İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/01/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı alacaklı tarafından müvekkili aleyhinde her ne kadar 50.000,00 TL bedelli, 04/07/2020 tarihli, ... Seri Nolu çeke ile 50.000,00TL bedelli, 31/07/2020 tarihli, ... Seri Nolu çeke dayanarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapılmış o…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/1618 Esas KARAR NO : 2026/49 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 23/05/2023 NUMARASI : 2021/863 E. - 2023/452 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/01/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı alacaklı tarafından müvekkili aleyhinde her ne kadar 50.000,00 TL bedelli, 04/07/2020 tarihli, ... Seri Nolu çeke ile 50.000,00TL bedelli, 31/07/2020 tarihli, ... Seri Nolu çeke dayanarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapılmış olsa da davacı müvekkili tarafından takip tarihinden önce takibe konu 2 adet çeke karşılık olarak keşidecisinin ... olduğu ... ... Beylerbeyi Şubesinin 100.000,00TL bedelli, 28/02/2021 tarihli ... Seri Nolu çek hamiline verilerek ... Limited Şirketi'nin alacağının ödendiğini, tahsilat makbuzunda da görüleceği üzere davalı takibe konu çeklere karşılık aynı tutarda yeni çeki davacıdan teslim aldığı halde ve elindeki ödenmiş 2 adet çeki davacıya teslim edeceği yerde davacı aleyhine ödenmiş çeklerle ilgili olarak İstanbul 18. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra takip dosyası ile haksız ve kötü niyetli olarak takip başlatıldığını, Keşidecisinin ... olduğu ... ... Beylerbeyi Şubesinin 100.000,00TL bedelli, 28/02/2021 tarihli ... Seri Nolu çekle ilgili olarak İstanbul 18. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasından da ... (... TC Nolu) aleyhine takip yapıldığını, davacı müvekkilinin İstanbul 18. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra takip dosyası ile takip konusu çeklerden dolayı hiçbir borcu kalmadığı halde, diğer bir deyişle davacı müvekkili takip tarihi öncesinde borcunu ödediği halde davalının konusuz kalan çeklerden dolayı müvekkili aleyhinde kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile aynı borca karşılık, mükerrer olacak şekilde iki ayrı takip yapmış olması haksız ve kötü niyeli olduğunu gösterdiğini, dava sonucunda verilecek karar kesinleşinceye kadar teminatsız yahut teminat mukabili olarak tedbiren İstanbul 18.İcra Müdürlüğü'nün ...E.sayılı icra dosyasında vezneye giren paranın alacaklıya ödenmemesine ve icra takibinin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesine, haklı davalarının kabulüne ile davacının takip dayanağı çekler sebebiyle borçlu olmadığının tespitine ve İstanbul 18.İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı icra takibinin iptaline, alacağın %20'den az olmamak kaydıyla davalının kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı müvekkili ... bir ticari işletme işletiyor olsa da taraflar arasındaki hukuki ilişki bir ticari iş veya ilişkiden kaynaklanmadığından söz konusu dava asliye ticaret mahkemesinin görev alanına girmediğini, davacının ileri sürdüğü 2 çeke istinaden düzenlediği ileri sürülen çek 100.000,00 TL değerindeki çek önceki çekin bir karşılığı ya da bu çeklere karşılık olduğu gerçeğe aykırı olduğunu, davacı tarafından borçtan kurtulmak maksadıyla ileri sürüldüğünü, söz konusu 100.000,00 TL değerindeki çek başka bir borca ilişkin olarak düzenlendiğini, senet altındaki imza davalı müvekkiline ait olsa da üzerine yazılan beyanlar davacı tarafça haksız ve kötü niyetle borçtan kurtulmak maksadıyla doldurulmuş olduğunu, davalı müvekkilinin bilgisi dahilinde olmadığını, çeke ilişkin bir borcun başka bir çek düzenlenerek verilmesi halinde tarafların bu konuda açık irade beyanlarını içeren bir anlaşmanın bulunması gerektiğini, taraflar arasında böyle bir anlaşma bulunmadığını, mahkeme nezdinde açılan davanın görev yönündeki itirazları dikkate alınarak görevsizlik yönünde karar verilmesini, mahkemenin aksi kanaatte ise davanın esasına ilişkin olarak taraflar arasında açık bir borcun yenilendiği anlamına gelen anlaşma olmadığından davacı borçlunun haksız ve kötü niyetle borçtan kurtulmak maksadıyla açmış olduğu mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini, işbu davanın açılmasında ve borcun ödenmemesinde tamamen kötü niyetli olan olan davacının İİK madde 72 uyarınca alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesin kararıyla; "takip konusu yapılan senetlerin bedelleri ile ödeme aracı olarak verildiği iddia edilen senet bedelleri birbirini karşılayan nitelikte olup, ayrıca ödeme aracı olarak kullanılan çekin keşide tarihinin takip konusu senetlerden sonra olması ve davalı ile davacı arasında başkaca hukuki ilişki olduğunun veya ödemelerin başka bir hukuki ilişki nedeniyle yapıldığının davalı tarafça iddia olunup kanıtlanamaması nedenleriyle takip konusu borca ilişkin bir kısım ödemelerin Keşidecisinin ... olduğu ... ... Beylerbeyi Şubesinin 100.000,00TL bedelli, 28/02/2021 tarihli ... Seri Nolu hamiline çek ile yapıldığının kabulü gerekçesi ile, 1-Davanın kısmen kabulü ile, Davacının İstanbul 18. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı icra takibine dayanak çekler nedeniyle 100.000,00-TL tutarınca BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİ ile takibin bu miktar yönünden İPTALİNE, fazlaya ilişkin talebin reddine,2-Kabul edilen miktar yönünden davacı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine, 3-Reddedilen miktar yönünden davalının tazminat talebinin İİK m.72 yönünden verilen ve infaz edilmiş bir tedbir kararı bulunmadığından, İİK'nın 72/4. Maddesindeki yasal koşulların gerçekleşmediğinden reddine, karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; elindeki iki adet çek karşılığında aynı tutarda başka bir çek almasına rağmen bu iki çeki iade etmeyerek müvekkili aleyhine haksız ve kötü niyetli icra takibi başlattığını, ayrıca aldığı yeni çekle ilgili de müvekkilin keşidecisi olduğu şahıs aleyhine bir başka takip daha başlattığını, borcun ödendiği sabit olmasına rağmen davalı alacaklının mükerrer takip yapması sebebiyle müvekkilin borçlu olmadığının tespiti, takibin iptali ve ödenen bedelin istirdadı için arabuluculuk sürecinden sonra İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde menfi tespit davası açtığını, mahkemenin 23.05.2023 tarih ve 2021/863 E. 2023/452 K. sayılı ilamıyla davanın kısmen kabulüne karar verilerek davacının icra takibine konu çekler nedeniyle 100.000,00 TL borçlu olmadığının tespitine ve takibin bu miktar yönünden iptaline hükmettiğini, ancak kötü niyet tazminatı talebini reddettiğini ve davalı lehine vekalet ücretine karar verdiğini belirterek, mahkemenin bu kararını borçlu olunmadığı kabul edilmesine rağmen davanın tamamen kabulü yerine kısmen kabulüne karar verilmesi, çek tazminatından sorumlu tutulması, kısmen kabule göre davalı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesi ile haksız ve kötü niyetli iki ayrı takip başlatan davalı aleyhine tazminata hükmedilmemesi yönlerinden hukuka aykırı olduğunu iddia ettiğini ve müvekkilinin haciz baskısı altında olması nedeniyle tehiri icra talepli olarak bu kararın kaldırılmasını ve haklı davalarının tamamen kabulüne, davalı aleyhine tazminata hükmedilmesine, aksi halde dosyanın yeniden yargılama için ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı vekili, İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/06/2023 tarihli gerekçeli kararıyla, müvekkili ... aleyhine 50.000,00 TL bedelli 04.07.2020 tarihli ve ... Seri Nolu çek ile 50.000,00 TL bedelli 31/07/2020 tarihli ve ... Seri Nolu çeklere dayanılarak başlatılan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibin haksız ve kötü niyetli olduğu iddiasıyla açılan menfi tespit davasının kabulüne karar verildiğini, davacının bu iki çeke karşılık olarak keşidecisi ... olan ... ... Beylerbeyi Şubesi'nin 100.000,00 TL bedelli, 28.02.2021 tarihli ... Seri Nolu çeki verdiğini ve alacağın ödendiğini, ancak çeklerin iade edilmesi gerekirken haksız takip başlatıldığını ileri sürdüğünü belirtirken, davanın esasına ilişkin itirazlarında ise, birincisi, söz konusu senetlerin kambiyo vasfına haiz olması nedeniyle mücerretlik ilkesi gereğince temel ilişkiden bağımsız olduğunu ve ticaret hayatındaki sürat ve güven ihtiyacının bu durumu zorunlu kıldığını, dolayısıyla taraflar arasındaki ilişkinin mevcut borçlandırmaya etkisinin olmayacağını belirttiğini, ikincisi, davacının borca yönelik düzenlediğini iddia ettiği 100.000,00 TL bedelli çekin, takip konusu iki çeke karşılık değil, başka bir borca ilişkin olarak düzenlendiğini, senet altındaki imza müvekkiline ait olsa da üzerine yazılan beyanların borçtan kurtulmak maksadıyla haksız ve kötü niyetle davacı tarafça doldurulduğunu, bir çek borcunun başka bir çekle ödenmesi için açık irade beyanı içeren bir anlaşma bulunması gerektiğini, Yargıtay kararlarına atıfta bulunarak kambiyo senedi verilmesinin tek başına borcun ödendiği anlamına gelmeyeceğini, tahsilat makbuzunda borcun yenilendiğine dair bir anlaşma olmadığını, ayrıca davacının tacir olarak basiretli bir iş adamı gibi davranarak önceki iki çeki alması gerektiğini, bu durumun hayatın olağan akışına aykırı olduğunu savunduğunu, üçüncüsü, müvekkilin imzasının taklit edilerek hukuka aykırı şekilde tanzim edilen tahsilat makbuzunun delil olarak kabul edilmemesi gerektiğini, zira makbuzda müvekkilin ve davalının imzasının bulunmadığını, bu sebeple geçerliliğini korumadığını ve mahkeme tarafından imza ve yazı incelemesi yapılmadığını iddia ettiğini, dördüncüsü, ispat yükünün davacıda olduğunu ve davacının haklılığını ispatlayamadığını, menfi tespit davalarında borçlunun hukuki ilişkinin varlığını kabul edip ödeme gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürmesi halinde ispat yükünün kendisine düştüğünü, yerel mahkemenin de gerekçeli kararında bu hususun belirtildiğini, dolayısıyla davacının somut verilerle iddialarını ispatlaması gerektiğini ancak hukuka aykırı düzenlenen makbuz dışında belge sunamadığını ifade ettiğini ileri sürerek hukuka aykırı şekilde verilen İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/863 E. 2023/452 Karar sayılı ilamının istinaf talepleri ile bozularak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davada davacının davalıya borçlu olmadığı delillerle ispat edildiğini, davacı olarak takip dayanağı çek bedellerine karşılık takip tarihi öncesi davalıya ödeme olarak başka bir çek teslim edilerek takip dayanağı çek bedellerinin takip tarihi öncesi ödendiğinin ispat edildiğini, davalı dava dosyasına sunulan tahsilat makbuzundaki imzanın kendisine ait olduğunu da ikrar ettiğini, mahkemenin davanın kabulü yönünden verdiği karar davanın ispat edildiğini gösterdiğini, davalının iddialarının aksine asıl iddialarını ispat edemeyen tarafın davalı olduğu açık olduğunu ileri sürerek mahkeme kararına yönelik yapılan istinaf başvuru dilekçesindeki talepleri saklı kalmak kaydıyla, davalının usul ve esas yönlerden yaptığı istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacınını iddialarının baştan sona hukuki dayanaktan yoksun ve soyut iddialar olduğunu, davacı tarafın hiçbir yasal ve somut dayanağının bulunmadığını ileri sürerek İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/863 E. 2023/452 Karar sayılı ilamının talepleri doğrultusunda bozularak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu İİK 72 maddeye göre açılan menfi tespit davasıdır. İstanbul 18. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasında alacaklı tarafından borçlu aleyhine, 04/07/2020 tarihli, ... Seri nolu ve 31/07/2020 tarihli, ... Seri Nolu 50.000., TL., bedelli iki adet çeke istinaden kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatılmıştır.Davacı icra takibine konu çeke istinaden, keşidecisinin ... olan, ... ... Beylerbeyi Şubesinin 100.000,00TL bedelli, 28/02/2021 tarihli ... Seri Nolu çekin hamiline verilerek ... Limited Şirketi'nin alacağının ödendiğini ileri sürmektedir.Davalı, söz konusu 100.000,00 TL değerindeki çekin başka bir borca ilişkin olarak düzenlendiğini, senet altındaki imzanın davalı müvekkiline ait olsa da üzerine yazılan beyanların, davalının bilgisi olmadan davacı tarafından doldurulduğunu ileri sürmektedir.6098 Sayılı TBK 733. Madde de; "Yeni bir borçla mevcut bir borcun sona erdirilmesi ancak tarafların bu yöndeki açık iradesi ile olur. Özellikle mevcut bir borç için kambiyo taahhüdünde bulunulması veya yeni bir alacak senedi yada yeni bir kefalet senedi düzenlenmesi, tarafların açık yenileme iradeleri olmadıkça yenileme sayılmaz." hükmü düzenlenmiştir.Davacı tarafından dosyaya sunulan 19/08/2020 tarihli tahsilat makbuzunda, icra takibine konu çeklerin numarası yazılmak sureti ile 100.000,00 TL., bedelli çekin teslim alındığı ve davalının isim ve imzasının yer aldığı anlaşılmıştır.TBK 733. Madde hükmü de göz önüne alındığında, mahkemece sırf 100.000 TL bedelli çekin keşide tarihinin, sonraki tarihli olduğundan bahisle davanın kabulüne karar verilmesi yerinde olmayıp, mahkemece tahsilat makbuzu üzerinde durularak, tahsilat makbuzu üzerindeki açıklamaların tarafların borcun yenilenmesi açık iradesini taşıyıp taşımadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.Mahkemece; davacı vekiline tahsilat makbuzunun aslının ibrazı için kesin süre verilerek, davalı vekilinden makbuz üzerindeki yazı ve imzaların müvekkiline ait olup olmadığının açıklattırılması, yazı ve imzanın inkarı halinde bilirkişi incelemesi yaptırılması, makbuzun TBK 733. Madde gereğince tarafların borcun yenilenmesi yönündeki iradelerini gösterip göstermediği, bağlayıcı olup olmadığının değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi usul ve yasaya uygun görülmemiştir.Tüm bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın esastan incelenmesi için ait olduğu mahkemeye iadesine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile; 2- İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/05/2023 tarih, 2021/863 E. 2023/452 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3- Davacı vekilinin istinaf başvurusunun bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 4- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 5- İstinaf yasa yoluna başvuran davacı ve davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine, 6- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 7- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 20/01/2026