İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/11/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin , davalının marka sahibi olmasından habersiz olarak ... markası ile alakalı yaptığı tescil başvurusunun kurum tarafından reddedildiğini ancak davalı adına tescilli 2003/24290, 2011/96546 numaralı markalar öncelikle …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/853 KARAR NO : 2025/1504 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 24/02/2023 NUMARASI : 2022/50 E. - 2023/58 K. DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/11/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin , davalının marka sahibi olmasından habersiz olarak ... markası ile alakalı yaptığı tescil başvurusunun kurum tarafından reddedildiğini ancak davalı adına tescilli 2003/24290, 2011/96546 numaralı markalar öncelikle tescilli olduğu 39 ve 41. Sınıfta kesintisiz, yoğun ve ciddi bir şekilde kullanılmadığını, SMK'nın ilgili maddeleri uyarınca iptal edilmesi gerektiğini, bu kapsamda davalı 2003/24290, 2011/96546 nolu markalarının tescil tarihlerinden bu yana tescilli olduğu sınıfta kesintisiz, yoğun ve ciddi bir şekilde kullandığını ispat ile yükümlü olduğunu, davalı anılan markalarını dava tarihinden önceki beş sene içerisinde ülkede kullanmadığını bu nedenlerle davalıya ait 2003/24290, 2011/96546 markaların 39 ve 41. sınıflarda SMK'nın ilgili maddeleri uyarınca kullanmama sebebi ile iptaline, marka iptali kararı verilmesi halinde müvekkil adına tescil edilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket'in işbu davayı açmakta hukuki yararı bulunmayıp aslen iyi niyet kurallarına aykırı biçimde müvekkil adına tescilli markayı elde etmeye yönelik bir eylem içerisinde olduğunu, davacı, dava konusu ettiği, müvekkil üzerine tescilli markalar için herhangi bir tescil başvurusunda bulunmadığını, kurumdan herhangi bir ret cevabı da almadığını, bir an için "....com" başvurusunun kabul edildiği düşünülse dahi, bu markayı kullanıp kullanamayacağının belli olmadığını, zira, markanın işlerliğini sağlayacak olan www...com domain alanın davacıya ait olup olmadığı, bir üçüncü kişiye ait ise bu domaini ifade eden markanın nasıl kullanılacağı hususunun muamma olduğunu, başvurusu reddedilen davacı, itiraz hakkı bulunmasına rağmen, ilgili ret kararına itiraz etmediğini, müvekkil adına tescilli markaların iptalini talep etme yoluna gittiğini, davacı şirketin huzurdaki davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını ve kötü niyetli olduğunu, zira iptalini talep ettiği 41. Sınıf için faaliyet konusu dahi uygun olmadığını, ayrıca covid-19 pandemisi nedeniyle, kanun koyucunun belirlediği birbirine eklenmeyen 5 senelik sürenin henüz dolmadığını, bu nedenlerle davanın reddi ile yargılama ve vekalet ücretlerinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararı ile; Her ne kadar davalı taraf mücbir sebep iddiasında bulunmuş ise de; mücbir sebep olarak sunduğu pandemi nedeniyle 2020 yılı içerisinde çoğu zaman sokağa çıkma yasakları uygulandığı ve ticari faaliyetlerin aksamış olduğu gibi olaylar tüm Türkiye çapında tüm sektörlerin yaşadığı ve etkilendiği olaylardır ve bunların tek tek ya da hep birlikte kullanılmama nedeni iptal davalarında mücbir sebep olarak kabulü bu dava türünü fiiliyatta işlevsiz bırakacak mahiyette hakkaniyete uygun olmayan sonuçlar doğuracağı anlaşılmaktadır. Kaldı ki tüm bu ileri sürülen olay ve gelişmeler ile birlikte ülkede ticari faaliyetler devam etmiş, tamamen durmasına ya da durma noktasına gelmesine sebep olmamıştır. Açıklanan gerekçelerle "Davacının davasının KABULÜ ile; -Davalıya ait ... tescil numaralı markaların, tescilli oldukları 39. ve 41.sınıflar yönünden kullanılmama nedeniyle iptaline, karar kesinleştiğinde bu sınıflar yönünden markaların sicilden terkinine, " karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; davacı şirketin işbu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, davacının marka iptali isteminin iyi niyet barındırmayan ve neredeyse bir kamu hizmeti gibi lanse edilmeye çalışılan taleplerden ibaret olduğunu, kanun koyucunun kullanılmayan markaların iptal edileceğine dair yasal düzenlemeleri meydana getirmekteki saikinin kullanılmayan ve atıl durumda bulunan markaların gereksiz yere marka sicilini işgal etmelerinin önüne geçtiğini, oysaki davalı müvekkilinin dava konusu markaları usulüne uygun şekilde devraldığını, ülkenin mevcut ekonomik durumuna rağmen markayı çalıştırmak için emek sarf ettiğini, dava konusu markanın tescilli bulunduğu sınıflara ilişkin tüm faaliyetlerde iki sene boyunca ticari yatırım ve faaliyette bulunmanın imkansız hale geldiğini, davacının ....com için kuruma başvuru yaptığını ancak ....com domain alanına sahip olup olmadığını, bu markayı kullanır hale gelip gelemeyeceğini dahi tartışma konusu yapmadığını, davalı müvekkilinin dava konusu markaların tescil tarihinden itibaren markaların işlerliğini ve ticari faaliyetini hızlandırmak için çabalamakta olduğunu ve harcamalarda bulunduğunu, covid-10 pandemisi nedeniyle, kanun koyucunun belirlediği birbirine eklenmeyen 5 senelik sürenin henüz dolmadığını, 5 yıl olarak belirlenen ciddi kullanım süresinden, pandemi sürecinin hariç tutulması gerektiğini, davacı yanca talep edilen ve mahkemece kabul edilen tedbir talebinin usule aykırı olduğunu, delil olarak sunulan heyet raporunda 5 yıllık hoşgörü süresindeki idari kesintiler ve covid 19 sürecinde uygulanan yasaklar-kapatmalara değinilmediğini, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava; davalı adına tescilli ... tescil nolu markaların 39. ve 41. sınıflarda kullanılmama nedeniyle iptali talebine yöneliktir. Marka sahibinin tescilli markasını fiilen kullanma yükümlülüğü söz konusudur. 6769 sayılı SMK 'da markanın kullanılmaması iptal nedeni olarak düzenlenmiştir. SMK 26/1-a göndermesi ile aynı yasanın 9/1 maddesinde " Tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verilir." hükmü getirilmiştir. Bu yasal düzenleme gereğince markanın ciddi şekilde kullanıldığının, kullanma yükümlülüğünün yerine getirildiğinin kabulü için tescilli olduğu tüm sınıf ve alt sınıflarda kullanılmış olması gereklidir. Zira markanın benzer olsa bile kullanılmadığı mal ve hizmetler yönünden kullanım şartı gerçekleşmiş olmaz. Sadece fiilen kullanıldığı alanla sınırlı olarak kullanım yükümlülüğünün yerine geldiği kabul edilir. Ayrıca yasal düzenlemede getirilen "ciddi kullanımın" her olayın özelliğine göre değerlendirilmesi ve özellikle tescilli olduğu alanda pazar payı yaratma, arttırma, koruma ve sürdürmek için yeterli şekilde ticari faaliyet yürütüp yürütmediği dikkate alınmalıdır. Olumsuz vakıaların ispatının davacıya düşmemesine ilişkin genel hukuk ilkesi uyarınca yargılama konusu markayı tescilli olduğu tüm emtialarda kullandığının ispat yükü markayı kullandığını ileri süren marka sahibine aittir. 5 yıllık kullanım süresi dava tarihinden geriye doğru 5 yılı kapsar. SMK 26/4 maddesine göre, Markanın, beş yıllık sürenin dolması ile iptal talebinin Kuruma sunulduğu tarih arasında tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından ciddi biçimde kullanılmış olması hâlinde, birinci fıkranın (a) bendine ilişkin iptal talepleri reddedilir. İptal talebinde bulunulacağı düşünülerek kullanım gerçekleşmişse talebin Kuruma sunulmasından önceki üç ay içinde gerçekleşen kullanım dikkate alınmazBu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; 2003/24290 nolu " ... şekil" markasının 39 ve 41 sınıfta , 2011/96546 nolu "my bilet bilet almanın en akıllı yolu" ibareli markaların 09, 16,35,38,39,41 ve 42 . Sınıflarda davalı adına tescilli oldukları görülmektedir. 25/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle, "davalının sunduğu faturaların; alan adı ve marka yenileme ile ilgili masraf faturaları olduğu, evrakların; ... tanıtımına ilişkin bilgi ve açıklamaları kapsadığı, davalının ticari faaliyetinin bulunmadığı ve dava tarihinden geriye doğru 5 yıl içerisinde, davalı adına tescilli ... numaralı markaların tescil edildikleri mal ve hizmetler bakımından, kesintisiz olarak ve pazar payı yaratacak şekilde, ciddi ve yoğun bir biçimde kullanılmadığı, davalı tarafından markanın kullanımına ilişkin sunulan delillerin, hakkı devam ettirecek nitelikte bir kullanım için SMK madde 9'da belirlenen esasları sağlamadığı, marka sahibinin ilgili piyasada ticari bir konum elde edebilmek veya bu konumu sürdürebilmek için ciddi bir çabada bulunduğunu göstermediği" belirtilmiştir. Dava konusu 2003/24290 ve 2011/96546 tescil nolu markaların dava tarihi olan 03/03/2022 tarihinden geriye 5 yıllık dönemde tescilli olduğu 39 ve 41. sınıf hizmetlerde marka işlevine uygun olacak şekilde pazar payı yaratma, arttırma, koruma ve sürdürmek için yeterli şekilde ticari faaliyet yürütmediği markanın ciddi şekilde kullanılmadığı sabittir. Davacının online bilet sektöründe ticari faaliyet yürüten ve marka başvurusunda bulunan ilgili kişi sıfatı ile dava açmakta hukuki yararının bulunduğu, davalı kullanmama halinin haklı sebebe dayalı olduğunu , mücbir sebeplerle kullanamadığını, pandemi nedeniyle 2020 2021 yılı içerisinde sokağa çıkma yasakları uygulandığını ileri sürmüş ise de ; somut olayda mücbir sebep olarak ileri sürülen pandemi halinin, marka ile doğrudan bağlantılı olan markanın kullanılmasını engelleyen haklı neden sayılabilecek hal olarak markanın 5 yıl boyunca kullanılmamasını haklı kılacak mücbir bir sebep olarak kabulünün olanaklı olmadığı, , bu nedenle SMK 9/1 ve 26/1-a maddesi uyarınca davalı markasının iptal koşullarının mevcut olduğu ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, istinaf talebinin reddi gerektiği anlaşılmıştır. Davalı vekilinin İstinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 24/02/2023 tarih ve 2022/50 E., 2023/58 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 13/11/2025