İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi neticesinde, Dairemizce verilen karara karşı, temyiz yasa yoluna başvurulması ve kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesince bozulması üzerine yapılan duruşmalı inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin "...", "... ...", "... Akademi", "... ayakkabımı seviyorum! Şekil", "..." ve benzeri ibareli markaların sa…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2025/1124 Esas KARAR NO : 2025/1679 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 22/09/2021 NUMARASI : 2021/215 E. - 2021/154 K. DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi neticesinde, Dairemizce verilen karara karşı, temyiz yasa yoluna başvurulması ve kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesince bozulması üzerine yapılan duruşmalı inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin "...", "... ...", "... Akademi", "... ayakkabımı seviyorum! Şekil", "..." ve benzeri ibareli markaların sahibi olduğunu, davalının TPE nezdinde 2017/103922 başvuru numarası ile başvuruda bulunmak suretiyle 17/09/2019 tarihinde "..." markasını 25. ve 35.sınıflarında tescil ettirdiğini, aynı zamanda davalıya ait diğer marka olan "...+şekil" markasının ise ... tescil numarası ile sadece 25.sınıfta tescil edildiğini, ... markasının müvekkilinin markası olup müvekkili firma ile özdeşleştiğini, toplumda ve ayakkabı sektöründe belirli bir tanınmışlık düzeyi ve ayırt edici niteliğe sahip iken davalı tarafından "..." ve "... şekil" markalarının müvekkilinin markaları ile aynı sınıflarda tescil ettirilmesinin hukuk aykırı olduğunu, davalının kötüniyetle müvekkilinin maruf markasının sulandırılması suretiyle yeni bir marka oluşturduğunu, davalı markasının, davacı firmanın "..." isimli markasının başka bir serisi, bir alt veyahut üst markası veya devamı şeklinde anlaşılacağını, davalının eylemlerinin müvekkilinin tescilli markasına tecavüz oluşturmakla birlikte TTK hükümleri gereğince haksız rekabet kurallarına da aykırılık oluşturduğunu, açıklanan nedenlerle davalının, müvekkiline ait markalara tecavüzünün önlenmesine ve men'ine, davalı adına tescilli 2017/103922 ve 2018/13117 tescil numaralı markaların hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline ait şirketin 2013 tarihinden itibaren tekstil sektöründe faaliyet gösteren ve alanında sayılı firmalardan olduğunu, müvekkilinin ... ibareli markaları seçmesindeki en önemli hususun; üretilen kumaş ile dikimi yapılan ürünlerin sıcaklığının ve dokusunun algısını müşteride oluşturmak adına İngilizce'de "pufidik, sıcacık" anlamına gelen kelime olmasından kaynaklandığını, davacının iddialarının aksine müvekkilinin markaları ile davacının markaları arasında ne görsel, ne kavramsal, ne de fonetik benzerlik bulunmadığını, müvekkili markaları ile davacı markalarının "asli unsurları" benzerlik göstermediğini, markalar arasında tüketici nezdinde karıştırılma ihtimallerinin bulunmadığını, iltibas riskinin mevcut olmadığını, müvekkilinin markalarının seri marka niteliğinde olup kazanılmış hakkının mevcut olduğunu, davacının müvekkiline karşı yöneltilen iddiaların kötüniyetli olduğunu, davalının davacı markaları üzerinden haksız yarar sağlama amacının bulunmadığını, bu yönde bir ihtiyacının da bulunmadığını, müvekkili markalarının TTK haksız rekabet hükümlerine aykırılık teşkil etmediğini beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince; " taraf markaları arasında iltibas tehlikesinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine," karar verilmiştir. İSTİNAF: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... markasının tanınmış olduğunu, davalının tescil ettirdiği “...+şekil" ve “..." markalarının da davalı şirketin, müvekkili şirkete ait tescilli markalarının tanınırlığından faydalanma kastını gösterdiğini, markalar arasında iltibas tehlikesinin bulunduğunu, davalı markasının seri marka algısı oluşturduğunu, İltibas yönünden yapılan inceleme neticesinde; davalı şirketin kötü niyetle müvekkili şirkete ait firmanın tanınırlığından yararlanmaya çalıştığını, müvekkiline ait ve maruf marka olarak da tescil edilmiş olan ''..." markasının esas alarak okunuş ve sessellik itibari ile yine müvekkili firmaya ait "..." markasının bir alt veyahut üst çizgisi, modeli niteliğinde olan "... ..." ve "... ayakkabımı seviyorum+ şekil" "..." ve benzeri markalarında kullanılan kelimeleri aynen korumak suretiyle yaratmış olduğu "...”" ve “...” markalarının, üst düzey ilgi ve bilinç seviyesindeki tüketici nezdinde dahi müvekkili firmanın "..." isimli tanınmış markasının bir alt veyahut üst çizgisi, yeni bir görünümü veya çizgisi olarak algılanacağını,İnsan zihninin ilk üç - dört harften sonrasını okumayıp ezberden zihnindeki karşılığına oturttuğunu yani bildiği marka ile özdeşleştirdiğinin bilimsel bir veri olduğunu, “..." markasının tüketici nezdinde, müvekkili firmanın "..." isimli markasının başka bir serisi, bir alt veyahut üst markası veya devamı şeklinde anlaşılacağını, halkın, markayı kullanan işletmelerin aynı olduğu yanılgısına düşmesi veya düşürülmesi durumu ve dolayısıyla da markalar arasındaki sulandırma ihtimalinin olduğunu,Taraf markaları arasında ortalama tüketici nezdinde iltibas tehlikesi bulunduğunu beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Dairemizin 08/07/2024 tarihli, 2021/1631 Esas, 2024/1291 Karar sayılı kararıyla; Davacı vekilinin dava dilekçesinde davalının davacı markalarına tecavüzünün önlenmesi ve meni de talep edilmişse de; istinaf başvurusunda davanın tümüyle kabulü talep edilmişse de, markaya tecavüze yönelik istinaf sebebi ileri sürülmediği, dosyaya davalının markaya tecavüz ettiğini gösterir deliller sunulmadığından tek başına marka tescili de markaya tecavüz teşkil etmediğinden markaya tecavüz yönünden davanın reddine karar verilmesi yerinde olup, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının 6100 Sayılı HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, Davalı adına tescilli ... başvuru numaralı "..." ve ... başvuru numaralı "fluffypremiumgold+şekil" ibareli markaların 6769 Sayılı SMK 6/1 ve 6/5 maddeleri gereğince HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, ve sicilden TERKİNİNE, Karar kesinleştiğinde hükümsüzlük kararının TPMK'ya bildirilmesine, Markaya tecavüzün meni ve önlenmesi talebinin REDDİNE karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 29.04.2025 tarihli, 2024/4942 Esas- 2025/2948 Karar sayılı kararıyla; Tarafların markaları arasında sınıf benzerliği bulunuyorsa da davacının "..." esas unsurlu markaları ile davalının "..." markası arasında şekilsel anlamda bir benzerliğin bulunmadığı, yalnızca kelimelerdeki ilk iki harfin ortak olduğu, yazım stilleri renk ve şekilsel unsurların farklı olduğu, kelimelerin fonetik olarak benzemediği, söz konusu farklılıkların taraf markaları arasında benzerlik ve karıştırma ihtimalini ortadan kaldırdığı dikkate alındığında Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmayı gerektirdiği gerekçesiyle, Dairemizin kararının bozulmasına karar verilmiştir. Yargıtay bozma ilamı ve duruşma günü taraf vekillerine tebliğ edilmiş, davalı vekili bozma ilamına uyulmasını, davacı vekili ise önceki kararımızda direnilmesini talep etmiştir. Usul ve yasaya uygun görülmekle Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir. GEREKÇE; Dava; davalı adına tescilli 2017/103922 ve 2018/13117 tescil numaralı markaların hükümsüzlüğü, terkini, davacı markalarına tecavüzün, haksız rekabetin tespiti, meni taleplidir.TPMK kayıtlarına göre; davacının "...", "... ...", "... Akademi", "“... ayakkabımı seviyorum+Şekil", "...", "... ...", “... Sport”, “...”, "...", “..." ibareli markalarının davalı markalarıyla ortak bir şekilde, diğer sınıflar yanında 25. ve 35.sınıflarda tescilli olduğu, davaya konu davalı markalarının ise "..." ve "...+şekil" ibarelerinden oluştuğu görülmektedir.Mahkemece alınan 11/05/2021 tarihli bilirkişi raporunda; hükümsüzlüğü talep edilen davalı markalarının davacının dayanak markaları ile ayniyet arz etmediği, hükümsüzlüğü talep edilen davalı markaları ile davacıya ait dayanak markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak bütüncül karşılaştırma yapıldığında aynı veya benzer olarak değerlendirilemeyeceği, ortalama tüketici kitlesinin tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali olmadığı, davacıya ait ... ibareli markanını, ancak bu tanınmışlığın davalının hükümsüzlüğü talepli markaları ile davacı markaları arasında ayniyet/benzerlik tespit edilmediğinden somut olay bakımından etkisi bulunmadığı, somut uyuşmazlık bakımından kötüniyetli tescilin mevcut delil durumuyla ispat edilemediği, açıklanan sebeplerle davalıya ait markaların hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, davalının tescilli markalarının kullanımının davacıya ait markalara tecavüz oluşturmadığı ve davacı aleyhine haksız rekabete sebebiyet vermediği beyan edilmiştir.Davacı vekilinin dava dilekçesinde davalının davacı markalarına tecavüzünün önlenmesi ve meni de talep edilmiş ve davacı vekilinin istinaf başvurusunda davanın tümüyle kabulü talep edilmişse de; davalının davacı markalarına tecavüz ettiğini gösterir deliller sunulmadığı, mahkemece alınan bilirkişi raporu ve marka tescil kayıtlarından davalı markaları ile davacı markalarının aynı sınıflarda tescilli olduğu, davacının ... esas unsurlu markasının tanınmış marka olduğu anlaşılıyorsa da, davalı markalarının görsel, işitsel ve kavramsal olarak davacı markaları ile benzer olmadığı, markaların hitap ettiği ortalama tüketici nezdinde iltibas tehlikesinin bulunmadığı anlaşılmakla, mahkemece davanın reddine ilişkin kararın dosya kapsamına uygun olduğu, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmış, davanın reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;2/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken marka hükümsüzlüğü davası yönünden 615,40 TL maktu harç ile markaya tecavüze yönelik dava yönünden 615,40 TL maktu karar ve ilam harcı olmak üzere toplam 1.230,80 TL harçtan peşin alınan 44,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.186,40 TL'nın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 2/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,2/c-Davalı tarafça yargılama gideri yapılmadığından karar verilmesine yer olmadığına,2/ç-Davalı kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hükümsüzlük talebinin reddi yönünden 55.000,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 2/d-Davalı kendisini vekille temsil ettirmekle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre tecavüz ve haksız rekabet taleplerinin reddi yönünden 55.000,00 TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 3- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;3/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar harcından peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile 556,10 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine, 3/b-İstinaf yargılama için davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,3/c-Temyiz yargılaması için davalı tarafından yapılan 2.107,80 TL temyiz yoluna başvurma harcı, 358,60 TL posta gideri, olmak üzere toplam 2.466,40 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,3/ç-İstinaf incelemesinde bir duruşmaya katıldığından 22.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Dair, duruşmalı olarak yapılan inceleme sonunda davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK Ek 1'inci maddesine, (14 Kasım 2024 tarihli, 32722 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren) 7531 sayılı 7/11/2024 tarihli kanunun 22. maddesi ile 3. fıkra olarak eklenen madde gereğince temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/12/2025