İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : Tarafların İddia ve Savunmaları: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili olan enstitünün, 132 sayılı ... kuruluş kanunu ile kurulmuş ve gayesi görevleri, organları belirlenmiş, tüzel kişiliğe haiz, özel hukuk hükümlerine göre yönetilen ve işleyen, her türlü madde ve mamulleri …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/1874 Esas KARAR NO : 2026/208 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Bakırköy 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 21/06/2023 NUMARASI : 2021/529 E. - 2023/187 K. DAVANIN KONUSU: Marka (Maddi Tazminat İstemli) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : Tarafların İddia ve Savunmaları: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili olan enstitünün, 132 sayılı ... kuruluş kanunu ile kurulmuş ve gayesi görevleri, organları belirlenmiş, tüzel kişiliğe haiz, özel hukuk hükümlerine göre yönetilen ve işleyen, her türlü madde ve mamulleri ile usul ve hizmet standartlarını yapmak gayesiyle kurulmuş olan kısa adı ve markası kanunda belirtildiği şekli ile ... olan ve belirlenen markanın enstitünün müsaadesi olmadan hiçbir şekil ve şart altında kullanılamayacağı kanun hükmünce güvence altına alınan bir kurum olduğunu, müvekkili olan kurum nezdinde 20'ye yakın tescil edilmiş marka bulunduğu, kurumun hizmet kalitesinin haklı bir üne kavuşmuş, bilinen ve aranan bir marka olduğunu, davalının müvekkili olan kurumdan alınmış .../... herhangi bir belgesi bulunmamasına rağmen ürün ambalajlarında, broşürlerinde ve kataloglarında .../... belgesini kullandığının kalite şikâyeti nedeniyle müvekkili kuruma bildirilmesi sonucu şüpheli firmanın ... sistemi üzerinden sorgulanması üzerine herhangi bir .../... belgesinin olmadığının ve herhangi bir standart kullanım izninin olmadığının anlaşıldığını, Bakırköy 3. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi 2021/351 esas 2021/88 karar sayılı ilamı ile sanığın ilgili suçu işlediğinin sübut bulunduğu, davalının haksız marka kullanımı nedeniyle müvekkili kurumu ve kamuyu zarara uğratmasından mütevellit 16.400,00 TL+ KDV maddi tazminat ve 24.600,00 TL+KDV manevi tazminat olmak üzere toplamda 41.000,00 TL+%18 KDV zararın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Bakırköy 3. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi’nin 2021/351 esas sayılı ceza dosyası ilamının hukuka aykırı delil ile oluşturulduğunu davacının markasının tecavüze uğramadığını, marka hakkına tecavüzün şartlarının gerçekleşmediğini, müvekkili şirketin markasının ... olduğunu, davacının ... markası ile uzaktan yakından ilgisinin bulunmadığını, müvekkili şirketin ... ibaresini markasal olarak kullanmadığını, kendi markasının yanında onun kısaltması olarak ...'nin kısaltılması olarak "..." ibaresini kullandığını, müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını beyanla haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı ile; "1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ İLE;-Davalının davacıya ait markalardan doğan haklarına tecavüzü nedeniyle 7.500 TL maddi tazminatın 14/07/2020 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili ...’nün 132 sayılı Kanun uyarınca kurulmuş, kamu yararına çalışan, tüzel kişiliğe haiz ve tescilli markaları üzerinde tek yetkili olan bir kurum olduğunu, davalının ise müvekkili kurumla herhangi bir sözleşme akdetmeksizin ve kullanım yetkisi bulunmaksızın ürün ambalajları ile kataloglarında "..." ibaresini müvekkile ait baklava dilimi amblemi içerisinde kullanarak marka hakkına tecavüz ettiğini, bu durumun Bakırköy 3. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi'nin 2021/351 Esas sayılı ilamı ile sübuta erdiğini ve sanığın mahkumiyetine karar verildiğini, davalının haksız kullanımıyla tüketici nezdinde kalite algısı yaratarak haksız rekabete yol açtığını ve müvekkili kurumun marka değerini aşındırdığını, Belgelendirme Yönergesi uyarınca belirlenen tavan ücretler üzerinden hesaplanan maddi ve manevi tazminat taleplerinin yerel mahkemece eksik değerlendirilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, tarafların ekonomik durumları ile fiilin niteliği gözetilerek tazminat miktarlarının artırılması gerektiğini ileri sürerek, kararın kaldırılmasını ve davanın tam kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davacı kurum markasına tecavüz edildiği gerekçesiyle müvekkili aleyhine maddi, manevi tazminat talebinde bulunduğunu, Davacı kurumun taleplerinin dinlenebilmesi mümkün olmadığını, Defaatle belirttiği üzere, müvekkilin kusurunun bulunmaması ve davacının zarara uğramaması nedeniyle davanın reddi gerektirdiğini, mahkemece davacının zarara uğradığına kanaat getirildiğinin işbu kanaati kabul ettiği anlamına gelmediğini fakat yerel mahkemece hesaplanan tazminat tutarı somut olay nezdinde oldukça yüksek olup davacının tazminatın düşük olduğuna dair iddiaları hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ve davacı yanın yapmış olduğu istinaf başvurusunun hukuka aykırı olduğundan reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE Dava, marka hakkına tecavüz nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Davacı vekili, davalı ...’nin ürün ambalajı/broşür/katalog ve benzeri tanıtım unsurlarında, davacı ...’ne (...) ait marka/işarete benzer “baklava dilimi içinde ...” ibaresini kullanmak suretiyle davacının marka hakkına tecavüz ettiği iddiasına dayalı markaya tecavüz nedeniyle 16.400 TL + KDV maddi ve 24.600 TL + KDV manevi olmak üzere toplam 41.000 TL + %18 KDV tazminatın, 14/07/2020 tarihinden itibaren en yüksek reeskont faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı; marka hakkına tecavüz koşullarının gerçekleşmediğini; kendi işletmesinin “......” olduğunu, “...” ibaresinin bu adın kısaltması olarak kullanıldığını, “...” ile ilgisinin bulunmadığını, şekil unsurlarında da farklılık olduğunu, “E” harfinin ayırt edici olduğunu, kusur ve zararın ispatlanmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.Soruşturma dosyasındaki 03/11/2020 tarihli bilirkişi raporunda , “baklava dilimi içerisinde ...” kullanımının, ... adına tescilli markaya iltibas oluşturduğu , aldatıcı/yanıltıcı nitelik taşıdığı ve lisanslı firmalara karşı da haksız rekabet oluşturduğu belirtilmiştir.Bakırköy 3. Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi'nin 2021/351 Esas sayılı dosyasında ; "...Sanık ...’nin Marka hakkını ihlal suçu sübut bulmakla 10/01/2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Yasası 30/1. Maddesi uyarınca... cezalandırılmasına " karar verildiği, hükmün 16/03/2021 tarihinde kesinleştiği görülmüştür.14/01/2022 tarihli bilirkişi raporunda, davacı markası ile davalı kullanımının ortalama tüketicide iltibasa yol açacak derecede benzer olduğu ve tecavüz teşkil ettiği kanaati bildirilmiştir. 12/04/2023 tarihli bilirkişi raporunda, ücret tarifesindeki tavan ücret esas alınarak lisans bedelinin 7.500 TL olduğu, davacının iki kat istemi kabul edilirse 15.000 TL olabileceği belirtilmiştir.Mahkemece ; davacı markasının baklava şekli içinde “...” harflerinden oluştuğu, davalının kullanımının baklava şekli içinde “...” harflerinden oluştuğu, benzerliğin yüksek olduğu, marka hakkına tecavüz koşullarının oluştuğu, davalının “... = ...” savunmasına basiretli tacir olarak karışıklığı önleme yükümlülüğü bulunduğu, ... gibi lisansla kullanılan kalite işaretinden habersiz olmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, davacının seçimlik hakkına göre 7.500 TL maddi tazminatın usulüne uygun hesaplandığı, iki kat tazminatın kanuni dayanağı olmadığı, manevi tazminat koşullarının ise kabul edilmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, davacı vekili istinaf talep etmiştir. Dosya kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde; davalının ürün/ambalaj ve tanıtımlarında kullandığı “baklava dilimi içinde ...” işaretinin, davacı ...’nin ... tescilli “baklava şekli içinde ...” markasıyla bütüncül izlenim itibarıyla yüksek derecede benzerlik gösterdiği gözetildiğinde, davalı kullanımının halk tarafından ilişkilendirme ihtimali dahil karıştırılma ihtimali doğurduğu, bu suretle davacı marka hakkına tecavüzün gerçekleştiği anlaşılmıştır.Tazminat yönünden , dosyada, maddi tazminat hesabına ilişkin olarak mali müşavir eklenmek suretiyle alınan 12/04/2023 tarihli raporda maddi tazminatın dava dosyasına sunulan ücret tarifesinde görülen tavan ücret dikkate alınarak, 7.500 TL olarak hesaplandığı, mahkemenin de bu tutarı esas alarak hüküm kurduğu, davacı vekilinin istinaf dilekçesinde belgelendirme yönergesindeki tavan ücret üzerinden 8.200 TL esas alınarak maddi tazminatta iki kat, manevi tazminatta üç kat olarak hesaplanması gerektiğini ileri sürdüğü, seçilen lisans bedeli üzerinden yapılacak hesaplamada ücret tarifesinde görülen tavan ücret üzerinden hesaplama yapılmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, tazminata hükmedilirken, kusurun derecesi , tecavüzün boyutu, süresi gibi hususların dikkate alınması gerektiği ... belgelendirme tavan ücretinin kendisi kadar maddi tazminatın somut olayın belirtilen unsurlarına uygun olduğu, ilgili belgelendirme yönergesinin mahkemece belirlenen tazminat miktarı yönünden bağlayıcılığının bulunmadığı maddi tazminat miktarına yönelik istinaf sebebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Tecavüzün varlığı kabul edilmekle, davacının manevi tazminat talep hakkının bulunduğu mahkemece gerekçesiz olarak manevi tazminatın hüküm altına alınmamasının hukuka uygun olmadığı somut olayın özelliğine göre 7.500,00 TL manevi tazminatın hak ve adalet ilkesine uygun düşeceği değerlendirilmiş, bu itibarla davacı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü gerekmiştir. Davacı vekilinin İstinaf başvurusunun kısmen kabulü ile HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, yeniden esas hakkında davanın kısmen kabulüne -Davalının davacıya ait markalardan doğan haklarına tecavüzü nedeniyle 7.500,00 TL maddi ve 7.500,00 TL manevi tazminatın 14/07/2020 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile, 2-Bakırköy 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 21/06/2023 tarih, 2021/529 E. 2023/187 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, 3-Davacının davasının KISMEN KABULÜ İLE, -Davalının davacıya ait markalardan doğan haklarına tecavüzü nedeniyle 7.500,00 TL maddi ve 7.500,00 TL manevi tazminatın 14/07/2020 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE 4-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.024,65 TL karar harcından peşin alınan 700,18 TL'nin mahsubu ile 324,47 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 59,30 TL başvurma harcı, 700,18 peşin harç, 8,50 TL vekalet harcı, 3.500,00 TL bilirkişi ücreti, 181,50 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 4.449,48 TL'nin, davanın kısmen kabul edilmiş olması sebebiyle, 1.601,81 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan, yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 4/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Tarifesinin göre kabul edilen maddi tazminat talebi yönünden 7.500,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4/d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden 7.500,00 TL vekalet ücretinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4/e-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Tarifesinin göre red edilen maddi tazminat talebi yönünden 7.500,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4/f-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre red edilen manevi tazminat talebi yönünden 7.500,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 5/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 738,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 18,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 756,00 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 05/02/2026