İSTİNAF KARAR TARİHİ:26/03/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:DAVA DİLEKÇESİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkilinin bir kamu kurumu olarak ... Merkezinde (...), ... Sistemi (...) olan “... Projesi Geliştirme Hizmeti (2015)” işi için personel istihdamına yönelik açtığı ihalenin 13.04.2015 tarihinde ... A.Ş, (karşı taraf) isimli firma lehine son…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO2025/1053 Esas KARAR NO:2026/499 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ:17/03/2025 NUMARASI:2017/460 E. - 2025/74 K. DAVANIN KONUSU:FSEK Kapsamında Tecavüzün Tespiti, Önlenmesi, Durdurulması,Maddi ve Manevi Tazminat İSTİNAF KARAR TARİHİ:26/03/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:DAVA DİLEKÇESİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkilinin bir kamu kurumu olarak ... Merkezinde (...), ... Sistemi (...) olan “... Projesi Geliştirme Hizmeti (2015)” işi için personel istihdamına yönelik açtığı ihalenin 13.04.2015 tarihinde ... A.Ş, (karşı taraf) isimli firma lehine sonuçlanmış ve ilgili firmayla 06.05.2015 tarihinde sözleşme imzalandığını, buradaki teknik şartnamenin 3.5. maddesinde, “Merkez bünyesinde gerçekleştirilerek seyrüsefer yazılımın kodları açık olarak merkeze teslim edilecektir. Bu yazılımdan doğacak her türlü fikri ve mülki haklar itü coğrafi bilgi teknolojileri araştırma merkezi'ne aittir” düzenlemesi bulunduğunu, söz konusu yazılımın geliştirilmesi tamamlanmış ve uygulama haline getirilmiş olduğunu, hal böyle iken davalı yüklenici ... A.S. tarafından ihale konusu yazılımın, ... (... (... isimleri ile) müvekkil üniversiteden izinsiz ve habersiz olarak, 3. kişilere, çeşitli kurum ve kuruluşlara satıldığı ve menfaat elde edildiğinin tespit edildiğin bu haksız ve izinsiz kullanımın delillerinin tespit edilmesi amacı ile İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2017/9 D.İş sayılı dosyasındaki bilikişi tespiti neticesinde, ... A.Ş. Tarafından, müvekkil üniversitenin izin ve bilgisi bulunmadan yazılımın ... sistemlerine yüklenmiş olduğu, esasen hak sahibinin müvekkil üniversite olduğu isabetli bir şekilde tespit edildiğini, davalının söz konusu eyleminin haksız ve hukuka aykırı olduğunun tespitine, davalının eylemini dava tarihi itibariyle halen devam ettirdiği ve müvekkil üniversitenin zararının gün be gün artığı göz önüne alınarak, öncelikle ihtiyati tedbir kararı verilmesine,... sistemlerinde ..., .. ve varsa benzeri isimli uygulamalarının söz konusu sistemlerden kaldırılmasına, verilecek tedbir kararının halihazırda davalının anlaşma yapmış olduğu T.C, Soğlık Bakanlığı Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu'na; 3. Havalimanı projesinde yer almasını önlemek üzere, T.C. Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakonlığı'na, uygulamalar içerisinde bulunan AVM'lerin yönetimine gönderilmesini, fazlaya ilişkin talep haklar saklı kalmak kaydı ile, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 68/1. maddesi gereğince, sayın mahkeme tarafından belirlenecek olan huzurdaki dava konusu yazılımın rayiç değerinin 3 katı tutarında tazminat ile birlikte davalı tarafın dava konusu yazılımdan elde ettiği kârın şimdilik 10.000 TL'sinin işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine, 100.000TL (yüzbin Türk lirası) manevi tazminatın yasal faizi birlikte ödenmesine, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 78. maddesi gereğince hükmün ilanına, yargılama masrafları ile ücreti vekâletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 06.05.2015 tarihinde imzalanan hizmet alım sözleşmesi ile 05.02.2016 tarihinde tamamlanmış ve sözleşmeye uygun olarak geliştirilen yazılım kodlarının aylık olarak düzenli raporlar ve 9 adet hakedişe uygun olarak teslim edildiğini ve ilgili kurum tarafından kabul edildiğini, bu yazılımdan doğacak fikri ve mülki hakların İTÜ'ye ait olduğunu, tüm bileşenleri kaynak kodlardan oluşan 2 yazılımın benzer olduklarını anlamak için kesinlikle kaynak kodlarının incelenmesi gerektiğini, davacı tarafın elinde kodlar bulunmasına rağmen dosyaya kasıtlı olarak sunulmadığını, projede ortaya fikri, mülki veya patent gerektirecek herhangi bir ürün çıkmadığını, şartnamede bahsedildiği gibi açık kaynak uygulamalar incelenmiş ve kullanımı herkes tarafından serbest olan yazılımların kullanıldığını, dolayısı ile bu yazılımlardan İTÜ lehine herhangi bir fikri veya mülki bir hak oluşmadığını, davacı kurumun dilekçesinde geçen ve İTÜ'ye ait bir yöntem algısı oluşturulmaya çalışılan yöntemin ... firması tarafından patentli bir yöntem olduğunu, yani gerçek hak sahibinin ... olduğunu, şirketlerine ait olan ... uygulamasının satıldığı ve menfaat elde edildiği iddialarının dayanağının belli olmadığını, tespit dosyasındaki bilirkişi raporunda eksik inceleme yapıldığını ve ... ile ...'ın içeriklerine bakılarak yazılımın aynı olduğu iddia edilmiş olsa da, firmalarının harita üretimi yapan bir firma olduğunu, bu nedenle 17/05/2016 ve 21/10/2016 tarihlerinde İTÜ'nün ...'da kullanmak üzere harita satın aldığını, dolayısıyla iddia edilenin aksine ... uygulaması içeriğinin kendilerine ait olduğunu ve ... tarafından kullanıldığını, bilirkişi ve davacı tarafından ... da yer olan ... yazdığı iddia edildiğini fakat ... uygulamasının İTÜ'ye ait geogle hesabı üzerinden yayınlanmakta ve isim ve mail adresi kısmına yayıncının istediği mail yada ismi yazabildiğini, bilirkişinin bu konuda hatalı değerlendirmelerde bulunduğunu, iddia edilenin aksine sözleşme tamamlandıktan sonra davalı merkez müdürü Prof.Dr. ... tarafından kodların kopyalandığını ve şahsi menfaat elde etmek için ... ismi ile şirket kurma çalışmalarına başlayıp firmalarını tehdit ettiklerini, bu işin yasal olmadığı ve destek vermelerinin söz konusu olmadığını söylediklerinde, eğer destek verilmez ise İTÜ'de bulunan konumlarını kullanarak kendilerini zarara uğratmak için çaba harcayacaklarını söylediklerini iddia ederek davanın esası hakkındaki itiraz hakkı saklı olmak üzere davacının ihtiyati tedbir talebinin ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk derece mahkemesi 2017/460 esas, 2025/74 karar sayılı, 17/03/2025 tarihli kararı ile; "Taraflar arasında 06.05.2015 tarihli sözleşme imzalandığı, sözleşmenin 3.5. maddesine göre, yazılımdan doğacak her türlü fikri ve mülki hakların davacıya ait olacağının kararlaştırıldığı ve ... projesinin davacıya ait olduğu , yukarıda özetlenen bilirkişi raporları ile de tespit olunduğu üzere, dava konusu yazılım programının nitelikleri itibariyle FSEK m.2/1 kapsamında hususiyet taşıyan eser niteliğinde olduğu,İstanbul 4. FSHHM'nin 2017/9 değişik iş sayılı dosyası ile de tespit olunduğu üzere, ... Projesi Geliştirme Hizmeti Teknik Şartnamesi'nde belirtilen ve davalı ... AŞ tarafından yüklenilen projenin, tespit edilen en yakın tarih olan 17.10.2016 tarihinden itibaren ... projesi olarak anılmakta olduğu, ... projesinin bu inceleme rapor tarihinde (07.02.2017), ... işletim sistemi program marketi olan ...'da bulunmakta olduğu, ... projesinin geliştiricisi olarak davalı ... AŞ'nin göründüğü, ...'da ... amacıyla geliştirilmiş başka yazılımların da (...) bulunduğu,... isimli yazılımın geliştiricisi olarak yine davalı ... AŞ'nin göründüğü, her iki yazılımın (... ve ...) da büyük oranda aynı kurum ve kuruluşlara hizmet ettiği ve aynı menülere (Ulaşım, AVM. Belediye, Hastane, İş Merkezi, Etkinlik, Stadyum, Kampüs) sahip olduğu, her iki yazılımın da hizmet ettikleri kurum ve kuruluşların aynı bilgilerini ve logolarını kullandığı, aynı işlemleri gerçekleştirdiği, aynı kısaltmayı (...) kullandığı,... yazılımının, program kodları tamamen aynı olmasa bile gerek arayüzleri, gerek kullanıldıkları kurum ve kuruluşlar, gerek geliştiricisi açısından ... yazılımının daha gelişmiş bir versiyonu şeklinde değerlendirilmesi gerektiği,davalının davacıdan herhangi bir izin almamasına rağmen, yazılımın başka bir versiyonunu ...'a yüklediği ve kullanıma sunduğu, özetle davalının ... isimli uygulamada, davacı tarafa ait olan ... uygulamasının kodlarını kullandığı ve ... uygulamasının ... uygulamasının geliştirilmiş bir versiyonu olduğu, davalının taraflar arasındaki sözleşmede açıkça tüm haklarının davacıya ait olduğu belirtilen ... uygulamasının kaynak kodlarını kullanarak ... uygulamasını geliştirmiş olduğu, bu bağlamda, ... uygulamasının kaynak kodlarının izinsiz kullanılmasının davacının yazılım üzerindeki mali haklarından FSEK 21'de düzenlenen işleme hakkının ihlali olarak nitelendirilmesi gerektiği anlaşılarak, davanın kabulü ile, davacıya ait yazılımın davalı tarafından haksız kullanılmak sureti ile davalının eylemlerinin davacının FSEK'ten kaynaklanan haklarını ihlal ettiğinin tespitine, tecavüz fiilinin durdurulmasına ve ihlalin men'ine karar verilmiş, maddi tazminat istemi yönünden bilirkişi raporları ile tam bir tespit yapılamayacağı anlaşılmakla TBK m. 50 kapsamında zararın miktarı hakkaniyete göre -taleple de bağlı kalınmak suretiyle- 10.000,00 TL olarak belirlenmiş, davacının FSEK'ten kaynaklanan haklarının ihlali sebebi ile manevi hakkının da ihlal edildiği, eserin kullanım durumu, eser sahibinin bilinirliği ve eserin nitelikleri değerlendirilmekle 100.000,00 TL manevi tazminatın dosya kapsamıyla uyumlu olduğu anlaşılmakla, 1-Davanın KABULÜ ile, davacıya ait yazılımın davalı tarafından haksız kullanılmak sureti ile davalının eylemlerinin davacının FSEK'ten kaynaklanan haklarını ihlal ettiğinin tespitine, tecavüz fiilinin durdurulmasına, ihlalin men'ine, 2-10.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı tarafından davacıya ödenmesine, 3-100.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı tarafından davacıya ödenmesine, 4-Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin tirajı en yüksek üç gazeteden birinde masrafı davalıya ait olmak üzere bir kez ilanına " karar vermiştir. İSTİNAF:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının taraflı ve eksik incelemeler içerdiğini, davacı kurumun iddia ettiği yazılımın aslında müvekkiline ait eski tarihli kodlardan ve açık kaynaklı derlemelerden oluştuğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin iş tanımının ticari bir ürün yapımını kapsamadığı gibi mali hakların devrine ilişkin kanuni şekil şartlarını da taşımadığını, müvekkilinin çalışmaları sebebiyle İTÜ ile sözleşmesi olması eski çalışmalarının tüm haklarını devrettiği anlamına gelmediğini, müvekkilinin davacı ile çalışmaya başlamadan önce de bu alanda patentli çalışmaları ve faturalı hizmetlerinin bulunduğunu, bilirkişilerce incelenen kodların hukuka aykırı şekilde elde edilen müvekkiline ait veriler olduğunu, tüm bilirkişi raporlarında incelenen kodların tamamının ... şirketine ait kodlar olduğunu, ... yazılımına dair bir kod incelenmediğini, mahkemece taleplerini karşılayan bir rapor tanzim edilmesi istenmesine rağmen bilirkişilerin talepleri yerinde getirmeden rapor oluşturduğunu, bu raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, davacıya bu kodların müvekkilinin eski çalışanı tarafından izinsiz verilen kodlar olduğunu, davacı kurumun kodların kendisine ait olduğunu ispatlayamadığını, mahkemece davacının zarara uğradığı kabul edilerek maddi ve manevi tazminata hükmedildiğini, mahkeme gerekçeli kararında tazminat hesaplamasının nasıl yapıldığının anlaşılmadığını, davacının uğradığı iddia edilen zararın ispatlanamadığını ve var olmayan bir eser üzerinden haksız rekabet hükmü kurularak fahiş vekalet ücretine hükmedildiğini, davada tespit davası ve maddi-manevi tazminat davası açıldığından davacı vekiline hem tespit hem de maddi ve manevi tazminat bakımından ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını belirtilerek, usul ve yasaya aykırı mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAFA CEVAP:Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalının istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususların hukuki ve kanuni dayanağı bulunmadığını, İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2017/9 D. İş dosyasında yaptırılan delil tespiti neticesinde, ... A.Ş. tarafından, müvekkili Üniversite'nin izin ve bilgisi bulunmadan yazılımın ... sistemlerine yüklenmiş olduğu, esasen hak sahibinin müvekkili üniversite olduğu tespit edildiğini, dosyadaki bilirkişi raporları ve tanık beyanlarıyla da davanın ve eser niteliğinde yer alan uygulamaya ilişkin FSEK'ten kaynaklanan haklarının ispat edildiğini, davalının fiillerinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek davalının asılsız istinaf isteminin reddi ile mahkeme kararının onanmasını talep etmiştir. GEREKÇE:İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; FSEK kapsamında tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması, maddi ve manevi tazminat ile hükmün ilanı istemlerine ilişkindir.İlk derece mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verildiği, davalı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür. Dosyanın tetkikinde; taraflar arasında “... Projesi Geliştirme Hizmeti (2015)” işi için personel istihdamına yönelik ihale neticesinde 06.05.2015 tarihli sözleşme imzalandığı ihtilafsız olup sözleşme kapsamında teknik şartnamenin 3.5. maddesinde, “Merkez bünyesinde gerçekleştirilerek seyrüsefer yazılımın kodları açık olarak merkeze teslim edilecektir. Bu yazılımdan doğacak her türlü fikri ve mülki haklar itü coğrafi bilgi teknolojileri araştırma merkezine aittir” düzenlemesinin bulunduğu, dava konusu yazılımın tamamlandığı ve uygulama haline getirilmiş olduğunun taraflarca kabul edildiği görülmüştür.İşbu projenin kapalı alanda navigasyon geliştirme projesi olup projenin kısaltılmış aplikasyon adının ... şeklinde isimlendirildiği, teknik inceleme neticesinde programın algoritması, dili işlerliği, genel yapısı ve özellikleri itibariyle FSEK m.2/1 kapsamında hususiyet taşıyan ilim ve edebiyat eseri niteliğinde olduğu, aksi yönde bir delil bulunmadığı tespit edilmiştir. Davalı tarafça yanlar arasındaki sözleşmede FSEK 52. maddesine uygun şekilde devredilen mali hakların ayrı ayrı gösterilmemesi nedeni ile anlaşmanın hükümsüz olduğu, davacının bu nedenle hak sahibi olmadığı ileri sürülmüş ise de taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi kapsamında FSEK 18/2. maddesi uyarınca ... isimli yazılıma ilişkin mali hakları kullanma yetkisinin davacı (tüzel kişilik) üniversiteye ait olduğu anlaşılmış olup aksi yöndeki savunmaya itibar edilmesi mümkün olmamıştır.Her ne kadar davalı tarafça ... yazılımına dâir bir kodun incelenmediği istinaf sebebi yapılmış ise de teknik inceleme kapsamında davacı tarafça sunulan ... yazılımı ile ihlal iddiasına konu davalının ... isimli uygulamaya ait yazılım kodlarının incelendiği, açıklama satırı olarak nitelendirilen bölümlerde yer alan tarih bilgilerinin taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında gerçekleştirilen işin yapım tarihi içerisinde yer aldığı gözlendiği, tarafların teslim ettiği yazılımlar versiyon kontrol sistemi ile incelenmek istenmişse de davalı tarafından teslim edilen kodların versiyon geçmişinin silindiği anlaşıldığından böyle bir incelemenin gerçekleştirilemediği, davalı tarafından teslim edilen ... isimli uygulamada, ... uygulamasının kodlarının kullanıldığı ve ... uygulamasının ... uygulamasının geliştirilmiş bir versiyonu olduğu, bu bağlamda ... uygulamasının kaynak kodlarının izinsiz kullanılmasına dayalı eylem nedeni ile FSEK 21. maddesi kapsamında davacının "işleme" hakkının davalı tarafından ihlal edildiği sonucuna ulaşılmıştır.Davacı tarafın bilgisayar yazılımına ait FSEK’ten kaynaklanan haklarına tecavüz edildiği iddiasıyla tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması ile FSEK 68. maddesi uyarınca 3 kat maddi tazminat, davalının kârının iadesi istemli şimdilik 10.000-TL maddi, 100.000-TL manevi tazminat talep ettiği, davanın ıslah edilmediği, ilk derece mahkemesi tarafından TBK'nın 50. maddesi kapsamında tazminata hükmedilerek davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurduğu görülmüştür. Usuli müktesep haklar ve taleple bağlılık ilkesi ışığında somut uyuşmazlığa bakıldığında, dosyada rayiç emsal bedel miktarına rastlanmadığı, davalı ile imzalanan sözleşme kapsamında alınan hizmet bedelinin 400.000-TL olduğu, maddi tazminat istemi yönünden bilirkişi raporları ile tam bir tespit yapılamadığından TBK'nın 50. maddesi kapsamında zararın miktarı hakkaniyete göre taleple bağlı kalınmak suretiyle 10.000-TL olarak belirlenmiş olup 100.000-TL manevi tazminata hükmedilmiş ise de FSEK 8. maddesi gereğince gerçek kişilerin eser sahibi olabilmesi mümkün olup tüzel kişiler, kural olarak eser sahibi değildir. FSEK 18. maddesi kapsamında tüzel kişilerin yalnızca eser üzerindeki mâli hakları kullanabilmeleri mümkün olup manevi haklar eser sahibinde kalmaya devam edeceğinden dolayı manevi hakların ancak gerçek kişi eser sahibine ait ve devredilemez hak niteliğinde olması gözetilerek davacı (tüzel kişi) üniversite yönünden manevi tazminat koşulları oluşmadığından, davacının manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi kanuna aykırı bulunmuştur. Tüm bu nedenlerle istinaf edenin sıfatı ile HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b/2 maddesi gereğince kısmen kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, '' Davanın KISMEN KABULÜ ile, davalı eyleminin davacının FSEK'ten kaynaklanan mali haklarını ihlal ettiğinin tespitine, tecavüzün önlenmesine, durdurulmasına, 2-10.000-TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı tarafından davacıya ödenmesine, 3-Manevi tazminat isteminin reddine, 4-Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin tirajı en yüksek üç gazeteden birinde masrafı davalıya ait olmak üzere bir kez ilanına'' karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davalı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile, 2- İstanbul 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 17/03/2025 tarih, 2017/460 E., 2025/74 K. sayılı kararının HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, 3-Davanın KISMEN KABULÜ ile,Davalı eyleminin davacının FSEK'ten kaynaklanan mali haklarını ihlal ettiğinin tespitine, tecavüzün önlenmesine, durdurulmasına, -10.000-TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı tarafından davacıya ödenmesine, -Manevi tazminat isteminin reddine, -Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin tirajı en yüksek üç gazeteden birinde masrafı davalıya ait olmak üzere bir kez ilanına, 4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 4/a- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken tecavüz davası yönünden 732,00 TL, manevi tazminat davası yönünden 732,00 TL karar harcı olmak üzere toplam 1.464.00 TL'nin davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan; 5.300,00 TL bilirkişi ücreti, 644,50TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 5.944,50 TL'nin, davanın kısmen kabul edilmiş olması sebebiyle, 2.377,80 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan, 654,25 TL giderinin davanın kısmen kabul edilmiş olması sebebiyle, 392,55 TL'sinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine bakiye giderin davalı üzerinde bırakılmasına 4/d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre tecavüz davası yönünden 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 4/e-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddedilen manevi tazminat davası yönünden 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 4/f-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen maddi tazminat davası yönünden 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 5/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 1.683,10 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 360,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 2.043,10 TL'nin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6- HMK'nın 333. maddesi gereğince mevcut ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay nezdinde kanun yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 26/03/2026