İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/11/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : DAVA DİLEKÇESİ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri ... ... ve ... Restoran Turizm İnşaat ve Mimarlık şirketine ait olduğu iddia edilen 22.500.-TL tutarındaki borcu ödemediği gerekçesiyle hakkında Bakırköy 3.İcra Müdürlüğü'nün... Esas numaralı dosyası ile kambiyo senetleri…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/1038 Esas KARAR NO: 2025/1533 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 11/04/2023 NUMARASI: ... E. - 2023/329 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senedinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/11/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : DAVA DİLEKÇESİ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri ... ... ve ... Restoran Turizm İnşaat ve Mimarlık şirketine ait olduğu iddia edilen 22.500.-TL tutarındaki borcu ödemediği gerekçesiyle hakkında Bakırköy 3.İcra Müdürlüğü'nün... Esas numaralı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlatılmış olduğunu, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan takibe konu senetteki imzanın müvekkillerine ait olmadığını, müvekkillerinin takibe konu bonodaki imzayı da tanımadıklarını, bununla birlikte müvekkili ... ...'ün Tc kimlik numarasının da yanlış yazılmış olduğunu, müvekkili ... ...’e ait imza sirkülerini ve kimlik bilgilerini ekte sunuyor olduklarını, ayrıca diğer borçlu gözüken taraf şirketin yetkilisinin imza sirkülerini de sunuyor olduklarını, sunulan imza sirkülerinden de görüleceği üzere senet üzerindeki imzanın müvekkillerinin imzası ile hiç bir alakası olmadığını, ayrıca dikkat edilmesi gereken hususun senette iki tarafın borçlu gösterilmiş, taraflardan biri ... ... olan müvekkilinin, ... Restoran Turizmn İnşat ve Mimarlık Şir. imza yetkisi bulunmadığını, ancak senet üzerine bakıldığında iki imzanın da birlikte atıldığının ve aynı olduğunun görülmekte olduğunu, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 170. maddesi hükmü gereği başlatılan icra takibinin durdurulması için Bakırköy 9. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyadan imzaya itiraz edilmiş, imzaya itirazları ile delil olarak bankalardan imza örneklerinin ve sözleşme asıllarının getirilmesinin talep edilmiş olduğunu, gözle görülür şekilde farklı atılan ve TC numarası dahi yanlış yazılan senedin takibinin açmış oldukları mahkemece durdurulmamış olduğunu, takibin durdurulmaması sebebiyle müvekkilinini zarara uğramış olduğunu, 9. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosya üzerinden takibin durdurulmasına karar verilmemiş olduğunu, bu nedenle Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi ... D.İş 2020/325 K sayılı tedbir kararı alındıktan sonra esas hakkında, mahkemede dava açılmış olduğunu, Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D.İş ve 2020/325 Karar sayılı dosyaya İhtiyati Tedbir koyulmuş olduğunu, menfi tespit davasına ilişkin arabuluculuk başvurusu yapılmış ve anlaşmama belgesi düzenlenmiş olduğunu, müvekkillerinin alacaklı gözüken tarafa borcu bulunmadığını, senet imzasının müvekkiline ait olmadığını beyanla; Bakırköy 3.İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyasına ilişkin kambiyo senetlerine mahsus takibin tedbiren durdurulması için alınan, Bakırköy 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D.İş 2020/325 K sayılı ihtiyari tedbir kararının mahkemece devamına, borçlu olunmadığının tespitine, davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeni ile senet ile takibe konulan 22.500,00 TL’nin % 20’si üzerinden kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin, ... bayisi olup, cafe-restaurant ve sair işyerleri ile abonelik sözleşmesi akdederek, ... TV yayını verilmesini sağlamakta olduğunu, davacı borçluların ise “... RESTAURANT” isimli restaurant için 2019-2020 yılı futbol sezonunda ... TV yayını almak üzere müvekkili şirketle sözleşme akdetmiş olduklarını, davacının sözleşmeyi ve sözleşmenin eki olan davaya konu senedi imzalarken vergi levhasının bir suretini müvekkili şirket çalışanına vermiş olduğunu, davaya konu sözleşme bedelinin 30.000,00TL olduğunu, davacı borçluların ekte bulunan sözleşmeden anlaşılacağı üzere, sözleşme ve senedin imzalandığı gün (18.09.2019) yine sözleşmede bilgileri yer alan ...no'lu kredi kartı ile 3.750 TL peşinat ödemiş olduklarını, davacı borçluların kalan borcunu ise her ayın 20’sinde olmak üzere yedi taksit halinde ödeyecek olduklarını, davacı borçluların peşinatı ödedikleri kredi kartının bilgilerini de sözleşmeye yazarak her ay düzenli çekim yapılması (mail order) talimatı vermiş olduklarını, davacı borçluların yine peşinat haricinde 26.10.2019 tarihinde 20.10.2019 tarihli taksitlerini ödemiş olduklarını, ancak sözleşmeye konu diğer taksitlerini ödemeyince taraflarınca huzurdaki davaya konu icra takibinin başlatılmış olduğunu, davacıların anılan işyerinde maç yayını izleterek ticari gelir elde etmiş olduklarını, görüldüğü gibi borçlunun iddiası haksız ve mesnetsiz olup, salt müvekkilinin alacağına kavuşmasını sürüncemede bırakma kastı taşımakta olduğunu, bunlarla birlikte davacıların defalarca arayarak arıza kaydı oluşturmuş ve teknik servis desteği de almış olduklarını, ekte buna ilişkin DIGITURK Genel Müdürlüğü ekran görüntüsü bulunduğunu, buna göre davacıların; 18.09.2019 tarihinde kurulum talebinde bulunmuşlar, 22.11.2019 ve 23.11.2019 tarihlerinde kutu/kart/kumanda problemi nedeni ile arıza kaydı oluşturmuş olduklarını beyanla; davanın reddine, borçlular aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesi ... esas, 2023/329 karar sayılı, 11/04/2023 tarihli kararı ile; "Dava, kambiyo senedi altındaki imzanın eli ürünü olmadığından bahisle menfi tespit istemine ilişkin olup, uyuşmazlığın dava konusu senet altındaki imzanın davacının eli ürünü olup olmadığına ilişkindir. ATK Fizik İhtisas Dairesi tarafından tanzim olunan raporda imzanın davacının eli ürünü olmadığının tespit edildiği anlaşılmıştır. Dava konusu bonoda davalı lehdar, davacı ise keşideci olup, davalı ile davacının doğrudan ilişki içinde olması ve taraflar arasında yüzyüzelik bulunması nedeniyle davalı, davacının imzasının adı geçene ait olup olmadığını bilebilecek durumdadır. Senetteki imzasının davacı eli ürünü olduğunu kontrol etmeden ya da imzanın huzurunda atılmasını sağlamadan, bu senede dayalı olarak başlatılan takipte, davalı ağır kusurlu kabul edileceğinden, tazminat ile sorumlu tutulması gerekmektedir. Bu nedenlerle Davanın KABULÜNE, -Davacının Bakırköy 3. İcra Müdürlüğünün... E sayılı icra takip dosyasına konu keşidecisi ... ..., lehtarı ... olan, 18/09/2019 tanzim, 20/11/2019 vade tarihli 30.000,00 TL bedelli bono nedeniyle takibe konu edilen 22.500,00 TL yönünden BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, -Davacı tarafın kötü niyet tazminat talebinin kabulü ile takibe konu edilen alacağın % 20 sine tekabül eden 4.500,00 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE" karar vermiştir. İSTİNAF: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili olan ... bayisinin davacı yan ile ... TV yayını izletmek üzere sözleşme akdettiğini, davacının Eylül ve Ekim taksitlerini ödediğini ancak diğer taksitlerini ödemeyince sözleşmeden doğan yetkiyle yayının kesildiğini ve aleyhine icra takibi başlatıldığını belirterek, davacıya ait adreste kurulum yapılıp yayın hizmeti verildiğine ilişkin ... Genel Müdürlüğü nezdindeki kayıtların Yerel Mahkemece celbedilmeden yüzeysel bir inceleme ile hüküm kurulduğunu, deliller toplanmadan verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep ettiğini; davacıların imza itirazında bulunduklarını ancak sahtelik iddiasında bulunmadıklarını, zira kendilerinin de sözleşmeyi imzalayanın kendileri olduğunu bildiklerini, imzanın davacı yana ait olmadığının bir an için kabul edilmesi halinde dahi, davacının sözleşme ve senedi benimsediğini, hizmet aldığını, kredi kartıyla taksitleri ödediğini, arıza kaydı oluşturup teknik servis hizmeti aldığını, davacının restoran işlettiği gerçeğinden hareketle bu tarz işletmelerin yetkisiz temsil usulü ile çalıştıklarını, işletme müdürlerine, şef garsonlarına, muhasebecilerine imza attırıp hizmet aldıklarını ve müvekkili şirketin 15 yılı aşkın süredir bu işi yapan bir bayi olduğunu, işletmelerin bekledikleri ciroya ulaşamadıklarında kötüniyetli bir biçimde imza itirazında bulunabildiklerini, bu noktada yetkisiz temsil/ticari mümessil kurumunun adaleti sağladığını, davacının sözleşmeye ve senede açık ve net bir şekilde hem yazılı hem sözlü rızası bulunduğunu, Yargıtay içtihatlarının yetkisiz kişinin imzaladığı senedin benimsenmiş veya icazet verilmişse adına senet düzenlenenin sorumlu olacağını hüküm altına aldığını, ticari işletme sahibinin herhangi bir kişiye Yargıtay kararlarına göre zımni yetki de verebileceğini, Borçlar Kanunu'nun 449. maddesine göre ticari mümessil atamasının hiçbir şekle tabi olmadığını ve atamanın zımnen dahi olsa yapıldığının ispatının önemli olduğunu, tacirin yetkisiz olduğu iddia edilen kişinin imzaladığı hukuki işleme karşı nasıl davrandığına bakılması gerektiğini, eğer tacir bu kişinin yapmış olduğu hukuki işlemlere ilişkin mükellefiyetini kısmen ya da tamamen yerine getirmişse bu kişinin zımni olarak ticari mümessilliğe atandığını ve işlemlerin şirketi bağlayacağını, dolayısıyla ticari mümessilin atanıp atanmadığını somut olayın içerisinde aramak gerektiğini, Borçlar Kanunu'nun 450. maddesine göre ticari mümessilin hüsnüniyet sahibi üçüncü kişilere karşı müessese sahibi adına kambiyo taahhüdünde bulunmak ve onun namına müessesenin gayesine dahil olan tasarrufları yapmak salahiyetini haiz sayıldığını, kanunun amir hükümleri, içtihatlar ve ticari hayatın teamülleri ışığında yetkisiz olduğu kabul edilse bile bu kişinin davacı şirketin icazeti ve zımni yetkilendirmesi ile yetkili olduğunu ve davacı şirketin senedin borçlusu olduğunun açık olduğunu, bu durumda davacının kötüniyetli bir şekilde şirket yetkilisi olmayan bir kişiye sözleşme ve senet imzalatıp hizmet alıp ödeme yaptıktan sonra keyfi bir şekilde ödeme yapmaktan imtina ederek icra takibi başlatılınca "senet şirket yetkilisi olmayan kişi tarafından imzalandı" demesinin salt kötüniyet ürünü olduğunu, bu iddianın ne ticari hayatın ne de hukukun ciddiyeti ile bağdaşmadığını, buna rağmen davanın kabulü kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu senedin abonelik sözleşmesinin bir parçası olduğunu, ödenmeyen taksit bedelleri nedeniyle muacceliyet şartı gereği bir bütün olarak icra takibine konu edildiğini, Yerel Mahkemece senette alacak konusunun belirtilmediğinden bahisle davanın kabulüne karar verilmesinin hakkaniyete ve yasaya aykırı olduğunu, ticari hayatta yetkisiz temsil ile başkaca kişilere senet imzalatılabildiğini, özellikle cafe ve restoranlarda işletmecilerin, müdürlerin yazılı vekaletname olmadan sözleşme/senet imzalayarak ticari işletmeyi borç altına sokabildiğini, olayda da böyle olduğunu, sözleşme ve senedin ticari işletme ve işletme sahibi tarafından benimsendiğini, ödemelerin aksaması halinde yasal hakkını aramanın müvekkili kötüniyetli yapmayacağı gibi bu gerekçe ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, tam aksi böyle bir kararın kötüniyetli işletme sahiplerini cesaretlendireceğini, bu nedenle kötüniyet tazminatı yönünden de kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep ettiğini, netice olarak usul ve yasaya aykırı verilen kararın istinaf incelemesinden geçirilerek kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesi sunmamıştır. GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; İİK'nın 72. maddesi kapsamında icra takibine dayanak bono üzerindeki imza inkarına dayalı olarak menfi tespit ve kötüniyet tazminatı istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesi tarafından menfi tespit ve kötüniyet tazminatı isteminin kabulüne karar verildiği, davalı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür. Somut uyuşmazlık imza inkarına dayalı olmakla hukuki ilişkinin varlığını, bono üzerindeki imzanın borçlu tarafa ait olduğunu ispat yükü davalı tarafın üzerinde olup “imzanın sahte olması” iddiası senetteki taahhüdün geçersizliğine yönelik mutlak def'i niteliğinde olmakla imzasını inkar eden tarafından, iyi niyetli olsa dâhi herkese karşı ileri sürülebilecektir.Dosyanın tetkikinde; imza inkarına konu olan dava konusu Bakırköy 3.İcra Müdürlüğünün... esas sayılı icra takip dosyasına dayanak 20/11/2019 ödeme tarihli, 30.000-TL bedelli, davalının lehtarı olduğu bono üzerindeki keşideci imzalarının davacı ... ...'ün eli ürünü olmadığı iddiasının ileri sürüldüğü ve ilk derece mahkemesi tarafından dosyanın ATK'ya gönderildiği görülmüştür. İstanbul ATK Fizik İhtisas Dairesinin 21/12/2022 tarih ve 27695*** *** ****22/164653/9659-9138 nolu raporunda özetle; ... ...'e ait mukayese imzalarını içerir belgeler ve ..., ... esas sayılı 2 adet adli dosya incelendiği sonuç olarak; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından yapılan incelemede; inceleme konusu senette bulunan borçlu imzaları ile davacı ... ...'ün mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediğinin beyan edildiği anlaşılmıştır. Bununla birlikte davacı şirket yönünden de menfi tespit isteminin bulunduğu ve dosyada mübrez ticaret sicil gazetesi kayıtları kapsamında davaya konu bononun keşide tarihi itibari ile davacı şirket yetkilisinin dava dışı ... olduğu görülmüş olup ilk derece mahkemesi tarafından işbu yetkili yönünden imza incelemesi yapılmadan davacı şirket yönünden menfi tespit isteminin kabulüne karar verilmesi isabetsiz bulunmuştur. Bu nedenlerle davalı vekilinin sair istinaf sebepleri incelenmeksizin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, davaya konu bononun keşide tarihi itibari ile yetkilisi görünen dava dışı Mihtat Doğan yönünden imza incelemesinin yapılması için ait olduğu mahkemeye iadesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2- Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 11/04/2023 tarih, ... E. 2023/329 K. sayılı kararının HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 13/11/2025