İSTİNAF KARAR TARİHİ:09/04/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Tarafların İddia ve Savunmaları: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ortağı ... tarafından keşide edildiği öne sürülen lehtarı ... olan, 25.01.2019 düzenleme tarihli, 30.11.2019 vadeli ve 490.000,00 TL bedelli senet, lehtarı ... olan, 05.04.2019 düzenleme tarihli, 30.10.2019 vade …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO:2024/353 KARAR NO:2026/607 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ:29/11/2023 NUMARASI:2021/762 E. - 2023/971 K. DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ:09/04/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Tarafların İddia ve Savunmaları: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ortağı ... tarafından keşide edildiği öne sürülen lehtarı ... olan, 25.01.2019 düzenleme tarihli, 30.11.2019 vadeli ve 490.000,00 TL bedelli senet, lehtarı ... olan, 05.04.2019 düzenleme tarihli, 30.10.2019 vade li ve 281.000,00 TL bedelli senet ile ilgili olarak davalı...tarafından İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/166 D. İş 2021/167 Karar sayılı dosyası ile alınan ihtiyati haciz kararının, İstanbul Anadolu 1. İcra Müdürlüğü’nün ... nolu dosyası ile icra edildiği, itiraz davasının yürütüldüğü İstanbul Anadolu 16. İcra Hukuk Mahkemesi 2021/198 Esas sayılı dosyasında itirazın reddine karar verildiği, ...'in mafyatik kişilerle bir arada olduğu ve müvekkiline baskı yaptığı, şirket ticari defterlerinde kayıtlı olmayan çek ve senetleri tanzim ederek şirketi borçlandırma çabasına girdiği, ihtiyati hacze konu senetlerin tarihlerinin sonradan düzenlendiği, herhangi bir şekilde şirket kayıtlarında yer almadığı, müvekkili şirketin ticari defter ve kayıtları incelendiğinde, söz konusu senetlerin müvekkili şirketin ticari defter ve kayıtlarında yer almadığının ortaya çıkacağını, kötüniyetle açılan takibin durdurulması, akabinde iptaline, davanın kabulü ile müvekkili şirket aleyhine yürütülen icra takibinde müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespitine, %20'den aşağı olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili davaya cevaplarında özetle; Borçlu davacının iddia ve taleplerinin hukuki dayanağı olmadığı, doğruları ve gerçekleri yansıtmadığı, davanın hukuka aykırı olması nedeni ile reddi gerektiği, davacı borçlu şirketin UYAP sistem sorgulaması yapıldığında görüleceği üzere, davacı hakkında yaklaşık 80 dosyada icra takibi bulunduğu, davacının bu dosyalarda bankalara ve diğer alacaklılara yüklü miktarda borcu bulunduğu, bankaların taşınmazları satarak paraya çevirmeye başladıklarını, bu hususun İcra Tevzi bürosundan sorulduğunda ortaya çıkacak bir konu olduğu, davacı ... İnşaat'ın hacizleri ve satışlarının mahkemeden gizlendiği, an itibarı ile borçluya ait bir çok taşınmazın icradan satılmış olduğu, alacaklı oldukları dosyalara sıra dahi gelmediği, davacı yanın borcunu ödemek yerine, bir taraftan alacaklı müvekkili hakkında asılsız mafya imasında bulunduğu, diğer taraftan adli yargıda hak aradığı için müvekkili hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunduğu, ... İnşaat'ın maddi sıkıntı çektiği, ortakların da borçlara sahip çıkmayıp birbirlerini suçladıklarını, davacı vekilinin meslek etiğine aykırı olarak gerek müvekkiline gerekse bu yolla bir meslektaşa mesnetsiz imalarda bulunmasının haksız olup bu dosyanın konusu olmadığı, dava dışı ...'ın alacaklı olduğu İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/163 D.iş sayılı dosyaya verdikleri itiraz dilekçelerinin 2. sayfası son kısmında ...'in şirkete nakit sağlamak üzere 3. kişilerden nakit para aldığı, bu paraları şirkete getirdiğini, bu paraların alacaklılara ödenmesi için kıymetli evrakların ...'e verildiğinin açıkça ikrar edildiği, davacı borçlu tarafça hukuka aykırı şekilde ikame edilen davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararı ile; "Davanın reddine, 2-Her ne kadar mahkememizin 03.01.2023 tarihli kararı ile İİK 72/3 Maddesi gereği tedbir kararı verilmiş ise de, davacının teminat olarak istenen nakit veya teminat mektubu ibraz etmediği, teminatı yatırmadığı, tedbir kararının da bu nedenle uygulanmadığı görülmekle davacı aleyhine İİK'nın 72/4. Maddesi gereği tazminata hükmedilmesine yer olmadığına, karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; Davacı vekilinin; müvekkili şirket aleyhine İstanbul Anadolu 1. İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyası üzerinden başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe karşı açılan menfi tespit davasının, yerel mahkemece dosyadaki deliller ve bilirkişi raporu göz ardı edilerek hukuka aykırı şekilde reddedildiğini belirttiğini, söz konusu senetlerin eski şirket ortağı ... tarafından şirketin ticari kayıtlarına işlenmeksizin ve şahsi borçları için kötü niyetli olarak düzenlendiğini, senetlerin tanzim tarihlerinin gerçeği yansıtmadığını ve şirketin çift imza kuralına geçtiği dönemden sonra geçmişe dönük olarak imzalandığını iddia ettiğini, bu iddiaların ispatı için talep edilen imza ve mürekkep yaşı incelemesinin mahkemece reddedilmesinin eksik inceleme teşkil ettiğini, alacaklı...ile ...’in savcılık ifadelerindeki çelişkilerin ve aralarındaki muvazaalı ilişkilerin maddi gerçeği ortaya koyduğunu, bilirkişi raporuyla da sabit olduğu üzere taraflar arasında hiçbir hukuki veya ticari ilişki bulunmadığını, alacaklının sadece müvekkili şirkete ait değerli taşınmazları hedef alarak kötü niyetli hareket ettiğini ve bu nedenlerle yerel mahkeme hükmünün kaldırılarak icra takibinin iptaline, ivedilikle İİK 72/3 maddesi uyarınca tedbir kararı verilmesine ve gerekli adli tıp incelemelerinin yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarını ancak yazılı ve kesin delillerle ispat edebileceğini, davacının yazılı deliller ile iddialarını ispatlayamadığını, davacının yemin teklif etmesi üzerine davalının da duruşmada yemini eda etmesi nedeni ile ispat edilemeyen davanın reddine karar verildiğini ileri sürerek davacının istinaf başvurusunun usul ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE:Dava İİK'nın 72/1. maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir.Davacı vekili; davacı şirket adına düzenlenen 25.01.2019 düzenleme, 30.11.2019 vade tarihli 490.000,00 TL bedelli ve 05.04.2019 düzenleme, 30.10.2019 vade tarihli, 281.000,00 TLbedelli iki adet senet nedeniyle İst. Anadolu 1. İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyasıyla icra takibi yapıldığını, şirketin eski yetkilisi ...’in mafyatik kişilerle birlikte hareket ederek şirketi borçlandırdığını , şirket defterlerinde kayıtlı olmayan çek/senetler tanzim ederek şirketi borçlandırmaya çalıştığını, ihtiyati hacze konu senetlerde tarihlerin sonradan atıldığını ve şirket kayıtlarında yer almadığını belirterek davanın kabulü ile takip konusu senetler nedeniyle borçlu olunmadığının tespitini, takibin iptalini ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Davalı tarafından, İstanbul Anadolu 1. İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyasında davacı şirket aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takibe geçildiği, takibe dayanak iki adet bononun 25.01.2019 düzenleme tarihli, 30.11.2019 vadeli ,490.000,00 TL bedelli ve 05.04.2019 düzenleme tarihli, 30.10.2019 vadeli ve 281.000,00 TL bedelli, keşidecisi davacı şirket, lehtarı davalı...olduğu görülmektedir.İstanbul Anadolu CBS’nın 2021/66767 soruşturma sayılı dosyasında, davalı hakkında yağma ve dolandırıcılık suçlarından yürütülen soruşturma sonunda KYOK verildiği, bu karara itirazın reddedildiği ve kararın 08/11/2021 tarihinde kesinleştiği, çeklerin düzenlenmesinden sonra bunların görüntülerinin davalı tarafından davacı şirket yetkilisine mesaj olarak atılıp tehdit edildiği iddiasıyla dava açıldığı anlaşılmıştır.Soruşturma dosyasında ifadesine başvurulan şirket yetkilisi ...'in ; şirketin 2019 yılından itibaren mali krize girdiğini, bu süreçte müştekinin bilgisi ve talebi dahilinde...ve ...’dan şirketi düzlüğe çıkarmak amacıyla borç para aldıklarını, alınan paraların önce kendi hesabına, ardından müştekinin hesabına geçtiğini ve şirkette kullanıldığını beyan ettiği, davalı...ise; inşaat sektöründen ...’i tanıdığını, şirketin mali krizde olduğunu söylemeleri üzerine ... ve müştekinin kendisinden borç para talep ettiğini, verilen borcun tarafların bilgisi dahilinde olduğunu, alacaklarını tahsil edemediği için hukuki yollara başvurduğunu, beyan ettiği tespit edilmiştir.23/06/2023 tarihli bilirkişi raporunda; dava konusu bonoların şirket kayıtlarında bulunmadığı tespit edilmiştir. Mahkemece, davacının bedelsizlik iddiasını yazılı ve kesin delillerle ispatla yükümlü olduğu, kambiyo senedinin ticari defterlere işlenmesinin zorunlu olmadığı, defterlerde yer almamasının ispat yükünü değiştirmeyeceği, davacının yemin teklifi üzerine davalının yemini eda ettiği, bu aşamada davacının yazılı delille ispat yükünü yerine getiremediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili istinaf talep etmiştir. Dosya istinaf aşamasında iken davalı vekili tarafından davacı vekili sıfatıyla feragat beyanında bulunulmuş ise de, Dairemizin 11/10/2024 tarihli ara kararıyla, feragat yetkisinin davacıya ait olduğu, davalı vekilinin feragat yetkisi bulunmadığı ve dosyaya anlaşma tutanağı sunulmadığı gerekçesiyle dilekçe kapsamında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.Kambiyo senetleri temel hukukî ilişkiden bağımsız bir nitelik taşır ve soyut bir borç ikrarı içerir. Aksi belirtilmediği durumlarda, kambiyo senedinin mevcut asıl borç ilişkisinden doğan alacağın ifasını teminen, bu alacağın ifasının gerçekleştirilmesi uğruna düzenlendiği kabul edilir. Bu kapsamda bono; ödeme vaadi niteliğinde bir kambiyo senedi olup bu senetlerde yer alan hak, temel borç ilişkisinden bağımsızdır. Dosya kapsamına göre, dava konusu senetlerin TTK 776.maddesi uyarınca zorunlu unsurlara havi bono vasfında olduğu, bedelsizlik iddiasının yazılı delil ile ispatlanamadığı, kambiyo senedinin borçlunun ticari kayıtlarına işlenmemiş olmasının bu iddianın ispatına elverişli olmadığı, senetlerin düzenleme tarihinde şirketi münferiden temsile yetkili ... tarafından düzenlendiği, yetkili temsilci tarafından düzenlenen senetten dolayı keşideci şirketin sorumlu olduğu, temsilcinin münferiden temsil yetkisi kaldırıldıktan sonra geçmiş tarihli senet tanzim ederek yetkisinin kötüye kullanıldığına dair delil bulunmadığı, bu konuda yazı yaşı tayinine yönelik eksik inceleme iddiasının yerinde olmadığı, senedin sonradan doldurulduğu iddiasının yazılı delille kanıtlanamadığı, davalı hakkında yürütülen ceza soruşturmasının takipsizlikle sonuçlandığı, neticeten ispatlanamayan davanın reddi kararında bir isabetsizlik bulunmadığı davacı vekilinin istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Davacı vekilinin İstinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine, karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/11/2023 tarih ve 2021/762 E. 2023/971 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 305,00-TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 09/04/2026