ayrıca sözleşme tarihinde 94 yaşında olan ve geçirdiği kaza nedeniyle felçli durumda bulunan ...'ın tasarruf ehliyetinin şüpheli olduğunu ve doktor raporu alınmadan yapılan bu işlemin hukuki sakatlık içerdiğini, kırk adet kitabın tüm hakları için ödenen bedelin o günün döviz kurları ve piyasa rayiçleri dikkate alındığında hayatın olağan akışına aykırı derecede düşük kaldığını, bu durumun yaşlı mirasçının iradesinin ifsad edildiğini ve durumun istismar edildiğini açıkça ortaya koyduğunu, nitekim 1990 yılında ...Film ile yapılan başka bir sözleşmede de müvekkilinin taraf olarak yer almasının izin şartını tevsik ettiğini savunarak; davacının haksız ve hukuka aykırı istinaf başvurusu ile ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesini talep etmektedir. GÖRÜŞ: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İstinafa konu karar 10/11/2025 tarihli D.İş kararıdır.HMK 389.maddesi uyarınca mevcut durumda meydana gelecek bir değişiklik nedeniyle gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında tedbir kararı verilebilir. 6100 sayılı HMK’nın 390. maddesinin 3. fıkrasına göre ihtiyati tedbir dilekçesinde bulunması gereken bazı hususlara yer verilmiştir. Bu hüküm uyarınca tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. O halde ihtiyati tedbir talep eden taraf ihtiyati tedbire ilişkin vakıaları göstermeli, ihtiyati tedbir talebini haklı kılacak delilleri belirterek dilekçesine eklemeli ve talep ettiği ihtiyati tedbir türünü göstermelidir. 5846 sayılı FSEK'in 77. maddesi uyarınca ise esaslı bir zararın veya ani bir tehlikenin yahut emrivakilerin önlenmesi için veya diğer her hangi bir sebepten dolayı zaruri ve bu hususta ileri sürülen iddialar kuvvetle muhtemel görülürse hukuk mahkemesi, bu Kanunla tanınmış olan hakları ihlal veya tehdide maruz kalanların talebi üzerine, diğer tarafa bir işin yapılmasını veya yapılmamasını, işin yapıldığı yerin kapatılmasını veya açılmasını emredebileceği gibi, bir eserin çoğaltılmış nüshalarının veya hasren onu imale yarıyan kalıp ve buna benzer sair çoğaltma vasıtalarının ihtiyati tedbir yolu ile muhafaza altına alınmasına karar verebilir. Tedbir talep eden vekili, ...’nın "..." serisine dair mali hakların müvekkiline ait olduğunu ve davalı ... ...’ın bu hakları ihlal ettiği hususunun İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2018/534 Esas sayılı kesinleşmiş dosyası ve bilirkişi raporlarıyla halihazırda ispatlandığını ileri sürerek ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmektedir.Karşı taraf ise, müvekkilinin 20 Ocak 1974 tarihinde ...'nın kanuni mirasçısı ... ile akdettiği sözleşme uyarınca yazarın ...müstear ismiyle yazdığı eserler de dahil olmak üzere tüm eserlerinin basım, yayın ve dağıtım haklarını ebedi olarak devraldığını, davacı tarafın dayandığı 1999 tarihli sözleşmenin müvekkilinin öncelikli ve kapsamlı hakları karşısında geçersiz olduğunu, ayrıca sözleşme tarihinde 94 yaşında olan ve geçirdiği kaza nedeniyle felçli durumda bulunan ...'ın tasarruf ehliyetinin şüpheli olduğunu ve doktor raporu alınmadan yapılan bu işlemin hukuki sakatlık içerdiğini, kırk adet kitabın tüm hakları için ödenen bedelin o günün döviz kurları ve piyasa rayiçleri dikkate alındığında hayatın olağan akışına aykırı derecede düşük kaldığını, bu durumun yaşlı mirasçının iradesinin ifsad edildiğini ve durumun istismar edildiğini açıkça ortaya koyduğunu ileri sürmektedir. Tedbir isteyen vekilince İstanbul 1.FSHHM nin 2018/534 Esas, 2025/54 Karar sayılı ilamı ile müvekkilinin eser sahipliğinin tespit edildiğini, mahkemenin karara itibar edilmediğini ileri sürdüğü anlaşılıyorsa da; emsal gösterilen davada ...'ya ait 10 adet ... adlı eserlerinin yargılama konusu olduğu, mahkeme kararının kesinleşmediği ve ihtiyati tedbir talebine konu eserler yönünden tarafların hak sahipliği iddiasının yargılamayı gerektirdiği, bu aşamada yaklaşık ispatın gerçekleşmediği, anlaşılmakla ihtiyati tedbirin reddine dair verilen kararın dosya kapsamına göre yerinde olduğu kanaatine varılmıştır.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde, talep eden vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 4. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 10/11/2025 tarih ve 2025/189 D.İş., 2025/191 K. sayılı kararına karşı, talep eden vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın talep edenden tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Talep eden tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 02/02/2026