T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1074 KARAR NO : 2026/404 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/350 KARAR NO : 2023/68 DAVA TARİHİ : 08/02/2022 KARAR TARİHİ : 16/02/2023 DAVA : İstirdat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 26.03.2026 KARARIN YAZ. TARİHİ : 26.03.2026 İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16.02.2023 tarih ve 2022/3…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1074 KARAR NO : 2026/404 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/350 KARAR NO : 2023/68 DAVA TARİHİ : 08/02/2022 KARAR TARİHİ : 16/02/2023 DAVA : İstirdat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 26.03.2026 KARARIN YAZ. TARİHİ : 26.03.2026 İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16.02.2023 tarih ve 2022/350 Esas, 2023/68 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü. İSTEM: Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait ... adlı işyerinde reklam ve tadilatların yapılması hususunda 05.06.2021 tarihinde davalı ile sipariş sözleşmesi imzaladıklarını, davalı tarafından yapılması gereken işlemlerin neredeyse tamamının yapılmadığını, davalının defaatle aranmasına rağmen açmadığı gibi geri dönüşte yapmadığını, ancak müvekkilinin sözleşme gereği 27.500,00-TL'yi 9 eşit takside bölerek kredi kartından ödemeye devam ettiğini, Karşıyaka 5. Noterliğinin 20.08.2021 tarihli 23412 yevmiye nolu ihtarnamesini davalıya göndererek yapılmayan ve eksik yapılan işlerin bedeli olan 25.000,00-TL'yi 3 gün içinde ödemesi için ihtarnamenin tebliğ edildiğini, ancak davalının karşı ihtarname çekerek tüm işleri yaptığını, yapılmayan işlerinde kendi kusurundan kaynaklanmadığını bildirdiğini, böyle bir hususun hayatın olağan akışına aykırı olduğunu bildirerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davalı tarafça yanlış ta olsa yapılan iş bedeli olan 2.500,00-TL'nin düşülerek geri kalan 25.000,00-TL'nin şimdilik 10,00-TL'sinin bankalarca ödenen en yüksek reeskont faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili tarafından verilen ıslah dilekçesi ile özetle; Dava dilekçelerinde fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 10-TL'lik kısmi dava açıldığını, fakat bilirkişi raporunda alacaklarının taleplerinden daha çok olduğu belirlendiğinden, ıslah yoluyla talep miktarının arttırılmasını ve düzeltilmesini talep ettiklerini, bu nedenlerle, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, kısmi dava olarak açtıkları davanın 23.005,87 TL olarak ıslahını ve ihtar tarihi olan 28/08/2021 tarihinden itibaren bankalarca mevduata ödenen en üksek faiz ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi isteğinde bulunmuştur. CEVAP: Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; Açılan davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davalı ile davacının işyerinde tabela ve tadilat işlerinin yapılması için toplamda 27.500,00TL'ye anlaştıklarını, müvekkilinin yapacağı işlerin; dondurma dolabı üzerine alüminyum kompozit oyma tabela yapılması, dondurma dolabı üzerine “U” şeklinde cam montajı yapılması, 60 Cm tabela yapılması ve montajı, kasetli tente yapılması, dondurma dolabı arkasına alüminyum kompozit kaplanması, merdiven üzeri LED döşemelerin yapılması, çiçekçi tabelası ve tentesinin sol tarafa çekilmesi işlemi, spot döşeme işleri, iç mekan stand etrafına cam yapılması, 2 ad. olta bayrak yapılması, ilave iş olarak tabela LED değişimi, ilave sipariş olarak projektör montajı, ilave sipariş olarak 12 Ad. olta bayrak ve mevcut tentenin izolasyonu şeklinde belirlendiğini, davalı ile davacı arasında başta 10 kalem iş olarak anlaşıldığını daha sonrasında yukarıda da ilave olarak yazılan 4 kalem iş içinde anlaşılarak toplamda KDV dahil 31.641,93TL bedel üzerinden işlerin tamamının davacıya fatura edildiğini, müvekkilinin kendisine yüklenen tüm edimleri davacı kendisine 27.500,00-TL ödemesinden sonra yapmaya başladığını, cam ve alüminyum işlerine ait malzemenin siparişinin verilmesinden sonra iş yerinde çalışılmaya başlandığını, işlerin yapımı sırasında davacının ekstre işler talep etmeye başladığını, söz konusu işlerin ek maliyet gerektirdiği davacıya bildirildiğini, davacının bunu kabul ettiğini, müvekkilinin sözleşmeye uygun olarak işleri eksiksiz yerine getirirken davacının malzemelerin kalitesinin değiştirilmesini talep ettiğini, müvekkilinin söz konusu işleri kabul ederek işlerin yapılmasına devam ettiğini, örnek olarak U şeklindeki camın malzemesinin iptal edilerek şeffaf pleksi şeklinde yapılması olduğunu, müvekkilinin iddia edilenin aksine işlerin neredeyse tamamını yaptığını, ekte sunulu fotoğraflarda bu durumun görülebileceğini, işlerin yapımı sırasında davalıdan kaynaklı aksaklıkların bu sebeple sözleşmeden kaynaklanan çok az işin davacı tarafa teslim edileme montaj ve elektronik işlerin yapılması olduğunu, davacı tarafından ikame edilen davanın haksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesinin 16.02.2023 tarih ve 2022/350 Esas, 2023/68 Karar sayılı kararı ile özetle; ''...Davaya konu uyuşmazlığın taraflar arasında davacıya ait "..." isimli işyerine reklam ve tadilatların yapılması hususunda 05/06/2021 tarihinde imzalanan sipariş sözleşmesi kapsamında, davacının sözleşme gereğince üzerine düşen ödeme yükümlülüğünü tamamen yerine getirmesine rağmen davalının üzerine düşen edimleri kısmen yanlış yaptığı kısmen de hiç yapmadığı iddiası çerçevesinde, davacının taraflar arasında imzalanan 05/06/2021 tarihli sözleşmeden dolayı davalıya borçlu olmadığının tespiti ile ödenen bedelin bankalarca ödenen en yüksek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesi taleplerine ilişkin olduğu, taraflar arasında davacıya ait "..." isimli işyerine reklam ve tadilatların yapılması hususunda 05/06/2021 tarihinde imzalanan sipariş sözleşmesi kapsamında davalının davacıya ait iş yerinde bir kısım işler yapmayı, davacının ise işlerin yapılması şartıyla bedel ödemeyi taahhüt ettiği, davacının anlaşmanın yapılması akabinde kredi kartı vasıtasıyla 27.000,00-TL'yi davalıya ödediği, ancak davalının sözleşmede belirlenen işlerden dondurma dolabı üzeri Alüminyum kompozit 1 oyma tabela, dondurma dolabı üzeri u şeklinde cam montajı, tabela 10 cm ön tarafa alınma işçilik ve montaj, kasetli tente, dondurma dolabı arkası ve tabela altı ve 5 muhtelif alüminyum kompozit ve işçiliği, merdiven üzeri LED döşeme, çiçekçi tabelası ve tentesi sol tarafa çekilme işlemi, 3 adet olta bayrak, iç mekan tatlı standt çevresi kırışmış cam değişimi, spot döşeme ve mevcut tente izolasyonu işlemlerini yerine getirmediği, yerine getirilmeyen işlerin bedelinin toplamda 21.305,87-TL olduğu, ayrıca faturada ilave iş olarak belirtilen işlerden 1.700,00-TL'lik işlemin de yapılmadığı, belirtilen gerekçeler dahilinde taraflar arasında yapılan anlaşma gereğince davalı tarafından yapılması gereken ancak yapılmayan iş bedelinin 23.005,87-TL olduğu, davacının bu bedel mukabilinde davalıdan alacaklı olduğu, davacı vekilinin 18/01/2023 tarihli ıslah dilekçesinde dava değerini 23.005,87-TL'ye ıslah ettiğini beyan ettiği ve ıslah edilen bedel üzerinden eksik harcı mahkememiz veznesine yatırdığı, davacı tarafın davasını usulüne uygun deliller vasıtasıyla ispatladığı anlaşılmakla, açılan davanın kabulüne'' dair karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili tarafından verilen 09.05.2023 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle; -Davalı müvekkili ile davacının, davacıya ait olan iş yerinde tabela ve tadilat işlerinin yapılması maksadıyla toplamda 27.500,00 TL'ye anlaştıklarını, yapılan anlaşma gereğince müvekkilinin yapacağı işlerin; Dondurma dolabının üzerinin alüminyum kompozit oyma tabela yapılması, Dondurma dolabı üzerine "U" şeklinde cam montajı yapılması, 60 CM tabela yapılması ve montajı, Kasetli tente yapımı, Dondurma dolabı arkasına alüminyum kompozit kaplaması, Merdiven üzeri Led döşemelerinin yapılması, Çiçekçi tabelası ve tentesinin sol tarafa çekilmesi işlemi, Spot döşeme işleri, İç mekan stand etrafına cam yapılması, 3 adet olta bayrak yapılması, İlave sipariş olarak tabela led değişimi, İlave sipariş olarak projektör montajı, İlave sipariş olarak 12 adet olta bayrak, İlave Mevcut tentenin izolasyonu şeklinde belirlendiğini, davalı müvekkili ile davacı arasında başta 10 kalem iş olarak anlaşıldığını, daha sonrasında yukarıdada ilave olarak yazdıkları üzere 4 kalem iş için daha anlaşılarak toplamda KDV dahil 31.641,93 TL bedel üzerinden söz konusu işlerin tamamı davacıya fatura edildiğini, davalı müvekkilinin faturada da göründüğü gibi kendisine yüklenilen tüm edimleri davacı tarafın kendisine 27.500,00 TL ödemesinden sonra yapmaya başladığını, müvekkilinin tente ve reklam işi yapması sebebiyle davacının tüm istekleri üzerine cam işinde kullanılmak üzere cam siparişini, alüminyum işinde kullanılmak üzere alüminyumunu sipariş vererek edimi için gerekli hazırlıkların tamamını yaptığını, malzemelerini temin etmesinden sonra davalı müvekkilinin söz konusu montaj ve tabela işlerini davacıya ait iş yerinde yapmış eksiksiz olarak bitirdiğini, davalı müvekkilinin sözleşmeye uygun şekilde davacıya ait iş yerinde montaj ve tabela işlerini yapar iken davacı taraf ekstra isteklerde bulunmaya başladığını, bunun üzerine de müvekkilinin söz konusu yeni işlerin ekstra bir maliyet getireceğini davacıya bildirdiğini, davacı tarafın da söz konusu ekstra maliyeti kabul ettiğini, davalı müvekkilinin de davacı tarafın kabul beyanı üzerine yukarıda da yapılan işlerde son 4 fıkradaki ilave işleri de ekstradan üstlenerek işlerini yaptığını, ancak yerel mahkeme tarafından yapılan incelemede bilirkişi incelemesi esnasında söz konusu işler sanki hiç yapılmamış gibi değerlendirildiğini, yapılan bilirkişi incelemesinin hatalı olup yeniden bilirkişi incelemesi yapılması gerekir iken de bu sefer bilirkişilerin ek raporda hiç bir gerekçe göstermeksizin eksik rapor tanzim ederek mahkemeye sunduğunu, -Davalı müvekkilinin davacı tarafın iddialarının aksine sözleşmede kararlaştırılan işlerin neredeyse tamamını ifa ettiğini ve davacı tarafa teslim ettiğini, davacı tarafın bu konudaki iddiasının gerçeği yansıtmadığını, zira dosya içeriğine sundukları fotoğraf kayıtlarına bakıldığında, davacıya ait iş yerinde, müvekkilinin öncesi-sonrası şeklinde çekmiş olduğu fotoğraflarda davalı müvekkilinin kendisine tevdi ettiği işleri eksiksiz olarak yerine getirdiğini, davalı müvekkilinin, davacı tarafın iddiasının aksine işleri eksik ve yanlış yapmadığını, davacı tarafın kabulüyle eksiksiz yerine getirdiğini, ancak yerel mahkeme söz konusu delilleri dosya içerisinde sabit iken eksik inceleme yaparak davanın reddine karar vermesi gerekir iken davanın kabulü yolunda karar tesis ettiğini, -Davalı müvekkilinin, davacıya ait işyerin, sipariş sözleşmesine ve daha sonrasında istenilen işlere uygun olarak taahhüt ettiği işleri eksiksiz yerine getirir iken bir süre sonra davacı taraftan kaynaklı olarak, müvekkilinin işinin bitirilmesine engel olacak aksaklıklar ortaya çıktığını, bu aksaklıkların; müvekkilinin işlerini teslim etmek maksadıyla davacıyı aradığında davacı telefonlarını açmaması, müvekkili firmanın işi bitirmek için davacıyı her defasında aradığında çalışma saatlerini sürekli farklı saatlere tekabül edecek şekilde belirterek işin bitirilmesine engel olunması gibi menfi olaylar yaşandığını, bu sebeple sözleşmeden kaynaklanan çok az iş davacı tarafa teslim edilemediğini, ancak defaatle, davacının iddia ettiği gibi işlerin neredeyse tamamının teslim edilemediği gibi bir hususun kesinlikle olmadığını, ancak yerel mahkemece söz konusu iddiaların hiç incelemeden karar tesis edilerek hatalı bir değerlendirmede bulunulduğunu, -Basiretli bir tacir olan müvekkilinin bu zamana kadar aldığı tüm işleri yerine eksiksiz getiren bir kişi olduğunu, dava konusu olayda da yerine getiremediği işlerin kendisinden kaynaklanmadığını, tüm bu olan olumsuzluklara rağmen müvekkili firmanın davacıyla, taahhüt edilen işlerin bitirilmesi ve uzlaşmak maksadıyla davacıya ulaşmaya çalıştığını, ancak müvekkilince yapılan uzlaşma görüşmesi sonrasında da davacı tarafça haksız, hukuka aykırı ve hukuki dayanaktan yoksun şekilde sözleşmece kararlaştırılan işlerin davacı tarafça engel olunarak bitirilemediğini, burada bitirilemeyen iş toplamının dosyada belirtilen tutar kadar da olmadığını, Yukarıda arz ve izah edilen sebeplerle; İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022 / 350 E. 2023/68 K. sayılı ilamının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi, şayet bu mümkün değil ise yeniden yargılama yapılması maksadıyla dosyanın yeniden esas mahkemesine gönderilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK.nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda; Dava, eser sözleşmesi kapsamında yapılmayan iş karşılığında ödenen iş bedelinin istirdadı istemine ilişkindir . İlk derece mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verildiği, verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edildiği görülmüştür. Davacı iş sahibi ile davalı yüklenici arasında 05.06.2021 tarihli eser sözleşmesinin yapıldığı, sözleşmeye göre iş bedelinin 27.500,00TL olduğu, iş bedelinin tamamının davacı iş sahibi tarafından ödendiği hususlarında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı iş sahibi vekili, eser sözleşmesi kapsamında davalı yüklenicinin yapması gereken işlerin büyük bir kısmını yapmadığını, yapılan kısımda ise hatalar bulunduğunu belirterek davalı yükleniciye yapılmayan iş karşılığında ödenen iş bedelinin istirdadına karar verilmesi istemiyle eldeki davayı açmıştır. Eser sözleşmelerinde işin imal edilip teslim edildiğini kanıtlama yükümlülüğü yüklenicide, iş bedelinin ödendiğini kanıtlama yükümlülüğü ise iş sahibindedir.Yüklenici eseri teslim etmediği sürece iş bedeline hak kazanamaz.Teslim ise niteliği itibariyle hukuki bir işlem değil maddi bir vakıadır.Bu itibarla tanık dahil her türlü delille teslimin gerçekleştiği ispat edilebilir. Somut olayda Mahkemece mahallinde keşif yapıldığı, düzenlenen denetime ve hüküm kurmaya elverişli kök ve ek rapordaki tespitlere göre davalı yüklenicinin eser sözleşmesi kapsamındaki toplam 23.005,87 TL tutarındaki işleri yapmadığının tespit edildiği, eser sözleşmesinde işin imal edilip teslim edildiğini kanıtlamakla yükümlü olan davalı yüklenicinin 23.005,87 TL tutarındaki işleri yapıp teslim etmediğinden teslim etmediği işin bedeline hak kazanamayacağından Mahkemece davacı iş sahibi tarafından yapılmayan iş karşılığında ödenen iş bedelinin istirdadına karar verilmesinde usule ve yasaya aykırılık bulunmadığından davalı vekilinin istinaf istemi yerinde görülmemiştir. Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun olup, davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16.02.2023 tarih ve 2022/350 Esas, 2023/68 Karar sayılı kararı, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olup, alınması gereken 1.571,53 TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin olarak yatırılan toplam (179,90 TL + 212,90 TL + 0,90 TL) 393,70 TL harcın mahsubu ile kalan 1.177,83 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yatırılan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.