İSTİNAF KARAR TARİHİ : 05/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkilinin tekstil sanayinde tasarım faaliyetinde bulunduğunu, Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde 2019/05477 numarasıyla tescil başvurusunda bulunduğunu, müvekkiline ait tasarımın davalılar tarafından üretim ve satışının ya…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/1831 KARAR NO : 2026/205 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 3. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 14/09/2023 NUMARASI : 2021/422 E. - 2023/136 K. DAVANIN KONUSU : Endüstriyel Tasarım (Maddi Tazminat İstemli) İSTİNAF KARAR TARİHİ : 05/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkilinin tekstil sanayinde tasarım faaliyetinde bulunduğunu, Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde 2019/05477 numarasıyla tescil başvurusunda bulunduğunu, müvekkiline ait tasarımın davalılar tarafından üretim ve satışının yapıldığını, davalılara ait (Gbezenstore adlı ... sayfasında satışının gerçekleştirildiğini; tasarım hakkına tecavüzün davalı şirketin ticari faaliyeti çerçevesinde gerçekleştirildiğini, diğer davalı ...'ın davalı şirketin müdürü olduğunu, Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2020/517 D.İş sayılı dosyası ile davalının iş yeri ve (... adlı ... sayfası incelenerek keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırıldığını; anılan raporda müvekkiline ait ürünlere benzer Bezen marka ürünlerin satıldığının tespit edildiğini, davalıların eyleminin aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğini, şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminat talep ettiklerini ve tazminat hesabının 6769 sayılı SMK 151/2-a maddesine göre yapılmasını istediklerini, maddi zararlarının hesabında davalıların kaç adet üretim yaptığının belirlenmesinin gerektiğini, müvekkiline ait tasarımın kaliteli kumaş, birinci sınıf işçilik ve üst segment ürün bazında üretilip seçkin mağazalarda satıldığını, buna karşın davalılar tarafından üretilen taklit ürünlerin ucuz malzemeden özensizce dikildiğini ve pazarda satıldığını, bu neden ile şimdilik 100,00 TL itibar tazminatı ile 30.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle: davacının iddiasının aksine müvekkili şirketin ilgili ürünün davacı tarafa ait olduğunu bilmediğini kaldı ki söz konusu ürünün Türkiye'ye mal olmuş bir firmanın ürünü olmadığını, ürünün herkes tarafından bilindiğini ve herkes tarafından tasarlanabileceğini; bu neden ile illiyet bağı kesildiğinden markaya tecavüzün söz konusu olmadığını, TBK 49 maddesi uyarınca tazminatın oluşabilmesi için kusur, zarar ve illiyet bağının bulunması gerektiğini, davacının tescil ettirdiği endüstriyel tasarım ürününün ayırt edici, yenilik vasfi taşıyan ve özgün bir tasarım olmadığını, itibar tazminatının yasal şartlarının bulunmadığını belirterek davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararı ile; "DAVANIN REDDİNE", karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2021/422 Esas sayılı dosyasında verdiği kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek tehir-i icra talepli olarak kaldırılmasını istediğini, yerel mahkemenin hükme esas aldığı bilirkişi raporlarının Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 55, 56 ve 81. maddelerine açıkça aykırı olduğunu, raporda tescilli tasarım ile taklit ürün arasındaki ortak noktalardan ziyade mütecavizin eylemini gizlemeye yönelik küçük ayrıntılara odaklanılarak hatalı bir benzerlik incelemesi yapıldığını, oysa her iki ürünün genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunun çıplak gözle dahi anlaşıldığını, bilirkişilerin delil tespit dosyasındaki ... görsellerini dikkate almayarak eksik inceleme gerçekleştirdiğini, davanın sadece tasarım hakkına değil aynı zamanda Türk Ticaret Kanunu uyarınca haksız rekabet hükümlerine de dayandırılmasına rağmen yerel mahkemenin bu konuda hiçbir değerlendirme yapmamasının adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini, tasarım hakkına tecavüzün varlığı durumunda zararın doğması için ürünlerin mutlaka piyasaya sunulmuş olmasının şart olmadığını ve Yargıtay içtihatları doğrultusunda yoksun kalınan kazancın hesaplanarak maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini beyanla mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporlarıyla da sabit hale gelmiş olan davacı firmaya ait tescilli tasarımla, müvekkiline ait ürün karşılaştırılmış ve her iki ürünün kesim, biçim, dikim, kalıp, kumaş dikim firesi, işçilik bakımından farklılık arz ettikleri; bu neden ile davacı firmaya ait ... numara ile tescilli tasarım hakkına müvekkili tarafından satışı gerçekleştirilen ürünün tecavüz teşkil etmediği sayın mahkemece saptandığını, davalıya ait endüstriyel tasarıma müvekkilce tecavüz teşkil etmediğinden bahis ile yerel mahkeme kararının isabetli olduğu ve davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE Dava tasarımda doğan hakka tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ile, maddi, manevi tazminat istemine ilişkindir. SMK'nun 55.md'sine göre tasarım, ürünün tümü veya bir parçasının ya da üzerindeki süslemenin çizgi, şekil, biçim, renk malzeme veya yüzey dokusu gibi özelliklerinden kaynaklanan görünümüdür. Bu nedenle tecavüz iddiaları da ürünün "görünümü" nazara alınarak değerlendirilmelidir. Bir tasarımın koruma kapsamı belirlenirken o tasarımın bilgilenmiş kullanıcı gözünde oluşturduğu genel izlenim ile bariz bir benzerlik gösteren bütün tasarımların birlikte dikkate alınması gerekir. Kıyaslanan tasarımlar arasında sadece küçük ayrıntılarda farklılık varsa tasarımların aynı olduğu kabul edilir. Yine bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim ile herhangi bir tasarımın böyle bir kullanıcı üzerinde oluşturduğu genel izlenim arasında genel bir farklılık varsa tasarım ayırt edici niteliğe sahip demektir. Tasarımda korumanın, görünüm, şekil, doku ve ergonomi gibi özelliklere hasredilmesi gerektiği , zira tasarım hakkı ürünün dış görünümünü konu etmektedir. Bakırköy 1. FSHHM'nin 2020/517 D.İş sayılı dosyasında alınan raporda, sonuç olarak davacı tasarımı ile davalı ürününün benzer olarak algılanabileceği belirtilmiştir. 06/10/2022 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Davalı tarafından davacının tescilli tasarımına karşı açılmış herhangi bir hükümsüzlük davası olmadığından, heyete verilen yetki sınırının aşılmaması için davacının sahibi olduğu ... tescil numaralı tasarımın yenilik ve ayırt edicilik unsurlarını taşıyıp taşımadığına ilişkin bir inceleme yapılamadığı, davacıya ait ... tescil numaralı tasarım ile davalıya ait iş yerinde tespit edilen ürün örnekleri arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yaratılan genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunduğu, davalının ürünü kesim, biçim, dikim, kalıp, kumaş dikim firesi, işçiliğine kadar davacıya ait tescilli tasarımdan farklı olarak satışa arz ettiği, bu neden ile davacıya ait ... tescil numaralı tasarım hakkına tecavüz koşullarının oluşmadığı, bildirilmiştir. 25/03/2023 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda özetle: Kök rapora bağlı kalarak, ürünlerdeki dikkat çeken tek detayın öndeki tasarım olduğu, tasarımlardaki farkın davacı tasarımında kendi kumaşından belden büzgülü kemer iç içe geçme detayından, davalı tasarımının ise omuzdan büzgü bele kadar inen verev iç içe geçen bedenden oluştuğu, davacıya ait... tescil numaralı tasarım ile davalıya ait iş yerinde tespit edilen ürün arasında ilk bakışta benzer gibi görünse de kesim, biçim, dikim, kalıp, kumaş dikim firesi, işçiliğine kadar farklı olarak ürünü satışa arz edildiği, davalıya ait iş yerinde tespit edilen ürünün, davacının ... numara ile tescilli tasarım hakkına tecavüz teşkil etmediği kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Davacıya ait ... tescil numaralı tasarımın elbise tasarımı olduğu, tasarım uzmanı bilirkişinin yer aldığı bilirkişi heyet raporlarında davacı adına tescilli ...numaralı tasarım ile davalıya ait iş yerinde tespit edilen ürün örnekleri arasında benzerlik incelemesi yapıldığı, davalıya ait üründe beden kumaşından yaka, tescilli tasarımda ise ince 1 cm’lik biye ile çevrilen yuvarlak yaka uygulandığı, kolların bilekte büzgülü bir şekilde birleşmiş olup, volanlı balon kol uygulamasının tasarımların benzer özellikleri olduğu, her iki elbisede de tasarımın bel kısmında bulunan öndeki büzgünün detay olarak ön plana çıktığı, süs olarak yine aynı kumaştan kalın kemer detayı, iki pileli kısmın iç içe oval büzgülü biçimde geçmesinden oluşturulduğu, fakat davacıya ait ... numara ile tescilli tasarımda ek kemerin, V omuzdan gelen büzgünün belde sonlanmasının üstüne bağımsız bir parça olarak eklendiği, davalı ürününde ise ilk bakışta kemer detay dikkat çekse de tasarımın kesim, biçim, kalıp ve dikim olarak önemli bir farklılık içerdiği; üst bedende kumaşın verev kesildiği ve büzgünün kemer biçimine girip bel noktasında kavuşmasının üst beden kalıp farkı ile oluşturulduğu, bu farklılığın kalıp, kesim, biçim ve dikime yansıdığı gibi tasarımın genel izlenimini de etkilediği, davacıya ait tescilli tasarımın fermuarlı sırt kısmında kumaş biçimi bele kadar düz inerken; davalıya ait üründe fermuarın iki yan bölgesinin büzgülü olmasının kumaşın üst bedeninde hacim kazandırdığı, davacıya ait tescilli tasarımla, davalıya ait ürün bir bütün olarak değerlendirildiğinde bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yaratılan genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunduğu, üst bedendeki kumaş kalıbı; verevden alındığı için kesim firesi; biçim, büzgü, beden inişi ve dikimin taraflara ait ürünleri ayrıştıracak kadar farklılıklara sahip olduğu tespit edilmiş olup, raporun gerekçeli ve denetime elverişli olduğu, ürün görsellerinden de tasarımlar arasındaki farklılıkların küçük ayrıntılardan ibaret olmadığının izlenebilir olduğu, tasarımların kesim, biçim, dikim, kalıp, kumaş kısımları ile farklılaştığı, bilgilenmiş kullanıcı nezdinde genel izlenimde bariz bir benzerlik bulunmadığı farklı algılanacağı bu nedenle davalı fiilinin SMK 81. maddesi kapsamında tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil etmediği anlaşılmıştır. Davacı vekilinin, istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 14/09/2023 tarih ve 2021/422 E. 2023/136 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15-TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 05/02/2026