İSTİNAF KARAR TARİHİ:26/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin yaklaşık 25 yıldır sektörde faaliyet gösteren Türkiye' nin en önde gelen sigorta acentelerinden birisi olduğunu, müvekkili şirketin sigorta poliçesi tanzim ettiği müşterilerinden olan alacaklarına karşılık olarak aldığını, h…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO:2024/310 Esas KARAR NO:2026/349 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:20/09/2023 NUMARASI:2015/1127 E. - 2023/604 K. BİRLEŞEN DAVA:İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/1292 Esas BİRLEŞEN DAVA:İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/1256 Esas DAVA:Menfi Tespit ve İstirdat (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:28/12/2015 İSTİNAF KARAR TARİHİ:26/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin yaklaşık 25 yıldır sektörde faaliyet gösteren Türkiye' nin en önde gelen sigorta acentelerinden birisi olduğunu, müvekkili şirketin sigorta poliçesi tanzim ettiği müşterilerinden olan alacaklarına karşılık olarak aldığını, hamili bulunduğu davaya konu çekin de içlerinde olduğu bir kısım çekler rızası hilafına elinden çıktığını, olayın adli makamlara intikal ettiğini, şirket eski çalışanlarından...'ın davaya konu çekle birlikte onlarca çeki müvekkili şirket kasasından aldığı, müşterilerden teslim aldığı bir kısım çekleri de müvekkili şirkete teslim etmeyerek muhtemelen 3.kişilere verdiğinin anlaşıldığını, bunun üzerine ilgili şahıs hakkında 03.11.2015 tarihinde Hasanpaşa Polis Merkez Amirliğine şikayette bulunulduğunu, ilgili şahıs hakkında İstanbul Anadolu 31.Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/589 esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, her ne kadar olay ilk bakışta adi bir hırsızlık ve güveni kötüye kullanma olarak değerlendirilse de ortaya çıkan belge ve bilgiler, olayın boyutunun daha farklı olduğunu gösterdiğini, eş zamanlı olarak, çalınan çeklerle ilgili olarak Mahkemelerden Tedbirler istenerek iptal davalarının açıldığını, davaya konu çek hakkında İstanbul Anadolu 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1069 esas sayılı davası ile çeklerin iptali ve ödeme yasağı konulmasının talep edildiği, davaya konu çek hakkında ödeme yasağı kararı verildiğini, dosyanın derdest olduğunu, çekin hırsızlık mahsulü çek olmasının yanında, müvekkili şirketten çeki aldığı iddia edilen ... Şti de müvekkil şirkete herhangi bir borcu olmadığını, çekin arkasında yer alan müvekkili şirkete ait olmayan sahte imzalarla tanzim edildiği görülen cirosundan sonra çekin davalılardan... Şirketine geçtiğini, müvekkili şirketin sahte cirosundan sonra çeki aldığı görülen davalı ... şti ise kayıtlara bakıldığında şirketten bir alacağı olmadığını, aksine müvekkil şirketin bu şirketten alacaklı olduğunun görüldüğünü, gereke davaya konu bu çek, gerek sahte imzalarla tahsil edilmeye çalışılan şirketin bir adet çeki incelendiğinde her ikisinde de ciranta olarak ...... şti isimli şirketin yer aldığı görüldüğünü, bu şirketin müvekkil şirketten çekleri almasını gerektiren bir alacağı olmadığının anlaşıldığını, söz konusu şirketin dava açılan personelle işbirliği içinde olabileceği, ilgili şirket yetkilileri hakkında da İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı' na 2015/160164 soruşturma no.lu dosyasında şikayette bulunduğunu, söz konusu davalı şirketin müvekkili şirketten bir alacağı olmadığı ticari defter ve kayıtları incelendiğinde ortaya çıkacağını, davaya konu çek icra takibine konu edildiği ve takibe itiraz edildiğini, İstanbul 16.İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/1348 E sayılı dosyası ile itiraz edildiği, söz konusu icra takibi ile hem keşideci şirket hem de müvekkil şirket zarara uğratıldığını, dava konusu çekin konu olduğu İstanbul 31.İcra Müdürlüğü ... sayılı icra takibinin durdurulmasını, ihtiyati haciz işlemlerinin durdurulmasını, ihtiyati hacizlerin kaldırılması, icra kasasına ödenen bedellerin alacaklı/davalıya ödenmemesi kararı ile müvekkil şirketin davalılara borçlu olmadığının tespiti ile davalıya bir bedel ödenmesi halinde bu bedelin ve dava konusu çekin istirdatı ile müvekkil şirkete iadesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir. Asıl davada davalı ...Şti vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı firma arasında ticari ilişki söz konusu olduğunu, davacı firmanın müvekkili firmadan araç kiraladığını, bu araç kiralama sonucu araçların sigortaları davacı şirket tarafından yapıldığını, dolayısıyla dönem dönem müvekkil firma alacaklı olurken bazı dönemlerde davacı firma alacaklı konuma geçtiğini, davacı tarafça, ticari ilişkileri sonucu borcuna istinaden müvekkili firmaya 89.503,00 TL bedelli ... seri no.lu ... AŞ keşideli bir adet çekin verildiğini, bu durum ticari defter ve kayıtları incelendiğinde ortaya çıkacağını, çekteki imzanın davacı firma eli ürünü olup olmadığının ancak uzman kişilerce incelendiğinde anlaşılacağını, müvekkili firmanın kendisine verilen çek üzerinde imzaları anlayabilme imkanı bulunmadığını, müvekkilinin çeklerin çalınması ile ilgili olarak işbirliği içerisinde olduğu iddiasının gerçek dışı olduğunu, belirtilen nedenlerle haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir . Asıl davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı vekili tarafından İstanbul 31.İcra Müdürlüğü ... sayılı dosya kapsamında yapılan takipte borçlu olmadığına takip konusu 89.503,00 TL. Bedelli çekin istirdatı hususunda haksız yere huzurdaki davanın açıldığını, konuyla ilgili ihtiyati haciz kararı alındığını, davacı vekili çek üzerindeki imzanın kendilerine ait olmadığını hususunda beyanda bulunduğunu, davalı müvekkilin iyi niyetli 3.şahıs konumunda olan meşru hamil olduğunu, konuyla ilgili birçok Yargıtay Kararının örnek verildiğini, davacı ile diğer davalı ... arasında ticari ilişki olduğunu, davalı müvekkil ... Oto'dan alacağına istinaden söz konusu çeki ödeme aracı olarak aldığını, aynı mahiyette taraf olduğumuz İstanbul Anadolu 4.Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/1069 e dosyasında 27.11.2015 tarihinde destek ... AŞ tarafından ödemeden men kararı verilen çekler kapsamında alacakları olduğu hususunda müdahil dilekçesi sunulduğunu, dava konusu çek üzerindeki imzaların birbir aynı atıldığı bir diğer faktöring şirketi ... verilen fatura ve çek teyit yazısıının ekte sunulduğunu, ... de aynı imzaların atıldığını, davanın reddi ile taraflarına en az % 40 icra inkar kötü niyet tazminatı ödenmesine karar verilmesi ile davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir. Birleşen İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1292 esas sayılı davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin yaklaşık 25 yıldır sektörde faaliyet gösteren, Türkiye'nin en önde gelen sigorta acentelerinden birisi, yine bünyesinde 10 dan fazla Enerji, Maden, Taahhüt sektörlerinde yurt içi ve yurt dışında yatırımları olan saygın ve Türkiye'nin önde gelen firmalarının yer aldığı şirketleri barındıran bir şirketler topluluğunun şirketlerinden birisi olduğunu, sigorta poliçesi tanzim ettiği müşterilerinden olan alacaklarına karşılık olarak aldığı, hamili bulunduğu davaya konu çekinde içinde olduğu bir kısım çeklerin rızası hilafında elinden çıktığını, olayı adli makamlara intikal ettirdiklerini, Müvekkil şirket eski çalışanlarından... isimli şahsın, davaya konu çekle birlikte onlarca çeki müvekkil şirket kasasından aldığı, müşterilerden teslim aldığı bir kısım çekleri de müvekkil şirkete teslim etmeyerek muhtemelen 3. Kişilere verdiğinin anlaşıldığını, ilgili şahıs hakkında, İstanbul Anadolu 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/589 esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, şirket bünyesinde yapılan araştırmalarda, şikayete konu çekler dışında bir çok müşteri çekinin ve şirket çekinin de kayıp/ çalıntı olduğunun anlaşıldığını, çalıntı çeklerden bir kısmının 3. Şahıslar tarafından bankaya ibraz edildiğini, tahsil edilmeye çalışıldığını, bu çeklerde yapılan incelemede çeklerdeki imzaların müvekkil şirkete ait olmadığını, çalınan çeklerle ilgili mahkemelerden tedbirler istenerek ödeme yasağı kararı verildiğini, iptal davalarının açıldığını, davaya konu çek hakkında da İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1353 Esas sayılı davası ile çeklerin iptali ve ödeme yasağı konulması talep edildiğini, davaya konu çek hakkında ödeme yasağı kararı verildiğini, dosyanın halen derdest olduğunu, müvekkil şirketten çeki aldığı iddia edilen ....Şti'ne herhangi bir borcun bulunmadığını, çekin arkasında yer alan müvekkil şirket cirosundan sonra çekin davalılardan... Şti' ne geçtiğini, bu şirket tarafından da ciro edilmek sureti ile diğer davalıya geçtiğini, şirket yetkilileri hakkında da İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2015 /160164 soruşturma nolu dosyası ile şikayette bulunulduğunu, davaya konu çekin İstanbul 7. İcra Müdürlüğü' nün ... sayılı dosyası ile icra takibine konulduğunu belirterek, tedbir talebinin kabulünü, takbinin durdurulmasını, icra kasasına ödenen bedelin davalıya ödenmemesini, müvekkili şirketin davalılara borçlu olmadığının tesptini, dava konusu çekin istirdatını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir.Birleşen İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1292 esas sayılı davada davalı ... ...Şti vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı firma arasında ticari ilişki mevcut olduğunu, davacı firmanın müvekkili şirket'den araç kiralama neticesinde araçların sigortalarını davacı firma tarafından yapıldığını, süregelen ticari ilişki nedeniyle dönem dönem müvekkil firmanın alacaklı olduğunu, bazı dönemlerde de davacı firmanın alacaklı konuma geçtiğini, söz konusu ticari ilişkide tarafların mahsuplaşarak değil borçları üzerinden ödeme yaptıklarını, ticari ilişkileri neticesinde borcuna istinaden 178.497,00 TL bedelli, ... seri nolu ...Şti tarafından keşide edilen bir adet çek verildiğini, belirterek müvekkili ile davacı şirket arasındaki ticari ilişkinin resmi kayıtlar ile mevcut olması nedeni ile haksız ve mesnetsiz açılan bu davanın reddini, HMK 116.madde uyarınca tarafların aynı ancak çekin farklı olduğu aralarında bağlantı bulunan İstanbul 13.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1127 E.sayılı dosyası ile birleştirimesini, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.Birleşen İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1292 esas sayılı davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin hamili bulunduğu 14/11/2015 tarihli ve ... nolu çekin tahsil amacıyla İstanbul 7.İcra Müdürlüğünün ....sayılı dosyası ile ....Şti, ...A.Ş., ....Şti ve ... aleyhine ilamsız icar takibi başlatıldığını, takibin tarafları arasında davacı şirketin olmadığını, bu nedenle öncelikle davanın husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesini, dava konusu çekin davacıdan çalınmış olmasının ne müvekkilinin alacağını ne de davacının sorumluluğunu etkilmemediğini, zira cironun davacının kaşesi ve imzası ile yapıldığını, imzanın gerçek olup olmadığını bilmelerinin mümkün olmadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, açıklan haksız davanın öncelikle usulden devamla esastan reddin, tedbir talebinin reddii, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1292 esas sayılı dosyasında 25/04/2016 tarihli karar ile dosyanın Mahkememizin 2015/1127 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği görülmüştür. Birleşen İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1256 esas sayılı davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin sigorta poliçesi tanzim ettiği müşterilerinden olan alacaklarına karşılık olarak aldığı hamili bulunduğu davaya konu çekin de içlerinde olduğu bir kısım çeklerin rızası hilafına elinden çıktığını, müvekkil şirket eski çalışanlarından ...'ın davaya konu çekle birlikte başka çeklerin de müvekkil şirket kasasından ve müşterilerden teslim aldığı bir kısım çekleri de müvekkil şirkete teslim etmeyerek 3. Kişilere verdiği anlaşılmakla 03/11/2015 tarihinde Hasanpaşa Polis Merkez Amirliğine şikayette bulunulduğunu, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/160164 Sor. Numaralı dosyasında işlem gördüğünü, davaya konu çek hakkında İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1069 E. Sayılı davası ile çeklerin iptali ve ödeme yasağı konulması talep edildiğini, çekin hırsızlık mahsulü çek olmasının yanında müvekkil şirketten çeki aldığı iddia edilen ....Şti'ne de herhangi bir borçlarının olmadığını, davaya konu çekin icra takibine konu edildiğini ve takibe itiraz edildiğini, 10/12/2015 tarihinde İstanbul 27. İcra Müdürlüğünün ... Sayılı dosyası ile icra takibine konulduğunu ve müvekkil şirkete ödeme emri tebliğ edildiğini, söz konusu çekte ciranta olarak görünen ... Şti'ne müvekkili tarafından verilmesini gerektiren bir borcu olmadığı ve hatta müvekkilinin alacaklı olduğunu, bu çekte yer alan müvekkil şirket cirosu üzerindeki imzaların da müvekkil şirkete ait olmadığını, öncelikle hem keşideci şirket hem de müvekkil şirket yönünden aksi halde sadece müvekkil şirket yönünden teminatsız olarak ya da belirlenecek teminat karşılığında tedbir talebinin kabulünü, İstanbul 27. İcra Müdürlüğünün ... Sayılı dosyasındaki icra takibinin durdurulmasını, icra kasasına ödenen bedellerin alacaklı / davalıya ödenmemesini, müvekkil şirketin davalılara borçlu olmadığının tespiti ile davalıya bir bedel ödenmesi halinde bu bedelin ve dava konusu çekin istirdatı ile müvekkil şirkete iadesini, tevdii mahalindeki bedelin müvekkile ödenmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.Birleşen İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1256 esas sayılı davada davalı ... Şti vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı firma arasında ticari ilişki söz konusu olduğunu, davacı firmanın müvekkili firmadan araç kiraladığını, bu araç kiralama sonucu araçların sigortaları davacı şirket tarafından yapıldığını, dolayısıyla dönem dönem müvekkil firma alacaklı olurken bazı dönemlerde davacı firma alacaklı konuma geçtiğini, davacı tarafça, ticari ilişkileri sonucu borcuna istinaden müvekkili firmaya ... Bankası AŞ ... Şb ... seri nolu 178692-TL bedelli 04/12/2015 tarihli ... Şti tarafından davacı adına keşide edilmiş bir adet çekin verildiğini, bu durum ticari defter ve kayıtları incelendiğinde ortaya çıkacağını, çekteki imzanın davacı firma eli ürünü olup olmadığının ancak uzman kişilerce incelendiğinde anlaşılacağını, müvekkili firmanın kendisine verilen çek üzerinde imzaları anlayabilme imkanı bulunmadığını, müvekkilinin çeklerin çalınması ile ilgili olarak işbirliği içerisinde olduğu iddiasının gerçek dışı olduğunu, belirtilen nedenlerle haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1256 esas sayılı davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1127 E. Sayılı dosyasıyla birleştirilmesi gerektiğini, çek üzerindeki imzanın davacıya ait olsa da olmasa da davalı müvekkilin iyiniyetli 3. Kişi hükmünde meşru hamil olup olmadığının Mahkeme tarafından tespit edilmesi gerektiğini, konuya dair haklılıklarını ortaya koyan yüzlerce örnek Yargıtay kararı olduğunu, İİK madde 72/4 kapsamında davanın reddi ile birlikte davalı müvekkilin tüm zararlarının ödenmesinı, fazlaya dair tüm haklarının saklı kalmak kaydıyla en az %40 icra inkar ve kötüniyet tazminatının davacı tarafından davalı tarafa ödenmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı şirket aleyhine karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesince; Asıl dava yönünden yapılan inceleme neticesinde; davaya konu çek için İstanbul 16. İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/1348 esas sayılı dosyasında yapılan imza incelemesinde çek üzerinde davacıya atfen atılı imzanın davacı şirket yetkililerinin eli ürünü olmadığı belirlenmiş ve imza itirazının kabulüne dair karar istinaf ve temyiz incelemesinden geçerek kesinleşmiştir. Bilirkişi raporuyla yapılan imza incelemesi neticesinde rapor esas alınarak kesinleşen Mahkeme kararına istinaden Mahkememizce yeniden imza incelemesi yapılmasına gerek kalmamış ve anılan inceleme nedeniyle asıl davaya konu çek üzerindeki davacıya atfen atılı imzanın davacı eli ürünü olmadığı belirlendiğinden asıl davaya konu edilen ve İstanbul 31. İcra Dairesinin ... sayılı dosyasında takibe konu edilen çek nedeniyle davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerekmiş, davacı çekin istirdadını talep etmişse de davacıdan sonraki cironun davalı ...'ya ait olduğu, ... Oto'dan sonra gelen cironun da davalı ...'a ait olduğu görülmüş, davalı ve takip alacaklısı ...'ın dava konusu çeki davacıdan sonra gelen cirantadan aldığından ve dosya kapsamında davalı ...'ın çeki kötüniyetli veya ağır kusurlu olarak iktisap ettiğine dair somut delil bulunmadığından çekin istirdadı koşulları oluşmadığından davacının çekin istirdadına ilişkin talebinin reddine karar vermek gerekmiş, ayrıca İcra Dairesinin 29/12/2022 tarihli yazı cevabında takip dosyasında alacaklıya ödeme yapılmadığı bildirildiğinden istirdadına karar verilecek bir bedel olmadığı anlaşılmıştır. Birleşen İstanbul 10. ATM'nin 2015/1256 esas sayılı dava yönünden yapılan inceleme neticesinde; davaya konu çek için Mahkememizce bilirkişi aracılığıyla yapılan imza incelemesinde çek üzerinde davacıya atfen atılı imzanın davacı şirket yetkililerinin eli ürünü olmadığı belirlenmiş, davaya konu çek üzerindeki davacıya atfen atılı imzanın davacı eli ürünü olmadığı belirlendiğinden asıl davaya konu edilen ve İstanbul 27. İcra Dairesinin ... sayılı dosyasında takibe konu edilen çek nedeniyle davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerekmiş, davacı çekin istirdadını talep etmişse de davacıdan sonraki cironun davalı ...'ya ait olduğu, ... Oto'dan sonra gelen cironun da davalı ...'a ait olduğu görülmüş, davalı ve takip alacaklısı ...'ın dava konusu çeki davacıdan sonra gelen cirantadan aldığından ve dosya kapsamında davalı ...'ın çeki kötüniyetli veya ağır kusurlu olarak iktisap ettiğine dair somut delil bulunmadığından çekin istirdadı koşulları oluşmadığından davacının çekin istirdadına ilişkin talebinin reddine karar vermek gerekmiş, ayrıca İcra Dairesinin 29/12/2022 tarihli yazı cevabında takip dosyasında alacaklıya ödeme yapılmadığı bildirildiğinden istirdadına karar verilecek bir bedel olmadığı anlaşılmıştır. Birleşen İstanbul 12. ATM'nin 2015/1292 esas sayılı dava yönünden yapılan inceleme neticesinde; davacının imza inkarı bulunmamakla beraber Mahkememizce yapılan bilirkişi incelemesinde Davacının dava dışı ... cari hesabına 26.08.2015 tarihinde dava konusu olan 1.800,00 TL tutarlı çekin giriş kaydını yaptığı, kaydın olmasına karşılık çekin davalı ... Ltd şirketine verildiğine ilişkin herhangi bir çıkış Muhasebe kaydına rastlanılamadığı, Davacı şirketin ticari defterlerinde davalı ... Ltd Şirketi ile 2014 yılında başlayan ticari ilişkisinin olduğu, 2015 yıl sonuna göre, davacı tarafın ticari defterlerine göre davalı ... Ltd Şirketinden 512.729,84 TL alacaklı olduğunun tespit edildiğinden gerek çek çıkış kaydının olmaması, gerekse davacının 2015 yılı sonuna göre davalı ...'dan alacaklı olması ve gerek çekin tarihinin 14/11/2015 olması dikkate alındığında anılan çekin de davacının rızası hilafına elinden çıktığı ve davacının kendisinden sonra gelen ciranta olan davalı ...'dan çek bedelinin çok üzerinde alacaklı olması dikkate alındığında anılan çek yönünden de davacının davalı ...'ya borçlu olmadığına karar vermek gerekmiş, davalı ... yönünden ise davacının imza inkarının bulunmaması ve davalı ...'in çeki diğer davalı olan ... Oto'dan ciro yoluyla devralması, çekin iktisabında kötüniyetli veya ağır kusurlu olduğunun somut delillerle ispatlanamaması hususları dikkate alındığında son ciranta ve takip alacaklısı olan davalı ...'in kendinden önceki cirantalara ve keşideciye başvuru hakkı bulunduğundan ve davacının hamil olan davalı ...'e karşı sorumluluğu devam ettiğinden davalı ... yönünden davanın REDDİNE, karar verilmiştir. İSTİNAF:Davalı ...'ın vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin asıl ve birleşen davalarda verdiği menfi tespit kararlarının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin ciro silsilesi düzgün olan çekleri diğer davalı ...'dan olan alacağına istinaden iyiniyetle devralan meşru hamil sıfatını haiz bulunduğunu, çeklerin rıza dışı elden çıktığı veya hırsızlık mahsulü olduğu iddialarının davacı tarafından ispatlanamadığını, çekler bir an için çalınmış olsa dahi müvekkilinin bu durumu bildiği veya bilmesi gerektiğine dair kötü niyet ve ağır kusurunun ispat edilemediğini, davacı ... ile diğer davalı ... arasındaki ticari ilişkinin sabit olduğunu ve hatta faktoring şirketlerine çek-fatura teyit yazıları verildiğinin tespit edildiğini, imza incelemelerinin yetersiz kaldığını ve çeklerin davacının bilgisi dahilinde imzalandığını, basiretli bir tacir gibi hareket etmesi gereken davacının çok sayıda çekin çalındığı iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve haksız asıl ile birleşen davaların tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin asıl ve birleşen davalarda menfi tespit taleplerini kabul etmesine rağmen istirdat taleplerini reddetmesinin ve vekalet ücretlerini eksik hesaplamasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, çeklerin müvekkilinin rızası hilafına elinden çıktığının ve davalılara herhangi bir borcunun bulunmadığının bilirkişi raporuyla sabit olduğunu, keşideci konumundaki müşterilerin cebri icra tehdidi altında ödeme yaparak mağdur olduklarını ve müvekkilinin bu süreçte ek masraflar üstlenmek zorunda kaldığını, birleşen dosya davalısı ...’in ciro silsilesini bozarak ve müvekkilini atlayarak takip başlatmasının kötü niyetini açıkça ortaya koyduğunu, istirdat talebinin kabul edilmemesinin haksız tahsilatların davalılar uhdesinde kalması sonucunu doğuracağını ve hükmedilen vekalet ücretlerinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ndeki nisbi oranların altında kaldığını belirterek yerel mahkeme kararının istirdat talepleri, ... yönünden verilen ret kararı ve vekalet ücretleri yönünden kaldırılarak davanın tüm talepler doğrultusunda kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAFA CEVAP DİLEKÇESİ:Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalının istinaf dilekçesindeki iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, imza sahteliği iddiasının mutlak def'i niteliğinde bulunması sebebiyle iyiniyetli olup olmadığına bakılmaksızın herkese karşı ileri sürülebileceğini, davalının yargılama aşamasında imzaların müvekkile ait olmadığını açıkça kabul ettiğini, müvekkilinin eski muhasebe çalışanı...’ın da içinde bulunduğu organize bir hırsızlık ve dolandırıcılık vakası neticesinde çeklerin rıza dışı elden çıktığını ve bu konuda... hakkında verilmiş kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunduğunu, bir tacir olarak basiretli davranması gereken davalının farklı kişilere ait çok sayıda hırsızlık konusu çeki benzer cirantalardan devralarak icra takibine koymasının ağır kusurlu olduğunu kanıtladığını, faktoring şirketlerine verildiği iddia edilen çek teyit yazılarının da sahte imzalarla tanzim edildiğini, bu denli organize bir suç yapısı içerisinde bu tür belgelerin oluşturulmasının hayatın olağan akışına uygun olduğunu, davalının iktisap ettiği çeklerin karşılığında herhangi bir ticari ilişki veya alacak ispatı sunamadığını, yerel mahkeme kararının menfi tespit yönünden isabetli olduğunu ancak istirdat ve diğer aleyhe hususlar yönünden kaldırılarak davanın tüm talepler doğrultusunda kabul edilmesi gerektiğini belirterek davalının istinaf başvurusunun reddine, kendi istinaf taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE:İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Asıl ve birleşen davanın konusu, İİK 72 maddeye göre açılan menfi tespit ve istirdat davasıdır.Davacı tarafından, icra takibine konu çeklerin kendi şirketinde çalışan olan... tarafından rızaları hilaflarına alındığını davalılarla aralarında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, çalışan hakkında İst. Anadolu 31. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/589 esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, ... şirketi yetkilileri hakkında İst. Anadolu C.Başsavcılığı'nın 2015/160164 soruşturma nolu dosyası ile soruşturmanın devam ettiğini belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. -Asıl davada, İstanbul 31. İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra dosyasında alacaklı ... tarafından borçlular aleyhine, ... Bankası AŞ ... Şb ait, ... seri nolu 89.503,00-TL bedelli çeke istinaden kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatılmıştır. -Birleşen İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1292 esas sayılı dosyasında davanın; İstanbul 7. İcra Müdürlüğünün .... Sayılı icra dosyasında alacaklı tarafından borçlular aleyhine, ilamsız icra takibi başlatıldığı, takibin dayanağının ... Bankası AŞ ... Şb ... seri nolu 1.800,00-TL bedelli, 14/11/2015 tarihli çek olduğu anlaşılmıştır. -Birleşen İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1256 esas sayılı dosyasında davanın; İstanbul 27. İcra Müdürlüğünün .... Sayılı dosyasında alacaklı ... tarafından borçlular aleyhine, ...Bankası AŞ ... Şb ... seri nolu 178.692,00 TL bedelli, 04/12/2015 tarihli çeke istinaden kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatılmıştır.Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.... bilirkişi ... tarafından düzenlenen 15/03/2021 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle: "İnceleme konusu ... Bankası ... Şubesi'ne ait 04. 12.2015 tarihli ... sayılı 178.497TL'lık çek aslında; Birinci ciro “... A.Ş.' ne atfen atılı imzalardan soldan ikinci imza ...'ın gerçek imzası model alınarak atılmaya çalışıldığı ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın elleri ürünü olmadığı, birinci ciro “... A.Ş.' ne atfen atılı imzalardan soldan ikinci imzanın ...'ın gerçek imzası model alınarak atılmaya çalışıldığı,...,..., ..., ..., ... ve ...'ın elleri ürünü olmadığı " belirtilmiştir.Asıl dava konusu çeke ilişkin olarak, İstanbul 16. İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/1348 esas sayılı dosyasında imza incelemesi yaptırıldığı bu dosyadan alınan Adli Bilimler ve Grafoloji uzmanı bilirkişi ...'a ait 18/08/2016 tarihli bilirkişi raporunda, dava konusu çek üzerindeki davacı şirkete atfen atılmış imzaların davacı şirket yetkilileri ..., ..., ..., ..., ... eli ürünü olmadığı belirtilmiştir.Davacı vekili 13/10/2020 tarihli dilekçesinde, Birleşen İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1292 esas sayılı dosyasında dava konusu olan çek yönünden imza itirazlarının bulunmadığını beyan etmiştir.SMMM bilirkişi ...'a ait 19/02/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle:" Dava konusu 3 adet çekle ilgili olarak, davacı şirket tarafından sunulan ticari defter ve kayıtlar incelendiğinde, söz konusu çeklerden 1.800,00 TL.lık olanı hariç diğer iki adet çekin ticari defter kayıtlarında yer almadığını, ayrıca asıl dava konusu 89.503,00 TL.lık çekin keşidecisi dava dışı ... Şirketi ve Birleşen 10.Asliye Ticaret Mahkemesinin dava konusu 178.497,00 TL' lik çekin keşidecisi dava dışı ... şirketi ile ilgili olarak davacı şirket defterlerinde herhangi bir giriş kaydına rastlanılmadığı, aynı şekilde davacı şirketin kayıtlarında söz konusu üç çekin de davalı ... Şirketine verildiğine ilişkin herhangi bir çıkış Muhasebe kaydına rastlanılamadığı, davacı şirketin sunduğu ticari defterlerin açılış ve kapanış onaylarının süresi içinde yapıldığı anlaşıldığından defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil niteliği taşıdığının anlaşıldığını, davacı şirketin ticari defterlerinde davalı ... Şirketi ile 2014 yılında başlayan ticari ilişkisinin olduğunu, 2015 yıl sonuna göre, davacı tarafın ticari defterlerine göre davalı ... Ltd Şirketinden 512.729,84 TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini, Davalı ... ... Ltd Şirketinin ticari defterlerini belirlenen inceleme gününde sunmadığından bu şirket ticari defter kayıtlarının incelenemediğini, ancak raporun değerlendirme 8/ç bölümünde açıklanan nedenlerle davalı ... ... Ltd Şirketinin ticari kayıtlarında da davalı ...'in davacıya 451.121.09 TL borçlu olduğunun tespit edildiği, ancak dava konusu çeklerin davalı kayıtlarında yer alıp almadığının bilinemediğini, davalı ...'ın gerçek kişi olması nedeniyle herhangi bir ticari defter kayıt sunmadığı, emsal İstanbul 4.Asliye Ticaret Mahkemesi 2016 174 Esas dosyası Bilirkişi Raporu ve Mahkeme kararını inceleme sırasında sunduğunu, davacının dava dışı ... cari hesabına 26.08.2015 tarihinde 1.800,00 TL.lık çekin giriş kaydını yaptığı, kaydın olmasına karşılık çekin davalı ... Ltd şirketine verildiğine ilişkin herhangi bir çıkış Muhasebe kaydına rastlanılamadığını, tarafların dava konusu çeklerin, yapılan takipler ve yürütülen işlemlerle ilgili olarak hukuki mahiyette yaptığı açıklamaların uzmanlık alanı dışında kaldığı" belirtilmiştir.Mahkemece, asıl ve birleşen davalarda, menfi tespit davasının kabulüne istirdat davasının şartları oluşmadığından reddine karar verilmiş olup,davacı tarafından istirdat talebinin de kabulü gerektiği, davalılardan ... yönünden davanın reddine karar verilmesinin yerinde olmadığı ve hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirtilmek sureti ile istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davalılardan ... ise Asıl ve Birleşen İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/1256 Esas sayılı dosyada iyiniyetli hamil olduğunu ileri sürerek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Somut olayda, İmzaya itiraz mutlak itirazlardan olup herkese karşı ileri sürülebileceğinden, takip alacaklısının iyi niyetli veya kötü niyetli olması sonucu değiştirmeyeceğinden mahkemece asıl davada icra takibine konu çek ile birleşen davada icra takibine konu çekteki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığı tespit edilmekle menfi tespit davasının kabulüne dair verilen karar yerinde olduğundan, davalının istinafının yerinde olmadığı, - Davacının dayandığı, İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2017/107 esas sayılı dosyasında, ... ve ... ve diğer sanıkların beraatine karar verildiği ve ceza yargılamasına konu çekin dava konusu olmadığı, davalıların kötü niyetli hamil olduğu dosya kapsamından ispat edilemediğinden istirdadın şartları oluşmadığından istirdat davasının reddine dair verilen kararın dosya kapsamına göre yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin bu istinafı yerinde değildir.Davacı vekili asıl ve birleşen İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/1256 esas sayılı dosyalara ilişkin olarak lehlerine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğunu ileri sürdüğü, A.A.Ü.T göre, hükmedilecek nispi vekalet ücreti maktu vekalet ücretinden az olamayacağından davacı vekilinin vekalet ücretine yönelik istinafı yerindedir.Davacı vekilinin, birleşen İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1292 esas sayılı dosyası yönünden istinafının incelenmesinde, mahkeme karar tarihi 20/09/2023 itibarı ile istinafa başvurma sınırının 17.800,00 TL.,olduğu, dava miktarının 1.800,00 TL., olduğu, karar tarihi itibarı ile mahkeme kararı kesin olması sebebi ile davacı vekilinin birleşen İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1292 esas sayılı dosyasına ilişkin istinaf başvurusunun miktar itibarı ile usulden reddine karar vermek gerekmiştir.Tüm bu nedenlerle Davalı ...'ın istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan reddine,Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince Kısmen kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davalı ... vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı vekilinin birleşen 2015/1292 E. sayılı dosyasına yönelik istinaf talebinin 6100 sayılı HMK'nun 341/4. maddesi delaletiyle 6100 Sayılı HMK'nun 352/1/b. maddesi gereğince USULDEN REDDİNE, 3- Davacı vekilinin asıl ve birleşen 2015/1256 E. sayılı dosyaya yönelik istinaf talebinin KISMEN KABULÜ ile, 4- İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/09/2023 tarih, 2015/1127 E., 2023/604 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, A)Asıl Davada; 1-Davanın kısmen kabulüne, Davacının İstanbul 31. İcra Dairesinin ... sayılı takip dosyasında takibe konu ... Bankası ... şubesine ait keşidecisi Küre İnşaat ... AŞ olan ... seri nolu 12/11/2015 tarihli 89.503,00-TL bedelli çekten dolayı davalılara borçlu olmadığının TESPİTİNE, 2-Koşulları oluşmadığından çekin istirdadı talebinin reddine, 3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 6.113,95-TL harçtan peşin alınan 1.528,49-TL harcın mahsubu ile bakiye 4.585,46-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 27,70-TL başvurma harcı, 1.528,49-TL peşin harç, 4,10-TL vekalet harcı, 561,70-TL tebligat/ posta gideri, 4.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.121,99-TL yargılama giderinin davalılar ... ve ... ... Ltd Şti'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Kendini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... ... Ltd Şti'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 6-Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine, B)Birleşen İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/1256 Esas Sayılı Davada; 1-Davanın kısmen kabulüne,Davacının İstanbul 27. İcra Dairesinin ... sayılı takip dosyasında takibe konu ... Bankası ... şubesine ait keşidecisi... Ltd Şti olan ... seri nolu 04/12/2015 tarihli 178.497,00-TL bedelli çekten dolayı davalılara borçlu olmadığının TESPİTİNE, 2-Koşulları oluşmadığından çekin istirdadı talebinin reddine, 3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 12.193,13-TL harçtan peşin alınan 3.048,29-TL harcın mahsubu ile bakiye 9.144,84-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 27,70-TL başvurma harcı, 3.048,29-TL peşin harç, 4,10-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 3.080,09-TL yargılama giderinin davalılar ... ve ... ... Şti'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 5-Kendini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... ... Ltd Şti'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 6-Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine, C)Birleşen İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/1292 Esas Sayılı Davada; 1-Davanın kısmen kabulüne,Davacının İstanbul 7. İcra Dairesinin ... sayılı takip dosyasında takibe konu ... Bankası AŞ ...e şubesine ait keşidecisi... AŞ olan ... seri nolu 14/11/2015 tarihli 1.800,00-TL bedelli çekten dolayı davalı ... ... Şti'ye borçlu olmadığının TESPİTİNE,Davalı ... yönünden davanın REDDİNE, 2-Koşulları oluşmadığından çekin istirdadı talebinin reddine, 3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 269,85-TL harçtan peşin alınan 30,74-TL harcın mahsubu ile bakiye 239,11-TL harcın davalı ... ... Ltd Şti'den tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 27,70-TL başvurma harcı, 30,74-TL peşin harç, 4,10-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 62,54-TL yargılama giderinin davalı ... ... Ltd Şti'den alınarak davacıya verilmesine, 5-Kendini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 1.800,00-TL vekalet ücretinin davalı ... ... Şti'den alınarak davacıya verilmesine, 6-Kendini vekille temsil ettiren davalı ... lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 1.800,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 5/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince asıl dava yönünden alınması gereken 6.113,95 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 1.528,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.585,10 TL harcın davalı ...'dan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 5/b-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince birleşen 2015/1256 Esas sayılı dava yönünden alınması gereken 12.193,13 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 3.050,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 9.143,13 TL harcın davalı ...'dan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 5/c-Davacı vekilinin birleşen 2015/1292 Esas sayılı davasına yönelik istinaf talebinin esası incelenmediğinden davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine, 5/d-Davacı vekilinin asıl ve birleşen 2015/1256 Esas sayılı davalara yönelik istinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 5/e-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan (738,00 x 3) 2.214,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 200,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 2.414,00 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 5/d-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 26/02/2026