İSTİNAF KARARININ VERİLDİĞİ TARİH: 12/02/2026 YAZILDIĞI TARİH: 23/02/2026 Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/24 Esas ve 2024/795 Karar sayılı kararı davacı vekili tarafından istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmekle dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLÜP GÖRÜŞÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: A) 2022/24 ESAS SAYILI ASIL DAVA DOSYASINDA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; mülkiyeti müvekkiline ait ve müvekkilinin sevk ve …
T. C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/2418 KARAR NO: 2026/314 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2022/24 Esas, 2024/795 Karar A)2022/24 ESAS SAYILI ASIL DAVA DOSYASINDA: DAVA: Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ: 20/12/2021 B) BİRLEŞEN 2022/282 ESAS SAYILI DAVA DOSYASINDA: DAVA: Tazminat (Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ: 31/03/2022 İSTİNAF KARARININ VERİLDİĞİ TARİH: 12/02/2026 YAZILDIĞI TARİH: 23/02/2026 Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/24 Esas ve 2024/795 Karar sayılı kararı davacı vekili tarafından istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmekle dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLÜP GÖRÜŞÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: A) 2022/24 ESAS SAYILI ASIL DAVA DOSYASINDA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; mülkiyeti müvekkiline ait ve müvekkilinin sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobile, mülkiyeti ...'e ait olan ve ...'ün sevk ve idaresindeki, diğer davalı sigorta şirketinin ZMMS yaptığı ... plaka sayılı aracın ... tarihinde ... Hastanesi girişi önünde kırmızı ışığı ihlal ederek çarpması neticesinde müvekkiline ait araçta maddi hasar meydana geldiğini ve müvekkilinin de hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığını, davalının birkaç saniye ışıkta beklememek için hızlı bir şekilde müvekkiline çarptığını ileri sürerek; şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminat ile 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğunu, davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının tüm talepleri yönünden zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığını, davacının müvekkilinin sigorta şirketine trafik kazası nedeniyle uğradığı zararların tazmini için başvurduğunu sigorta şirketi de başvuru üzerine hasar dosyası oluşturduğunu, hasar dosyası kapsamında yapılan inceleme sonucu aktüer raporu beklendiğinden herhangi bir tazminat ödemesi yapılmadığı ifade edildiğini, davacı tarafından rapor sonucu ve herhangi bir tazminat ödemesi beklenmeden işbu dava açıldığını, bu sebeple davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını, davacının dava dilekçesinde müvekkili aleyhine ileri sürdüğü tüm iddiaları reddettiklerini, araçta meydana gelen zarar ise müvekkilinin sigorta şirketi tarafından tamamen karşılandığını, kaza nedeniyle davacıda geçici veya sürekli iş göremezlik durumu oluşmadığını,... tarihli Kayseri Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Kayseri Sağlık Sosyal Güvenlik Merkez Müdürlüğü'nün verdiği cevapta kazadan dolayı yapılmış olan tedavilerin kendilerince karşılanmış olduğunu, tedaviyi yapan sağlık kuruluşlarına ödeme yaptıklarını ifade ettiğini, davacının, kaza nedeniyle duyduğu acı ve ızdırap nedeniyle fahiş miktarda manevi tazminat talep ettiğini, müvekkiline bir kusur izafesi halinde dahi istenilen tazminat miktarının fahiş ve sebepsiz zenginleşme niteliğinde olduğunu, davacının manevi tazminat talebinin haksız olup, reddini talep ettiklerini, davacının taleplerinin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek davasının reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça 2918 sayılı KTK gereği müvekkili şirkete zorunlu olan başvuru şartını yerine getirmediğini ve haliyle başvuruda zorunlu belgelerin sunulmaması sebebiyle davanın usulden reddi gerektiğini, KTK'da sigorta şirketine başvurunun zorunlu olduğunu, davacı taraf davadan önce müvekkili şirkete başvurusunda ilgili belgeleri ibraz etmediğini, zorunlu belgeler müvekkili şirkete davadan önce sunulmadığından davacı tarafın taleplerinin yerine getirilmesi, hesaplama ve değerledirme yapılması müvekkili şirketten beklenemeyeceğini, tüm bu sebepler ile davacı taraf sırf başvuru yapmış olmak için eksik evrak ile şirkete başvurduğunu, bu aşamada müvekkili şirket tarafından hesaplama yapılması beklenemeyeceğini, mezkur olay sebebiyle davacı taraf ile müvekkili şirket sigortalısı araç sürücüsünün ceza dosyasında uzlaşma ihtimali bulunduğunu, uzlaşma mevcut ise davacı tarafların CMK'nın 253/19. maddesi gereğince huzurdaki davayı ikame etme hakkının bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla maluliyetinin kaza ile illiyet bağının kurulması ve özür olarak belirtilen maluliyetin tespiti konusunda İstanbul Adli Tıp Kurumu Üçüncü İhtisas Kurulu'ndan rapor alınmasını talep ettiklerini, zira maluliyet oranlarının tespiti açısından başvuru sahiplerinin sunduğu maluliyet oranını kabul etmediklerini, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları gereğince kaza anında müvekkili şirkete sigortalı ... plaka sayılı araç sürücüsünün davacı tarafların maluliyetinin meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun olmadığını, sürekli sakatlık tazminatı hesaplaması güncel 2918 sayılı KTK'da yer alan kural ve ilkelere göre gerçekleştirilmesi gerektiğini, davacının geçici iş göremezlik süresinde geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri zararına ilişkin taleplerinin tedavi gideri kapsamında olup tedavi gideri taleplerinin trafik sigortası yeni genel şartları gereği teminatı dışı olduğunu, davacı taraflara SGK tarafından rücuya tabi herhangi bir ödeme veyahut gelir bağlama işleminin yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerektiğini, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla faiz başlangıcının ancak dava tarihi olarak kabul edilebileceğini ve uygulanması gereken faiz türünün yasal faiz olduğunu, davaya konu alacak haksız fiilden kaynaklandığından ve haksız fillerden doğan alacaklara yasal faiz işletildiğinden, davacı ile müvekkili sigorta şirketi arasında herhangi bir ticari iş ilişkisi de bulunmadığından, sigorta poliçesinden kaynaklanan uyuşmazlığa yasal faiz işletilmesi gerektiğini, kazada davacının müterafik kusurunun olduğunu, tazminat hesabından müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hesap yapılırken asgari %20 oranında indirim yapılmasının gerektiğini, faize itiraz ettiklerini belirterek davanın reddine ve yargılama giderleri ile karşı vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. B) BİRLEŞEN 2022/282 ESAS SAYILI DAVA DOSYASINDA: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle: mülkiyeti müvekkiline ait ve müvekkilinin sevk ve idaresindeki, ... model ... marka ve ... plaka sayılı otomobile, mülkiyeti dava dışı ...' e ait olan ve ...'ün sevk ve idaresindeki, davalı sigorta şirketinin ZMMS yaptığı ... plaka sayılı aracın, ... tarihinde ... İlçesi, ... Mahallesi, ...Bulvarı üzerindeki ... Hastanesi girişi önünde kırmızı ışığı ihlal ederek çarpması neticesinde müvekkiline ait araçta maddi hasar meydana geldiğini ve müvekkilinin yaralandığını, müvekkilinin fiziki ve ruhi tedavisinin halen devam ettiğini, müvekkiline ait aracın hasarının davalı sigorta şirketi tarafından karşılanmışsa da, müvekkilinin bu yaralanma ile ilgili sair maddi zararları davalı tarafça karşılanmadığını, sigorta şirketine yaptıkları müracaat üzerine ilgisiz belgelerin talep edilerek sürecin uzatıldığını, uzunca bir zamandan beri de dönüş yapılamadığını, arabuluculuğa başvurulduğunu, ancak sonuca ulaşılamadığını, kaza sebebiyle müvekkilinde geçici ve sürekli işgöremezlik durumu oluştuğunu, davalı sigorta şirketine ve dava dışı ...'e karşı Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/925 Esas sayılı dosyası ile maddi ve manevi tazminat davası açıldığını, ancak sigorta şirketi aleyhine dava açılabilmesi için diğer davalı için dava şartı yokken sigorta şirketi için dava şartı olarak getirilen zorunlu arabuluculuk söz konusu olduğundan davalı sigorta şirketine karşı açılan davalarının dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verildiğini, diğer davalı ...'e karşı açtıkları dava bakımından ise dosya tefrik edilerek Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/24 Esas sayılı dosya numarası ile kaydedildiğini ve yargılamanın devam ettiğini, taraflarınca sigorta şirketine karşı dava şartı da tamamlandığından dosyalar arasında bağlantı bulunması sebebiyle Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/24 Esas sayılı dosyası ile işbu dosyası ile işbu davanın birleştirilerek yargılamanın yapılmasını, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutularak şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte (her iki davadaki davalılardan müştereken ve müteselsilen alınması suretiyle) müvekkiline verilmesine karar verilmesini, yargılama giderleri (delil tespit masrafları ve ücreti vekaleti dahil) ile avukatlık ücretlerinin de davalı tarafa yüklenmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "Davacının esas ve birleşen dosyadaki davasının kısmen kabul kısmen reddi ile, 1-Davacının SGK tarafından karşılanmayan kaçınılmaz tedavi gideri talebinin kabulü ile 10.000,00 TL kaçınılmaz tedavi gideri tazminatının davalı sigorta şirketinin ZMSS poliçesinin sağlık ve tedavi giderleri teminatından karşılanması, zorunlu arabuluculuk başvuru tarihi olan 03/03/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile sorumlu olması, davalı ... yönünden ise kaza tarihi olan ... tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlu olması koşuluyla davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 2-Davacının geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik zararı taleplerinin reddine, 3-Davacının sigorta şirketi yönünden kaçınılmaz tedavi giderinin kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesi talebinin reddine, 4-Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 20.000,00 TL manevi tazminatın trafik kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ten alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacının fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin reddine, ..." dair karar verildiği görülmüştür. Bu karar asıl ve birleşen dosyada davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. TARAFLARCA İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğunu, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporlarında müvekkilinin maluliyet oranının %0 çıkmasının hatalı olduğunu, dosyada mevcut olan davalı sigorta şirketinin sevki üzerine ... Hastanesi'nden alınan ... tarihli sağlık kurulu raporunda travma sonrası stres bozukluğu, tedavi ile işlevselliği kısmen düzelen, 1 yıl sonra kontrol engel oranı %40 olarak rapor hazırlandığını, bu durumun müvekkilinin anayasal haklarını ihlal ettiği gibi yasal haklarına da tam olarak erişimini engellediğini, raporların birbirinden çok farklı sonuçlar ortaya çıkardığını, 1 yıllık süre dolduktan sonra davalı sigorta şirketinden müvekkilinin yeniden ...Hastanesi'ne sevk edilmesini istediklerini ancak sevk edilmediğini, bu nedenle müvekkilinin maluliyet oranının %0 olarak tespit edilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin kazadan dolayı zor günler geçirdiğini, psikolojik sorunlar yaşadığını, hala araç kullanamadığını, dolayısıyla müvekkilinin yaşadığı psikolojik süreçler göz önüne alındığında manevi tazminat tutarının oldukça düşük kaldığını, her gün yükselen enflasyon karşısında hükmedilen manevi tazminat tutarının eriyip gittiğini belirterek arz ve izah edilen nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, talepleri gibi müvekkili lehine 100.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep ettiği görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Yukarıda ayrıntılı bilgileri yazılı Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/09/2024 tarihli, 2022/24 Esas ve 2024/795 Karar sayılı gerekçeli kararına karşı asıl ve birleşen dosyada davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize tevzi edilmiş olmakla dosya incelendi. Duruşma açılmasını gerektiren sebepler bulunmadığından HMK'nın 353 ve 355. maddeleri gereğince inceleme ve müzakereler dosya üzerinden yürütülmüştür. 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince tarafların istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar ile bağlı kalınarak ilk derece mahkemesine ait dava dosyası esas bakımından incelendiğinde; İstinaf incelemesine konu dava, trafik kazası sebebiyle meydana gelen cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. -Maluliyete ilişkin istinaf itirazının değerlendirmesinde; Yargıtay uygulamalarına göre, maluliyet raporu adli tıp uzmanları tarafından düzenlenmeli ve maluliyet oranı kaza tarihindeki mevzuata uygun olarak belirlenmelidir. "Cismani Zarar Halinde Lazım Gelen Zarar ve Ziyan" başlığı altında düzenlenen TBK'nın 54. maddesinde, bedensel zarara uğranılması nedeni ile talep edilebilecek zarar türleri belirtilmekte olup çalışma gücü kaybı da bu zarar türleri arasında yer almaktadır. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların, haksız fiil; 11/10/2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11/10/2008 ila 01/09/2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne, Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği'ne, 01/06/2015 tarihinden sonra ise Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/02/2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri, yaralananın çocuk olması halinde ise 20/02/2019 tarihinde yürürlüğe giren Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre maluliyetin tespiti gerekmektedir. Davacı tarafından delil olarak dayanılan ... Hastanesi'nin... tarihli Erişkinler İçin Terör, Kaza Ve Yaralanmaya Bağlı Durum Bildirir Sağlık Kurulu Raporu'nda "kişinin engel oranı %40, raporun geçerlilik süresi 1 yıl" yazdığı, bu raporun geçerlilik süresinin bir yıl olduğu ve bu raporun ... trafik kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri çerçevesinde düzenlenmediği görülmüştür. İlk derece mahkemesince Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesi'nden alınan ... tarihli raporda özetle;"... ...'ın olay sonrasında gelişen, dış merkezde takip ve tedavisi yapılmış olan psikiyatrik yakınmaların olayla illiyetinin olduğu ancak yapılan güncel psikiyatrik muayenesinde hali hazırda maluliyetine neden olacak mahiyet ve derecede aktif psikopatoloji saptanmadığı cihetle, mevcut belgelere göre; ... kızı 15/01/1966 doğumlu ...'ın ... tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması ... tarihli ... sayılı Resmi Gazete'de Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre, 1.Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, 2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği, kaçınılmaz tedavi giderlerinin ne kadar olacağı hususunun Kurulu ve Kurumlarının konu ve görevleri arasında olmadığı, ..." şeklinde tespit ve kanaat bildirilmiştir. İlk derece mahkemesince ... Hastanesi'nin ... tarihli raporuna göre davacının maluliyetinin %40 olarak belirtildiği, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesi'nden alınan ... tarihli raporunda maluliyetin maluliyetin %0 olarak, yine tarafların tıbbi mütalaa raporunda maluliyetin belirtildiği anlaşılmakla raporlar arasında çelişki bulunması nedeniyle Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesi Üst Kurulu'ndan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine raporlar arasındaki çelişkinin giderilerek geçici ve sürekli iş göremezliğin ve SGK tarafından karşılanmayan kaçınılmaz tedavi giderinin belirlenmesi istenilmiştir. Adli Tıp Kurumu Adli Tıp 2. Üst Kurulu'nun ... tarihli raporunda özetle "... hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bildirilen veriler İkinci Üst Kurulca tekrar değerlendirildiğinde mevcut belgelere göre; kişide olay sonrasında gelişen, dış merkezde takip ve tedavisi yapılmış olan psikiyatrik yakınmaların olayla illiyetinin olduğu ancak yapılan güncel psikiyatrik muayenesinde hali hazırda maluliyetine neden olacak mahiyet ve derecede aktif psikopatoloji saptanmadığı dolayısıyla...kızı, 1966 doğumlu ...'ın ... tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanmasının; A- ... tarihli ...sayılı Resmi Gazete'de Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, B- İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği" şeklinde tespit ve kanaat belirtildiği görülmüştür. Davacı vekili tarafından ... Hastanesi'nden alınan rapor ile Adli Tıp Kurumu'ndan alınan rapor arasında çelişki olduğu ileri sürülmüştür. İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sırasında raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmesi amacıyla Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulu'ndan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre rapor alınmıştır. Adli Tıp Kurumu Adli Tıp 2. Üst Kurulu'nun ... tarihli raporunda davacı ...'ın ... tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanmasından dolayı Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu tespit edilmiştir. Bu haliyle raporlar arasındaki çelişkiler giderilmiştir. Kaldı ki, davacı tarafından ... Hastanesi'nden alınan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmeyen ve bir yıl süre ile geçerli olan rapor ile Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesi ve Adli Tıp Kurumu Üst Kurulu'ndan alınan raporlar arasında çelişkinin bulunduğu dahi söylenemez. Yargıtay uygulamalarına göre maluliyet raporunun Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlardan alınması gerekli olup, davacı vekilinin davacının ...Hastanesi'ne sevkinin yapılarak buradan yeniden rapor aldırılması isteğinin yargılamaya bir katkısı olmayacaktır. Davacı vekilinin bu konuya ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. -Manevi tazminata ilişkin istinaf itirazının değerlendirmesinde; 6098 sayılı TBK'nın 56. maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hükmedeceği öngörülmüştür. Davacının ...tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanmasından dolayı tüm vücut engellilik oranının %0 olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 6 aya kadar uzayabileceği şeklindeki Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen raporlar, davalı araç sürücüsünün kırmızı ışık ihlali yaparak meydana gelen kazada tam kusurlu olması, davalı sürücünün haksız eylemlerin niteliği, kaza tarihi dikkate alınarak davacının duymuş olduğu elem, üzüntü ve yıpranmanın giderilmesi, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, ayrıca gelişen hukuktaki yaklaşıma uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiğinden somut olayın özelliklerine göre, olay tarihi, davalı sürücünün kusurlu davranışıyla gerçekleştirdiği eylemindeki haksızlığın boyutu, davacının 6 ay süre ile geçici iş göremezlik derecesinde yaralanmış olması, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olay tarihindeki paranın alım gücü göz önünde bulundurulduğunda hak ve nesafet kuralları çerçevesinde davacı yönünden ilk derece mahkemesince 20.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi usul ve yasaya uygun olup, davacı vekilinin manevi tazminatın miktarına ilişkin istinaf istemleri yerinde değildir. 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesinde belirlenen koşulların varlığı halinde, incelenen ilk derece mahkemesine ait dava dosyasının ve kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılması durumunda, istinaf incelemesi sırasında istinaf başvurusunun, duruşma açılmaksızın, esastan reddine karar verileceği düzenlenmiştir. Bu haliyle; ilk derece mahkemesi tarafından kurulan hükmün ve yapılan yargılamanın usul ve yasaya, Yargıtay yerleşik içtihatlarına uygun olduğu anlaşıldığından; davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun yukarıda ayrıntılı olarak değerlendirilen sebeplerle 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince duruşma yapılmaksızın esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Asıl ve birleşen dosyada davacı ...'ın istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-)Asıl ve birleşen dosyadan ayrı ayrı alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 1.036.40-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 3-)İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından AAÜT'nin 2/2. maddesi uyarınca vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 4-)Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-)Davacı tarafça istinaf yargılaması bakımından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde, HMK'nın 333. maddesi, Yönetmeliğin 207/1. maddesi ve HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesi hükümlerine göre yatırana iadesine, 6-)Kararın kesin olması nedeniyle taraflara tebliği ve gider avansı iadesi işlemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 302/5 ve 359/3. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair; tarafların yokluğunda, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b/1 uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 23/02/2026