İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/09/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin uzun senelerdir ticari faaliyetlerini TPMK'da tescilli "..." ibareli markaları ile sürdürdüğünü, tescilli markalarının ... sayılı olup seri marka niteliğinde olduğunu, "..." markalı ürünlerinin özellikle Suriye ve Ortadoğu bölgesine yoğun şe…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2025/630 Esas KARAR NO : 2025/1138 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 06/12/2019 NUMARASI : 2018/361 E. - 2019/428 K. DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/09/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin uzun senelerdir ticari faaliyetlerini TPMK'da tescilli "..." ibareli markaları ile sürdürdüğünü, tescilli markalarının ... sayılı olup seri marka niteliğinde olduğunu, "..." markalı ürünlerinin özellikle Suriye ve Ortadoğu bölgesine yoğun şekilde ithal edilerek, ülkemizde de Güneydoğu Anadolu bölgesine arz edildiğini, davalı tarafından ... ibaresinin müvekkili markalarının tescilli olduğu emtia ve hizmetlerde markasal olarak kullanılarak meşhur ve maruf hale getirilen ... ibareli tanınmış markasına tecavüz ettiğini, müvekkili markalarının özellikle Güneydoğu bölgesinde ve Ortadoğu'daki tanınırlığı ve bilinirliği göz önüne alındığında davalı kullanımlarının kötü niyetli olduğunu, kullanımların gerek 6769 sayılı SMK ile düzenleme alanı bulumuş olan tasarıma tecavüz, markaya tecavüz gerekse de 6102 sayılı TTK'nın i haksız rekabet o hükümlerine aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek, müvekkiline ait tescilli markalara vaki tecavüz sebebi ile 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 149. Maddesi uyarınca markaların korunmasından doğan haklara tecavüz dolasıyla dava neticeleninceye kadar tecavüz teşkil eden eylemlerin tedbiren önlenmesine, dava neticesinde el konulan emtiaların imhasına, müvekkilinin fazlaya ilişkin bilcümle hak ve alacakların tazminini talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydı ile tescilli markalarına vaki tecavüzünün tespiti, meni, durdurulması ve önlenmesine, davalının haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin tespiti, meni, durdurulması ve önlenmesine, https//www.f.. ... uzantılı alan adı bakımından içeriğin yayından çıkarılmasına veyahut içeriğe erişimin engellenmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP;Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının "https://www...co...." ibareli alan adı bakımından tecavüzü havi kullanımlar nedeniyle söz konusu içeriğin kaldırılmasını talep etmiş olduğunu, ancak söz konusu sayfa incelendiğinde davacı adına tescil edilmiş markayı içeren ürünlerin reklamlarının yapılmadığını açıkça görüleceğini, davacı yanın dava dilekçesinde "..." markasına ait ürünlerin müvekkiline ait sayfada görüntülendiğini, dolayısıyla bu sayfanın içeriğinin yayandan kaldırılmasını talep etmişse de; davacının bu talebinde hukuki yarar bulunmadığını, müvekillinin bir defaya mahsus olmak üzere "..." markasının kullanıldığı ürünleri sayfasında yayınladığını, ancak uzun süre önce bu ürünleri sayfasından kaldırdığını, mahkemece söz konusu sayfa incelendiğinde "..." markasına ait herhangi bir ürünün sergilenmediğinin açıkça ortaya çıkacağını, talepte herhangi bir hukuki yarar bulunmadığını, dava dilekçesinde belirtilen sözde müvekkiline ait olduğu belirtilen iş yerinde bırakın "..." markasına ait ürünlerin bulunmasını, söz konusu adreste davalının ne bir iş yeri ne bir şubesi ve ne de bir deposu dahi bulunmadığını, bu hususların bilirkişi incelemesinde ortaya çıkacağını, müvekkili tarafından devam eden bir tecavüzün dahi söz konusu olmadığını, mahkemece sadece bir defaya mahsus olmak üzere "..." markasına ait ürünler 07.08.2017 tarihinde Suudi Arabistan dan gelmiş ve davalıya ait işyerinde transit geçiş yapılarak Suriye ülkesine ithalatı gerçekleşmiş olduğunu, onun dışında tek bir kere dahi olsa "..." markasına ait ürünlerin müvekkilinin iş yerine girmediğini, haksız rekabet eyleminin söz konusu olmadığını ileri sürerek, davanın hukuki yarardan yoksun olması nedeniyle usulden reddine, esasa girilmesi halinden esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. MAHKEME KARARI; Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 06/12/2019 tarihli 2018/361 E- 2019/428 K sayılı kararıyla; " davanın kısmen kabulü ile davalının davacıya ait "..." esas unsurlu tescilli markalara tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, bu bağlamda davalıya ait www...co isimli internet sayfasına erişimin engellenmesine, tecavüz teşkil eder mahiyette olduğu bilirkişi raporu ile belirlenen ürünlerin davalıya ait iş yerinde bulunduğu takdirde el konularak hüküm kesinleştiğinde imhasına, sair taleplerin reddine" karar verilmiştir. İSTİNAF BAŞVURUSU; Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını, Mahkemece bu hususun dikkate alınmadığını,Müvekkilinin erişimi engellenen İnternet sayfasında davacı tarafın markasına tecavüz eden ve devamlılık arz eden herhangi bir paylaşımda bulunulmadığını, haksız rekabete konu olabilecek bir yayın yapılmadığını,Müvekkilinin marka tecavüzünün gerçekleştiği iddia edilen adreste hiç bulunmadığını, davalının Antakya/HATAY adresinde bulunduğunu ve Başakşehir/İSTANBUL adresinde ne merkez ne bir şube ne de deposu bulunmadığını,Haksız rekabetin varlığının da kesin olarak ispatlanamadığını, kaldı ki davalının hiçbir ürünü faturasız satmadığını beyan ederek, Mahkemece verilen kararın açıklanan nedenlerle kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Dairemizin 18/01/2024 tarihli 2020/2323 Esas-2024/69 Karar sayılı kararıyla; "Mahkemece her ne kadar davanın kısmen kabulü ile davalının davacıya ait "..." esas unsurlu tescilli markalara tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, bu bağlamda davalıya ait www...co isimli internet sayfasına erişimin engellenmesine, tecavüz teşkil eder mahiyette olduğu bilirkişi raporu ile belirlenen ürünlerin davalıya ait işyerinde bulunduğu takdirde el konularak hüküm kesinleştiğinde imhasına karar verilmiş ise de; davalının kullanımına ilişkin görsellerin ilgili internet adresinden uzun süre önce kaldırıldığı, davalının savunmasında "..." markasına ait ürünlerin 07.08.2017 tarihinde Suudi Arabistan dan satın alındığı ve Türkiye'den transit geçiş yapılarak Suriye ülkesine gönderildiğini, onun dışında tek bir kere dahi olsa "..." markasına ait ürünlerin kendi iş yerine girmemiş olduğunu iddia ettiği, davalı iddiasının aksine bir delil bulunmadığı gibi, davalının konuya ilişkin olarak 23.10.2017 tarihli ve 055546 sıra nolu faturayı ve gümrük belgelerini dosyaya sunduğu, davalı markasını içeren davalıya ait ürünlerin Türkiye'den transit geçişinin marka hakkına tecavüz oluşturmayacağı, kaldı ki davalının ilgili internet sitesinde ticari etki yaratacak şekilde kullanım yada satış eyleminde bulunduğunun eldeki delillere göre ispatlanamadığı, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kısmen kabulü yoluna gidilmesi yerinde görülmediği" gerekçesiyle; davalı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile, mahkeme kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunmuştur.Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 21/01/2025 tarihli, 2024/1751 Esas-2025/315 Karar sayılı kararıyla; "Davalı vekili cevap dilekçesinde, sadece bir defaya mahsus olmak üzere "..." markasına ait ürünler 07.08.2017 tarihinde Suudi Arabistan'dan gelmiş ve davalıya ait işyerinde transit geçiş yapılarak Suriye ülkesine ithalatı gerçekleşmiş olduğunu, onun dışında tek bir kere dahi olsa "..." markasına ait ürünlerin müvekkili iş yerine girmediğini, müvekkilinin bir defaya mahsus olmak üzere "..." markasının kullanıldığı ürünleri sayfasında yayınladığını ve uzun süre önce bu ürünleri sayfasından kaldırdığını beyan ettiği, davalının bu beyanından davacıya ait markayı izinsiz şekilde internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde, ticaret alanında kullandığının anlaşıldığı, bu durumda davacının marka hakkına tecavüzün tespiti ve önlenmesine ilişkin taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddine karar verilmesinin doğru olmadığı" gerekçesiyle; davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, Dairemizin kararının bozulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.Yargıtay bozma ilamı ve duruşma günü taraf vekillerine tebliğ edilmiş, davacı vekili bozma ilamına uyulmasını, davalı vekili bozma ilamındaki aleyhe hususları kabul etmediklerini davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini beyan etmiş, usul ve yasaya uygun görülmekle Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir. GEREKÇE; Davacı vekili, müvekkili adına tescilli ... ibareli markanın, içecek ürünleri üzerinde davalı tarafından markasal olarak kullanıldığını ileri sürerek, davalının marka hakkınca tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ile, önlenmesi, durdurulması ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasını talep etmiş, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, meni ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, bu bağlamda davalıya ait www...co isimli internet sayfasına erişimin engellenmesine, tecavüz teşkil eder mahiyette olduğu bilirkişi raporu ile belirlenen ürünlerin davalıya ait iş yerinde bulunduğu takdirde el konularak hüküm kesinleştiğinde imhasına, sair taleplerin reddine karar verildiği, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır.TPMK kayıtlarına göre, 2009/27719 no'lu markanın 3,5,29,30,31,32.sınıflarda, 2016/57963 no'lu markanın ise, 3,5,29,30,31,32,35,43 ve 44.sınıflarda davacı adına tescilli oldukları görülmüştür.Mahkemece alınan 15/03/2019 tarihli üç kişilik bilirkişi heyet raporunda göre; davacı vekili tarafından dosyaya sunulan ilgili internet sitesinin dünya genelinde hemen hemen herkes tarafından kullanılmakta olan ... Sosyal Medya Domain (Alan adı) "www...com" internet sitesi üzerinden oluşturulmuş "@alahd.co" profiline bağlı "www...co" sayfa olduğu, dava konusu internet paylaşımlarının yapıldığı "www...co" ... sayfasının davalıya ait olup olmadığı tespiti için yapılan incelemelerde, bahsi geçen Facebok sayfasında kullanılan "profil ve kapak" görselleri ve "genel fotoğraflar/paylaşım" görsellerinde kullanılan simgelerin/logoların, davalının dosyaya sunmuş olduğu faturada kulanılan simge/logo ile aynı olduğu, dolayısıyla bahsi geçen ..."www...co" sayfasının davalıya ait olduğu, aksi yönde bir iddianın da bulunmadığı, davalının davacı tarafından dilekçesine eklenen görüntülerden markasal kullanım bulunduğunun (Davalının da belirtmiş olduğu üzere, fotoğrafların ... sitesinden kaldırıldığı için kaliteli bir görüntüye ulaşılamadığı) (rapor sf 13) beyan edildiği anlaşılmıştır.Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 29/1-a bendinde "Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7. maddede belirtilen biçimlerde kullanmak" markaya tecavüz olarak kabul edilmiştir. Aynı Kanunun 7. maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendinde ise "İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimde kullanılması" hükmü yer almakta olup işaretin ticaret alanında kullanılması halinde tecavüzün önlenmesi talep edilebileceği belirtilmiştir. Bilirkişi heyet raporunda, davalının ... sayfasındaki fotoğrafları içerikten kaldırdığı, içeriğe ulaşılamadığı, ancak davacı vekilinin dava dilekçesi içeriğinde ibraz ettiği iki adet fotoğraf üzerinde inceleme yapıldığı, fotoğraflardan birinde "..." markalı cam şişelerde ürün görselleri, diğerinde ise karton koliler üzerinde "..." ibaresinin yazılı olduğu anlaşılmıştır. Davalının savunmasında; müvekkilinin bir defaya mahsus olmak üzere, "..." markasının kullanıldığı ürünleri sayfasında yayınladığını ve kullanımına ilişkin görsellerin ilgili internet adresinden uzun süre önce kaldırıldığını beyan ettiği anlaşılıyorsa da, beyanından davalının ilgili internet sitesinde ticari etki yaratacak şekilde markayı kullandığı ancak dava tarihinden önce kaldırdığına dair dosya kapsamına delil sunmadığı, markaya tecavüz fiilinin sabit olduğu, markaya tecavüzün tespiti ile menine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır.Davacı vekilinin dava dilekçesinde; tecavüz teşkil eden ürünlerin üretiminde kullanılan araç, gereç, cihaz, kalıp, makine gibi vasıtalara el konularak imhası talebinde de bulunmuşsa da, dosya kapsamında davalının üretim yaptığına dair somut delil bulunmadığı gibi, davalı adresinde bu yönde ürün yada üretim aracı bulunduğu ispatlanamadığından bu talebin reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının KISMEN KABULÜNE KISMEN REDDİNE,2-Davalının davacıya ait "..." esas unsurlu tescilli markalara tecavüz ettiğinin tespitine, tecavüzün menine,3-Tecavüz teşkil eden ürünlerin üretiminde kullanılan araç, gereç, cihaz, kalıp, makine gibi vasıtalara el konularak imhası talebinin reddine,4-Davalının marka kullanım görsellerini www...co isimli internet sitesinden kaldırdığı anlaşılmakla, konusuz kalan ref talebi hakkında karar verilmesini yer olmadığına,5-Davalının ... sayfasına erişim engeli getirilmesi talebinde davacının hukuki yararı kalmadığından, talebin hukuki yarar yokluğundan usulden reddine,6- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;6/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL karar harcından peşin alınan 35,90 TL'nin mahsubu ile eksik alınan 579,50 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 6/b-Davacı tarafından yapılan 119,00 TL tebligat-tezkere ve 2.100,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere 2.219,00 TL yargılama giderinin, davanın kısmen kabulü nedeniyle 2.219,00 TL yargılama giderinin, kabul ve red oranına göre 1.480,00 TL'lık kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin üzerinde bırakılmasına,6/c-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davanın kabul edilen kısmı nedeniyle, kendisini vekille temsil ettiren davacı lehine 40.000 TL maktu vekalet ücreti taktirine, davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,6/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davanın red edilen kısmı nedeniyle, kendisini vekille temsil ettiren davalı lehine 40.000 TL maktu vekalet ücreti taktirine, davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,7- İstinaf ve temyiz aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;7/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,7/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 148,60 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 59,30 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 208,10 TL'nin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,7/c-İstinaf aşamasında birden fazla duruşma yapıldığından Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, 32.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,7/ç-İstinaf aşamasında bir duruşma yapıldığından Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, 16.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,7/d-Temyiz yargılaması için davalı tarafından yapılan temyiz 2.107,80 TL başvurma harcı, 490,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 2.597,8-TL yargılama giderinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,8-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dair, verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta süre içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/09/2025