İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/10/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : Davacı vekilinin mahkemeye vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "... Bankası Çorlu Şubesi'ne ait 30/07/2014 keşide tarihli 35.000,00 TL bedelli çekin müvekkillerince tanzim ve ciro edilerek dava dışı Ayşe ...'a verildiğini ve ciro silsilesi ile en son davalı yana verildiğini, davalı yanca söz k…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO : 2025/927 Esas KARAR NO : 2025/1227 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 18/03/2025 NUMARASI : 2021/22 E. - 2025/210 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/10/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : Davacı vekilinin mahkemeye vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "... Bankası Çorlu Şubesi'ne ait 30/07/2014 keşide tarihli 35.000,00 TL bedelli çekin müvekkillerince tanzim ve ciro edilerek dava dışı Ayşe ...'a verildiğini ve ciro silsilesi ile en son davalı yana verildiğini, davalı yanca söz konusu çeke ilişkin olarak İstanbul 14. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile müvekkilleri aleyhine icra takibi başlatıldığını, bu süreçte borcun 25/02/2015 tarihinde davalıya ödendiğini, yapılan ödemeye rağmen dosyanın kapatılmadığını, 05/03/2015 tarihinde esas icra dairesinden alınan Çerkezköy İcra müdürlüğünün 2014/1400 Talimat sayılı dosyası ile de müvekkiline haciz işlemi uygulandığını, 35.000,00 TL bedelli çek için içinde müvekkiline ait kamyonetinde bulunduğu 45.000,00 Tl tutarında malı kapsayan haciz ve muhafaza işlemlerinin yapıldığını, bu nedenle başkaca işlem yapılmaması için takibin teminat istenmeksizin tedbirin durdurulmasını" talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin mahkemeye vermiş olduğu dilekçesinde özetle: "Müvekkili şirket tarafından dava dışı Ayşe ...'a yapılan ... satışından ötürü cari hesapta 1.532.322,00 TL alacaklı olduğunu, bu alacağa karşılık dava konusu çekin de içinde bulunduğu birçok müşteri çeki ödeme olarak alındığını, ancak alınan bu müşteri çeklerinin bir çoğunun karşılıksız çıktığını, söz konusu müşteri çekleri hakkında çek sahipleri ve cirantalar hakkında icra takibi başlattıklarını, davacı tarafından müvekkili şirkete anılan icra dosyası nedeniyle herhangi bir ödeme yapılmadığını, yine müvekkili şirketçe verilmiş herhangi bir ibra beyanın da mevcut olmadığını, ayrıca davacı tarafça dosyaya sunulan 25/02/2015 tarihli ibra ve makbuzdaki imzanın müvekkili şirketi temsil ve ilzama yetkili olan imza yetkililerine ait olmadığını, beyan ederek iş bu davanın reddine karar verilmesini" talep etmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 44. Hukuk Dairesi'nin 17/12/2020 tarih ve 2020/144 Esas 2020/444 Karar sayılı ilamında özetle: "Dava konusu somut olayda yapılacak iş, belge aslı getirtildikten sonra, davalı şirket yetkilisinin ibra belgesindeki imza incelemesi yapılarak, ibra tarihinde şirket yetkililerinin tespit olunarak bu yetkilinin ibra tarihinden önceki ve sonraki tarihleri kapsayan imza örnekleri getirtildikten sonra aynı zamanda huzur da imzaları alındıktan sonra bu konuda uzmanlığı ile bilinen kurum ya da bilirkişi heyetinden ibra belgesindeki imzasının davalı şirket temsilcisinin eli ürünü olup olmadığı yönünde rapor alınarak, alınacak rapor sonucuna göre bir karar verilmesi ayrıca gerektiği takdirde ticari defter kayıt incelemesi de yapılarak, yemin delili hatırlatılarak sonuca ulaşılması gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın esasını çözecek nitelikte deliller toplanmadan ve hiç rapor alınmadan bir karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun bulunmadığından davalı tarafın istinaf isteminin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılarak dosyanın mahkemesine iadesine" karar verilmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Yukarıda da izah edildiği üzere ibra belgesi üzerindeki imza davalı şirketin B grubu imza yetkilisine ait olsa da bahse konu imzanın davalı şirketi temsil ve ilzama elverişli olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda davalı şirketçe A grubu imza yetkililerinden herhangi ikisinin davalı şirketi üçüncü kişiler nezdinde yapılacak iş ve işlemlerde tam yetkili olduğu düzenlenmiştir. B grubu imza yetkililerinin ise A grubu imza yetkililerinden biri ile birlikte atacakları imzada davalı şirketi üçüncü kişilere karşı yetki harici işler dışında temsil edeceği düzenlenmiş olup yetki harici işlemlerde tahdidi olarak sayılmıştır. Bir başka deyişle B grubu imza yetkilisinin tek başına atacağı imza ile davalı şirketi üçüncü kişiler nezdinde temsil ve ilzam yetkisi tanınmamıştır. Somut olayda ibra belgesinin 35.000,00 TL bedelli çek bakımından davacıların ibra edilmesine ilişkin olduğu anlaşılmış olup ibra belgesini davalı şirketin B grubu imza yetkilisi Dursun ... imzalamıştır. Yukarıda da izah edildiği üzere B grubu imza yetkilisi olan Dursun ...'ın tek başına atacağı imza ile davalı şirketi üçüncü kişiler nezdinde temsil ve ilzam etme yetkisi tanınmamıştır. Dolayısıyla Dursun ... tarafından ibra belgesinin imzalanmasının hukuken bir geçerliliği bulunmamaktadır. Bu sebeple davacı tarafça bahse konu çek bedelinin davalı şirkete ödendiği davacı tarafça ispat edilememiştir.....Her ne kadar istinaf kaldırma ilamında yemin delili hatırlatılarak işin esasının çözümlenmesi gerektiği belirtilmiş olsa da dava dilekçesinin incelenmesinde davacı tarafın açıkça yemin deliline dayanmamış olduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla davacı tarafın yemin deliline dayanması mümkün olmadığından yemin teklifi mahkememizce hatırlatılmamıştır. Bu açıklanan sebepler ile davalı şirketin B grubu imza yetkilisi Dursun ...'ın tek başına davalı şirketi temsil ve ilzama yetkili olmaması sebebiyle imzaladığı ibranamenin hukuken geçerliliğinin bulunmadığı ve davacı şirketçe dava konusu çek bedelinin ödendiğinin ispat edilememiş olması nedeniyle davanın reddine " karar vermek gerekmiştir. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; -25.02.2015 tarihli ibra belgesinde davalı ... ... A.Ş. kaşesi üzerindeki imzanın, şirket yetkilisi Dursun ...'ın eli ürünü olduğunu, ... ... San. Ve Tic. A.Ş. tarafından müvekkiline 25.02.2015 tarihinde ... Bankası Çorlu Şubesi tarafından ... çek numaralı, 30.07.2014 tarihli, 35.000 TL bedelli ve keşidecisi Reyhan ... olan çek sebebiyle olan alacağını aldıklarına dair ibraname kaşe ve imza edilerek verildiğini, 27.07.2023 tarihli bilirkişi raporunda, 25.02.2015 tarihli ibra belgesinde davalı ... ... A.Ş. kaşesi üzerindeki imzanın şirket adına imza yetkisi bulunan Dursun ...'ın el ürünü olduğu tespit edildiğini, Davalı yanın . ...'a ait olan imzanın şirketi hukuken bağlamayacağını iddia etmesinin mesnetsiz olduğunu, -Somut olayda ihtilaflı olan konunun bir çek tanzimi değil, çek ödemesinin alınması olduğunu, bu bağlamda şirket adına ödeme alınması hususunda yetki konusunda imza sirkülerinde herhangi bir sınırlama olmadığını, somut olayda, bir çek tanzimi söz konusu olmadığını, şirket adına ödeme alınmasının söz konusu olduğunu, Davalı yan tarafından dosyaya sunulan Büyükçekmece 6. Noterliğinin 66268 yevmiye numaralı imza sirküleri ile B grubu imza yetkililerinden herhangi birinin A grubu imza yetkilisi ile birlikte şirket kaşesi veya unvanı altına atacakları müşterek imzalar ile bazı yetki harici işlemler dışında şirketi temsil edebileceklerinin görüldüğünü, Büyükçekmece 6.Noterliğinin ... yevmiye numaralı imza sirkülerine göre “yetki harici işlemler – gayrımenkul alım-satımı, kurulacak veya mevcut bir şirkete hissedar sıfatıyla iştirak edilmesi, şirketi yükümlülük altına sokacak teminat ve kefaletlerin verilmesi, genel ve özel vekaletname verilmesi, 60.000-TL üstü çek veya senet tanzim edilmesi-işlem yapılması” sınırlı şekilde sayıldığını, imza sirkülerine göre “yetki harici işlemler – ..... 60.000-TL üstü çek veya senet tanzim edilmesi-işlem yapılması” şeklinde sayıldığını, imza sirkülerine göre 60.000 TL üzerinde çek veya senet tanzim edilmesi yetki haricinde olduğunu, iş bu maddeye göre 60.000 TL altı çek veya senet tanzim etme yetkisinin münferiden B Grubu imza yetkilisi Dursun ...'a tanındığını, söz konusu çek 35.000 TL olduğundan B Grubu imza yetkilisi Dursun ... tek başına atacağı imza ile temsil ve ilzam yetkisine haiz olduğunu, kaldı ki tartışılan hususun B Grubu imza yetkilisi Dursun ...'ın 60.000 TL altı çek veya senet tanzim etmesi olmadığını, çek ödemesinin alınması olduğunu, Dursun ... tarafından müvekkili Reyhan ...'ye verilen ibra belgesinin geçerli olduğunu, -... ... San. Ve Tic. A.Ş. tarafından müvekkiline 25.02.2015 tarihinde ... Bankası Çorlu Şubesi tarafından ... çek numaralı, 30.07.2014 tarihli, 35.000 TL bedelli ve keşidecisi Reyhan ... olan çek sebebiyle olan alacağını aldıklarına dair ibraname kaşe ile imza edilerek verildiğini, Büyükçekmece 6. Noterliğinin ....yevmiye numaralı imza sirküleri d bendinde " d) A ve B grubu imza yetkililerinden herhangi birinin şirket kaşesi altına atacakları münferit imzaları ile ...PTT, Tapu ve Belediyeler ile tüm resmi ve hususi dairelerde, hakiki ve hükmi şahıslar nezdinde tam bir yetkiyle temsil ve ilzam etmelerine " denildiğini, imza sirküleri ile B grubu imza yetkililerinden herhangi birinin A grubu imza yetkilisi ile birlikte şirket kaşesi veya unvanı altına atacakları müşterek imzalar ile bazı yetki harici işlemler dışında şirketi temsil edebilecekleri görüldüğünü, imza sirkülerine göre 60.000 TL üzerinde çek veya senet tanzim edilmesi "yetki harici işlemler" kapsamında sayıldığını, B grubu imza yetkilisi olan Satış Koordinatörü Dursun ... dava konusu çek için A grubu imza yetkililerinden müşterek imza gerekmeksizin tek başına yetkili olduğunu, İlk Derece Mahkemesinin ise 18/03/2025 tarihli kararının gerekçesinde; 25.02.2015 tarihli ibra belgesinde davalı ... ... A.Ş. Kaşesi üzerindeki imzanın Dursun ...'ın eli ürünü olduğunu kabul edip, davanın reddine karar vermesinin açıkça çelişki içerdiğini, B Grubu imza yetkilisi Dursun ...'ın somut olaydaki koşullarda imzaya yetkisi olduğu kanaatine varmış olmalı ki imzanın Dursun ...'a ait olup olmadığının araştırılması hususunda dosyayı bilirkişiye tevdi ettiğini, gerekçede aksi durum belirtilerek hukuka aykırı karar verildiğini,-davalının belge altındaki imzanın Dursun ...'a ait olduğunun tespiti yapılmasına rağmen Dursun ... hakkında yetkisiz temsil konusunda hiçbir yaptırımda ve suç duyurusunda bulunmadığını, davalı şirketin kötü niyetinin göstergesi olduğunu, bu nedenle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; 2015 yılında beri yani 10 yıldır süren yargılamada, müvekkili şirketin çift imza ile temsil edildiği hususu son derece açık olmasına rağmen imza sirküleri içeriğinin davacı yanca manipule edildiğini, müvekkilinin 10 yıl boyunca mağdur olduğunu, davacı yanca sunulan belgede tek imza olduğu, müvekkili şirketin çift imza ile temsil edildiği ; belgedeki tek imzanın şirketin B grubu yetkililerinden Dursun ...'a ait olduğu yargılamanın başından beri kabul edildiğini; imza inkarı yapılmadığını, davacının dayandığı İBRANAME'de, şirketi temsil için çift imza olması gerektiği, tek başına Dursun ... tarafından kaşe üstüne atılan imzanın şirketi bağlamayacağını, ibranamenin müvekkili şirket tarafından değil, Dursun ... tarafından düzenlendiğini, B grubu imza yetkililerinden birinin "yetki harici işlemler" dışında kalan işlemlerde, ancak A grubu ile birlikte hareket edebildiğini, davacının dayandığı ödeme belgesinde yalnızca B grubu imza yetkililerinden Dursun ...’ın tek başına imzası bulunduğunu, B grubu imza yetkililerine -yetki harici- dışında kalan işlemlerde yetki verilmiş olsaydı, 3/d maddesinde bu hususun belirtilmesi gerekeceğini, Dolayısıyla davaya konu 35.000 TL.lık çek ile ilgili olarak B Grubu imza yetkilisi Dursun ...'ın tek başına atacağı imza ile şirketi temsil ve ilzam yetkisi olmadığını, davacının "Sınırlı şekilde sayılan yetki harici işlemler şirketi borçlandıran işlemlerdir ancak söz konusu ibra belgesi ile şirket ; borçlanmamıştır" şeklindeki iddiasının hukuki mantığı olamayacağını, borcu söndüren işlem olduğunu, imza incelemesi yapılmasının yargılamanın hiç bir aşamasında gerekli olmadığını, Mahkeme kararında herhangi bir çelişki olmadığını istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, kambiyo senetlerinden kaynaklanan menfi tespit davasıdır. Mahkeme ara kararı gereği adli tıp uzmanı bilirkişisinden rapor alındığı ve bilirkişinin sunmuş olduğu raporda özetle: "İnceleme konusu ... ... Sanayi Ve Ticaret A.Ş. antetli 25.02.2015 tarihli ibra belge fotokapisindeki “... ... Sanayi ve Ticaret A.Ş. kaşesi üzerindeki imzanın Dursun ...'ın eli ürünü olduğu" şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir. Mahkeme ara kararı gereği alanında uzman mali bilirkişiden rapor alındığı ve bilirkişinin sunmuş olduğu raporda özetle: "Davalı tarafından ibraz edilen yasa defterlerin süresi içinde açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığı ve sahibi lehine delil oma özelliğine haiz olduğu değerlendirilmiştir. Huzurdaki davaya konu ... Çorlu Şubesi'e ait ... nolu 30.07.2014 keşide ve vade tarihli 35.000.-TL bedelli çek, Reyhan ... tarafından tanzim edilmiş olup; kaşe ve imzasız olan 27.12.2023 tarhli “Cüzdana Çek Girişi” başlıklı belgeye göre diğer 2 adet çek ile birlikte toplam 3 adet çek dava dışı Ayşe ... 'a verildiği görülmektedir. ... ... kaşesi bulunan ve 25.02.2025 tarihli ... ... antetli kağıtta; davaya konu edilen çek bedelinin tahsil edildiği ve çekden kaynaklı alacağı kalmadığı, davalının eşi olduğu belirtilen dava dışı Fevzi ...'ın da tutanakta imzası bulunduğu ve el yazısı ile tutanağın yanında imza altına alınmış olduğuna dair not alındığı, Yapılan bilirkişi incelemesinde imzanın B Grubu imza yetkilisi Dursun ... eli ürünü olduğunun tespit edildiği, Davalı Şirketin A grubu imza yetkililerinin İsmail ..., Emir ..., Aslı ..., Nazmi ... olduğu, imza sirkülerine göre, A grubu imza yetkililerinden herhangi ikisinin şirket kaşesi ya da şirket unvanı altına atacağı müşterek imzaları ile şirketi 3. Şahıslar ve Resmi Daireler önünde temsil ve ilzam edilmelerine” karar verildiği, devamında ise B grubu imza yetkililerinin; “yetki harici işlemler - gayrımenkul alım-satımı, kurulacak veya mevcut bir şirkete hissedar sıfatıyla iştirak edilmesi, şirketi yükümlülük altına sokacak teminat ve kefaletlerin verilmesi, genel ve özel vekaletname verilmesi, 60.000.-TL üstü çek veya senet tanzim edilmesi-işlem yapılması” sınırlandırıldığı, Çek bedelinin 35.000.-TL olması sebebi ile B grubu imza yetkilisi Dursun ... tarafından imza edilen belgenin geçerli olup olmadığının takdiri Sayın Mahkeme'ye ait olduğu" şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir. Mahkeme ara kararı gereği mali bilirkişiden ek rapor aldırtıldığı ve bilirkişinin mahkemeye sunmuş olduğu ek raporda özetle: "Davaya konu çek ... ... kayıtlarında tahsil edilmedi, gerekçesi ile 128 Şüpheli Alacaklar hesabına alınarak karşılık ayrılmıştır. ... ... Pazarlama Müdürü “... ... antetli kağıdına” ve “... ... kaşesine havi kağıt” üzerine bedeli tahsil ettiğine dair imzaladığı belgeyi karşı tarafa vermiştir. Ödeme yapıldığı iddia edilen bedel 7.001 üzerinde olup; banka vb aracı kurumlar ile tevsiki zorunludur ancak söz konusu antetli kağıt dışında başkaca bir belge ibraz edilmemiştir. Diğer yandan bedeli tahsil ettiği iddia edilen dava dışı Dursun ..., ... ...'de B grubu imza yetkisine sahip olup; “...B grubu imza yetkililerinden herhangi birinin A grubu imza yetkilisi ile birlikte şirket kaşesi ve unvanı altında atacakları müşterek imzaları ile şirketi her konuda 3. Şahıslar ve Resmi Daireler önünde temsil ve ilzam etmesine... B grubu imza yetkililerinin; “yetki harici işlemler” gayrimenkul alım-satımı, kurulacak veya mevcut bir şirkete hissedar sıfatıyla iştirak edilmesi, şirketi yükümlülük altına sokacak teminat ve kefaletlerin verilmesi, genel ve özel vekaletname verilmesi, 60.000.-TL üstü çek veya senet tanzim edilmesi-işlem yapılması” ile sınırlandırılmasına” karar verilmiştir. Belirtilen durumda hukuki yorum tamamen Sayın Mahkemenize ait olduğu" şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.Dosya kapsamı incelendiğinde, davanın kaldırma kararından önce kabulüne karar verildiği, davalı tarafça, imzanın şirket yetkililerinden kime ait olduğu belirlenmeden, imzaya itirazlarının değerlendirilmediği gerekçesiyle karar verildiği ileri sürülerek istinaf edildiği, kaldırma kararı sonrasında, imza incelemesi yapılarak imzanın Dursun'a ait olduğunun tespitinin yapıldığı, imza sirkülerindeki 3/b maddesinde, B grubu imza yetkililerinden birinin A grubu imza yetkililerinden biri ile birlikte atacağı, yetki harici işlemler dışında, müşterek imzalarla şirketi temsil ve ilzam edileceğinin düzenlendiği, 60.000.-TL üstü çek veya senet tanzim edilmesi işleminin müşterek imzaya tabi olduğu, şirket yetkilisi Dursun'un da B grubu imza yetkilisi olduğu, bu durumda işlemin çift imza gerektiren bir işlem olup olmadığının tespitinin gerektiği, dava konusu işlemin, çek tanzimi değil, çek tahsili işlemi olduğu, çeki tahsil işlemine ilişkin imza sirkülerinde açıklık bulunmaması nedeniyle, çeki tanzim eden kişinin aynı miktarla sınırlı olmak üzere tahsile de yetkili olduğunun kabulünün gerektiği, çeki tanzim eden kişinin davacı yetkilisi Dursun olduğunun tespiti yapılmış olmakla ve çekin miktarının 35.000 Tl olduğu anlaşılmakla, ibraya yetkili olduğunun kabulü ile davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi yerinde görülmediğinden, sonuç olarak ilk derece mahkemesince davanın davanın kabulü yerine yasal ve yeterli gerekçeye dayalı olmayan davanın reddi yönündeki karar isabetli olmadığından, davacının istinaf taleplerinin kabulü gerekmiştir. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, yeniden esas hakkında davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile,2-İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 18/03/2025 tarih, 2021/22 E., 2025/210 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,3-Davanın kabulüne,İstanbul 14. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takip dosyasındaki takip nedeni ile davacıların davalıya borçlu olmadığının tespitine,Takip miktarı üzerinden hesaplanan (%20) 7.000,00-TL kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacılara verilmesine,4-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.390,85 TL karar harcından peşin alınan 597,71 TL'nin mahsubu ile 1.793,14 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 27,70 TL başvurma harcı, 597,71 TL peşin harç, 4,30 TL vekalet harcı, 6.500 TL bilirkişi ücreti, 631,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 7.490,71 TL davanın kabul edilmiş olması sebebiyle, davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan, yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4/d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 30.000- TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 1.683,10 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 360,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 2.043,10 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 02/10/2025