İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/11/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile müvekkili arasında 21/02/2019 tarihli "beyandır" başlıklı ...'ın şahit olarak imza koyduğu bir belge imzalandığını, söz konusu senette "...’ün hesabından ...’a 08.09.2016 tarihinde 50.000 TL ve 16.09.2016 tarihinde 50.000 T…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/939 KARAR NO : 2025/1507 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 13/04/2023 NUMARASI : 2022/728 E. - 2023/361 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/11/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile müvekkili arasında 21/02/2019 tarihli "beyandır" başlıklı ...'ın şahit olarak imza koyduğu bir belge imzalandığını, söz konusu senette "...’ün hesabından ...’a 08.09.2016 tarihinde 50.000 TL ve 16.09.2016 tarihinde 50.000 TL olmak üzere toplamda 100.000 TL borç gönderilmiştir. İşbu borcun asıl alacaklısı ...’dür. ... 100.000 TL tutarındaki parayı, ...’e elden teslim etmiş ve ...’a gönderilmesini istemiştir." yazılmış ise de söz konusu bedelin müvekkilinin hesabına hiçbir zaman gönderilmediğini, buna rağmen söz konusu çekin icra takibine konu edildiğini beyanla müvekkilinin Küçükçekmece 3. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına dayanak senetten dolayı davalı alacaklıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkili mahkemede açılmadığını, takip dayanağı bononun üzerinde yer alan davacının adresinin de Küçükçekmece Mahkemelerinin yetki alanına dahil olduğunu, davacının takip dayanağının zorunlu unsurları taşımadığını yönündeki iddiasının hukuki bir karşılığının olmadığını, davacının Küçükçekmece 4. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2022/98 Esas Sayılı dosyasıyla işbu dava konusu takibe itiraz ettiğini, Mahkemece itirazın reddine karar verildiğini, davacının kendisine verilmeyen para için işbu belgeyi imzalamasının mantığa aykırı olduğunu, işbu dava ile Iğdır 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/430 Esas sayılı davaların mahiyeti, takip dayanakları ve tarafları birbirinden farklı olduğunu beyan ederek davanın esastan reddine, davacının işbu davayı kötüniyetli olarak ikame etmesi ile takibin ara karar ile durdurulması dolayısıyla asıl alacağın %20'sinden az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararı ile; "Davanın REDDİNE, İİK'nin 72/4 maddesi uyarınca asıl alacak tutarının %20'si oranında olan 20.000,00 TL kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine " karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; davanın reddi kararının hukuka aykırı olduğunu, özellikle kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin, hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkilinin borcu olmadığına dair 21.09.2019 tarihli "BEYANDIR" başlıklı yazılı belge, Iğdır 1. Asliye Hukuk Mahkemesi kararı ve mevcut diğer delillerle ispatlandığını, mahkemenin davanın reddine gerekçe olarak; "BEYANDIR" başlıklı belgede paranın ... tarafından müvekkile gönderildiğinin ve asıl alacaklının davalı ... olduğunun yer almasını, banka dekontlarıyla $100.000'lik tutarın müvekkile gönderildiğinin görülmesini ve müvekkilin bu parayı geri ödediği iddiasının yerinde bulunmamasını gösterdiğini, ancak ... tarafından gönderilen dekontların konu kısmında "... Yatırım Ücreti" yazdığını, bu bedellerin yatırım amacıyla gönderilip elde edilen kar/faiz ile birlikte geri ödendiğini, Iğdır 1. Asliye Hukuk Mahkemesi dosyasındaki bilirkişi raporuyla bu ödemelerin davalı ... adına yapılmadığının tespit edildiğini, davalının parayı elden ...'e vererek müvekkile gönderilmesini istediği iddiasının da, ...'ün savcılık ve mahkeme ifadelerinde paranın kendisine ait olduğunu, yatırım amaçlı gönderdiğini beyan etmesi ve müvekkil tarafından geri ödenmesi karşısında geçersiz kaldığını, bu durumda icra takibine yapılacak bir ödemenin mükerrer ödeme olacağını, Iğdır 1. Asliye Hukuk Mahkemesindeki dosyadaki bilirkişi raporu ve ifadelerin bu durumu açıkça ortaya koyduğunu, hatta davalı ...'ün adı geçmediği ve paranın ... tarafından talep edildiği bir ihtarname dahi gönderildiğini, parayı bizzat göndermeyen ve paranın kime ait olduğunu ispatlayamayan davalının alacak talebinin hukuken korunamayacağını, senet üzerinde "Nakden" yazmasının da usulsüzlük olduğunu, mahkemenin bu delilleri dikkate almadan karar verdiğini, bekletici mesele taleplerinin reddedildiğini beyanla istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacının istinaf talebinin haksız ve usule aykırı olduğunu, öncelikle davacı aleyhine hükmedilen %20 oranındaki kötü niyet tazminatına ilişkin itirazlarının hukuki dayanağının bulunmadığını, itirazının haksızlığının tespitinin yeterli olduğunu, davacının icra takibini durdurmak için sürekli durdurma kararları alarak müvekkilinin haklı alacağını tahsil etmesini engellediğini, bu nedenle davacının aciz halinde olması veya tedbir kararını mahkemenin vermiş olması gibi gerekçelerinin mesnetsiz olduğunu, davacının istinaf dilekçesinde de yeni bir husus ileri sürmediğini, Iğdır 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/430 E. sayılı dosyasının taraflar, borcun konusu ve dayanağı farklı olduğundan işbu dava ile herhangi bir ilişkisinin bulunmadığını bahse konu davanın da reddedildiğini, takip dayanağı bononun eksik senet olduğu iddiasının da daha önce İcra Hukuk Mahkemesince reddedildiği için hukuki karşılığının olmadığını, davacının kendi imzasının bulunduğu "BEYANDIR" başlıklı belgede borcun asıl alacaklısının müvekkili ... olduğunu net bir şekilde kabul ettiğini, havale edilen paranın varlığının dekontlarla sabit olduğunu, kendisine verilmeyen para için davacının bu belgeyi imzalamasının mantığı bulunmadığını, davacının avukatının huzurunda imzalanan bu belgede açıkça borçlu olunduğunun kabul edilmesinin önem arz ettiğini, aynı vekil tarafından gönderilen ihtarın hukuki işlemlerde haber verme amaçlı delil başlangıcı olduğunu ve mükerrerlik iddiasıyla bir ilgisinin olmadığını, ihtarın dava dışı şahısların farklı hesaplardan gönderdiği paraların tamamı için delil başlangıcı yaratmak amacıyla gönderildiğini, paranın havale edilmesi akabinde bononun "nakden" olarak düzenlenmesinin usulüne uygun olduğunu, bu sebeplerle davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava İİK 72. Maddesine dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı vekili, davalı ile müvekkili arasında 21/02/2019 tarihli "beyandır" başlıklı ...'ın şahit olarak imza koyduğu bir belgede "...’ün hesabından ...’a 08.09.2016 tarihinde 50.000 TL ve 16.09.2016 tarihinde 50.000 TL olmak üzere toplamda 100.000 TL borç gönderildiği , bu borcun asıl alacaklısının ... olduğu , ...'ün 100.000 TL tutarındaki parayı, ...’e elden teslim ettiği ve ...’a gönderilmesini istediği " yazılmış ise de söz konusu bedelin müvekkilinin hesabına hiçbir zaman gönderilmediğini, beyanla müvekkilinin Küçükçekmece 3. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına dayanak senetten dolayı davalı alacaklıya borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.Dosyada mevcut 21.02.2019 tarihli "BEYANDIR" başlıklı belge içeriğinde ; ...'ün hesabından ...'a 08/09/2016 tarihinde 50.000,00-TL ve 16/09/2016 tarihinde 50.00000-TL olmak üzere toplamda 100.000,00-TL borç gönderildiği, işbu borcun asıl alacaklısının ... olduğu, ...'ün 100.000,00-TL tutarındaki parayı, ...'e elden teslim ettiği ve ...'a gönderilmesini istediği, her ne kadar toplamda 100.000,00-TL tutarındaki iki ayrı ödeme ...'ün hesabından gönderilmişse de, paranın asıl sahibinin ... olduğu, ...'ün hesabının parayı göndermek için kullanıldığı, işbu sebeple 21/02/2019 tarihli, alacaklısının ... ve borçlusunun ... olduğu senedin işbu borca istinaden ... tarafından verildiği" beyanının yer aldığı, belgenin davacı, davalı ve dava dışı ... (şahit) tarafından imzalanmış olduğu görülmüştür. Küçükçekmece 3. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında; ... tarafından ... aleyhine 100.000,00 TL bedelli senede dayalı olarak kambiyo takibi yapıldığı, dayanak senedin 21.02.2019 tanzim ve 1.3.2019 vade tarihli , 100.000,00TL bedelli olduğu, borçlusunun ..., lehtarının ... olduğu görülmektedir. Bono; ödeme vaadi niteliğinde bir kambiyo senedi olup, bağımsız borç ikrarını içerir. Bütün mücerret alacaklarda olduğu gibi kambiyo senedi alacağı da kural olarak, uygun bir asıl borç ilişkisine, bir illî ilişkiye dayanır. Bir kambiyo senedi düzenleyip veren ve bu senedi alan herkes, bütün hukukî işlemlerin yapılmasına temel teşkil eden bir gayeye ulaşmak istemektedir. Kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliği, temel ilişkiden kaynaklanan temel talebin ve bununla ilgili olarak taraflar arasında varılmış amaca ilişkin mutabakatın geçerliliğinden tamamen bağımsızdır. Kambiyo senedinden doğan talep hakkına kambiyo hukuku, temel talebe ise, bu talebin ait olduğu hukuk kuralları uygulanır. Senedi alan şahsın, bu senede sahip olup olmayacağı, yani senette mündemiç hakkı iktisap edip etmeyeceği bu gayeye bakılarak tespit olunur. Dolayısıyla söz konusu gaye, bir kambiyo senedinde (kıymetli evrakta) mündemiç hakkın husulü (doğumu) veya devri açısından hukukî sebebi teşkil eder.Aksi belirtilmediği durumlarda, kambiyo senedinin mevcut asıl borç ilişkisinden doğan alacağın ifasını teminen, bu alacağın ifasının gerçekleştirilmesi uğruna düzenlendiği kabul edilir.Davacı ilk iddiası , dava konusu bononun verilmesine neden olan para havalesinin kendi hesabına yapılmadığını dolayısıyla bononun bedelsiz olduğunu ileri sürdüğünden borçlunun, temel borç ilişkisinden dolayı herhangi bir nedenle sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek bedelsizliğe dayalı açtığı menfi tespit davasında kambiyo senedine bağlı temel alacağın geçersiz olduğu, sona erdiği borcun olmadığı ileri sürüldüğünden bu iddianın ispat yükü TMK'nın 6. ve HMK 190 maddesi gereğince davacıya düşer ve yazılı delil ile kanıtlanması gerekir. Dosya kapsamına göre, davacının delil olarak dayandığı, imzası ikrar edilen yukarıda içeriği yazılı 21.02.2019 tarihli "BEYANDIR" başlıklı belgeye göre , dava ve takip konusu senedin davacının kendi banka hesabına davalıya verilmek üzere dava dışı kişi tarafından gönderilen 100.000,00 TL ye karşılık düzenlendiği,bu belgenin delil niteliğinde olduğu , davacının borcu imzalı beyanı ile ikrar ettiği söz konusu belgede sözü edilen havalenin davacı hesabına dava dışı kişi tarafından yapılmış olduğu, davacının bu parayı iade ettiği yönündeki iddiasının ispatının bulunmadığı, zira davacının dava dışı ... hesabına en son yaptığı para havalesinin (01.08.2016) endi hesabına gelen 08/09/2016 ve 16/09/2016 havale tarihlerinden önce olduğu bu durumun Iğdır 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/430 Esas sayılı dosyasında davacı ve dava dışı ... arasında görülen davada alınan bilirkişi raporuyla tespit edilmiş olduğu anlaşıldığından bedelsizlik iddiasının ispatlanamadığı görülmüştür. Davacının bir diğer iddiası ise senedin verilme sebebi 21.02.2019 tarihli "BEYANDIR" başlıklı belgede yer aldığından mücerretlik vasfının ortadan kalktığı, kambiyo senedi niteliğini yitirdiğine ilişkindir.6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 776. maddesi uyarınca bononun “kayıtsız şartsız belirli bir bedeli ödemek vaadi taşıması”nın zorunlu dur. Senet üzerinde asıl borç ilişkisine atıf yapan ve ödemeyi şarta bağlayan kayıtlar olması durumunda mücerretlik vasfı ortadan kalkacağından böyle bir senede dayanılarak kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip yapılamaz. Bononun düzenlenme nedenini gösteren asıl borç ilişkisine atıf yapan bir ibare senet metninde yer aldığı taktirde bono kayıtsız borç vaadi içermediğinden hükümsüz kabul edilir. Dava konusu senet üzerinde asıl borç ilişkisine atıf yapan bir ibare olmadığı, tarafların arasındaki temel ilişkiye dayalı düzenledikleri belgede senede atıf olmasının senet metninde bu yönde bir ibare olmaması nedeniyle senedin mücerretlik vasfını ortadan kaldırmasının söz konusu olmadığı anlaşılmıştır. Sonuç olarak imzası inkar edilmeyen yasal unsurlara havi takip konusu bononun kambiyo senedi vasfında olduğu, bedelsizlik iddiasının yazılı belge ile ispat edilemediği, İİK'nin 72/3 maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilip uygulandığı, dava alacaklı lehine sonuçlandığından ve alacaklının tazminat talebi bulunduğundan İİK'nin 72/4 maddesi uyarınca asıl alacak tutarının %20'si oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiği bu nedenlerle mahkemece davanın reddine ve davalı lehine tazminata hükmedilmesine dair yasal ve yeterli gerekçeye dayalı kararın dosya kapsamına ve hukuka uygun olduğu davacı vekilinin istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Davacı vekilinin İstinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/04/2023 tarih ve 2022/728 E., 2023/361 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacının adli yardım istemi kabul edildiğinden, suçüstü ödeneğinden karşılanan 44,00-TL posta giderinin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 13/11/2025