İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/11/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: DAVA: Davacı vekili sunduğu dava dilekçesi ile; Davalının İstanbul 6. İcra Müdürlüğü ... esas sayılı icra takibine itiraz ettiğini, müvekkili tarafından davalının iş yerinde kullanılmak üzere pos makinası tahsis edildiğini, bu pos makinasından, dava dışı üçüncü kişinin fark…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/1115 KARAR NO : 2025/1635 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 13/12/2022 NUMARASI : 2021/575 E. - 2022/758 K. DAVANIN KONUSU: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/11/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: DAVA: Davacı vekili sunduğu dava dilekçesi ile; Davalının İstanbul 6. İcra Müdürlüğü ... esas sayılı icra takibine itiraz ettiğini, müvekkili tarafından davalının iş yerinde kullanılmak üzere pos makinası tahsis edildiğini, bu pos makinasından, dava dışı üçüncü kişinin farklı bir bankaya ait kredi kartından işlemler gerçekleştirildiğini, kart hamili banka müşterisi, harcamaların kendisine ait olmadığından bahisle işlem tutarlarının geri alınmasına ilişkin düzeltmelerin yapılmasını talep ettiğini, davalının “Üye İşyeri Sözleşmesi”nde kararlaştırılan kontrolleri yapmadığı ve söz konusu harcamaların gerçek kart hamili tarafından onayı dahilinde yapılmamış olduğu anlaşıldığını, davalı sözleşme gereğince teslim etmek zorunda olduğu “Üye İşyeri Satış Belgeleri”ni teslim etmediğini, yapılan işlemlerin doğrulunu kanıtlayacak herhangi bir satış-hizmet belgesi sunmadığını, müvekkilinin söz konusu işlere istinaden farklı tarihlerde toplam 17.109,33 TL ‘lik tutarı gelen “charge back” işlemi nedeniyle kart hamili bankaya ödemek zorunda kaldığını, davalı, müvekkil bankanın, kart hamilinin bankasına ödediği tutarın süresinde ödenmemesi nedeniyle müvekkil banka nezdinde fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak suretiyle hesabı kat edilerek Büyükçekmece 13.Noterliği’nin 11.03.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı hesap kat ihtarnamesi keşide edildiğini, ihtarnameye rağmen borcun ödenmemesi nedeni ile İstanbul 6. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile davalı hakkında icra takibine geçildiğini, davalının borca, faize ve tüm ferilerine itirazda bulunduğundan takip durduğunu, beyanla davalının, borca, faize, faiz oranına ve tüm ferilerine yapmış olduğu tüm haksız ve dayanaksız itirazının iptaline, takibin devamına, %20’dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının tahsiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin organizasyon işi ile bir dönem şahıs firması kurup çalıştığını, davacı banka ile de bu kapsamda pos cihazı kullanmış ve faturalı olarak satışlarını usulüne uygun yerine getirdiğini, müvekkilin çoğu müşterisi yabancı uyruklu kişiler olup başka ülke bankalarının kredi kartları da alışverişte kullanıldığını, müvekkile ihtarname tebliğ edilmediğini, davacının delil listesinde sunulu ihtarname tebliği incelendiğinde bila iade tebliğ edildiği, müvekkilinin temmerrüde düşmediğini, satışa ilişkin kart sahibinin hukuka aykırı olarak harcama itirazında bulunmuş ve müvekkili bu şekilde mağdur ettiğini, müvekkilden herhangi bir onay alınmadığını, harcama itirazının reddi ile kart hamilinden ilgili bedelin tahsil edilmesi gerekirken sadece bir maktu itiraz üzerine ödemenin iade edilmesi müvekkil ile davacı arasındaki sözleşmeye de aykırı olduğunu, satışa ilişkin herhangi bir usulsüzlük olmadığı gibi 3. Şahıs kart hamillerinin kötüniyetli hareket ettikleri açık olduğunu, müvekkilinin davacının bildirimi üzerine faturalarını ilgili şubeye sunduğunu, müvekkilinin mağdur edildiğini, davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiş ve savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi kararı ile; 1-Davacı tarafından açılan ve ispatlanamayan davanın REDDİNE karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı-temlik alan vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; söz konusu dava dosyası ve dava dosyasına konu icra takibi müvekkili şirket tarafından temlik alındığını, davalının İstanbul 6. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra takibine itiraz ettiğini davalının “Üye İşyeri Sözleşmesi”nde kararlaştırılan kontrolleri yapmadığını ve söz konusu harcamaların gerçek kart hamili tarafından onayı dahilinde yapılmadığını, davalı sözleşme gereğince teslim etmek zorunda olduğu “Üye İşyeri Satış Belgeleri”ni teslim etmediğini, yapılan işlemlerin doğrulunu kanıtlayacak herhangi bir satış-hizmet belgesi sunmadığını, temlik eden banka söz konusu işlere istinaden farklı tarihlerde toplam 17.109,33 TL ‘lik tutarı gelen “charge back” (ters ibraz) işlemi nedeniyle kart hamili bankaya ödemek zorunda kaldığını, bu tutarın davalı banka tarafından ödenmemesi üzerine icra işlemi başladığını, mahkemenin eksik inceleme ile karar verdiğini, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, yeni bir bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini belirterek istinaf isteminin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulünü talep etmiştir. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davacının haksız ve mesnetsiz istinaf talebinin reddi gerektiğini, dosyanın davacının gerekli ve yeterli takibi olmaması nedeniyle bir kez işlemden kaldırıldığını ve dosya işlemden kaldırılmadan önce bilirkişi ücreti için kesin süre verilmesine rağmen bu hususun davacı tarafından yerine getirilmediğini, dosya yenilendikten sonra alınan bilirkişi raporu ile de müvekkilinin borçlu olmadığı anlaşılmakla davacının istinaf isteminin reddi ile mahkeme kararının onanmasını talep etmiştir. GEREKÇE: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı vekili; davalı işyerine tahsis edilen POS cihazı üzerinden yapılan işlemlere kart hamilinin itirazı üzerine “charge back” (ters ibraz) süreçleri işletilince, Üye İşyeri Sözleşmesi’ndeki kontrol ve belge ibraz yükümlülüklerini yerine getirmeyen davalının satış/hizmet belgelerini sunmadığını, bu nedenle müvekkili bankanın toplam 17.109,33 TL’yi kart hamilinin bankasına iade etmek zorunda kaldığını, bedelin ödenmemesi üzerine hesap kat ihtarnamesinin keşide edildiğini ve akabinde icra takibine geçildiğini İstanbul 6. İcra Müdürlüğü ... sayılı takibine yapılan itirazların haksız olduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, asgari %20 icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili; müvekkilinin organizasyon işi kapsamında POS kullandığını ve satışlarını faturalı/usulüne uygun gerçekleştirdiğini, müşteri kitlesinin yabancı uyruklular olması nedeniyle yabancı banka kartlarının da kullanıldığını, hesap kat ihtarnamesinin müvekkile tebliğ edilmediğini ve bu yüzden temerrüdün oluşmadığını, kart sahiplerinin haksız/kötüniyetli harcama itirazı yaptıklarını, bankanın yalnızca maktu bir itirazla iade yapmasının sözleşmeye aykırı olduğunu, işlemlerde usulsüzlük bulunmadığını ve bankanın bildirimi üzerine faturaların şubeye sunulduğunu, bu süreçte müvekkilin mağdur edildiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. İstanbul 6. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden davalı aleyhine 17.109,33 TL asıl alacak, 922,19 TL işlemiş faiz (%58,80 oranında), 46,11 TL %5 BSMV ve 275,90 TL masraf olmak üzere toplam 18.353,53 TL nin tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının takibe itirazı üzerine takibin durdurulduğunu davanın süresi içinde açıldığı görülmüştür. 06.11.2022 tarihli mali bilirkişi raporunda ; taraflar arasında Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi ve 07.05.2018 tarihli Üye İşyeri Başvuru Formu uyarınca davalıya POS cihazı tahsis edildiğini, POS hesabı üzerinden 03-05.07.2018 tarihlerinde toplam 51.131,49 TL satış tahsilatı yapıldığını, somut olayda davacının beyanına göre yurtdışı kart hamili ...’e ait 4550 **** 7404 numaralı kartla yapılan işlemlere itiraz üzerine toplam 17.109,33 TL’nin iade edildiğinin ileri sürüldüğünü; ancak dosyada kart hamilinin itiraz yazısı, kart hamili bankanın işyeri bankasına yönlendirme yazısı, davacı bankanın üye işyerinden belge talep yazısı, iadenin gerçekten yapıldığını gösterir kesin ödeme/mahsup kayıtları ve davalının hesabına borç kaydı gibi zorunlu belgelerin bulunmadığı, davalının sunduğu 03.07.2018 tarihli slip ve “organizasyon hizmet bedeli” faturaları (7.250 TL ve 4.500 TL) mevcut olmakla birlikte bunların chargeback’e konu edilen tüm işlemleri karşıladığının açıkça kurulamadığı , İhtar ve temerrüt yönünden, 11.03.2019 tarih-... yevmiyeli hesap kat ihtarnamesinin tebliğ edilemediği, bu nedenle temerrüdün 08.04.2019 takip tarihi itibarıyla gerçekleştiğinin kabulü gerektiği , faiz bakımından, kredi/pos ilişkisine göre TCMB’nin KMH/kredi kartı faiz tavanlarının esas alınabileceği; 10.04.2019 takip tarihi itibarıyla asıl alacağın 17.109,33 TL, masraf dâhil toplamın 17.843,33 TL olarak hesaplanabileceği, işlemiş faizin ise ödeme tarihi ve borç kaydı belgeleri sunulmadığından net hesaplanamadığı, , mevcut eksik belgelerle davalının sorumluluğu hakkında kesin kanaate varılamadığını; ancak mahkemece, bankanın belge talep ettiği ve davalının süresinde ibraz etmediği kabul edilirse, üye işyerinin 17.109,33 TL’den sorumlu tutulabileceği ve bu tutara takip tarihinden itibaren değişken oranlı temerrüt faizi uygulanabileceği bildirilmiştir.Dosya kapsamına göre , taraflar arasındaki uyuşmazlık; davalı işyerinde kullanılan POS cihazı üzerinden gerçekleştirilen bazı kartlı işlemlere, yurt dışı kart hamili tarafından yapılan itiraz üzerine davacı banka (temlik eden...ş Bankası A.Ş.) tarafından kart hamiline iade edilen bedelin, davalı üye işyerinden tahsili istemine ilişkindir. Davacı taraf, söz konusu işlemler nedeniyle 17.109,33 TL asıl alacak ile faiz ve fer’ilerinin tahsilini talep etmiş; davalı ise gerek icra takibine gerek davaya itiraz ederek, söz konusu işlemlerle ilgili herhangi bir usulsüzlüğünün bulunmadığını, banka tarafından yapılan ödemenin haksız olduğunu, temerrüde düşürülmediğini ileri sürmüştür. Davacı banka ile davalı arasında Üye İşyeri Sözleşmesi imzalanarak davalı adına POS cihazı tahsis edildiği, Temmuz 2018 tarihinde davalının POS cihazından yapılan bazı işlemler nedeniyle yurt dışı kart hamilinin bankalarına itirazda bulunduğunu, bu itiraz sonucu “chargeback” işlemi uyarınca 17.109,33 TL tutarındaki bedeli yurt dışı kart bankasına ödediğini iddia etmiş olup, yurt dışı kart hamili tarafından yapılan itiraza ilişkin banka yazısının dosyaya ibraz edilmediği, kart hamili bankadan davacı bankaya yöneltilen resmi chargeback talep yazısının dosyada bulunmadığı, davacı bankanın bu itirazı davalıya ilettiğine dair herhangi bir yazılı talep veya bildirim bulunmadığı, davalıdan işlem belgelerinin (fatura, slip, irsaliye) istendiğini gösteren somut bir belge sunulmadığı, yurt dışı kart bankasına ödemeyi gösteren belgenin sunulmadığı bilirkişi tarafından tespit edilmiştir. Buna karşılık, davalı tarafça 03.07.2018 tarihli 600088 ve 600089 numaralı faturalar, bunlara ilişkin pos slipleri ve irsaliyeler dosyaya sunulmuştur. Her ne kadar davacı taraf, bilirkişi raporunun davalının sorumluluğunu tespit ettiğini ileri sürmüşse de, raporda" somut belgelerin davacı tarafından dosyaya sunulmadığı, bu nedenle davalının sorumluluğu hakkında kesin kanaate varılamadığı" belirtilmiştir. İtirazın iptali davasında alacağın varlığını ispat yükü, 6100 sayılı HMK’nın 190. maddesi uyarınca davacıya aittir. Ne var ki, davacı taraf, chargeback işleminin gerçekten yapıldığını, davalının sözleşmesel yükümlülüklerini ihlal ettiğini ve yapılan iadenin sözleşme gereği davalıya rücu edilebileceğini kanıtlayamamıştır. Bu nedenle davanın ispatlanamadığı kabul edilerek, davanın reddine dair ilk derece mahkemesi kararında bir isabetsizlik bulunmadığı kanaatine varıldığından istinaf talebinin reddi gerekmiştir.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/12/2022 tarih ve 2021/575 E., 2022/758 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davacı-temlik alandan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 27/11/2025