İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/11/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İhtiytai haciz talebinde bulunan alacaklı dava dilekçesinde özetle; borçlular tarafından müvekkiline verilen 22.07.2025 keşide tarihli ve 22.07.2025 ibraz tarihli 0046329 seri nolu 600.000,00 TL bedelli çekin toplamda 600.000,00 TL tutarındaki kısmı için her ne kadar borçluya ödeme konusunda süre verilmiş …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO : 2025/1318 KARAR NO : 2025/1480 İNCELENEN ARA KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 28.08.2025 (Tarihli Ara Karar) NUMARASI : 2025/2101 E. - 2025/2084 K. DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz (Finans) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/11/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İhtiytai haciz talebinde bulunan alacaklı dava dilekçesinde özetle; borçlular tarafından müvekkiline verilen 22.07.2025 keşide tarihli ve 22.07.2025 ibraz tarihli 0046329 seri nolu 600.000,00 TL bedelli çekin toplamda 600.000,00 TL tutarındaki kısmı için her ne kadar borçluya ödeme konusunda süre verilmiş olsa da ödeme yapılmadığını, borçlunun mal kaçırma ve adres değiştirme ihtimali bulunduğundan mahkemece uygun görülecek teminat karşılığı, borçlunun, borca yeter miktarda menkul, gayrimenkulleri ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının haczi menkullerin muhafazası için ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince 2025/2101 D.İş, 2025/2084 Karar sayılı kararı ile; "İhtiyati haciz talebinde bulunan alacaklı vekili Mahkememize verdiği dilekçe ile, müvekkilinin borçludan ibraz edilen vadesi geçmiş kambiyo senedi nedeniyle alacaklı olduğunu belirtilerek ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.Talep dilekçesi ve belge asılları ile tüm dosya kapsamına göre; talebin İ.İ.K'nun 257. ve devamı maddeleri gereğince yerinde olduğu anlaşılmakla, TALEBİN KABULÜ İLE, Alacaklının iddia ettiği yukarıda belirtilen alacak miktarı ile sınırlı olmak kaydıyla, borçluların menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının İHTİYATEN HACZİNE," karar verilmiştir. ihtiyati haciz kararına itiraz eden vekili Mahkemeye verdiği dilekçesi ile; ihtiyati haciz talebine konu çekin düzenleme yerinin ve ödeme yerinin Bursa olduğunu, mahkemenin yetkisiz olduğunu belirterek, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir. İlk derece mahkemesince 28/08/2025 tarih, 2025/2101 D.İş, 2025/2084 Karar sayılı ek kararı ile; "İhtiyati hacze itirazın reddine," karar verilmiştir.İhtiyati haciz kararına itiraz eden davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Taraflar arasında düzenlenen faktoring sözleşmesindeki yetki kaydının genel nitelikte olup, dava konusu çeklere ilişkin özel bir düzenleme içermediğini, çeklerden doğan uyuşmazlıklarda Çek Kanunu’nda düzenlenen özel yetki kuralları uygulanması gerektiğini, düzenleme ve ödeme yeri Bursa olan çekler bakımından yetkili mahkeme ve icra dairelerinin de Bursa olduğunu, bu nedenle İstanbul mahkemelerinin yetkili olduğu kabulünün hatalı olduğunu, taraflarınca ayrıca icra mahkemesinde yetki itirazı talepli dava açıldığını, ihtiyati haciz talebine bakan mahkemenin de yetkisiz olduğu açık olup İstanbul mahkemelerinin ihtiyati haciz kararı dosyaya konu çek açısından da yetkisiz olduğunu, -İİK m. 257 ve devamı uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için; alacağın vadesinin gelmiş olması ve borçlunun kaçma veya mal kaçırma şüphesinin bulunması gerektiğini, Müvekkili şirketin ise düzenli faaliyetlerini sürdürmekte olup, kaçma veya mal kaçırma gibi bir durum söz konusu olmadığını,-Yerel mahkemece hükmedilen vekalet ücretinin de yanlış hesaplanmış olup fazla miktarda vekalet ücreti tayin edilmiş ve 2 kere vekalet ücreti karşı taraf lehine verilmiş olduğunu, bu yönüyle de karar usul ve yasaya aykırı olduğunu, kararın istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Mahkemenin bu kararının usule ve hukuka bu karar usul ve yasaya uygun olduğunu, taraflar arasında imzalanan faktoring sözleşmesinde açıkça “İstanbul Mahkemeleri ve İcra Daireleri yetkilidir” hükmü yer almakta olup, HMK m.17-18 uyarınca geçerli bir yetki kaydı olduğunu, sözleşme konusu alacak çeklerden doğmakla birlikte, bu çekler faktoring sözleşmesi kapsamında müvekkili şirkete temlik edilmiş olduğundan, uyuşmazlık doğrudan sözleşme ilişkisi kapsamında olup ve bu nedenle İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunu, çeklerden doğan alacaklar aranacak alacak niteliğinde olup TBK m.89 hükmü uygulanamayacağını, Müvekkilinin alacağının varlığı ve vadesi dosya kapsamındaki karşılıksız çeklerle sabit olduğunu, borçlunun ticari faaliyetlerini sınırlandırdığı, ödeme güçlüğü yaşadığı ve malvarlığını azaltmaya yönelik hareketlerde bulunduğu tespit edilmiş olup, İİK m.257’de öngörülen ihtiyati haciz şartlarının mevcut olduğunu, istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Talep vadesinde ödenmeyen çek nedeniyleihtiyati haciz istemine ilişkindir. Talep dilekçesi ile ... Bankası Ertuğrul Gazi Şubesine ait, 0046329 çek seri numaralı, 600.000 TL bedelli çekten kaynaklı 600.000,00-TL alacağa ilişkin çeke dayalı olarak İİK 257/1 maddesi uyarınca ihtiyati haciz talep edilmiştir. Mahkemece, % 15 teminat karşılığı ihtiyati haciz kararı verildiği, davalı tarafça yapılan itirazının reddine karar verildiği, kararın ... İmalat Otomotiv Nakliye Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi vekilince istinaf edildiği görülmüştür.İhtiyati haciz İİK 257 vd maddelerinde düzenlenmiş olup, 257. maddeye göre rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İhtiyati haczin, İİK.'nun 257. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, "rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş alacaklar ile muayyen ikametgahı bulunmayan ya da mal kaçıran borçlular için vadesi gelmemiş alacakları temin bakımından borçlunun malları ve hakları üzerine konulan tedbir niteliğinde bir işlem" olduğu, İİK.'nun 264. maddesi hükmünden de anlaşılacağı üzere, ihtiyati haciz kararına istinaden ihtiyati haciz uygulanması, genel anlamda bir takip işlemi olmayıp, niteliği itibariyle tedbir vasfında bulunduğundan, mahkemece icra dairesinin yetkisizliğine karar verilmesinin ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını gerektirmediği yine, İcra İflas Kanunu'nun 261. maddesindeki "....Alacaklı, ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki icra dairesinden kararın infazını istemeye mecburdur...." düzenlemesi ile birlikte değerlendirildiğinde ihtiyati haczin kalkmasını gerektirecek herhangi bir hukuki gerekçe bulunmadığı anlaşılmıştır.İhtiyati hacze itiraz ise İİK 265. maddede gösterilmiş olup, maddede itiraz sebepleri sınırlı olarak sayılmıştır. Maddede ön görülen sınırlı itiraz sebepleri dışında bir sebeple ihtiyati haciz kararına itiraz edilemeyecektir.Kambiyo senetlerinden doğan alacaklar aranacak alacak niteliğinde olduğundan bu alacaklar için 6098 sayılı TBK'nın 89/1.madde hükmü uygulanamaz. Çekin ibrazının borçlunun ödeme yapacağı kimseyi öğrenmesini sağlayıcı bir fonksiyonu yoktur. Dolayısıyla çekin bankaya ibrazıyla borçlunun ödeme yapacağı kimseyi tespit ettiği ve aramanın tüketildiğini kabul etme ve bunun sonucu olarak da çek borcunun götürülecek borca dönüştüğünü kabul etme olanağı yoktur. Yine kambiyo senetlerinde ve bu bağlamda çekte hak doğrudan doğruya çeke ait kayıtları ihtiva eden evrakta tecessüm ettiği için çekteki borcu tek başına para borcu sayma olanağı da yoktur. Bu yönüyle çekin ibrazı ile aramanın tüketildiğinden bahisle , TBK'nun 89/1 maddesine göre çekteki borcun götürülecek borç olduğunu kabul etme imkanı bulunmamaktadır. Öte yandan, HMK nun 17. maddesinde yer alan yasal düzenleme ile tacirler veya kamu tüzel kişileri aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır. HMK nun 7/1. maddesine göre, davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Somut olayda , ihtiyati haciz talep eden ile ... İmalat Otomotiv Nakliye Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi arasında factoring sözleşmesi bulunduğu, bu sözleşme ile taraflar arasındaki ihtilaflarda İstanbul Mahkemelerinin yetkili kılındığı, 6100 Sayılı HMK'nın 17. maddesine göre yetki kaydının geçerli olduğu , alacaklının borçlu şirket ile aralarındaki sözleşmeye uygun olarak yetkili İstanbul Mahkemesinden talepte bulunduğu, alacaklı yetki sözleşmesi ile yetkili kılınan İstanbul mahkemelerinden ihtiyati haciz talep edebileceğinden, mahkemece ihtiyati hacze yapılan itirazın reddine karar verilmesinin dosya kapsamı ve usul uygun olduğu, öte yandan ihtiyati haciz talep edenin sunduğu faktoring sözleşmesi ve çek ile alacağını yaklaşık olarak ispat ettiği, ileri sürülen diğer istinaf nedenlerinin İİK 265. Maddesinde tahdidi olarak sayılan nedenlerden olmaması , ihtiyati hacze itirazda esas yargılama konusunu oluşturacak itirazların değerlendirilemeyeceği , iş bu itirazların yargılamayı gerektirdiği, ayrıca Mahkemenin karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin ikinci kısım birinci bölümünde yer alan düzenleme uyarınca, görülmekte olan bir dava içinde olmamak koşulu ile ihtiyati haciz, ihtiyati tedbir ..talepleri yönünden duruşmada karar verilmiş ise 9.500 TL, duruşmasız karar verilmiş ise 7.500 TL vekalet ücretine hükmedileceği, Tarifedeki her işlem için ayrı vekalet ücretine hükmedileceği, Mahkemece verilen ilk talebin duruşmasız olarak değerlendirildiği ve kabul edildiğinden vekalet ücretine hükmedildiği ve yine itiraz üzerine duruşmalı olarak verilen ek kararda muteriz aleyhine 9.500 TL vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik olmadığı anlaşılmış, ilk derece mahkemesince itirazın reddine dair verilen kararda isabetsizlik söz konusu olmadığından , ihtiyati hacze itiraz eden borçlular vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdak hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 28/08/2025 tarih ve 2025/2101 E. 2025/2084 K. sayılı kararına karşı ihtiyati hacze itiraz eden borçlular vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcı ihtiyati hacze itiraz eden borçlular vekili tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3-İhtiyati hacze itiraz eden borçlular tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 06/11/2025