İSTİNAF KARAR TARİHİ: 08/10/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: Asıl Dava ; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 10 yılı aşkın süredir enerji sektöründeki ihtiyaçlara yüksek kaliteli tasarımlarıyla çözüm sunduğunu, alçak ve orta gerilim ölçüm, koruma sistemleri ve ferrorezonans çözümleri konusunda faaliyet gösterdi…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü RKK M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ DOSYA NO: 2023/469 KARAR NO : 2025/1255 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 17/01/2023 NUMARASI : 2021/140 E. - 2023/7 K. DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım (Maddi Tazminat İstemli)|Endüstriyel Tasarım (Tecavüzün Giderilmesi İstemli)|Endüstriyel Tasarım (Manevi Tazminat İstemli) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 08/10/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: Asıl Dava ; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 10 yılı aşkın süredir enerji sektöründeki ihtiyaçlara yüksek kaliteli tasarımlarıyla çözüm sunduğunu, alçak ve orta gerilim ölçüm, koruma sistemleri ve ferrorezonans çözümleri konusunda faaliyet gösterdiğini, davacıya ait “... ...” ve “...+” markalarının ... numaraları ile TPMK nezdinde tescilli olduklarını, markaya ait “...+” serisine ait “...+” ve “...+...” isimli ürünleri için TPMK nezdinde 2020 01656 numarası ile tescilli endüstriyel tasarımın mevcut olduğunu, davalılardan ... Malz ve Dış Tic Şirketi tarafından müvekkili Şirkete ait “...+” markası adı altında satışı yapılan “...+” ve “...+...” adlı ürünlerin taklit edilerek başına sade K harfi eklenmek suretiyle “...+”, “...+...” ismi ile üretildiğini ve Batı Mah. Çidem Sok. No:... Pendik/İstanbul adresinde bulunan satış mağazasında satışa arz edildiğini, bu suretle müvekkili Şirketin tescilli marka ve endüstriyel haklarına tecavüz edildiğini, davalılardan ... Endüstriyel Elektronik Sanayi Tic. Ltd. Şirketi’nin ise taklit ürünün üreticisi konumunda olduğunu, Sınai Mülkiyet Kanunu gereği ürünü satışa arz edenin de üreticinin de taklit ürün sebebiyle doğan zararlardan sorumlu olduğunu, bu durumun İstanbul Anadolu 1. Fikri Sınai Hukuk Mahkemesi 2021/87 D.iş sayılı dosyasında yapılan delil tespiti dosyasındaki bilirkişi raporu ile sabit olduğunu, raporda müvekkilinin endüstriyel tescilli tasarımının kullanıldığının ve ürünler arasında belirgin bir fark olmadığının, dolayısıyla benzer olduklarının tespit edildiğini, davalıların müvekkili Şirkete ait marka ve tasarımı taklit ederek satışa arz etmek suretiyle haksız kazanç elde ettiklerini, ... Endüstriyel şirketi nezdinde ihlal konusu ürünler tespit edilmemişse de yetkilisinin tutanağa geçen beyanında bu ürünleri ürettiklerini ikrar ettiğini, her iki davalının da ihlali gerçekleştirdiklerinin sabit olduğunu, davalıların eylemlerinin davacının Sınai Mülkiyet Haklarına tecavüz ve Türk Ticaret Kanunu kapsamında haksız rekabet oluşturduğunu, bu haksız eylemler sebebiyle müvekkili Şirketin marka adının ve ticari itibarının zarar gördüğünü, kişilik haklarının ihlal edildiğini, ticari itibar kaybına uğradığını, bu nedenlerle maddi ve manevi tazminat talep edilebileceğini, maddi tazminatın SMK 151/2-b uyarınca davalıların elde ettiği net kazanca göre hesaplanmasını talep ettiklerini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik davalıların müvekkili Şirketin sınai mülkiyet hakkının ihlalini içeren eylemlerinin tespitine ve önlenmesine, eylemlerin durdurulmasına, D.iş dosyasındaki ihtiyati tedbirin devamına, tasarımlara ait kalıp ve üretim malzemeleri ile tasarım dosyalarının imhasına, davalılara ait www.....com.tr uzantılı internet sitesinde satışın önlenmesi için erişim yasağına, müvekkili şirketin uğradığı zararlardan şimdilik 200.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın ihlal tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir,Davaya Cevap Ve Karşı Dava ; Davalı-karşı davacılar vekili karşı dava dilekçesini duruşmada tekrarla; müvekkili şirketin endüstriyel elektronik devre ünitelerinin tasarım ve üretimini yaptığını, İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/87 D.iş sayılı dosyasında müvekkili işyerinde yapılan tespitte dava konusu ürünlerin bulunmadığının görüldüğünü dava konusu ürünün ... Voltage Indicator (Kapasitif Voltaj İndikatörü, kısaca CVI) olarak adlandırılan gerilim göstergeleri olduğunu, bu ürünlerin günlük hayatta herkes tarafından kullanılmadığını, sadece özel ve uzman alıcı gruplarına hitap eden, özellikle orta gerilim pano sistemlerine elektriksel ve mekaniksel olarak monte edilerek kullanılan, müşteriye ait panonun içindeki izolatör ve koaksiyel bağlantı kablosunun özelliklerine göre uyumlu olabilen özel nitelikli ürünler olduğunu, göstergelerin tek başına çalışmadığını, bir sistemin parçası olmaları nedeniyle orta gerilim pano sistemi üreticileri tarafından önceden incelenip test edilerek sistemlerine uygun bulunması halinde satın alındığını, bu niteliği sebebiyle karıştırılma ihtimali değerlendirilirken uzman veya özel topluluğun izleniminin dikkate alınmasının zorunlu olduğunu, nitekim bilirkişi raporunda da bu hususa dikkat çekilerek markalar arasında karıştırılma ihtimali olmadığı belirtildiğini, dava konusu ürünün orta gerilim pano sistemlerine monte edilerek kullanılan gerilim göstergesi olduğunu, bu itibarla davacının 2020 01656 numaralı tasarımının niteliği itibariyle bir birleşik ürün parça tasarımı olduğunu, 1990’lı yıllardan beri kamu ve özel sektörde kullanılan bu göstergeler için 1997 yılında IEC 61243-5 standardının getirildiğini, ürünün ön terminallerinin delik çapı, kontak detayları, çalışma prensibi gibi unsurların markalar arasında uyumlu olması için bu standartta tanımlandığını, aynı standardın 2005 yılında Türkçe olarak ...-5 adıyla yayımlandığını, dava konusu göstergelerin pano sistemine monte edilerek kullanıldığından ürünün sadece ön yüzeyinin kullanıcıya göründüğünü, bu nedenle tasarımın yenilik özelliğinin bulunmadığını, davacının 2020 01656 numaralı tasarım tescil başvurusunun 28/02/2020 tarihinde yapılmış olduğunu, ancak tasarımların 2011-2012 yılından beri piyasada bulunduğunu ve kamuya arz edilmiş olduğunu, bu hususun 2017 tarihli test raporları, www.....com internet sitesine ait 2017 tarihli arşiv kayıtları, ...’da 2019 yılında yayımlanan video ve ... Elektrik firmasının 2017 tarihli e-kataloğu gibi delillerle sabit olduğunu, ayrıca müvekkili ...’nın dava konusu tasarımla aynı tasarıma sahip Alman KRİES firmasına ait VOIS+ model ürünün Türkiye yetkili satıcısı olduğunu ve 2007 tarihli katalogun da delil olarak sunulduğunu, bu deliller karşısında davacının tasarımlarının SMK kapsamında yenilik ve ayırt edici niteliğe sahip olmadığını, 6769 sayılı SMK’nun 77/1-a maddesine göre tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilebileceğini, SMK 79/1 uyarınca hükümsüzlük kararının geçmişe etkili olacağını ve tasarım korumasının hiç doğmamış sayılacağını, tescilsiz tasarımların ise 69/2. madde gereği en fazla 3 yıl korunacağını, bu nedenle davacının dava tarihi itibariyle tüm haklarının sona ermiş bulunduğunu belirterek, öncelikle karşı davanın kabulü ile davacı-karşı davalı adına 2020 01656 numaralı tasarımların hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, asıl davanın her iki müvekkili açısından reddine karar verilmesini talep etmiştir, Karşı Davaya Cevap ; Davacı-karşı davalı vekili karşı davaya cevap dilekçesini duruşmada tekrarla; dava dilekçelerinde belirttikleri gibi davalıların müvekkili adına tescilli marka hakkını ve tasarım hakkını ihlal ettiklerini, davalı-karşı davacılar tarafından üretilip satışa arz edilen müvekkili şirketin markası ve tasarımlarının birebir taklit edilmek suretiyle “...+”, “...+...” ismi ile satışa sunulduğunu, bilirkişi incelemesinden anlaşılacağı üzere ürünün tasarımının müvekkili şirketin tescilli tasarımının birebir aynısı olmakla birlikte marka ve logosunun da müvekkili şirketin tescilli marka ve logosunun aynısı olduğunu, davalı-karşı davacıların müvekkili şirketin markasının başına sadece “K” harfi ekleyerek ve logoyu da birebir taklit ederek haksız ve hukuka aykırı şekilde kullandıklarını, davalılardan Kemal Kumbaracıbaşı’nın adresinde müvekkili şirkete ait marka ve tasarımın taklidi olan ürünlerin tespit edildiğini ve tutanak altına alındığını, diğer davalı-karşı davacının ise ürünü ürettiğini kabul ettiğini ve bu ikrarın tutanakla imza altına alındığını, delil tespiti dosyasında bilirkişinin müvekkili şirketin tescilli logosunun da birebir taklit edildiği gerçeğini göz önüne almadan bir değerlendirme yaptığını ve raporda bu durumdan hiç bahsetmediğini, ürünün ön yüzünde birbirini tamamlayan iki üçgenden oluşan logo ile birlikte değerlendirildiğinde davalılar tarafından marka hakkının ihlal edildiğinin gayet açık olduğunu, davalı-karşı davacılar tarafından müvekkili şirketin tasarımının yenilik ve ayırt edicilik özelliğinin bulunmadığından bahisle hükümsüzlük davası açıldığını, davalı-karşı davacıların iddialarının gerçeği yansıtmadığını, internette basit bir aramayla aynı ürün grubu ürünlerin fotoğrafları incelendiğinde bu maksatla üretilen her bir ürünün birbirinden oldukça farklı tasarımlar ve markalar barındırdığının görüleceğini, davalı-karşı davacıların ürünün birleşik ürün olduğu ve tek başına ayırt ediciliği bulunmadığı iddiasıyla hükümsüzlüğe karar verilmesi gerektiğini ileri sürdüklerini, dava konusu ürünün gerilim göstergesi olduğundan elektrik panosu ile birlikte kullanıldığını, ancak panonun dış tarafında ürünün ayırt edici özelliklerinin bulunduğu gösterge kısmının yer aldığını, bu kısımda elektrik göstergelerinin bulunduğunu, davalıların tazminat hesabına ilişkin iddialarının da hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, karşı davacının 2020 01656 numaralı endüstriyel tasarım tescil belgesine konu tasarımların başvuru tarihi itibariyle yenilik ve ayırt edicilik niteliğine haiz olmadığına yönelik beyanları doğrultusunda hükümsüzlük talebi ile açtığı karşı davanın haksız ve mesnetsiz bir iddiadan ibaret olduğunu belirterek, bu sebeple asıl davalarının kabulü ile karşı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir,İlk Derece Mahkemesi kararı ; markalar arasında benzerlik bulunmadığı bu nedenle markaya tecavüz söz konusu olmadığı davacı-karşı davalıya ait ... tescil numaralı çoklu endüstriyel tasarımın 2017 yılında kamuya sunulduğunu, bu nedenle yenilik ve ayırt edicilik şartlarını taşımadığını, yalnızca küçük renk farklılıklarının tasarıma özgünlük katmadığını, farklı markalı ürünlerin benzer işlevlerde farklı tasarımlarla üretildiğini, bu sebeple dava konusu tasarımın hükümsüz olması gerektiğini, hükümsüzlük kararı geçmişe etkili olacağından davacı-karşı davalının tecavüz iddiasına dayalı asıl davasının reddedilmesi gerektiği kabul edilerek "Asıl davanın REDDİNE, Karşı davanın KABULÜNE, davacı karşı davalıya ait 2020 01656 tescil numaralı çoklu endüstriyel tasarımın HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE VE SİCİLDEN TERKİNİNE, " karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı-karşı davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının kabulünün mümkün olmadığını, asıl dava yönünden davalının müvekkiline ait markayı başına sadece bir harf eklemek suretiyle kullandığını, dosyada yapılan bilirkişi incelemesinde tescil evraklarında + işaretinin İngilizce anlamı olan Plus ifadesi ile belirtilmesinin ... Plus ifadesi ile ...+ markalarının aynıymış gibi lanse edilerek bir tecavüz söz konusu değilmiş gibi hatalı rapor hazırlandığını, tescil evraklarında yazıyla Plus ifadesi kullanılmış olsa da tüm ürün kullanımlarında + işaretinin kullanıldığını, bu durumda tescilde yazılı karşılığının kullanılmasının markaların ayrı olduğu ve kullanımların farklı olduğu anlamına gelmediğini, davalılar tarafından markaların haksız kullanıldığını, çıplak gözle bakıldığında dahi ...+ markasının başına sadece K harfi konularak kullanıldığını, marka hakkına tecavüz edildiği açık olmasına rağmen hatalı hazırlanan rapora itibar edilemeyeceğini, davalının müvekkiline ait logoyu hiçbir değişiklik yapmadan kendi ürününde kullandığını, ancak bilirkişi raporunda bu yönden değerlendirme yapılmadığını, dosya kapsamında alınan raporlarda ürünlerin benzer olduklarının tespit edildiğini, karşı dava yönünden davalı-karşı davacılar tarafından müvekkiline ait ürünün birebir üretilip satışa arz edildiğini, “...+” ve “...+...” ismi ile marka logosunun da müvekkili şirketin tescilli marka ve logosunun aynısı olduğunu, davalılardan Kemal Kumbaracıbaşı’nın adresinde müvekkili şirkete ait marka ve tasarımın taklidi olan ürünler tespit edildiğini ve tutanak altına alındığını, diğer davalı-karşı davacının ürünü ürettiğini kabul ettiğini ve bu ikrarın tutanakla imza altına alındığını, sınai mülkiyet hakkı ihlali oluşturan eylemlerden ürünü üreten, satışa arz eden, pazarlayan kişilerin sorumlu olduğunu ilk derece mahkemesinin göz ardı ettiğini, tescilli bir logonun kullanılmasının kullanıcı bilgilenmiş olsun veya olmasın marka ihlalini açıkça gösterdiğini, mahkemece gerekçeli kararda bu durumun tam aksi söylenerek belli düzeyde bilgili kullanıcıdan bahsedildiğini, oysa bu durumda dahi davalı-karşı davacının ürününün ön yüzündeki müvekkiline ait logonun tek başına marka ihlalini ispatladığını, müvekkilinin ürününün piyasadaki aynı işlevli ürünlerden farklı olduğunu, müvekkili ürününün tasarım özgürlüğü kapsamında diğerlerinden ayrı olduğunu, davalı-karşı davacının bilinçli bir şekilde müvekkilinin tasarımını kopyaladığını, davalı-karşı davacı tarafından müvekkili şirketin nihai tüketicilerine satış yapılmak istendiğinde dahi kendi taklit ürünlerinin ... markasının muadili olduğu yönünde satış ve pazarlama yapıldığını, mahkemece verilen kararda da uzman alıcılara hitap eden bir ürün olduğunun ifade edildiğini, tüketiciler uzman alıcı olmasına karşın söz konusu ürünün birebir aynısı olmadığını fark edebilmesine rağmen oluşturduğu çağrışımdan dolayı markaya duyulan güvenin kullanılmasının da bir tür marka hakkının ihlalini oluşturduğunu, kararda da markaların ortalama tüketicide oluşturduğu intiba ve benzerlikler ile markaların karıştırılma ihtimalinin marka ihlali olarak değerlendirildiğini, buna rağmen ileri sürülen hükümsüzlük iddiası ve verilen davanın kabulü kararının tamamen hukuka aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir,Davalılar-karşı davacılar vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, müvekkillerinin davacının marka veya endüstriyel tasarım haklarına hiçbir tecavüz fiili olmadığını, dava konusu ürünün "Gerilim Göstergeleri" olup günlük hayatta herkes tarafından kullanılan bir ürün olmadığını, özel nitelikli bir ürün olduğunu, bu nedenle hitap edilen tüketici kesiminin bu ürünlere profesyonel olarak ihtiyaç duyan, yüksek derecede dikkatli ve özen seviyesi yüksek, satın alma işlemi öncesinde ve sonrasında üst düzeyde özenli, seçici kişiler veya mühendisler olduğunu, bu nedenle değerlendirirken bu hususun göz önüne alınması gerektiğini, mahkemece alınan raporda da bu hususa dikkat çekilerek markalar arasında karıştırılma ihtimali olmayacağının belirtildiğini, bilirkişi heyetince de markaların benzer olmadığı, davacı-karşı davalıya ait tescilli ... ibareli marka ile davalı-karşı davacının marka kullanımı karşılaştırıldığında tasarım tescillerinin başvuru tarihi itibariyle koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olmadığı yönünde görüş bildirildiğini, davacının ... no'lu tescil başvurusunun niteliği itibariyle bir birleşik ürün parça tasarımı olduğunu, davacının ... numaralı Tasarım Tescil başvurusu 28.02.2020 tarihinde yapılmış olup başvuru tarihi itibariyle bu tasarımların 2011-2012 yılından beri piyasalara sunulmuş ve uzun yılından beri kamuya arz edilmiş ürünler olduğunu, bu nedenle yenilik niteliği bulunmadığını, davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Asıl dava, marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi ve durdurulması ile davacıya ait tescilli endüstriyel tasarım hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması, maddi ve manevi tazminat taleplerine ilişkindir. Karşı dava ise davacı-karşı davalıya ait ... tescil numaralı endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. Asıl davada davacı vekili, müvekkili Şirketin alçak ve orta gerilim ölçüm, koruma sistemleri ve ferrorezonans sektöründe faaliyet gösterdiğini, “... ...” ve “...+” markalarının sahibi olduğunu, ayrıca “...+” serisine ait ürünler için de tescilli endüstriyel tasarım hakkı bulunduğunu , davalılardan ...’in, müvekkiline ait “...+” ve “...+...” ürünlerini taklit ederek “...+” ve “...+...” ismiyle satışa sunduğunu, ... Endüstriyel’in ise bu ürünlerin üreticisi olduğunu, bu şekilde müvekkilinin marka ve tasarım haklarının ihlal edildiğini , bu eylemlerin Sınai Mülkiyet Kanunu ve TTK kapsamında haksız rekabet ve hak ihlali oluşturduğunu, müvekkilinin ticari itibarına ve kişilik haklarına zarar verildiğini, bu nedenle şimdilik 200.000 TL (marka hakkına tecavüz için 100.000,00 TL , tasarım hakkına tecavüz için 100.000,00 TL) maddi ve 100.000 TL (marka ve tasarım hakkı ihlali yönünden ayrı ayrı 50.000 TL ) manevi tazminat ile tecavüzün tespiti önlenmesi durdurulmasını talep etmiştir. Davalı-karşı davacılar vekili, müvekkili şirketin, müşterilerden gelen sipariş üzerine endüstriyel elektronik devre ünitelerinin üretimini yaptığını bunların , orta gerilim pano sistemlerinde kullanılabilen, teknik bilgi gerektiren "... Voltage Indicator" (CVI) – Gerilim Göstergesi ürünleri olduğunu, ürünlerin uzman alıcıya hitap ettiği ve markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını ,dava konusu tasarımın tescil başvurusunun 28.02.2020 tarihinde yapıldığını, ancak bu tasarımın daha önce 2016-2017 yıllarında kamuya sunulduğunu davacı-karşı davalı adına tescilli 2020 01656 numaralı endüstriyel tasarımın 6769 Sayılı SMK uyarınca yenilik ve ayırt edicilik vasfı taşımadığını, tescilsiz tasarım olarak da artık koruma süresinin dolduğu, bu nedenle zaman aşımı itirazında bulunduklarını beyanla karşı davanın kabulü ile 2020 01656 numaralı tasarımın hükümsüzlüğüne asıl davanın her iki müvekkili yönünden ayrı ayrı reddine karar verilmesini talep etmiştir. Marka kayıtları; 2018 45521numaralı "..." markasının 9 ve 35.sınıflarda 18/09/2019 tarihinde, 2018/45509 numaralı "..." markasının 9 ve 35.sınıflarda 22.11.2018 tarihinde, 2012 ... numaralı "... ...+Şekil" markasının 9 ve 42. sınıflarda 01/09/2014 tarihinde davacı-karşı davalı adına tescil edildiği anlaşılmıştır. Tasarım tescil kaydı; 2020 01656 numaralı "gerilim göstergeleri" isimli çoklu endüstriyel tasarımın 28/02/2020 tarihinde davacı-karşı davalı adına tescil edildiği anlaşılmıştır.Mahkemenin 2021/87 D.İş sayılı dosyası ile delil tespiti yapıldığı ve rapor alındığı, 01/07/2021 tarihli bilirkişi heyet raporunda ; karşı tarafa ait olduğu belirtilen www.....com adlı internet sitesi üzerinde yapılan incelemede; firma bilgilerinde “firmanın Enerji, Elektromekanik ve Otomasyon sektörlerine yönelik ürün satış ve ürün çözüm hizmeti verildiği, Alman menşeli Kries marka gösterge cihazının, ... marka ... akım ve gerilim trafoları ve ... marka devre kesicilerinin Türkiye temsilcisi olduğunun” ifade edildiği, söz konusu bölümde “Seramik Kapasitörler” ve “...” ürünlerinin resimlerinin yer aldığı, sitede yer alan firma iletişim bilgilerinde; firma adresinin “Batı Mah.Çiğdem sk.No:... Pendik/İstanbul 34890”, firma iletişim numaralarının 0216 384 9338 ve 0216 384 9334, firma mail adresinin ***@***.*** olduğu, site tescil bilgilerinde; alan adının ... Ltd. firması tarafından “...” adına kayıt edildiği, alan adı kayıt süresinin 21/09/2010-21/09/2023 tarih aralığını kapsadığı, domain sahibi bilgilerinde, şirket isminin “TEKNİK SAN”, e-mail adresinin “***@***.***”, iletişim numarasının 0216 338 7120, adresinin “Fenerbahçe Mah.Munir Nurettin Selçuk Cd.No:... İstanbul” olduğunun tespit edildiği, https://www.linkedin.com/company/.../?originalSubdomain=tr adlı hesap üzerinde yapılan incelemede; hesap bilgilerinde; hesapta kullanılan kapak resminde “Yeni Ürünlerimiz ... ve ... +... -Gerilim İndikatörleri” ifadesinin ve ürün resminin kullanıldığı, hesapta yer alan açıklamalarda “... MALZEMELERİ VE DIŞ TİCARET olarak şirketimiz tecrübesi ve uzman kadrosu ile Enerji, Elektromekanik ve Otomasyon sektörüne yönelik ürün satış ve ürün çözüm hizmeti verildiğinin, ... MALZEMELERİ VE DIŞ TİCARET’in, kalite ve güvencesi ile sektörde kendini kanıtlamış Slovenya menşeili ... d. d. marka Transdüser, Analog Ölçü Aletleri ve Enerji Ölçüm Cihazlarının Ortadoğu ve Türkiye temsilciliğini yaptığının, Alman menşeli ... marka gösterge cihazlarının da Türkiye temsilcisi olduğunun” ifade edildiği, hesapta yer alan iletişim bilgilerinde; firma adresinin “Batı Mah.ÇiğdemSk.Güneş Apt.No:... Pendik/İstanbul” olduğu, firma web sitesi bilgisinin www.....com olduğu, firma iletişim numarasının 0216 384 9338 olduğu, firmanın 2009 yılında kurulduğu bilgisinin yer aldığı, firmanın şahıs firması olduğu, firma sektörünün Elektrik/Elektronik Üretimi olduğu, uzmanlık alanlarının “... d. d., ... ..., ... ..., BKS ..., RITZ InstrumentTransformers, AnalogueMeasuring Instruments, EnergyAnalyzers ve Transducers” olduğu, tespit isteyen tarafa ait 2020 01656 (1) numaralı tasarım ile aleyhine tespit istenen (...) iş yerinde bulunan ürünler arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, tespit talep edenin 2018 45509 tescil numaralı ibareli markası ile 2018 45521 tescil numaralı markalarının tespite konu KAPASİTİF GERİLİM GÖSTERGELERİ emtiasında tescilli olduğuna (09. Sınıf Bilim, denizcilik, topoğrafya, meteoroloji, sanayide ve laboratuvarda kullanım amaçlı olanlar dahil ölçme aletleri, cihazları) aleyhine tespit talep edilenin tespit talep edenin markalarının tescilli olduğu KAPASİTİF GERİLİM GÖSTERGELERİ ürünlerinin satışını yaptığı, tespit talep edenin 2018 45509 tescil numaralı markası ve 2018 45521 tescil numaralı markaları ile aleyhine tespit istenen tarafa ait markaların görünüş, işitsel ve kavramsal olarak birbirinden farklı olduğu, tespite konu ürünlerin günlük hayatımızda yararlanabileceğiniz veya kullanabileceğimiz ürünler olmadığı, bu ürünlerin alıcısının da ortalama tüketiciden ziyade ilgili sektör içerisindeki bilinçli tüketiciler olduğu, bu yönüyle ilgili ürünlerin bilinçli tüketicilerinin, tespit talep edenin ve markaları ile karşı tarafa ait ve markalarını rahatça ayırabileceği, bu yönüyle taraf markaları arasında iltibastan söz edilemeyeceği, aleyhine tespit istenenlerden ... ENDÜSTRİ ELEKTRONİK SANAYİ TİC. LTD. ŞTİ. firmasına ait "Dudullu OSB Mahallesi, DES San. Sit. A8 Blk ... Sk. No:... İSTANBUL" adresinde yapılan incelemede, tespite konu herhangi bir ürüne rastlanmadığı yönünde görüş belirtmiştir. Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu sunulan 28/05/2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda ; davacı - karşı davalı tarafa ait 28/02/2020 başvuru tarihli 2020 01656 numaralı tasarım tescili ile davalı - karşı davacı tarafa ürün görseli arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile ayniyet derecesinde benzer olarak algılandıkları, davacı-karşı davalıya ait tescilli 2012 ... başvuru numaralı marka ile davalı-karşı davacının marka kullanımı karşılaştırıldığında, markaların benzer olmadığı, davacı-karşı davalıya ait tescilli 2018 45521 başvuru numaralı "..." ibareli marka ile davalı-karşı davacının marka kullanımı karşılaştırıldığında markaların benzer olmadığı, 2020 01656-1, 2, 3 ve 4 numaralı tasarım tescillerinin başvuru tarihi olan 28/02/2020 tarihi itibariyle koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olmadığı yönünde görüş bildirilmiştir. 03/10/2022 tarihli ek raporda; yenilik vasfı yönünden hükümsüzlüğe dayanak olarak sunulan delillerin 15 Mayıs 2017 ve 14 Mart 2019 tarihli olduğu, sunulan deliller karşısında yapılan teknik değerlendirmeler doğrultusunda 2020 01656 - 1, 2, 3 ve 4 numaralı tasarım tescillerinin başvuru tarihi olan 28/02/2020 tarihinden önce kamuya sunulduğu ve koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olmadığı, 2020 01656 numaralı tasarım tesciline konu ürünlerin tasarımcının seçenek özgürlüğü kapsamında farklı biçim ve oranlarda tasarlanabileceği, yapılan incelemede davacı/karşı davalının tescilli markaları 2012 ... başvuru numaralı "... ... Şekil" ve 2018 45521 başvuru numaralı "..." olarak tescillendiği, bu tescillerden farklı olacak şekilde ürünler üzerindeki marka kullanımının "...+" olduğu, tescil olduğu şekildeki markaların benzer olmadığı, ürün tasarımları üzerinde tescil edildiğinden farklı olacak şekildeki kullanım yönünden değerlendirme yapılması halinde davacı/karşı davalı marka kullanımı ile davalı/karşı davacı marka kullanımının benzer olduğu görüşünde bulunmuştur. Markaya tecavüz iddiası yönünden; ; davacı-karşı davalının 2018 45521 numaralı "..." markasının esas unsurunun "..." ibaresi olduğu, 2012 ... numaralı "... ...+Şekil" markasının esas unsurunun "..." ibaresi olduğu, davalının tescilli markası bulunmadığı, tescilsiz marka kullanımının ise "...+" ve "...+..." şeklinde olduğu, davalı markalarının esas unsurunun "..." ibaresi olduğu, davalı marka kullanımının davacıya ait "... ...+Şekil" markası ile benzer olmadığı görülmektedir. Davacının diğer dayanak markası olan 2018 45521 numaralı "..." markası yönünden ise , tecavüz iddiasının mesnet gösterilen markanın fiili kullanımına göre değil tescilli haline göre değerlendirilmesi gerektiği, markanın esas unsuru olan "..." ibaresinin Türkçe'de bir anlamının bulunmadığı, "PLUS" ibaresinin artı anlamına gelen İngilizce bir sözcük olduğu, davalı-karşı davacının kullandığı "...+" ve "...+..." markalarının esas unsurları olan "..." ibaresinin Türkçe karşılığının olmadığı, davalının kullandığı söz konusu markaların "..." markası ile görsel ve işitsel yönden benzer olmadığı keza kavramsal benzerlikten de söz edilemeyeceği, markaların farklı olduğu, plus kelimesinin Türkçe karşılığı artı olmakla birlikte bu dolaylı yakınlığın işaretlerin benzer olarak nitelendirilmesine yeterli olmadığı, işaretlerin farklı olduğu, markaların "gerilim göstergesi" ürünününde kullanıldığı, bilirkişi raporlarında tespit edildiği üzere ortalama tüketiciye hitap eden ürünler olmadığı, dikkate düzeyi yüksek, bilinçli ve uzman tüketicilere hitap ettikleri hususları bir bütün olarak dikkate alındığında markaların karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı , davalı-karşı davacının marka kullanımlarının tescilli marka hakkına tecavüz teşkil etmediği mahkemece yeterli gerekçeyle davacı-karşı davalının marka haklarına tecavüz edildiği iddiasıyla açılan asıl davanın reddine dair kararında bir isabetsizlik bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Tasarım hakkının ihlali iddiası yönünden ise; öncelikle dava konusu tasarımın hükümsüzlüğü talep edildiğinden SMK'nun 79. maddesinde hükümsüzlük kararının geçmişe etkili olacağı düzenlenmiş olmakla , öncelikle tasarımım hükümsüzlüğü talebinin incelenmesi gerekmektedir. SMK 56/1 maddesine göre, tasarım yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olması şartıyla bu Kanunla sağlanan haklar kapsamında korunur Bu şartları taşımayan bir tasarımın hükümsüzlüğü talep edilebilir. Hükümsüzlük halleri yasanın 77.maddesi ile düzenlenmiştir. Bir tasarımın yenilik incelemesi yapılırken; tasarımın birebir aynısının daha önce yurtta ve dünyada kamuya sunulmamış olması şartı gerekirken, ayırt edicilik incelemesi yapılırken; seçenek özgürlüğü kapsamında, ürünün nihai kullanım sırasındaki görünümü itibariyle bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim dikkate alınarak değerlendirme yapılmalıdır.Ayırt edici nitelik araştırması yapılırken farklılıklara bakılmakla birlikte ağırlığın , kıyaslanan tasarımların ortak özelliklerine verilmesi gerekir. Bir tasarımın koruma kapsamı belirlenirken o tasarımın bilgilenmiş kullanıcı gözünde oluşturduğu genel izlenim ile bariz bir benzerlik gösteren bütün tasarımların birlikte dikkate alınması gerekir. Kıyaslanan tasarımlar arasında sadece küçük ayrıntılarda farklılık varsa tasarımların aynı olduğu kabul edilir. Yine bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim ile herhangi bir tasarımın böyle bir kullanıcı üzerinde oluşturduğu genel izlenim arasında genel bir farklılık varsa tasarım ayırt edici niteliğe sahip demektir. Burada, tasarım alanında, özellikle dikkat edilmesi gereker husus korumanın, görünüm, şekil, doku ve ergonomi gibi özelliklere hasredilmesidir. Tasarım hakkı ürün ve eşyaların teknik işlevini değil, dış görünümünü konu etmektedir. Dava konusu hükümsüzlüğü talep edilen karşı davalı adına tescilli 2020 01656 tescil numaralı gerilim göstergelerine ilişkin çoklu endüstriyel tasarımın 15 Mayıs 2017 tarihinde http://....com/.../ isimli internet sitesinde yayınlanarak kamuya sunulduğu, bu taraihin davacı-karşı davalının tasarımının tescil başvuru tarihinden geriye doğru 12 aylık hoşgörü süresinden daha eski olduğu, yine 14 Mart 2019 tarihinde https://www.....com/.. isimli internet sitesinde yayınlanan görselde yer alan ürünün tasarımı ile aynı oldukları, tasarımların aynı kök tasarımın yüzey rengi ve yüzeyde yer alan bazı teknik bilgilerin farklılaştırılması ile oluşturulmuş versiyonları oldukları,karşılaştırılan tasarmları oluşturan bütün ögelerin benzer biçim, oran ve yerleşimde oldukları, tasarımlar arasında yalnızca renk farkı bulunduğu, bu farkın tasarımların bütüncül algısı içinde küçük ayrıntı olarak algılandığı ve tasarımlara ayırt edici özellik kazandırmadığı, tasarımcının seçenek özgürlüğünün mevcut olduğu, farklı markalı ürünlerin farklı tasarımlarla üretildiklerinin bilirkişi raporu ile tespit edildiği, bu nedenlerle 2020/ 01656 tescil numaralı çoklu endüstriyel tasarımının 28/02/2020 tescil başvuru tarihi itibariyle koruma şartı olan yenilik ve ayırt edicilik özelliklerini taşımadığı ve hükümsüzlük koşullarının oluştuğu anlaşılmıştır. Karşı davaya konu 2020/ 01656 tescil numaralı çoklu endüstriyel tasarımının hükümsüz kılınmasına karar verildiğinden hükümsüzlük kararı geçmişe etkili olup, tasarıma kanunla sağlanan bu korumanın hiç doğmamış sayılacağı dikkate alındığında tasarım hakkına tecavüzden söz edilemeyeceği anlaşılmıştır.Bu nedenle, davacı-karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 17/01/2023 tarih ve 2021/140 E., 2023/7 K. sayılı kararına karşı davacı-karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken asıl dava yönünden 615,40 TL ve karşı dava yönünden 615,40 TL olmak üzere toplam 1230,80 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 359,80 TL harcın mahsubu ile bakiye 871,00 TL harcın davacı-karşı davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı-karşı davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 08/10/2025