T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2026/131 KARAR NO : 2026/266 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/597 KARAR NO : 2025/1027 DAVA TARİHİ : 19.08.2022 KARAR TARİHİ : 18.11.2025 DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 26.02.2026 KARARIN YAZ. TARİHİ : 26.02.2026 İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18.11.2025 tarih ve 2024/59…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2026/131 KARAR NO : 2026/266 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/597 KARAR NO : 2025/1027 DAVA TARİHİ : 19.08.2022 KARAR TARİHİ : 18.11.2025 DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 26.02.2026 KARARIN YAZ. TARİHİ : 26.02.2026 İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18.11.2025 tarih ve 2024/597 Esas, 2025/1027 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü. İSTEM: Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; 09/10/2019 tarihli sözleşme ile davalının kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile yapımını aldığı Bayramyeri, Yağhaneler, Karabağlar ve Bayraklı projelerindeki inşaatların ahşap işleri yapımı konusunda anlaşıldığını, Yağhaneler, Bayramyeri ve Karabağlar projesindeki tüm ahşap işlerini bitirdiğini, müvekkilinin firması inşaat konusunda da tecrübeli olduğu için yapılan sözlü anlaşma gereğince davalının kalan inşaatı sen yap ister para olarak alırsın istersen daire veririm demesi üzerine Bayramyeri, Yağhaneler ve Karabağlar projelerindeki tüm inşaatları da komple müvekkilinin tamamladığını, müvekkilinin inşaatları tamamlarken davalı şirketin sahibi ....'e 30/09/2020 tarihinde 1.000,00 TL, yine aynı kişiye 26/08/2020 tarihinde 3.500,00-TL Kanal harç parası, 05/05/2020 tarihinde arsa sahibi ...'ya 3.000,000-TL Kira parası, yine aynı kişiye 14/07/2020 tarihinde 1.500,00-TL Kira parası, 23/03/2021 tarihinde 350,00-TL Elektrik su parası, Bayramyeri veraset intikalleri için 05/04/2022 tarihinde....'e 2.000,00-TL, ...'a 10/05/2022 tarihinde 500,00-TL Taş ve kum parası gönderdiğini, ....'e elden 15.000,00-TL Para verildiğini, yaptığı işlerin ödediği paraların bedelini istemek için telefon açtığında davalı firma sahibi ....'in telefonlara çıkmadığını, açıkladığı sebeplerle; müvekkilinin alacağını temin edebilmesi ve mağdur olmaması için davalı firmanın kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile hak sahibi olduğu ... İli, ... İlçesi,... Mahallesi,.. Pafta, ... Ada, ...Parseldeki ..Nolu Dairenin 3. Kişilere devrinin önlenebilmesi için üzerine ihtiyati tedbir konulmasını, davanın kabulü 50.000,00-TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı tarafça dava dilekçesine karşı cevap dilekçesi sunulmadığı dosya ve UYAP kapsamından anlaşılmıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Davanın açıldığı İzmir 7.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 18.04.2024 tarih ve 2022/ 344 Esas ve 2020/454 karar sayılı kararı ile özetle; davacı ve davalının tacir olduğu, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan davanın ticari dava olduğundan görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğundan bahisle görevsizlik kararı verildiği görülmüştür. Dosyanın gönderildiği İzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18.11.2025 tarih ve 2024/597 Esas, 2025/1027 Karar sayılı kararı ile özetle; ''...Eldeki davanın 19/08/2022 tarihinde açıldığı, davanın açıldığı tarihte eldeki alacak davasında zorunlu arabuluculuk başvurusunun dava şartı olduğu, söz konusu dava şartının tamamlanabilir dava şartı niteliğinde olmadığı, mahkememize görevsiz mahkemeden gelen davanın müstakil dava olmadığı, ilk davanın devamı olduğu ve aksi yönde istisnai nitelikte bir hüküm de bulunmadığından, davacı yanca iş bu dava açıldıktan ve dosya mahkememize tevzi edildikten bile çok sonra 12/02/2025 tarihinde zorunlu arabuluculuk yoluna başvuruda bulunulduğu, oysa dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmasının gerektiği nazara alınarak arabuluculuk dava şartı yokluğundan, davanın usulden reddine'' dair karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili tarafından verilen 22.12.2025 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle; -Davayı İzmir 7. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde 19/08/2022 tarihinde açtıklarını, anılan mahkemenin görevsizlik kararı vererek dosyayı Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderdiğini, bu aşamaya kadar davanın ticari dava olduğunun kesinleşmediğini, mahkemece kendilerine ara buluculuğa başvuru konusunda herhangi bir süre verilmediğini, -Dosyanın Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gelmesinden sonra mahkemece kendilerine herhangi bir ihtar herhangi bir uyarı yapılmamış olmasına rağmen kendilerinin iyi niyetli olarak arabuluculuk yoluna başvurduklarını ve ilk duruşmadan önce 17/02/2025 tarihinde ara buluculuk son tutanağını imzalayarak mahkemeye sunduklarını, arabuluculuk dava şartının davanın niteliğinin kesinleşmesi aşamasında yerine getirilmesinin yeterli olduğunu, aksi yöndeki yorumun HMK 115'in amacını aşan şekilci bir yaklaşım olduğunu, -İlk derece mahkemesinin dava açıldıktan sonra iki celse yargılama yaptığını, delilleri topladığını, esasa girer nitelikte işlemler yaptıktan sonra kendiliğinden dava şartı yokluğu gerekçesiyle usulden reddine karar verildiğini, bu durumun Hukuki Güvenlik İlkesine, Usulü Kazanılmış Hakka, Yargılamanın makul sürede sonuçlandırılması ilkesine tamamen aykırı olduğunu, -Somut olayda ara buluculuk dava şartının amacının gerçekleştiğini, zorunlu ara buluculuğun amacının tarafları uzlaşmaya teşvik etmek, yargı yükünü azalkmak, somut olayda bu amacın fiilen gerçekleştiğini, salt zamanlama gerekçesiyle davanın reddinin ölçüsüz olduğunu, -Emsal Yargıtay ve BAM Kararlarında Görevsizlik Sonrası arabuluculuğun kabul edildiğini, uygulamada ve öğretide, görevsizlik sonrası ara buluculuğa başvurulması halinde davaya devam edilmesi gerektiği yönünde görüşler ve emsal kararların mevcut olduğunu, dilekçeye eklediklerini, ilk derece mahkemesinin bu içtihatları dikkate almadığını, Yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle; taleplerinin kabulü ile İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/597 E.,2025/1027 K. Sayılı ve 18/11/2025 tarihli kararının kaldırılmasına, dosyanın esası hakkında yargılamaya devam edilmek üzere ilk derece mahkemesine iadesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK.nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda, Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. İlk derece Mahkemesi tarafından davanın arabuluculuk dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi üzerine, davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen nedenlerle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili, davacının davalının kat karşılığı inşaat sözleşmesiyle yapımını üstlendiği Bayramyeri, Yağhaneler, Karabağlar ve Bayraklı projelerindeki inşaatların ahşap işlerinin yapımı konusunda anlaştıklarını, davacının söz konusu bu işleri bitirdiğini; daha sonra taraflar arasında yapılan sözlü anlaşma gereğince davacının Bayramyeri, Yağhaneler ve Karabağlar Projelerindeki tüm inşaatları da tamamladığını ancak yapılan işlerin bedelinin ödenmediğini belirterek fazla ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000 TL alacağın tahsili istemiyle eldeki davayı açmıştır. Somut olayda tarafların tacir olduğu, uyuşmazlığın her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğduğundan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. Maddesi uyarınca ticari dava olduğu, uyuşmazlığın asliye ticaret mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği; 6102 sayılı yasanın 5/A maddesine göre 7155 Sayılı Yasa ile yapılan değişiklik gereğince 01.01.2019 tarihinden itibaren ticari davalardan konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu düzenlenmiştir. Eldeki davanın 19.08.2022 tarihinde İzmir 7. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne açıldığı, İzmir 7. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğundan bahisle davanın usulden reddine karar verildiği, verilen kararın taraflara tebliğ edildiği ve kararın istinaf edilmemesi üzerine 17.07.2024 tarihinde kesinleştiği, davacı tarafça dosyanın asliye ticaret mahkemesine gönderilmesinin talep edilmesi üzerine dosyanın İzmir 4.Asliye Ticaret Mahkemesi'ne 19.07.2024 tarihinde tevzisinin yapıldığı, 23.07.2024 tarihinde Mahkemece tensibin yapıldığı, davacı tarafça dava şartı olan arabuluculuğa 12.02.2025 tarihinde başvurulduğu anlaşılmıştır. Buna göre, davacı tarafça görevsiz mahkemede dava açılmadan önce arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediği gibi dosyanın görevli mahkeme esasına kaydedilmesinden önce de arabulucuya başvurulmadığı anlaşıldığından arabuluculuk dava şartı gerçekleştiğinden söz edilemeyeceğinden Mahkemece davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesinde usule ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davacı vekilinin istinaf istemi yerinde görülmemiştir. Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun olup, davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18.11.2025 tarih ve 2024/597 Esas, 2025/1027 Karar sayılı kararı, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olması nedeniyle, alınması gereken 732,00 TL'den davacı tarafından yatırılan 615,40 TL'nin mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın, Dairemizce taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361/(1) maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 26.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.