İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Davacı müvekkili tarafından geliştirilen elektronik ...yazılımının pazarlama ve satışının davalı ... şirketi tarafından yapıldığını, davalı ...'ya ait "..." markası piyasada tanındığı için davacının yazılımının da bu marka ile s…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO : 2026/69 KARAR NO : 2026/295 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 07/10/2025 NUMARASI : 2024/252 E. - 2025/245 K. DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Fikir Ve Sanat Eseri SözleşmesindenKaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Davacı müvekkili tarafından geliştirilen elektronik ...yazılımının pazarlama ve satışının davalı ... şirketi tarafından yapıldığını, davalı ...'ya ait "..." markası piyasada tanındığı için davacının yazılımının da bu marka ile satıldığını, davalı tarafından bu yazılımın başka şirketlere de satıldığını ve davalı ... Şirketine de kullandırıldığını, her iki davalının da ... için hiç bir bedel ödemeksizin kullandıklarını, ... şirketi ile davacı arasında 20/05/2009 tarihinde "... (...) ... Satıcılık Sözleşmesi" imzalandığını, sözleşme uyarınca tarafların bir yıl boyunca bahis portalı yazılımının 3. kişilere satışından elde edilecek tutarın davacı şirkete ödenmesi ve bu satış gelirinin KDV'siz %3 oranındaki meblağın da davalıya ödenmesi konusunda anlaştıklarını, yazılımın ... . A.Ş.'ne satıldığını, bakım ve destek hizmetlerinin davacı tarafça verildiğini, alınan satış bedelinin 30/09/2009 tarihinden sonra küçük kısımlar halinde davacıya ödenmeye başlandığını, davacı ile ... arasında 01/12/2010 tarihli ikinci bir "... ... Satıcılık Sözleşmesi" imzalandığını, ...'nun yanı sıra TJK ve diğer yasal bahis sitelerinin de dahil edildiğini, yazılımın yine davacı tarafça yapılacağı, davalının ise satış ve pazarlama yapacağı konusunda anlaştıklarını, satış bedelinin davacıya verileceğini, davalının ise satış bedelinin KDV'siz %1'i kadar komisyon alacağını, ... sahibi ...'ın 21/05/2010 tarihinde ... ...A.Ş.'ni kurduğunu, davacıya ait kaynak kodlarının davalı ... şirketi tarafından ele geçirilerek ve ... bedeli ödenmeksizin kullanıldığını, ... geliştirme, bakım ve entegrasyon hizmetlerinin bedellerinin ödenmediğini, belirterek, davacının geliştirdiği bahis programının davalı ... şirketi tarafından ... A.Ş.'ne satılması veya bedelsiz kullanımından kaynaklanan en az 339.747,98 TL satış bedeli ve izinsiz kullanım alacağı bulunduğundan, İstanbul Anadolu 23. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptaline, %20'den az olmamak şartıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili davaya cevaplarında özetle, Davacı şirket ile ticari ilişkinin 2009 yılında son bulduğunu, zamanaşımı def inde bulunduklarını, bilgisayar programının eser niteliği ve kullanıldığının ispatlanması gerektiğini, somut olayda bir paket program satışı ve tesliminin bulunmadığını, ... ...A.Ş. ile davacı şirket arasında ilişki bulunmadığını, 20.05.2009 ve 01.12.2010 tarihli sözleşmelerin kredibilite kazandırmak ve iş ilişkisi içerisinde olduğu kurumlara sunulmak üzere göstermelik olarak tanzim edilen muvazaalı sözleşmeler olduğunu, ilgili sözleşmelerde geçen program ve satışlara konu olan sistemin “...” sistemi üzerinde geliştirildiğini, İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/67 E. sayılı dosyasında görülen davaya konu olan programın müvekkili ... .... A.Ş. tarafından geliştirildiğini, müvekkilinin ... A.Ş.'ye sattığı programın bakım işlerini davacı şirkete bıraktığını, davacı şirketin söz konusu bakım işini hukuka aykırı bir biçimde başka bir şirkete aktardığını, müvekkili ... A.Ş.'nin davacıdan 2011 yılından itibaren bir hizmet almadığı gibi borcunun bulunmadığını, davacı şirketi temsil eden kişilerin ... 'nın eski çalışanları olduğunu, bu kişilerin tekniker olarak işe alındıklarını ve sözleşmede eser olarak anılabilecek yazılımlar, buluşlar, programlar üzerinde fikri hakları bulunmadıklarına dair hükümler bulunduğunu, davacı şirketin üzerinde hak iddia ettiği programın ... A.Ş.'ye, pazarlanma tarihinin 10 gün öncesinde kurulduğunu, yeni kurulan bir şirketin uzunca bir çalıştırma gerektiren program üzerinde hak iddia etmesinin gerçek dışı olduğunu, davacı şirketin ortakları tarafından müvekkili şirkete ait bilgilerin “... Limited Şirketi” ne ve yine davalılar tarafından kurulan “... Limited Şirketi” ne aktarıldığını, müvekkili şirketin ortağı olan ... tarafından haksız bir biçimde elinden alınan hakların tazmini için ihtarname keşide edildiğini belirterek, kötüniyetli takip nedeniyle davacının %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi'nin 11/11/2021 tarihli kararı ile; "Davanın REDDİNE,Davacı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine YER OLMADIĞINA, kararı verilmiştir.Dairemizin 07/11/2024 tarihli 2022/549 2024/1843 kararıyla; 1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2-İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesin'in 11/11/2021 tarih, 2018/139 E., 2021/196 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA" karar verilmiştir.Dairemiz kaldırma kararı sonrası; İlk Derece Mahkemesi kararı ile; "Davanın REDDİNE,2-Davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebininin REDDİNE, karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafın yerel mahkemenin davanın reddine dair kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve davanın kabulünü talep ettiğini, İstanbul BAM 44. Hukuk Dairesi’nin önceki bozma ilamında belirtilen "yazılımın ilk kurulduğu andaki kaynak kodlarının incelenmesi" yönündeki kesin talimatına rağmen, yerel mahkemenin ve bilirkişinin ihlalin gerçekleştiği 2011-2012 dönemine ait kodlar yerine güncel ve yüzeysel veriler üzerinden eksik inceleme yaparak hatalı karar verdiğini, davalı tarafın kaynak kodları içeren şifreli USB belleği teslim etmeyerek ve uzaktan erişim kısıtlamaları getirerek kötü niyetli bir şekilde delil sakladığını, sundukları üyelik akışları, veri tabanı tablo yapıları, "..." değerleri, banka entegrasyon şifreleme algoritmaları ve "..." gibi teknik kanıtların bilirkişi tarafından raporlanmadığını, oysa bu yapıların bir yazılımın "parmak izi" niteliğinde olup değiştirilmesinin imkansız olduğunu, ayrıca taraflar arasındaki el yazılı ortaklık niyet anlaşması ve faturaların ... mülkiyetinin kendilerinde olduğunu ispatladığını, davalının "sözleşmeler muvazaalıdır" savunmasının somut delilden yoksun olduğunu ve usulüne uygun tutulmayan ticari defterlere dayanarak kurulan hükmün hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, davanın kabulünü talep etmiştir. GEREKÇE Dava, İİK 67. Maddesine dayalı ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı, geliştirdiği elektronik ...yazılımının pazarlama ve satışının ... tarafından yapıldığını, yazılımın “...” markası altında üçüncü kişilere satıldığını, bu kapsamda ... ...A.Ş. tarafından da bedelsiz ve izinsiz biçimde kullanıldığını, taraflar arasında 20/05/2009 tarihli ve 01/12/2010 tarihli iki ayrı “... (...) ... Satıcılık Sözleşmesi” bulunduğu, bu sözleşmelere göre yazılımın yapımcısının davacı, satıcısının ise ... olduğu, satış bedellerinin davacıya ait olacağı ve davalıya belirli oranda komisyon ödeneceği, yazılımın ... A.Ş.’ye satılması ya da izinsiz kullandırılması nedeniyle en az 339.747,98 TL alacağının bulunduğunu ileri sürerek İstanbul Anadolu 23. İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı takibine yapılan itirazın iptalini ve icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Davalılar savunmalarında; davacı ile ticari ilişkinin 2009 yılında sona erdiğini, zamanaşımı bulunduğunu, yazılımın eser niteliği ve davacıya aidiyetinin ispatlanamadığını, sözleşmelerin muvazaalı olduğunu, dava konusu yazılımın ... tarafından geliştirildiğini, ... şirketinin kullandığı yazılımların davacıya ait olmadığını, davacının haksız ve kötü niyetli takip yaptığını ileri sürerek davanın reddini istemişlerdir. İstanbul Anadolu 23. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında; alacaklının davacı ... Ltd. Şti., borçluların davalılar ... ...A.Ş. ve ... ... .. A.Ş. olduğu, 355.692,08 TL asıl alacak ve 4.055,90 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 339.747,98 TL alacağın tahsili için 20/11/2015 tarihinde icra takibine girişildiği, alacağın sebebi olarak bilgisayar ... programının ... tarafından Birebir şirketine bedelsiz kullandırılması ücreti olarak gösterildiği, borçluların süresinde borca itirazları üzerine takibin durduğu , eldeki davanın süresi içinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemenin 11/11/2021 tarihli ilk kararıyla dava reddedilmiş, bu kararın istinafı üzerine Dairemizin 07/11/2024 tarihli ilamı ile, yazılımın kaynak kodlar üzerinden yeterli ve uzman bilirkişi incelemesi yapılmadığı, eksik incelemeye dayalı hüküm kurulduğu gerekçesiyle karar kaldırılmıştır. Mahkemece kaldırma kararı sonrası yargılamaya devam olunmuştur.14/01/2025 tarihli keşif yapılarak alınan 24/06/2025 tarihli bilirkişi heyeti raporunda, davacı ve davalı yazılımlarının mimari yapı, kullanılan teknolojiler, kod organizasyonu ve çalışma prensipleri bakımından farklı olduğu, birebir örtüşen ya da benzer nitelikte kaynak kod bulunmadığı, her iki yazılımın da ayrı ayrı FSEK m.2/1 kapsamında eser niteliği taşıdığı, ancak davalı kullanımının davacının mali ve manevi haklarını ihlal etmediği kanaati bildirilmiştir. Mahkemece , davalı ... A.Ş. tarafından kullanılan yazılımın davacıya ait yazılımdan farklı olduğu, ... tarafından ...’e davacı yazılımının satıldığı ya da izinsiz kullandırıldığı hususunun ispatlanamadığı, icra takibine konu edilen alacağın varlığının davacı tarafından kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine ve davalıların kötü niyet tazminatı talepleri de reddedilmiş, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İİK'nun 67.maddesi gereğince ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali davasında alacağın varlığını ispat yükü davacı takip alacaklısı üzerindedir. Davacı ile davalı ... şirketi arasında düzenlenen , 20/05/2009 tarihli ... (...) ... Satıcılık Sözleşmesinde , davacı şirketin "yapımcı", davalı ... şirketinin ise satıcı sıfatıyla , bir yıl boyunca bahis portalı yazılımının 3. kişilere satışından elde edilecek tutarın davacı şirkete ödenmesi ve bu satış gelirinin KDV'siz %3 oranındaki meblağın davalı ... şirketine ödenmesi konusunda anlaşmışlardır. Davacı ve davalı ... şirketi arasında düzenlenen 01/12/2010 tarihli "... ... Satıcılık Sözleşmesinde, bahis portalı yazılımının 3. kişilere satışından elde edilecek tutarın davacı şirkete ödenmesi ve bu satış gelirinin KDV'siz %1 oranındaki meblağın davalı ... şirketine ödenmesi konusunda anlaşmışlardır. Ticaret sicil kayıtlarına göre, davacı ... Limited Şirketi'nin ortaklarının ..., ... ve ...olduğu, davalı ... ...A.Ş.'nin tek ortağının ... olduğu, davalı ... A.Ş.'nin tek ortağının ve yetkilisinin ... olduğu görülmektedir. 28/01/2020 tarihli bilirkişi heyet raporunda; taraflara ait yazılımların, bahis sitesi olması sebebiyle benzerlikler gösterdiği, incelenen internet sitelerinin ön yüzlerinde kullanılan tema, tasarım ve eklenti farklılıkları bulunduğu, incelemeye konu internet sitelerinin içeriğinde hazır şablon ve temalara yer verildiği, benzer menü yapılarının piyasada faaliyet gösteren diğer internet siteleri tarafından da kullanıldığı, incelenen internet sitelerinin ön yüzlerinde kullanılan yapıların ve tasarımın farklı olması sebebiyle internet sitelerinin benzer olmadığı, incelenen internet sitelerinin kod ve mimari yapısı ve kullanılan teknolojilerin farklılık gösterdiği, derdest davaya konu yazılımların FSEK m.2 kapsamında ilim ve edebiyat eseri olarak değerlendirilebileceği, teknik inceleme ve değerlendirmeler neticesinde taraflara ait yazılımların benzer olmadığı kanaatine varıldığından, davacının telif isteminin yerinde olmadığı bildirilmiştir. 15/07/2020 tarihli bilirkişi raporunda; davalı tarafa ait “....com” isimli internet sitesi ara yüzü ve HTML arka plan kod yapısı, davacı tarafa ait USB Flash bellekte sunduğu ... ve tasarım kodlarının incelendiği, davalı tarafa ait “....com” sitesi incelendiğinde siteye ait veri tabanına ve programlama kodlarına ulaşılamadığından davacı tarafın sunmuş olduğu veri tabanı ve programlama kodlarıyla karşılaştırılma işleminin yapılamadığı ve bu nedenle benzerlik olup olmadığının tespit edilemediği, davacıya ait USB Flash bellek içerisinde bulunan sayfaların ( Üyelik Sistemi, Ödeme Sistemleri, Canlı Sonuçlar, İddia Oyna v.b.) davalıya ait ....com isimli sitede yer alan sayfalarla örtüştüğü, aynı sektöre hizmet eden yazılımların aynı ada ve işleve sahip sayfaları barındırmasının hizmet ettiği sektör gereği zorunluluktan kaynaklandığı, sayfa isimlerinin ve sayfada yer alan işlevlerin aynı sektöre hizmet eden web sitelerinde benzer olmasının sitelerin aynı olduğu anlamına gelmediği, sonuç olarak “....com” adlı siteye ait ... kodlarına ve veri tabanına ulaşılamadığından kod ve veri tabanı benzerliğine ait tespit gerçekleştirilemediği, web sitelerinde yer alan sayfa isimlerinin ve sayfalarda yer alan işlevlerin aynı olduğunun tespit edildiği, aynı sektöre hizmet eden yazılımlarda aynı ifadelerin kullanılmasının sektör zorunluluğundan kaynaklandığı, ... kodu ve veri tabanı yapısı eksikliğinden dolayı benzerlik karşılaştırılması yapılamadığından benzerlik oranının tespit edilemediği, tespite konu yazılımın 1 yıllık ortalama maliyetinin 300.000,00 TL + KDV + Kar olacağı bildirilmiştir. 30/05/2021 tarihli bilirkişi raporunda; davalı ... .A.Ş. 'nin 01/10/2010 - 01/12/2011 tarihleri arasındaki ticari defter ve belgeleri, muhasebe kayıtlarının ve satış faturalarının incelenmesi neticesinde diğer davalı şirket ... ...A.Ş.'ye "..." adı altında ... satışı yapmadığı bildirilmiştir. İİK'nun 67.maddesi gereğince ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali davasında alacağın varlığını ispat yükü davacı takip alacaklısı üzerindedir. Dosya kapsamına göre, dava konusu şans oyunlarıyla ilgili bilgisayar yazılımının satışı için davacı ile davalılardan ... şirketi arasında düzenlenen sözleşmelere göre satış bedellerinin davacı şirkete ait olacağı, satış gelirinin belli oranının davalı şirkete ait olacağının kararlaştırıldığı, icra takibinin bu sözleşmelerle satış yetkisi verilen yazılımın ... şirketi tarafından diğer davalı şirkete satıldığı veya izinsiz kullandırıldığı iddiasıyla satış bedelinden kaynaklanan alacağın tahsili istemi ile başlatıldığı, öncelikle davacı tarafından yazılımın satışı için sözleşme ile davalı ... şirketine izin ve yetki verildiği dikkate alındığında , davacının sözleşmeden kaynaklı alacağını talep edebileceği , ancak geliştirdiği ...yazılımının davalı ... tarafından davalı ...’e satıldığı veya bedelsiz kullandırıldığı ve bu suretle satış bedeli/izinsiz kullanım alacağı doğduğu iddiasının ispat yükünün davacı tarafta olduğu, mahkemece dairemiz kaldırma kararında işaret edilen eksikliklerin giderilmesi amacıyla yerinde keşif icra edildiği, keşif sonrasında düzenlenen 24/06/2025 tarihli bilirkişi heyeti raporunda, davacı tarafından sunulan kaynak kodlar ile davalıya ait ... kaynak kodlarının aynı veya benzer nitelikte olmadığı, yazılımların teknik olarak farklılık gösterdiğinin denetime elverişli biçimde tespit edildiği, davacı vekilinin istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü ihlale konu döneme (2011–2012) ait kodların yeterli şekilde incelenmediği yönündeki itirazlarının ; teknik incelemenin yerinde ve davalı sistemine erişim sağlanmak suretiyle ... kodları üzerinde yapıldığı dikkate alındığında yerinde olmadığı, ihlal dönemine ilişkin yalnızca benzer sayfa isimleri, fonksiyon benzerliği, aynı sektörde kullanım gibi sebeplerin o tarihteki kaynak kodların davacının yazılı ile örtüştüğü iddianın sübutuna elverişli ve yeterli olmadığı değerlendirilmiştir. Bunun yanında, mali müşavir raporunda da ...’nın incelenen döneme ilişkin ticari defter ve belgelerinde ...’e “...” adı altında bir ... satışı kaydının bulunmadığı tespit edilmiş olup, davacının icra takibine dayanak yaptığı satış/bedelsiz kullandırma vakıasının teknik veri ve ticari kayıtlar üzerinden sübut bulmadığı , mahkemece davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı, sonucuna varılarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 07/10/2025 tarih ve 2024/252 E. 2025/245 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 615,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60-TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 19/02/2026