İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı alacaklı şirket tarafından müvekkili aleyhine Bakırköy 13.İcra Müdürlüğü' nün ... E. Sayılı dosyasıyla ilamsız icra takibi yapıldığını, müvekkili kendisine gönderilen ödeme emrine itiraz edemediğinden takip kesinleşmiş ve alacaklı…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/1413 KARAR NO: 2025/1803 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 13/04/2023 NUMARASI : 2020/95 E. - 2023/339 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı alacaklı şirket tarafından müvekkili aleyhine Bakırköy 13.İcra Müdürlüğü' nün ... E. Sayılı dosyasıyla ilamsız icra takibi yapıldığını, müvekkili kendisine gönderilen ödeme emrine itiraz edemediğinden takip kesinleşmiş ve alacaklı tarafından haciz işleminin gerçekleştirildiğini, bu halin de müvekkilinin mağduriyetine yol açtığını, alacaklı davalı tarafın başlatmış olduğu icra takibine dayanak 27/10/2014 tanzim ve 27/10/2014 vade tarihli evraka ilişkin imza itirazında bulunduklarını, söz konusu evraka ilişkin imzanın müvekkiline ait olmadığını, imzanın kime ait olduğunun da bilinmediğini, takibe dayanak senedin, kambiyo senedi vasfına haiz olduğunu, 2004 sayılı İİK. nun 170.maddesi hükmü gereği müvekkili adına yapmış olduğu imzaya itirazın kabulü ile başlatılan icra takibinin durdurulması için iş bu davayı açtıklarını, müvekkilinin davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, aralarında borç doğuran herhangi bir sözleşme olmadığı gibi müvekkili tarafından verilmiş bir senedin de bulunmadığını, alacaklının icra takibiyle müvekkiline dava tarihi itibariyle maaş haczi yoluyla 7.957TL tahsil ettiğini, bu miktarın müvekkiline ödenmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu icra takibinin ilamsız takip olarak açıldığı, davacı borçluya ödeme emrinin 31/05/2016 tarihinde tebliğ edildiğini, davacının yasal süre içerisinde itiraz etmediğini ve borcun varlığını kabul ettiğini, davacının, kızının okul kaydının eğitim öğretim dönemi başlamadan iptal edildiğine ilişkin iddiaları tamamıyla gerçek dışı olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesi kararıyla;"Takibe konu senet incelendiğinde; öğrenci ... yazdığı veli olarak da davacı ... yazdığı anlaşılmıştır. Her ne kadar davacı taraf senet üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürmüş ise de yukarıda yazılı kanun maddeleri gereği velisi olduğu ...'ın eğitim giderinden sorumlu olduğu gerekçesi ile, davanın reddine" karar verilmiştir. İSTİNAF: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacı müvekkilin aleyhine Bakırköy İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasıyla ilamsız icra takibi başlatan davalı şirkete borcu bulunmadığı iddiasıyla Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde 2020/95 Esas sayılı dosya ile açılan menfi tespit davasının ilk derece mahkemesince reddedilmesi üzerine, hukuka aykırı olduğu ileri sürülen bu karara karşı istinaf yoluna başvurulduğunu, zira dava dilekçesinde müvekkilin davalı şirkete borç doğuran bir sözleşmesi veya senedinin bulunmadığını, icra takibine konu senedin eşi ... tarafından kızı ...'ın (kayıt tarihinde ergin) kaydı için düzenlendiğini, ancak ... ve ...'ın yasal sürede cayma haklarını kullandıklarını ve herhangi bir eğitim almadıklarını, asıl önemli olarak senetteki imzanın müvekkile ait olmadığını defaatle belirttiğini ve mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda 03/10/2022 tarihli raporla senet altındaki imzanın müvekkili ...'ın el ürünü olmadığının açıkça tespit edildiğini, buna rağmen yerel mahkemenin ispat yükünü doğru uygulamayıp davalı alacaklının borcu ispatlayamadığı gibi, bilirkişi raporuyla da çelişerek davanın reddine karar verdiğini, ayrıca mahkemenin gerekçeli kararında Türk Medeni Kanunu'nun 327. ve 328. maddelerine dayanarak müvekkilin velisi olduğu ...'ın eğitim giderinden sorumlu olduğu kanaatine varıp davanın reddine hükmettiğini ancak bu kararın eksik incelemeye dayalı ve hukuka aykırı olduğunu, çünkü ...'ın kayıt tarihinde ergin olduğunu (16/05/1996 doğumlu), bu nedenle velayet sorumluluğu gereği eğitim giderinden sorumlu tutulmanın hukuken dayanaksız olduğunu, aksine mahkemenin cayma hakkının kullanılıp kullanılmadığı hususunu araştırmadığını ve salt veli olması gerekçesiyle müvekkili sorumlu tuttuğunu ifade ederek, tüm bu hukuka aykırı ve eksik incelemeye dayalı gerekçelerle ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasını, yeniden yargılama yapılarak davanın kabulüne ve müvekkilin davalı şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAFA CEVAP: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacı vekili, müvekkilin alacaklısı olduğu,davacı aleyhine başlatılan Bakırköy 13. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasında, davacının borçlu olmadığından bahisle ihtiyati tedbir talepli işbu bu davayı ikame ettiğini, davacının ileri sürdüğü hukuki temelden ve maddi dayanaktan yoksun talepleri ilk derece mahkemesi nezdinde kabul görmediğini ve davacının davası reddedildiğini, mahkemece tesis edilen kararın hukuka, kanuna ve hakkaniyete uygun olduğunu ileri sürerek, davacı yanca kötüniyetli olarak yapılmış olan istinaf başvurusunun reddine, yerel mahkeme kararının onanmasına,karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu İİK 72 maddeye göre açılan menfi tespit ve 7.957,00 TL., nin istirdatı davasıdır. Bakırköy 13.İcra Müdürlüğü' nün ... E. Sayılı dosyasında alacaklı tarafından borçlu aleyhine, 27/10/2014 tanzim ve 27/10/2014 vade tarihli, 4.250,00 TL., bedelli senede istinaden ilamsız icra takibi başlatılmıştır.Somut olayda, davacı tarafından istinafa gelinen miktarın 7.957,00 TL., olduğu, karar tarihi 2023 yılı itibarı ile istinafa başvuru sınırının 17.830,00 TL., olduğu istinafa gelinen miktarın istinaf başvuru sınırının altında kaldığı, istinafa konu hükmün kesin olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 341/2; 346/1; 352/1-b maddesi uyarınca usulden reddine, karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İstinafa konu hüküm kesin olduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 341/2; 346/1; 352/1-b maddesi uyarınca USULDEN REDDİNE, 2-İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan peşin istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince kendisine iadesine, 3-6100 Sayılı HMK' nun 326/1 maddesi gereğince davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-6100 Sayılı HMK'nun 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-6100 Sayılı HMK' nun 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince iadesine, Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 352/1-b. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nun 362/1-a. maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 23/12/2025