İSTİNAF KARARININ VERİLDİĞİ TARİH: 09.04.2026 YAZILDIĞI TARİH: 09.04.2026 Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/252 Esas, 2024/921 Karar sayılı kararı taraf vekilleri tarafından istinaf incelemesi için dairemize gönderilmekle dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLÜP GÖRÜŞÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde müvekkiline ait ... - ... model ... plakalı aracın park halindeyken davalı sigorta…
T. C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/207 KARAR NO: 2026/609 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 09/10/2024 NUMARASI: 2023/252 Esas, 2024/921 Karar DAVANIN KONUSU: Tazminat DAVA TARİHİ: 16.03.2023 İSTİNAF KARARININ VERİLDİĞİ TARİH: 09.04.2026 YAZILDIĞI TARİH: 09.04.2026 Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/252 Esas, 2024/921 Karar sayılı kararı taraf vekilleri tarafından istinaf incelemesi için dairemize gönderilmekle dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLÜP GÖRÜŞÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde müvekkiline ait ... - ... model ... plakalı aracın park halindeyken davalı sigorta şirketi tarafından sigortalı, diğer davalı ...Ltd. Şti adına kayıtlı ve diğer davalı ...'ın sürücüsü olduğu ... plakalı ... marka aracın çarpması sonucu kaza meydana geldiğini, meydana gelen kaza sonrasında müvekkilinin aracında 52.433,00-TL civarında yedek parça ve işçilik masrafı olduğunu, müvekkilinin aracının klasik bir araç niteliği taşıdığını ve aracına severek bindiğini, araçta oluşan ciddi hasar sebebi ile istemeyerek piyasa değerinin çok aşağısında bir fiyata satmak zorunda kaldığını, aracın park halinde olması sebebi ile müvekkilinin kusuru bulunmadığını, ... plakalı araç sürücüsü ...'ın tam kusurlu olduğunu, aracın rayiç bedelinin 200.000,00-TL civarında olmasına rağmen müvekkilinin aracı 101.000,00-TL'ye sattığını, kaza sonrasında müvekkilinin aracından mahrum kaldığını ve işlerini yürütemediğini, işlerinin aksamaması için 1 ay süre ile araç kiralamak zorunda kaldığını ve yaklaşık 17.000,00-TL maddi zarar oluştuğunu, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile öncelikle davalı ... ... Ltd. Şti. Ait olduğu tespit edilen ... plakalı araç ve davalıların gayrimenkul kayıtlarına teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasına, davanın kabulü ile müvekkilinin uğramış olduğu onarım bedeli, araç mahrumiyet bedeli, araç değer kaybı bedeli ve araç kiralama bedeline ilişkin olmak üzere şimdilik 800,00-TL maddi zararın, işlerinin aksaması ve klasik aracını satmış olmanın verdiği üzüntü nedeni ile 10.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek ticari faizi ile davalılardan tahsiline, yargılama giderlerinin davalılara tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı ... A.Ş cevap dilekçesinde özetle: davacı tarafın dava şartı olan başvuru şartını yerine getirmediği için davanın usulden reddinin gerektiğini, Davacı tarafın 800,00-TL üzerinden açmış olduğu davada 4 ayrı talebi bulunduğunu ve bu talepleri açıklaması gerektiğini, öncelikle Adli Tıp Trafik İhtisas Daire Başkanlığından veya Karayolları Fen heyeti tarafından kusur raporu alınması gerektiği, davacının aracının hususi kullanıma uygun olduğu bir araç olması nedeni ile ticari faiz isteminin reddinin gerektiğini, hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; Dava, meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacının aracında oluşan değer kaybı, hasar bedeli ile araç mahrumiyet zararı ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Dava dilekçesinde maddi tazminat talebi yönünden araç onarım bedeli, araç mahrumiyet bedeli, araç değer kaybı ve araç kiralama bedeli toplam 800,00-TL talep edilmiştir. Her bir talep yönünden talep sonucu ayrıştırılmadığından davacı tarafa 27/03/2024 tarihli duruşma ara kararı ile talep sonucun açıklamak üzere süre verilmiştir. Davacı vekili 03/04/2024 tarihli dilekçesi ile araç mahrumiyet bedeli 200,00-TL, araç onarım bedeli 200,00-TL, araç değer kaybı 200,00-TL ve araç kiralama bedeli 200,00-TL olmak üzere toplam 800,00-TL olacak şekilde maddi tazminat talebini açıklamıştır. Davacının araç mahrumiyet bedeli talebi ile araç kiralama bedeli talepleri niteliği itibariyle aynı zarar kalemine ilişkin olduğundan davacının başlangıçta bu kalem yönünden toplam 400,00-TL talep ettiği kabul edilmiştir. Davacının bir diğer talebi de tüm davalılara karşı 10.000,00-TL manevi tazminat istemidir. Bu durumda başlangıçtaki dava değeri 800,00-TL maddi+10.000,00-TL manevi tazminat olmak üzere toplam 10.800,00-TL olmasına rağmen tevzi formunda 1.000,00-TL olarak girilmiş olup bu miktar üzerinden harç alınmıştır. Ancak 10.800,00-TL olarak girilse de peşin harç miktarı aynı (179,90-TL) olacağından harç tamamlatılmasına gerek görülmemiştir. ... tarihinde davacıya ait ... plakalı araç ile davalı ...'ın kullandığı, diğer davalı ... şirketine ait olan ve davlı sigorta şirketi nezdinde sigortalı bulunan ... plakalı araç arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, davacının bu kazadan kaynaklı olarak eldeki davayı açtığı, ... plakalı araç sürücüsünün dikkatsizliği nedeniyle davacıya ait olup yolun sağ şeridinde park halinde bulunan araca arkadan çarpması nedeniyle %100 oranında kusurlu olduğu, davacı sürücünün kusuru bulunmadığı, uzman bilirkişiden alınan 19/01/2024 tarihli raporda da kusurun tamamının davalıya yüklendiği, alınan raporun kaza tespit tutanağı, keşifte dinlenen tanık beyanları ve dosya kapsamı ile uyumlu olması nedeniyle hükme esas alınabileceği, aynı rapora göre davacının serbest piyasa rayiçlerine göre değer kaybı zararının 64.000,00-TL olduğu, aracın kaza sonrası onarım bedelinin sigorta eksper raporunda belirtilen bedel olan 52.433,18-TL tutarın piyasa rayiçlerine uygun olduğu, aracın makul parça bekleme ve onarım süresi 15 gün olup günlüğü 400,00-TL'den hesaplandığında araç kiralama-ikame araç bedeli zararının 6.000,00-TL olduğu, raporun denetlenebilir olması nedeniyle hükme esas alınabileceği, davacı vekilinin araç onarım bedeli talebini arttırmayıp değer kaybı ve araç mahrumiyet-kiralama bedeli taleplerini bu miktarlar üzerinden ıslah dilekçesi sunduğu, harcını yatırdığı, ıslah dilekçesinin bir suretinin davalı vekiline tebliğ edildiği, böylelikle açılan davanın kabulüne (davalı sigorta şirketi yönünden araç mahrumiyet bedeli talebinin reddine) karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Araç hasar bedeli talebi yönünden davanın ıslah edilmediği, davalı taraflarca davacıya hasar bedeli ödemesi yapıldığına ilişkin her hangi bir delil sunulmadığı anlaşılmakla taleple bağlı kalınarak 200,00-TL talep yönünden kabul kararı verilmiştir. Olay tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK m. 72 haksız fiil nedeniyle tazminat davasının zararın ve sorumlunun öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl, herhalde zararı doğuran olayın gerçekleşmesinden itibaren on yıllık sürede zamanaşımına uğrayacağı düzenlenmiştir. Ancak, haksız fiil aynı zamanda suç teşkil eden bir eylem ise ve Ceza Kanunu’nda daha uzun zamanaşımı süresi öngörülmüşse haksız fiil sorumluluğunda bu (uzamış) ceza zamanaşımı süreleri uygulanır. Uzamış (ceza) zamanaşımının başlangıcı olay tarihidir, zarar ve failin öğrenilmemesi önem taşımaz. Ceza zamanışımı süresi dolmuş ise on yıllık hak düşürücü süre içinde olmak kaydıyla zararın (gelişen durumun sona ermesinden itibaren) ve failin öğrenilmesinden itibaren iki yıllık süre içinde de dava açılabileceği düzenlenmiştir. Somut olayda kaza tarihi ..., dava tarihi 16/03/2023, ıslah tarihi de 03/04/2024 olduğu anlaşılmakla zaman aşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla davalı sigorta şirketinin zamanaşımı itirazının yerine olmadığı görülmüştür. Araç mahrumiyet- kiralama bedeli talebi yönünden düzenlenen poliçede böyle bir teminat bulunmadığından dava ve ıslah dilekçelerinde davalı sigorta şirketi yönünden talep bulunduğundan bu talebin sigorta şirketi yönünden reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı taraf davalılardan manevi tazminat isteminde de bulunmuş ise de meydana gelen kaza sebebiyle davacının yaralanmadığı, klasik aracını satmak zorunda kalmasından duyduğu üzüntü nedeniyle talepte bulunduğu, ancak yukarıda açıklandığı üzere davacının kişilik haklarına bir saldırıda bulunulmaması, araç bedelinin maddi tazminat talebine konu edilebilmesi nedeniyle davacının manevi zarara uğramadığı sonuç ve kanaatine varılarak manevi tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde usulüne uygun başvuruda bulunulmadığının iddia etmiş ise de davacı vekilinin mail yoluyla 25/01/2023 tarihinde sigorta şirketine başvuruda bulunduğu, böylelikle KTK 97 maddesi uyarınca davalı sigorta şirketine başvuru dava şartının yerine getirildiği anlaşılmaktadır. Temerrüt yönünden ise KTK 99 maddesi uyarınca bu tarihten itibaren 8 iş günü sonra davalının temerrüde düşeceği nazara alındığında hükmedilen tazminatlara 07/02/2023 tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.Her ne kadar davacı vekili ticari faiz talebinde bulunmuş ise de sigortalı aracın ticari araç olmayıp hususi binek otomobil vasfında olması nedeniyle yasal faiz uygulanmasına karar verilerek; Davanın Kısmen Kabulü ile, 1-64.000,00-TL değer kaybı tazminatının davalı ... A.Ş. yönünden temerrüt tarihi olan 07/02/2023 tarihinden, diğer davalılar ...Limited Şirketi ile ... yönünden kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 2-200,00-TL hasar onarım bedeli tazminatının davalı ... A.Ş. yönünden temerrüt tarihi olan 07/02/2023 tarihinden, diğer davalılar ...Limited Şirketi ile ... yönünden kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 3-5.800,00-TL araç mahrumiyet-kiralama bedeli tazminatının kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ...Limited Şirketi ile ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, davalı ... A.Ş. yönünden bu talebin REDDİNE, 4-Manevi tazminat talebinin REDDİNE, dair karar verildiği anlaşılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili süresi içinde verdiği katılma yolu ile istinaf dilekçesinde özetle; davalıların istinaf başvurularını kabul etmediklerini, dosya kapsamında tanzim edilen bilirkişi raporunda aracın değerinin rayicin altında olduğunu, eksik bilirkişi raporu ile hüküm kurulmasının kabul edilemeyeceğini, müvekkilinin uğramış olduğu zarara hükmedilirken denkleştirici adalet ilkesinin de gözetilmesi gerektiğini, ancak ilk derece mahkemesince hükmedilen tutarın müvekkilinin mağduriyetini gidermediğini, meydana gelen kaza sonrasında müvekkilinin aracında 52.433,00 TL civarında yedek parça ve işçilik masrafı olduğunu, 2022 yılı için bu denli büyük bir hasar müvekkilinin aracının piyasa değerini olumsuz ölçüde etkilenmesine sebep olduğunu, işbu kaza gerçekleşmeden önce müvekkiline ait aracının kazada hasar gören parçalarının orijinal olduğunun ekspertiz raporuyla sabit olduğunu, bu nedenlerle davalıların istinaf başvurusunun reddine, ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... A.Ş. vekili süresi içinde verdiği istinaf dilekçesinde özetle; işbu davanın kısmi eda davası iken ıslahla arttırılan miktara ıslah tarihinden itibaren faize hükmetmeyen ilk derece mahkemesi kararının yasa ve yerleşik içtihatlar gereği kaldırılması gerektiğini, değer kaybının tanzimi istemiyle zorunlu dava şartı olan 2918 sayılı KTK 97. Madde uyarınca davalı müvekkili sigorta şirketine başvurusu bulunmadığını, davacı yanın dava şartı olan başvuru şartını yerine getirmediği için bu dava şartı sonradan giderilebilecek bir dava şartı da olmadığı için davacı yanın değer kaybı tazminat talepleri yönünden davasının ZMSS Sigortacısı davalı müvekkili sigorta şirketi yönünden HMK'nın 114/2 ve 115/2 maddeleri gereği davanın usulden dava şartı yokluğundan reddedilmesi gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporuna ve ıslah dilekçesine itiraz dilekçelerinde de belirtmelerine rağmen, özel dava şartını yerine getirmeyen, davacı yanın davasını, ZMSS sigortacısı davalı müvekkili şirket yönünden kabulüne karar veren; davanın reddine karar verilmemesi halinde dahi dava açılmamasına sebebiyet vermeleri nedeniyle davacı yanın davasına, ZMSS sigortacısı davalı müvekkili şirket yönünden, dava konusu olsada meydana gelen maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle davacı yanın davasına aracında değer kaybı olup olmadığı, değer kaybı olmuşsa değer kaybı miktarının ne olduğunun tespiti davası olarak bakmayarak, aleyhlerine, faiz, yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmeden ilk derece mahkemesi kararının yasa ve yerleşik içtihatlar gereği kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ...Ltd. Şti ve ... vekili süresi içinde verdiği istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın hukuka ve usule tamamen aykırı olduğunu, davacı tarafça 2918 sayılı KTK Madde 97 uyarınca değer kaybının tanzimi istemiyle zorunlu dava şartı olan diğer davalı sigorta şirketine başvurusu bulunmadığı halde ilk derece mahkemesinde dava açılmış olmasının usulden reddinin gerektiğini, davacı dava dilekçesinin sonuç ve istem kısmında '' fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000 TL '' şeklinde talebinin belirterek davasını açtığını, bu duruma göre yerleşik Yargıtay Hukuk Genel Kurul kararlarında da bu şekilde açılan davanın kısmi dava olarak açılmış sayılacağının açıkça belirtildiğini, bu nedende ilk derece mahkemenin ıslah ile artırılan miktarın ıslah tarihinden itibaren faize hükmetmesi gerekirken kaza tarihinden itibaren faizine hükmetmesinin hatalı olduğunu, değer kaybına yönelik hatalı bilirkişi raporu doğrultusunda karar verildiğini, araç değer kaybı hesaplaması yapılırken öncelikle aracın kazadan önce piyasa rayiç değeri ile kaza sonrası araç tamir edildikten sonraki değeri arasında ki fark değer kaybı olarak hesaplama yapılması gerektiğini, fakat alınan bilirkişi raporunda bilirkişi, kaza önce aracın rayiç değer hesaplaması yapmadan aracı satan davacının satış bedeli üzerinden hesaplama yapmış olması ve ilk derece mahkemesinin bu doğrultuda karar vermiş olmasının tamamen hatalı olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dairemizce, HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınmak suretiyle yapılan incelemede; Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle davacının aracında oluşan hasar bedeli, değer kaybı, ikame araç bedeli ve manevi tazminat talebine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılamada toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporlarına göre davalı sürücü ...'ın %100 kusuru ile sebebiyet verdiği kaza nedeniyle davacının aracında oluşan maddi hasar nedeniyle hasar bedeli, değer kaybı, ikame araç bedeli ve manevi tazminat talebinde bulunulmuş, mahkemece yöntemine uygun hazırlanan bilirkişi raporları hükme esas alınmak suretiyle verilen kararda herhangi bir isabetsizlik olmadığı sonucuna varılmıştır. Davacı tarafça davadan önce davalı sigorta şirketi başvuruda bulunulduğu, arabuluculuğa gidildiği, arabulucuda anlaşamama üzerine işbu davanın açıldığı, davanın haksız fiilden kaynaklı olması nedeniyle alacağın tamamını haksız fiil tarihinden itibaren faiz uygulanmasının doğru olduğu görülmüş, bu nedenlerle tarafların istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir. Bu haliyle; ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucu vakıa ve hukuki değerlendirmede kanuna aykırılığın bulunmadığı, ilk derece mahkemesinin verdiği kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince tarafların istinaf başvurularının esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M :(Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere) A-)1-)Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-)Alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 304.40-TL harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-)Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, B-)1-) Davalılar ...Ltd. Şti, ... ve davalı ... A.Ş.'nin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-)İstinaf başvurusu nedeniyle alınması gereken 4.781,70 TL istinaf karar harcından davalı ... A.Ş. tarafından başvuru sırasında peşin yatırılan 1.195,42 TL harç ve davalılar ... Ltd. Şti ve ... tarafından başvuru sırasında peşin yatırılan 1.195,43 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 2.390,85 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye irat kaydına, 3-)Davalılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına, C-)1-)İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından AAÜT md. 2/2 uyarınca taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 2-)Taraflarca istinaf yargılaması bakımından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının, HMK'nun 333. maddesi, Yönetmeliğin 207/1. maddesi ve HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesi hükümlerine göre yatırana İADESİNE, 3-)Kararın kesin olması nedeniyle taraflara tebliği ve gider avansı iadesi işlemlerinin 6100 sayılı HMK md. 302/5 ve 359/3 uyarınca ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair; tarafların yokluğunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1 - a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 09/04/2026