İSTİNAF KARAR TARİHİ:26/03/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA DİLEKÇESİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin uzun yıllar boyunca ... Klubü'nün ve ... formasını giymiş, sonrasında ... Takımlar teknik direktörlüğünü yürütmüş başarılı bir spor insanı olduğunu, globalleşen dünyada son dönem itibari ile dijital dönüşüm sürecinin başladığını, ...'nin dij…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO:2024/322 KARAR NO:2026/505 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ:09/11/2023 NUMARASI:2023/8 E. - 2023/208 K. DAVANIN KONUSU:FSEK kapsamında tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti,men ve refi İSTİNAF KARAR TARİHİ:26/03/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA DİLEKÇESİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin uzun yıllar boyunca ... Klubü'nün ve ... formasını giymiş, sonrasında ... Takımlar teknik direktörlüğünü yürütmüş başarılı bir spor insanı olduğunu, globalleşen dünyada son dönem itibari ile dijital dönüşüm sürecinin başladığını, ...'nin dijital mülkiyet ve koleksiyonculuk gibi kavramlara yeni boyutlar kazandıran olguların başında geldiğini, ... lerin bu anlamda kripto paradan çok bir meta ya da ürün olarak değer gördüğünü, genellikle sanat eseri, oyun, film, müzik gibi bir çok alanda uygulandığını, ... isimli web sitesinin...'lerin satın alınmasına ve takasının yapılmasına olanak sağladığını, söz konusu site üzerinden dijital sanat eserlerine çevrilen ...'lerin ... ( ...) isimli sanal para birimi üzerinden satışının yapıldığını, müvekkillerinin görsellerinin de " ... " haline getirilerek ... adlı satış platformunda satışının yapıldığını, söz konusu görseller ile ilgili her hangi bir lisans sözleşmesi ya da anlaşmanın bulunmadığını, müvekkilinin rızasının bulunmadığını, davalı tarafın davaya konu ...'leri kötü niyetli bir biçimde satışa arz ettiğini, davalının eylemlerinin ayrıca haksız rekabet teşkil ettiğini belirterek müvekkilinin görselinin, ad ve soyadının birlikte veya ayrı ayrı kullanılmasını içeren her türlü ...'nin yayından kaldırılmasına, erişimin engellenmesine, söz konusu portre ve görsellerin davalı tarafından hukuka aykırı şekilde kullanıldığının tespitine, tecavüzün ref'ine, men'ine karar verilerek yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin faaliyetlerine 2010 yılında başlayan köklü bir spor fotoğraf ajansı olduğunu, ulusal ve uluslararası önemli sportif faaliyetleri yerinde bizzat takip ederek fotoğrafladığını, izin verilmesi halinde video kayıtlarının alındığını, çekilen tüm fotoğraf ve videoların Basın Kanununa uygun olarak çekildiğini ve müvekkili şirketin mülkiyetinde bulunduğunu, davalı ajansın telif ve lisans hakları konusunda oldukça dikkatli ve titiz çalıştığını, dava konusu ...'ye dönüştürülen resimlerin bizzat şirket yetkilisi tarafından çekildiğini, şirket yetkilisi ...'nın basın mensubu olarak bir çok müsabakaya katılarak ajans adına fotoğraflar çektiğini, çekilen fotoğrafların kişilik hakkı ihlali oluşturmadığını, söz konusu fotoğrafların davacının özel hayatıyla ilgili olmadığını, kamuya açık alan olan stadyumlarda ve her türlü izine sahip bir basın mensubu tarafından çekildiğini, ... platformu tarafından maksimum 6 aylık listelemelerin desteklediğini, dava konusu ...'lerin 1 Ocak 2022 tarihinde siteye yüklenmiş olduğundan 1 Haziran 2022 tarihi ile satış olanağının bulunmadığını, ...'leri oluşturan kişi yani eser sahibinin müvekkili şirket olması nedeni ile davacının tecavüzün men'i talebinde bulunmasının mümkün olmadığını beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk derece mahkemesi 2023/8 esas, 2023/208 karar sayılı, 09/11/2023 tarihli kararı ile; "Tüm dosya kapsamı kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde ... isimli web sitesinde .../dijital varlıkların satışının yapıldığının, ... isimli web sitesinde davalının hesabının da bulunduğunun, davacıya ait fotoğrafların .../dijital varlık haline getirilerek davalı tarafından ... isimli web sitesindeki hesabı üzerinden satışa sunulduğunun, davalının bu eyleminin FSEK 86 ve TMK 24 maddeleri uyarınca kişilik haklarına saldırı oluşturduğunun yine davalının bu eyleminin haksız rekabet de oluşturduğunun beyan edilerek bu davanın açıldığı, davacı tarafça davalının bu eyleminin tespiti için İstanbul 20. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2023/53 Değişik İş sayılı dosyası ile delil tespiti talebinde bulunulduğu, delil tespiti talebi kapsamında İstanbul 20. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2023/53 Değişik İş sayılı dosyasında bilirkişi raporu alındığı, mahkememizin bu dava dosyasında da 11/10/2023 tarihli bilirkişi raporunun alındığı, delil tespiti talebi doğrultusunda değişik iş dosyasında alınan rapor ile mahkememiz bu dava dosyasında alınan rapor incelendiğinde raporlar arasında çelişkinin bulunmadığı, raporların mahkememizce denetime elverişli ve uygun bulunduğu, bilirkişi raporları doğrultusunda ....io isimli sitenin üye olan kullanıcıların .../dijital varlıkları genel olarak kripto para üzerinden satışa sundukları bir site olduğu, davalının bu sitede hesabının bulunduğu, bu sitedeki hesabında davacının teknik direktörlük yaptığı spor karşılaşmasında çekilen iki adet fotoğrafının dijital varlık haline getirilerek ve davacının adı ve soyadı da belirtilerek davalı tarafından satışa sunulduğu, FSEK'nun 86/1 maddesinde eser mahiyetinde olmasalar bile, resim ve portreler tasvir edilenin, tasvir edilen ölmüşse 19 uncu maddenin birinci fıkrasında sayılanların muvafakati olmadan tasvir edilenin ölümünden 10 yıl geçmedikçe, teşhir veya diğer suretlerle umuma arz edilemeyeceğinin düzenlendiği, kişilere ilişkin fotoğrafların da bu madde kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, davalı tarafça sunulan cevap dilekçesinde davacının ülke çapında tanınan bir futbolcu ve teknik direktör olduğunun, fotoğrafların haber verme amacıyla davacının teknik direktörlük yaptığı maçlarda çekildiği bu nedenle tecavüz oluşturmayacağının beyan edildiği, FSEK'nun 86.maddenin ikinci fıkrasında 86.maddenin birinci fıkrasının istisnalarının belirtildiği ancak bu istisna durumlarda fotoğrafın haber verme amacıyla umuma arz edilebileceği, somut olayda davalı tarafından davacıya ait fotoğrafların dijital varlık haline getirilerek ticari amaçla satışa arz edildiği bu nedenle somut olayda FSEK'nun 86/2 maddesinde belirtilen istisna durumun bulunmadığı, davacının izni, rızası dışında fotoğraflarının dijital varlık olarak ticari amaçla satışa sunulmasının FSEK 86 ve TMK 24 maddeleri uyarınca kişilik haklarına tecavüz oluşturacağı, cevap dilekçesinde ... isimli sitenin altı aylık listelemeleri desteklediği, bu tarihten sonra satışın mümkün olmadığı beyan edilmiş ise de fotoğrafların dijital varlık haline getirilerek ticari amaçla satışa arz edilmesiyle tecavüz eyleminin gerçekleşmiş olacağı, yine davalı taraf şirket olup davacının izni, rızası dışında fotoğraflarının dijital varlık olarak ticari amaçla satışa sunulmasıyla haksız rekabetin de oluşacağı anlaşıldığından davanın KABULÜ ile, davaya konu davacıya ait fotoğrafların davalı tarafından ... yolu ile satışa arz edilmesinin FSEK 86 kapsamında kişilik haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, menine ve ref'ine " karar vermiştir. İSTİNAF:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı görsellerinin "..." haline getirilerek ... adlı satış platformunda satışının yapıldığını, söz konusu görseller ile ilgili her hangi bir lisans sözleşmesi ya da anlaşmanın bulunmadığını, müvekkili şirketin davaya konu ...'leri satışa arz ettiğini belirttiğini, hak sahibinin mali ve/veya manevi hakları ihlal edilmişse ve söz konusu ihlal halihazırda devam ediyorsa talep edilebilecek olan tecavüzün men'i ve ref'i dosya kapsamında hiçbir zaman mevcut olmadığını, davacı İstanbul 20. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2023/53 Değişik İş sayılı dosyası ile delil tespiti talebinde bulunduğunu, delil tespiti talebi kapsamında Değişik İş dosyasında 22.12.2022 tarihinde bilirkişi raporu alındığını, alınan bilirkişi raporunun eksik inceleme ve yetersiz değerlendirmelerle olduğunu, bilirkişilerin teknik bilgi ve donanıma sahip olmadığını, alınan raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, rapora itirazlarının mahkemece kabul görmediğini, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını, müvekkilinin bir basın mensubu olarak kamuya açık alanlarda çektiği fotoğrafları arşivleme amacı güttüğünü, söz konusu ...’lerin davanın açıldığı tarihte satışta olmadığını ve satış süresinin dolması sebebiyle sistemden kalktığını, müvekkilinin ticari gayesinin varlığı davacı tarafından iddia edildiğini, bunun bilirkişi tarafından inceleme yapılmaksızın karar verildiğini, çekilen fotoğrafların kullanım hakkı ve mülkiyeti müvekkili şirkete ait olduğunu, ... ve blokzincir teknolojilerinin hukuki statüsünün henüz netleşmediği bir ortamda eksik inceleme ile karar verildiğini, fotoğrafların ticari amaçla değil gazetecilik faaliyeti kapsamında kullanıldığını ve herhangi bir hak ihlalinin söz konusu olmadığını belirterek istinaf isteminin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAFA CEVAP:Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafın istinaf dilekçesinde ...'ler gerek bilirkişi raporunun alındığı, gerek davanın açıldığı tarihte satışta olmadığından, müvekkilin satış niyetinin olmaması sebebiyle satışı ihtimal dahilinde olmadığından davacının herhangi bir hakkının ihlal edilmesi mümkün değil şeklindeki savunması hiç bir şekilde kabul edilemeyeceğini, müvekkilinin davayı açmakta hukuki yararı bulunduğunu, mahkemece verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğunu, belirterek davalının usulsüz istinaf isteminin reddi ile mahkeme kararının onanmasını talep etmiştir. GEREKÇE:İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; FSEK kapsamında tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men ve ref'i istemlerine ilişkindir.İlk derece mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verildiği, davalı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür.Dosyanın tetkikinde; davacının görüntüsünü içerir resimlerin davalı tarafından izinsiz şekilde ... haline getirilmesi ve satışa sunularak umuma arz edilmesi nedeni ile FSEK 86. madde kapsamında tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men ve ref'i istemlerinin mevcut olduğu, davalının ise resimlerin ... haline dönüştürüldüğünü ve 01/01/2022 tarihinde sisteme yüklendiğini kabul ettiği görülmüş olup 01/06/2022 tarihinde ...'nin arşive kaldırıldığını ve satışının olmadığından bahisle tecavüzün oluşmadığı, davacının hukuki menfaatinin ve zararının bulunmadığını savunduğu anlaşılmıştır. Uyuşmazlığın aydınlatılması için öncelikle ... kavramının ve ... (...) teknolojisinin incelenmesi gerekmiştir. ..., İngilizce ''...'' ifadesinin kısaltılmış hâli olup Türkçe'ye misli olmayan/eşsiz jeton olarak tercüme edildiği görülmekle birlikte yaygın olarak dijital imza/dijital koleksiyon şeklinde ifade edilmektedir.Ülkemizde ise ... Ofisi marifeti ile ...’lere yönelik yürütülen çalışma kapsamında, ilerleyen çalışma ve paylaşımlarda ...’nin açılımı için “...” teriminin tercih edileceğinin kamuoyu ile paylaşıldığı görülmüştür. ... pazar yeri ise ...’lerin alınıp satılabildiği platformlara verilen isim olup hâlihazırda yoğun olarak kullanılan ... pazaryeri ‘‘...’’ olarak görülmektedir. ... pazar yerleri üzerinden, pazar yerine entegre olan ... bulunan ...’lerin alınıp satılabilmesi mümkün olup ... pazar yerlerine kripto para cüzdanlarıyla giriş yapılmaktadır. ...; dijital ortamda genellikle görüntü, metin, ses, grafik yahut video formatında var olan bir eserin mint edilmesi (tokenize edilmesi) neticesinde oluşturulan kripto varlık olup esasında bir koddan ibarettir ve bu kodun kaynağında somut uyuşmazlıkta olduğu gibi şahısa ait görüntü/ resim kullanılabilmektedir. Ancak başkasına ait görüntüyü içerir bir resmin izinsiz şekilde ...’ye dönüştürülmesine cevaz verilmesi mümkün değildir. Nitekim FSEK 86. maddesinin; ''Eser mahiyetinde olmasalar bile, resim ve portreler tasvir edilenin, tasvir edilen ölmüşse 19 uncu maddenin birinci fıkrasında sayılanların muvafakati olmadan tasvir edilenin ölümünden 10 yıl geçmedikçe, teşhir veya diğer suretlerle umuma arz edilemez. Birinci fıkradaki muvafakatin alınması: 1. Memleketin siyasi ve içtimai hayatında rol oynayan kimselerin resimleri;, 2. Tasvir edilen kimselerin iştirak ettiği geçit resmi veya resmi tören yahut genel toplantıları gösteren resimler; 3. Günlük hadiselere müteallik resimlerle radyo ve filim haberleri; için şart değildir.(Değişik üçüncü fıkra: 23/1/2008-5728/145 md.) Birinci fıkra hükmüne aykırı hareket edenler hakkında Borçlar Kanunu'nun 49 uncu maddesi ile koşulları varsa, Türk Ceza Kanununun 134, 139 ve 140 ıncı maddeleri hükümleri uygulanır. (Değişik dördüncü fıkra: 23/1/2008-5728/145 md.)Birinci ve ikinci fıkra hükümlerine göre yayımın caiz olduğu hâllerde de Türk Medenî Kanununun 24 üncü maddesi hükmü saklıdır.'' şeklinde ifade edilen düzenlemesi gereğince resimlerin, tasvir edilenin muvafakati olmadan umuma arz edilmesi kural olarak yasaklanmıştır. Her ne kadar davalı tarafça ...'lerin arşive kaldırıldığı, satışının yapılmadığı savunulmuş ise de blokzincir teknolojisi ile sistemdeki veriler tek bir merkezde değil sistemdeki tüm bilgisayarlar tarafından her bir verinin kopyası oluşturularak kayıt altına alınmakta olduğundan, işlem ve verilerin değiştirilmez bir yapıda olmasını işler kılmaktadır. ... meydana getirme işlemi olan “minting” faaliyeti ile varlıkla özdeşleşen dijital kopyanın blokzincir ağı üzerinde silinemez şekilde kaydının oluşturulması ve bu kaydın kripto para cüzdanlarında saklanmasına olanak tanımaktadır. Dolayısıyla ...'nin arşive kaldırılması yahut satışının olmaması davacının hukuki menfaatini ortadan kaldırmadığı gibi tecavüzün son bulduğunu da göstermemektedir. (Gökçen Karasioğlu Gürbüz, ‘‘Eser Sahibinin Dijital Mührü: ... Sanat Eserleri”, Uluslararası Bilişim ve Teknoloji Hukuku Sempozyumu Tebliğler Kitabı, Adalet Yayınevi, Ankara, 2021, s. 617-619. Gregory Chinlund, Kelley Gordon, What are the copyright implications of ...’s?, Reuters Legal, Akt. Onur Sarı, ...’ler Açısından Mali Hakların Devri Sözleşmesi, Seçkin, Ankara, 2022 s.30-58.)Son olarak her ne kadar davalı tarafça, davacının resimleri basın yoluyla ve haber amacıyla çekildiğinden kişilik haklarının ihlal edilmediği ileri sürülmüş ise de FSEK 86. maddesi gereğince memleketin içtimai hayatında rol oynayan kimselerin resimlerinin yayımlanması TMK 24. madde şartları saklı tutularak serbest bırakılmıştır. Önemli olan husus, kullanımın kişinin içtimai ya da siyasi/ toplumdaki rolüyle ilgili olması olup hukuka uygun kullanım için toplumun haber alma hakkı kapsamında güncel bir olayla ilişkili olarak ve ticari amacı olmayan kullanımlar kastedilmiştir. Somut uyuşmazlıkta ise davacı resimlerinin ... haline getirilmesinin kişinin içtimai ya da siyasi/ toplumdaki rolüyle ilgili olmadığı gibi güncel bir olayla da ilgisinin olmadığı ve eylemin ticari bir maksada hizmet ettiği anlaşılmakla, aksi yöndeki hukuka uygun kullanım savunmasına itibar edilmesi mümkün olmamıştır. Tüm bu nedenlerle, istinaf edenin sıfatı ile HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, yapılan inceleme neticesinde davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 09/11/2023 tarih ve 2023/8 E., 2023/208 K. sayılı kararına karşı, davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 26/03/2026