İSTİNAF KARARININ VERİLDİĞİ TARİH: 18/12/2025 YAZILDIĞI TARİH: 29/12/2025 Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/876 Esas ve 2024/615 Karar sayılı ilamı davalılar vekilleri tarafından istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmekle inceleme aşamasında dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLÜP GÖRÜŞÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'un ... günü saat 17:58 sularında kızının sürücülüğün…
T. C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/1956 KARAR NO : 2025/2136 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2022/876 Esas, 2024/615 Karar DAVANIN KONUSU: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ: 03/10/2022 İSTİNAF KARARININ VERİLDİĞİ TARİH: 18/12/2025 YAZILDIĞI TARİH: 29/12/2025 Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/876 Esas ve 2024/615 Karar sayılı ilamı davalılar vekilleri tarafından istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmekle inceleme aşamasında dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLÜP GÖRÜŞÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'un ... günü saat 17:58 sularında kızının sürücülüğünü yaptığı ...plakalı araç ile ...'de bulunan... Cadde'den, ... Mahallesi istikametine seyrederken, davalı ...'nun... plakalı aracı ile ... Cadde'den bağlantı yoluna ''DUR'' yazılı trafik levhasına uymadan hızlı bir şekilde çıktığını ve müvekkilinin bulunduğu araca çarptığını, işbu trafik kazası sonucunda müvekkilinin vücudunda kırıklar oluştuğunu ve müvekkilinin acil bir şekilde ... Hastanesi'ne ambulans ile sevk edildiğini ve orada tedavisine devam edildiğini, müvekkilinin her iki el bileğinin kırıldığını ve aylarca alçıda kaldığını, davalı ...'nun somut olayda bahsi geçen... plakalı aracın zorunlu trafik sigortasının ... A.Ş. tarafından yapıldığını, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca davalının haksız fiil teşkil eden hareketleri neticesinde müvekkiline verilen maddi zarardan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1409. maddesine göre ... A.Ş.'nin müteselsilen sorumlu olduğunu, müvekkili tarafından arabulucuk bürosuna başvuruda bulunduğunu, arabulucuk görüşmelerinin anlaşamama şeklinde neticelendirildiğini, müvekkili aynı zamanda 18/08/2022 posta iletisiyle (...) davalı sigorta şirketine yazılı olarak başvurduğunu, ancak bu başvurudan da bir sonuç alamadığını, açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile, 500,00 TL efor kaybı tazminatı (güç kaybı tazminatı) ve 500,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 1.000,00 TL maddi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı taraflardan alınarak müvekkiline verilmesini ve 30.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'ndan alınarak müvekkiline verilmesini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. Davalı ... Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının usulüne uygun bir başvurusunun bulunmadığını, dava şartı yokluğundan davanın usulden reddinin gerektiğini, müvekkili şirketin kazaya karışan... plaka sayılı aracın zorunlu trafik sigortacısı olduğunu, KTK'nın 90. maddesi gereği ZMMS Genel Şartları'nın uygulanmasının zorunlu olduğunu, kusur durumunun belirlenmesinin gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte sigortacının gerçek zarardan kusur oranında sorumlu olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru ve sigorta teminat limiti ile sınırlı olduğunu, sigortalı aracın kazada kusursuz olduğunu, müvekkili şirketin bu sebeple diğer davalılar ile birlikte müşterek ve müteselsil sorumlu tutulamayacağını, davacının müşterek ve müteselsil tahsil talebi haksız ve hukuka aykırı olduğunu, maluliyet oranı tespitinin kaza tarihinde yürülükte olan mevzuat hükümlerine göre yapılmasını, geçici iş göremezlik zararı, geçici bakıcı gideri, rapor /cenaze ve defin / ulaşım / yemek giderlerinin tazmini yönündeki taleplerin 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMMS Genel Şartları uyarınca teminat dışında olduğunu, müvekkili şirket davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, müvekkili şirketin haksız fiilin faili olmadığından kaza tarihinde temerrüde düşmediğini, müvekkiline usulüne uygun başvuru yapılmadığını, müvekkilinin temerrüde düşmediğini, müvekkili şirketin faiz ve mahkeme masrafları yönünden sorumluluğunun bulunmadığını belirterek yukarıda açıklanan nedenlerle, davanın öncelikle usulden, her halükarda esastan reddini, mahkeme masrafları ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davada talep edilen alacakların zaman aşımına uğradığını, davanın reddinin gerektiğini, ... tarihinde yaşanan yaralamalı trafik kazasında müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, kazanın oluşumuna davacı yanın kusurlu eylemlerinin, gerekli dikkat ve özeni göstermemesinin sebep olduğunu, kazazedenin yaralanmasının sebebinin ise yine kendi kusuru ve gerekli önlemleri almaması olduğunu, davada arabuluculuk görüşmesine konu edilmeyen alacak kalemlerinin talep edildiğini, müvekkilinin ispatlanmamış bakıcı gideri ile ilgili sorumluluğunun olmadığını, tazminatın zenginleşme aracı olarak kullanılmamasınin gerektiğini, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını belirtmekle birlikte, aleyhlerine hüküm kurulması halinde hükmedilecek manevi tazminat miktarının hakkaniyete uygun olmasının gerektiğini ve tarafların zenginleşmesine sebebiyet vermeme gerektiğini, ayrıca zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesinin gerektiğini belirterek açıklanan ve mahkemece resen göz önünde bulundurulacak sebeplerle davanın reddi ile yargılama masrafı ve vekalet ücretinin karşı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "1-Davacının bakıcı gideri şeklindeki maddi tazminat talebinin feragat nedeniyle reddine, 2-Davacının geçici ve sürekli iş göremezlik şeklindeki maddi tazminat taleplerinin kabulü ile 10.377,23-TL geçici iş göremezlik, 61.279,60-TL sürekli iş göremezlik olmak üzere toplam 71.656,83-TL maddi tazminatın davalı ... yönünden kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren, davalı ... A.Ş. yönünden 31/08/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken alınarak davacıya verilmesine, 3-Davacının manevi tazminat talebinin kabulü ile 30.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan ...tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ndan alınarak davacıya verilmesine, ..." dair karar verildiği anlaşılmıştır. Bu karar davalılar vekili tarafından süresinde istinaf edilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... A.Ş. vekili süresi içinde verdiği istinaf dilekçesinde özetle; davacının dava konusu kaza sebebiyle yaralandığı ve malul kaldığı iddiasına istinaden müvekkilinden talep ettiği bedensel zarar tazminatı hususunda usulüne uygun bir başvurusunun bulunmadığını, maluliyet raporunun ilgili yönetmeliğe uygun olarak Adli Tıp Kurumu'ndan alınmasının gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki tazminat hesaplama metodunun hatalı olduğunu, raporda TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre bakiye ömrün belirlendiğini ve prgresif rant yöntemi ile hesaplama yapıldığını, teknik faizin kullanılmadığını ve yapılan bu hesaplamanın hukuka aykırı olduğunu, davacının tazminat hesaplamasında esas alınan hesaplamanın yasa, usul ve içtihatlar gereğince hatalı olduğunu, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve 1,65 teknik faizin dikkate alınarak tekrar rapor aldırılması gerektiğinden verilen hükmün kaldırılmasına karar verilmesini, diğer taraftan tazminat hesaplama raporunda hesaplanan bakıcı gideri tazminatının brüt asgari ücret üzerinden hesaplandığından davacı tarafın fiilen bakıcı tutulduğunun ispat edilemediği için bu hesabın net asgari ücret üzerinden yapılmasının gerektiğini, geçici iş göremezlik, bakıcı ve tedavi giderlerinin sigorta şirketinin sorumluluğunda olmadığını, ilk derece mahkemesince yargılama esnasında kazaya karışan araçların kusur durumunun belirlenmesi için kusur raporu aldırılmadığını ve bu şekilde karar verildiğini, kazaya sebebiyet verdiği ileri sürülen sürücü ...'nun kazada kusursuz olduğunu, bu nedenle müvekkili sigorta şirketinin de sorumluluğunun bulunmadığını belirterek arz ve izah edilen nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ettikleri görülmüştür. Davalı ... vekili süresi içinde verdiği istinaf dilekçesinde özetle; davacının zararının oluştuğunu kabul etmediklerini, müvekkilinin söz konusu kazada kusursuz olması sebebiyle sorumlu tutulmasının da mümkün olmadığını, müvekkilinin kusurlu olduğuna ilişkin tek bir somut dayanak olmadan müvekkilinin sorumluluğuna gidilmesinin hatalı olduğunu, söz konusu dosyada tarafların kusurunun belirlenebilmesi için rapor alınmadığını, tarafların kusuruna ilişkin rapor alınması talep edildiği halde mahkemece bu talebin yok sayıldığını, kusura ilişkin rapor alınmadan belirlenen tazminat tutarının hatalı olduğunu, hukuka aykırı olarak düzenlenen bilirkişi raporu doğrultusunda yapılan tazminat hesaplamasının hatalı olduğunu, davacı vekili tarafından taleplerinin usule aykırı olarak genişletildiğini, muvafakatleri bulunmamasına rağmen söz konusu tazminat taleplerinin davaya dahil edilerek hüküm verilmesinin kanuna aykırı olduğunu, davacının tespit edilen maluliyet oranının gerçeği yansıtmadığını, hatalı ve eksik olan bilirkişi raporunun esas alınarak hüküm verildiğini, söz konusu tazminat miktarlarının fahiş nitelikte olduğunu, davacının zenginleşmesine neden olacak bedeller olduğunu belirterek arz ve izah edilen nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ettikleri görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Yukarıda ayrıntılı bilgileri yazılı Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/06/2024 tarihli, 2022/876 Esas ve 2024/615 Karar sayılı gerekçeli kararına karşı davalı ... Anonim Şirketi vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize tevzi edilmiş olmakla dosya incelendi. İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi gereğince ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılmıştır. Duruşma açılmasını gerektiren sebepler bulunmadığından HMK'nın 353 ve 355. maddeleri gereğince inceleme ve müzakereler dosya üzerinden yürütülmüştür. Dava dilekçesindeki talebe göre dava; ...tarihli trafik kazasından dolayı maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Davalı ... Anonim Şirketi'nin istinaf itirazlarının incelenmesinde: -KTK'nın 97. maddesine ilişkin dava şartı istinaf itirazının değerlendirmesinde; 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115. maddesi "(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. (2) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder. (3) Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez." düzenlemesini içermektedir. Trafik kazalarında hukuki sorumluluk ve sigorta konusu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup sözü geçen Kanun'un 85. maddesinin 1. fıkrasında bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa motorlu aracın bir teşebbüsünün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde motorlu aracın işleteninin ve bağlı bulunduğu teşebbüsün sahibinin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, aynı maddenin 5. fıkrasında işleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibinin, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu, 91. maddesinin 1. fıkrasında işletenlerin, bu kanunun 85. maddesinin 1. fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu öngörülmüştür. Kanun'un bahsi geçen düzenlemesinden, zorunlu mali sorumluluk sigortacısının, trafik kazasına karışan aracın işleteni veya araç işleticisi teşebbüs sahibi olan sigortalısına bu kaza sebebiyle isabet eden hukuki sorumluluğu poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak üstlendiği anlaşılmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı" başlıklı 97. maddesinde (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.) "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir." Dava dilekçesinde KTK'nın 97. maddesine dayalı olarak başvurulduğunun yazılı olduğu ve bununla ilgili dilekçe ekinde posta alındı belgesi örneği sunulduğu, mahkemece de bu konuda davalı sigorta şirketine müzekkere yazıladığı, ancak 29/11/2022 tarihli cevabi yazının davanın konusu ile ilgili olmadığı görülmüş ve davalı sigorta şirketinden davacının başvurusu ile ilgili talep, kayıt, bilgi ve belgeler ile hasar dosyası örneği dosya içine kazandırılmadan karar verildiği anlaşılmıştır. Dosya kapsamı itibarı ile davalı ... Anonim Şirketi vekilinin bu konudaki istinaf itirazı yerinde olduğu, ilgili kayıt, bilgi ve belgelerin celbinden sonra KTK'nın 97. maddesine ilişkin dava şartının değerlendirilmesinin gerektiği anlaşılmıştır. -Temerrüte ilişkin istinaf itirazının değerlendirmesinde; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı" başlıklı 97. maddesinde (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.) "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir." düzenlemesi yer almaktadır. 2918 sayılı KTK'nın 99. maddesine göre hak sahibince usulüne uygun olarak temin edilmiş belgelerin sigortaya iletildiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemeyen sigorta temerrüte uğramış sayılır ve temerrüte uğramış olduğu tarihten itibaren hak sahibine faiz ödemelidir. Az yukarıdaki başlık altında da açıklandığı üzere davalı sigorta şirketinden davacının başvurusu ile ilgili talep, kayıt, bilgi ve belgeler ile hasar dosyası örneğinin dosya içine kazandırılmasından sonra, davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığının tespit edilmesi halinde davalı sigortanın 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesi gözetilerek ödemede temerrüt tarihinin tespiti; davalı sigortaya başvuru yapılmadığının tespiti halinde arabuluculuk son tutanağı düzenlenmiş olmasına göre arabulucuk son tutanağının düzenlendiği tarih itibarı ile davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihini tespit etmek gerektiği değerlendirilmiş ve davalı ... Anonim Şirketi vekilinin bu konudaki istinaf itirazı yerinde olduğu anlaşılmıştır. -1,65 teknik faize ilişkin istinaf itirazının değerlendirmesinde; Davalı ... Anonim Şirketi vekili, 1,65 teknik faiz kullanılmadan tazminat miktarlarının hesaplanmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür. Mahkemece hükme esas alınan 15/05/2024 tarihli aktüerya bilirkişi raporunda zararın belirlenmesi bakımından TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %10 arttırma, %10 iskonto uygulanmak sureti ile hesaplama yapılmıştır. 2918 sayılı KTK'nın 6704 sayılı Yasa'yla değişik 90, 92, 93, 97 ve 99. maddelerinin kimi yönlerden Anayasa'nın bir kısım hükümlerine aykırılık oluşturacağından bahisle yapılan itiraz başvuruları üzerine, ... günlü ve ... sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarihli, 2019/40 Esas ve 2020/40 Karar sayılı ilamı verilen kısmi iptal kararı, somut olaydaki kaza tarihi dikkate alındığında; hesaplama yöntemi olarak 1,65 teknik faiz kullanılarak hesaplama yapılması gerektiği yönündeki davalı ... Anonim Şirketi vekilinin istinaf isteminin yerinde olmadığı görülmüştür. - Geçici bakıcı gideri ve geçici iş göremezlik zararı ile tedavi giderleri zararına ilişkin istinaf itirazının değerlendirmesinde; Teminat limitinin belirlenmesi konusunda, geçici bakıcı gideri ve geçici iş göremezlik zararı tedavi giderleri ZMMS poliçesinin teminat limitinde yer aldığından (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 14/09/2022 tarih ve 2021/13349 Esas, 2022/10165 Karar sayılı ilamı) bu zararların ZMMS poliçesinin teminat limitine dahil olmadığı ve bu nedenle sorumluluğunun bulunmadığına ilişkin davalı ... Anonim Şirketi vekilinin aksi yöndeki iddiaları doğru değildir. Kaldı ki, davacı tarafça bakıcı gideri zararına ilişkin tazminat isteminden de feragat edilmiştir. Ancak somut olayda davacı vekilinin dava dilekçesinde maddi tazminat talebini efor kaybı tazminatı ve bakıcı gideri tazminatı ile sınırladığı, daha sonra davasını ıslah ederek geçici iş göremezlik tazminatı talebinde de bulunduğu, yerleşik Yargıtay uygulamalarında da kabul edildiği üzere (17. H.D.'nin 18/10/2016 tarihli, 2014/23226 Esas ve 2016/9056 Karar sayılı ilamı) ıslah ile HMK'nın 180 ve 181. maddeleri uyarınca talebin artırılıp değiştirilebileceği, fakat yeni bir talepte bulunulamayacağı, daha açık bir ifade ile ıslah yoluyla dava dilekçesinde yer almayan bir talebin artırılmasının söz konusu olamayacağı gibi ıslah yoluyla yeni taleplerde bulunulamayacağı gözetildiğinde ilk derece mahkemesince davacının geçici iş göremezlik zararı yönünden de hüküm kurulması doğru olmadığından davalı ... Anonim Şirketi vekilinin bu konudaki istinaf itirazının yerinde olduğu görülmüştür. Yine dava dilekçesinde trafik kazası nedeniyle iş gücü kaybı dolayısıyla davacının talebi efor kaybı zararına ilişkin maddi tazminat talep edildiği, ancak ilk derece mahkemesince sürekli iş göremezlik zararına ilişkin hüküm kurulduğu, bu yönüyle ilk derece mahkemesinin kararının hatalı olduğu görülmekle; davacının yaralanması nedeniyle başkalarına göre fazla efor sarf ederek hayatını idame ettireceği ve bu nedenle zarar hesabının yapılacağı konusunda yerleşik Yargıtay uygulamalarının dikkate alınması, usuli kazanılmış haklar gözetilerek bu konuda aktüer bilirkişiden ek rapor alınması ve neticesine göre talep edilen efor kaybı zararına ilişkin maddi tazminat kalemi hakkında hüküm kurulması gerekmektedir. -Kusura ilişkin istinaf itirazının değerlendirmesinde; Dava dosyasının incelenmesinde davaya konu trafik kazasının oluşumuyla her ne kadar savcılık soruşturma dosyası kayıtları celp edilmiş olsa da ilgili tarafların iddia ve savunmaların gerekçeli kararda değerlendirilip tartışılmadığı, kusura yönelik somut kanaat ve değerlendirme yapılmadığı görülmekle bu konuda ilgili tarafların iddia ve savunmalarına ilişkin delillerin tam olarak toplanması, bildirilen tanığın dinlenmesi, aynı kazaya ilişkin Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/580 Esas sayılı dava dosyasının da Uyap kayıtlarının dosya arasına alınmasından sonra uzman bilirkişiden veya Adli Tıp Kurumu'ndan kusur raporu alınması gerektiği anlaşılmıştır. Davalı ... Anonim Şirketi vekilinin bu konudaki istinaf isteminin yerinde olduğu görülmüştür. Davalı ...'nun istinaf itirazlarının incelenmesinde: -Kusura ilişkin istinaf itirazının değerlendirmesinde; Az yukarıda açıklandığı üzere davaya konu trafik kazasının oluşumuyla ilgili tarafların iddia ve savunmaların gerekçeli kararda değerlendirilip tartışılmadığı, kusura yönelik somut kanaat ve değerlendirme yapılmadığı görülmekle bu konuda ilgili tarafların iddia ve savunmalarına ilişkin delillerin tam olarak toplanması, bildirilen tanığın dinlenmesi, aynı kazaya ilişkin Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/580 Esas sayılı dava dosyasının da Uyap kayıtlarının dosya arasına alınmasından sonra uzman bilirkişiden veya Adli Tıp Kurumu'ndan kusur raporu alınması gerektiği anlaşılmıştır. Davalı ... vekilinin bu konudaki istinaf isteminin yerinde olduğu görülmüştür. - Geçici iş göremezlik zararına ilişkin istinaf itirazının değerlendirmesinde; Somut olayda davacı vekilinin dava dilekçesinde maddi tazminat talebini efor kaybı tazminatı ve bakıcı gideri tazminatı ile sınırladığı, daha sonra davasını ıslah ederek geçici iş göremezlik tazminatı talebinde de bulunduğu, yerleşik Yargıtay uygulamalarında da kabul edildiği üzere (17. H.D.'nin 18/10/2016 tarihli, 2014/23226 Esas ve 2016/9056 Karar sayılı ilamı) ıslah ile HMK'nın 180 ve 181. maddeleri uyarınca talebin artırılıp değiştirilebileceği, fakat yeni bir talepte bulunulamayacağı, daha açık bir ifade ile ıslah yoluyla dava dilekçesinde yer almayan bir talebin artırılmasının söz konusu olamayacağı gibi ıslah yoluyla yeni taleplerde bulunulamayacağı gözetildiğinde ilk derece mahkemesince davacının geçici iş göremezlik zararı yönünden de hüküm kurulması doğru olmadığından davalı ... vekilinin bu konudaki istinaf itirazının yerinde olduğu görülmüştür. -Maluliyete ilişkin istinaf itirazının değerlendirmesinde; Yargıtay uygulamalarına göre, maluliyet raporu adli tıp uzmanları tarafından düzenlenmeli ve maluliyet oranı kaza tarihindeki mevzuata uygun olarak belirlenmelidir. "Cismani Zarar Halinde Lazım Gelen Zarar ve Ziyan" başlığı altında düzenlenen TBK'nun 54. maddesinde, bedensel zarara uğranılması nedeni ile talep edilebilecek zarar türleri belirtilmekte olup çalışma gücü kaybı da bu zarar türleri arasında yer almaktadır. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların, haksız fiil; 11/10/2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11/10/2008 ila 01/09/2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'ne, İşlemleri Yönetmeliği'ne, 01/06/2015 tarihinden sonra ise Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/02/2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri, yaralananın çocuk olması halinde ise 20/02/2019 tarihinde yürürlüğe giren Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre maluliyetin tespiti gerekmektedir. İlk derece mahkemesince Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nca düzenlenen ... tarihli ve ... sayılı raporda özetle; tıbbi evrak tetkiki ile muayenesinden elde edilerek raporda kaydedilen bilgi ve bulgular Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında birlikte değerlendirildiğinde ...'un ... tarihli trafik kazası sonucu meydana gelen üst ekstremitede mevcut (radius disal uç kırıkları, el bileği eklem hareket kısıtlılıkları, hipertrofi) patolojileri nedeniyle iki (2) ay süreyle iş göremezlik halinde kaldığı, tıbbi şifa süresinin 2 (iki) ay olduğu, tüm vücut fonksiyon kaybı oranının ve/veya engel oranının %2 (yüzde iki) olduğu kanaatinde olduğunun" bildirildiği görülmüştür. Eldeki davada, mahkemece, usulüne uygun teşekkül ettirilmiş olan Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı'nden alınmış olan "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" kapsamında alınmış olan... tarihli rapor mevzuata uygun kuruluşlardan ve maluliyet yönünden mevzuata uygun yönetmelik uygulanarak alınmış olduğu anlaşılmıştır. Davalı ... vekilinin bu konudaki itirazları yerinde değildir. Ancak dava dilekçesinde trafik kazası nedeniyle iş gücü kaybı dolayısıyla davacının talebi efor kaybı zararına ilişkin maddi tazminat talep edildiği, ancak ilk derece mahkemesince sürekli iş göremezlik zararına ilişkin hüküm kurulduğu, bu yönüyle ilk derece mahkemesinin kararının hatalı olduğu görülmekle, davacının yaralanması nedeniyle başkalarına göre fazla efor sarf ederek hayatını idame ettireceği ve bu nedenle zarar hesabının yapılacağı konusunda yerleşik Yargıtay uygulamalarının dikkate alınması, usuli kazanılmış haklar gözetilerek bu konuda aktüer bilirkişiden ek rapor alınması ve neticesine göre talep edilenefor kaybı zararına ilişkin maddi tazminat kalemi hakkında hüküm kurulması gerekmektedir. -Manevi tazminata ilişkin istinaf itirazının değerlendirmesinde; Davalı ... vekili tarafından ilk derece mahkemesince hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğu ileri sürülmüştür. İlk derece mahkemesince davacı hükmedilen manevi tazminat miktarının denetlenebilmesi için yukarıda değinilen kusura ilişkin delillerin toplanması ve bu konuda bilirkişi raporu alınması ile ilgili eksiklerin giderilmesi gerekli olup, bu aşamada Dairemizce davalı ... vekilinin manevi tazminata ilişkin istinaf itirazları incelenememiştir. Yukarıda izah edilen sebeplerle davanın çözümünü sağlayacak ve esasına etki edecek nitelikteki deliller usulünce ve tam manasıyla toplanmadan dolayısıyla değerlendirilmeden ilk derece mahkemesince hüküm kurulmuş olunduğundan, sair hususlar incelenmeksizin davalı ... Anonim Şirketi vekili ve davalı ... vekilinin KTK'nın 97. maddesine ilişkin dava şartı, temerrüt tarihi ve kusur konularındaki istinaf talebinin kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca kaldırılması ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye iadesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davalı ... ve ... A.Ş'nin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a/6 maddesi gereğince Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/876 Esas, 2024/615 Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA, 2-)Davanın yukarıda gerekçe bölümünde belirtilen hususlar değerlendirilerek yeniden görülmesi için dosyanın MAHKEMESİNE İADESİNE, 3-)Peşin alınan istinaf karar harcının istek halinde istinaf kanun yoluna başvurana iadesine, 4-)İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-)İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-)İstinaf yargılaması bakımından istinaf kanun yoluna başvuran tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi, Yönetmeliğin 207/1. maddesi ve HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesi hükümleri uyarınca yatırana iadesine, 7-)Kararın kesin olması nedeniyle taraflara tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin HMK'nın 302/5 ve 359/3 maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair; tarafların yokluğunda, 6100 sayılı HMK md. 353/1-a/6 maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK md. 353/1-a, 362/1-g maddeleri uyarınca KESİN olmak üzere oybirliği ile karar verildi.18/12/2025