İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 1958 yılında "... ... Sanayi A.Ş. " adıyla kurulduğunu, 2004 yılından itibaren ... ... ... Sanayi ve Ticaret A.Ş." ismini aldığını, TPMK nezdinde 2005 00251 tescil numaralı ... ... ve 2005 00250 tescil numaralı ... ...…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/1071 Esas KARAR NO : 2025/1763 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 4. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 04/11/2022 NUMARASI : 2021/118 E. - 2022/139 K. DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 1958 yılında "... ... Sanayi A.Ş. " adıyla kurulduğunu, 2004 yılından itibaren ... ... ... Sanayi ve Ticaret A.Ş." ismini aldığını, TPMK nezdinde 2005 00251 tescil numaralı ... ... ve 2005 00250 tescil numaralı ... ... markalarının müvekkili adına tescilli olduğunu, markaların pek çok ülkede tescil edilerek koruma altına alındığını, davalı yanın ... ibareli marka başvurularının TPMK tarafından reddedilmesine rağmen, başvurularını devam ettirdiğini, davalının müvekkilinin tescilli markaları kapsamında yer alan emtialar ile aynı hizmetler için "..." markasını kullandığını, davalının müvekkilinin markasında haksız bir yarar elde ettiğini ve ticaret unvanında kullandığını, İstanbul Anadolu FSHHM 2018/48 D. İş sayılı dosyasında davalının haksız ve hukuka aykırı eylemlerinin alınan bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, delil tespiti akabinde davalı yana gönderilen ihtarname ile müvekkilinin ... markasına yönelik her türlü kullanımlara derhal son verilmesini talep ettiğini, davalı yanın gönderdiği cevabi ihtarname ile ... ibaresini kullanma hakkı olduğunu iddia ettiklerini belirterek, davalının eylemlerinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine ve durdurulmasına, davalı adına kayıtlı 2011/36930 numara ile tescilli "... ..." markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davalı adına kayıtlı www.....com.tr alan adının iptaline ve terkinine, ticaret unvanından ... ibaresinin silinmesine ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, davacının tescil edilen isminin tanınmış bir marka olmadığını, "..." isminin davacının tekelinde bulunmadığını aksine asıl marka hakkına tecavüz eden tarafın davacı taraf olduğunu, markanın ayırt edici olan isminin "..." olmadığını, davacı taraf yönünden "..." davalı taraf yönünden ise "..." isminin ayırt edici olduğunu, dolayısıyla marka hakkına tecavüzün söz konusu olmadığını, ayrıca tarafların ticari alanlarının farklı olduğunu belirterek, davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesi kararıyla; "1-Davanın KABULÜ İLE, davalı kullanımlarının davacıya ait 2005/00251 ve 2005/00250 numaralı ile tescilli markalarından kaynaklanan haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ile bu tecavüzün ve haksız rekabetin önlenmesini, durdurulmasına ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına bu bağlamda ... ibaresinin davalı tarafından her türlü kullanımının önlenmesine, söz konusu ibarenin internet yolu ile kullanımının yasaklanmasına, söz konusu ibareyi taşıyan davalı yana ait her türlü ürünün tanıtım ve reklam materyallerinin kataloglarının ve tüm basılı görsel evrakların kararın kesinleşmesine müteakip imhasına, 2-Hükümsüzlük talebi yönünden davanın kabulü ile, davalı adına TPMK nezdinde 2011/36930 numara ile tescilli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, 3-Davalının ticaret unvanından ... ibaresinin terkinine, 4-Davalı adına kayıtlı www.....com.tr alan adınını iptaline ve terkinine, 5-Hüküm özetinin Türkiye de yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde kararın kesinleşmesine müteakip masrafın davalıya ait olmak üzere bir defaya mahsus ilanına" karar verilmiştir. İSTİNAF: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin davacının Alman ... ... GmBH (bundan sonra "..." olarak anılacağını) şirketiyle iş ortaklığı yaparak "... ..." adı altında işler yaptığını, asıl tanınan markanın "..." olduğunu ve Alman şirketin ismini kullandığını açıkça belirttiğini, TPE başvurularına itirazların dahi "... şirketi" tarafından yapıldığını ifade ettiğini, dolayısıyla "..." isminin davacıya ait olduğunu iddia etse de bu ismin Türkiye'de müvekkili şirket, ... şirketi ve ... ... şirketleri adına ayrı ayrı tescilli olduğunu, buna karşın davacının yalnızca "... ..." markasına sahip olduğunu ve tek başına "..." ismine karşı dava açma hakkının bulunmadığını, ortaklık iddiasının türünü ve sözleşmesel ilişkiyi kanıtlayamadığı için bir başkası adına hükümsüzlük talep edemeyeceğinden aktif dava ehliyeti yokluğundan davanın usulden reddi gerektiğini savunduğunu, esasa ilişkin itirazlarda ise, davacı şirket proje müdürü ve CEO'su ile 2015 yılına ait mailleşmeler, teklif sunumları ve toplantı davetleri ile tarafların ticari ilişki içerisinde olduğunu ve müvekkilden haberdar olduğunu kanıtladığını, bu nedenle davacının yıllar sonra dava açmasının TMK 2 kapsamında dürüstlük kuralına aykırı ve kötü niyetli olduğunu ileri sürerek davanın hukuken dinlenemeyeceğini iddia ettiğini, ayrıca davacının tescil edilen "... ..." markasının tanınmış marka olmadığını, önceki bir mahkeme kararında da bu iddianın ispatlanamadığının kabul edildiğini, davacının seri marka sahibi olması nedeniyle markasının asli ve ayırt edici unsurunun "..." ibaresi olduğunu, Yargıtay kararlarıyla da desteklendiği üzere, markanın ayırt edici unsurunun üst marka olan "..." olması gerekirken, yerel mahkemenin "..."ı ayırt edici unsur olarak kabul etmesinin hatalı olduğunu belirttiğini, "..." isminin tekelinin davacının üzerinde olmadığını, bu ismin WIPO kayıtlarında ve Türkiye'de onlarca farklı şirket adına tescilli olduğunu, müvekkili şirketin ise 2010 yılında kurulduğunu ve .... ... GmBH şirketinden kullanım hakkı aldığını, hatta ... ailesinin son kuşak torunu olan ... Carl ...'ın müvekkili şirketin İcra Kurulu Başkanı olduğunu, bu sayede müvekkili şirketin isim hakkını kullanmakta öncelikli ve yasal hak sahibi olduğunu öne sürdüğünü, dolayısıyla ayırt edici unsurun WIPO kayıtları da dikkate alındığında "..." değil, davacı için "..." ve müvekkili için "...." olduğunu tekrarladığını, tarafların faaliyet alanlarının farklı olduğunu ve ticari ilişkilerinin mevcut olduğunu, bu ticari ilişkinin davacı yetkilileriyle yapılan toplantılar ve teklif alıp vermelerle sabit olduğunu ileri sürerek İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi tarafından verilen 03.11.2022 tarihli kararın usul ve yasalara aykırı olduğunu belirterek, kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF VE İSTİNAFA CEVAP DİLEKÇESİ: Davacı vekilinin katılma yoluyla istinaf ve istinafa cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ... ... ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin 1958'de kurularak ... Grubu'na bağlı dünya devi ... AG ile iş ortaklığı yaptığını, esas unsurunun "..." ibaresi olduğu "... ..." ve "... ..." markalarının sahibi olduğunu ve bu markaların tanınmış marka statüsünde bulunduğunu delillerle ispatladığını, buna karşılık davalı ... Metal Ürünleri İç ve Dış Ticaret Anonim Şirketi'nin aynı sektörde faaliyet gösterdiğini, müvekkili ile iş ortağı olduğu yönünde afaki ve yanıltıcı beyanlarda bulunduğunu, tescilli markaların kapsamında yer alan emtialar için "..." ibaresini kullandığını, bu ibareyi ticaret unvanında ve alan adında markasal etki yaratacak şekilde kullanmak suretiyle marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerde bulunduğunu, bu hukuka aykırı fiillerini ihtarnameye rağmen artırarak sürdürdüğünü, Yönetim Kurulu Başkanı ...'ın basında yanlış söyleşiler yaptığını, müvekkilin iş ortağının logosunu taklit ettiğini ve internet sitesinde müvekkili ortağı gibi gösterdiğini, üçüncü bir kişinin dahi davalının müvekkili ile bağlantılı olduğu izlenimiyle ticari anlaşma yaparak dolandırıcılık şikayetinde bulunduğunu, tüm bu eylemlerin ceza mahkemesi kararıyla haksız rekabet suçu olarak tespit edildiğini, alan adının ve ticaret unvanındaki "..." ibaresinin terkinine ve "... ..." markasının hükümsüzlüğüne karar verdiğini, davalının bu karara karşı istinaf başvurusunda bulunarak müvekkilin aktif dava ehliyeti olmadığı, davanın dürüstlük kuralına aykırı açıldığı, markanın tanınmış olmadığına ilişkin ilk derece mahkemesinin tespitinin hatalı olduğunu, davalının istinaf talebinin reddi ile İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 04.11.2022 tarihli ve 2021/118 Esas, 2022/139 Karar sayılı ilamın Müvekkili lehine olan kısım yönünden onanmasına, müvekkilinin “...” esas unsurlu markalarının tanınmışlığı ve ticaret unvanından kaynaklı hakları da dikkate alınarak davalı fiillerinin SMK m.7/2 (c) uyarınca da marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, 2011/36930 sayılı “... ...” markasının SMK m.6/5 ve 6/6 hükümleri uyarınca da hükümsüz kılınmasına, dosya kapsamında 15.02.2022 tarihinde verilen ihtiyati tedbir kararının dava kesinleşinceye kadar devamına karar verilmesini talep etmiştir. Davacı ve Davalı istinafa cevap dilekçesi sunmamıştır. GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu, davalının eylemlerinin davacıya ait 2005 00251 sayılı “... ... ” ve 2005 00250 sayılı “ ... ... ” şekil markalarına tecavüz ve haksız tespiti önlenmesi ve davalı adına tescilli 2011/36930 "... ..." tescil nolu markanın hükümsüzlüğü ve Davalı adına kayıtlı www.....com.tr alan adının iptali ve terkini, davalının ticaret unvanından "..." ibaresinin terkini davasıdır.Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. 05/04/2021 tarihli bilirkişi raporunda;" davacının tanınmışlık iddiasına ispat amacıyla sunduğu delillerin incelenmesi neticesinde “... ...” ve “... ...” markalarının SMK 6/5 anlamında tanınmış marka vasfını taşıdığı ve bu halin aynı zamanda hükümsüzlük sebebi olarak düzenlendiği, benzerlik incelemesi açısından, Davacı markaların 6, 17, 19 ve 35. Sınıflarda tescilli olduğu, davalının sonradan tescile konu edilmiş markalarının ise 6. Sınıftaki ürünlerde tescilli olduğu, davalının dosya içerisindeki ifadelerinden vana üretimi de yaptığı, bu noktada tescilli ürünlerin sınıflarının örtüştüğü ve benzerlik gösterdiği, davalı ve davacının markaları açısından “..." ibaresinin ortak olduğu, buradaki ayniyetin markaların geri kalanındaki ibareler aracılığıyla bertaraf edilemediği, bu açıdan markaların işitsel, görsel ve kavramsal olarak yüksek derecede benzerlik taşıdığı, davacının önceki tarihli markalarının özgün ve orijinal olduğu, sonuç olarak markaların ortalama tüketiciler bağlamında karıştırılma ihtimaline yol açacak derecede benzerlik taşıdığı ve davalıya ait markanın SMK 5/1-ç ile 6/1 uyarınca hükümsüz kılınabileceği, davacı yana ait markaların ulaştığı tanınmışlık düzeyi karşısında davalının markasının aynı sınıfta tescilli olmasının, davacı yana ait markaların ayırt edici karakterinin zarar görmesine ve tanınmışlıklarından ötürü haksız yarar sağlanmasına sebep olacağından SMK 6/5 uyarınca da hükümsüzlük yaptırımının söz konusu olabileceği, Türkpatent kayıtlarına dayanılarak davacı yanın “...” unsurlu markalar üzerinde öncelik hakkı sahibi olduğunun düşünüldüğü, davacı yanca dosyaya sunulan, davalı şirket yetkilisi ...'ın çeşitli video paylaşım sitelerinde yer alan görüntülerinin, davacı yan aleyhine haksız rekabet eylemi doğurduğu, davacı ve davalı taraflar arasında ortaklık ilişkisi olduğuna dair yeterli verinin olmadığı, davalı yanca gönderilen ihtarnamenin ortaklık ilişkisi olmadığına dair görüşü beslediği, davalı firmaya ait www.....com.tr alan adlı internet sitesinde gerçeğe aykırı olarak davacının iş ortağı olarak yansıtılmasının haksız rekabet eylemi niteliğinde olduğu, ... ... AG'nin “...” ibaresi ile Almanya'da ne zaman kurulduğu, marka tescillerinin olup olmadığı ve zamanları hususunda belge sunulması durumunda gerçek hak sahipliği açısından ayrıca inceleme yapılabileceği, yine dava dışı ... ... GmbH'nın Türkiye'de tescilli iki markası olduğu ve söz konusu şirketin davalı ile olan bağlantısının da ayrıca ortaya konulması gerektiği, ticaret sicili kayıtları incelendiğinde davalının “...” ibaresini 26.07.2010 yılından itibaren ticaret unvanı olarak kullandığı, yine www.....com.tr alan adının 01.02.2011 tarihinde alındığı, sunulan belgeler, listeler, izinler birlikte değerlendirildiğinde gerçek hak sahipliği ve öncelik hakkı açısından ayrıca değerlendirme yapılmaksızın davalı marka tescil yönünden kötü niyet incelemesi yapılamadığı, bu açıdan davalı tarafından "...” asli unsurlu markaların art arda tescil başvurusuna bahis edilmesinin kötü niyet göstergesi olarak kabul edilmesinin güç olduğu, davalının “...” asli unsurunu ticaret unvanında 26.07.2010 tarihinden bugüne kullanıldığı, aynı esas unsuru alan adı olarak Şubat 2011'de tescil ettirdiği, yine bu tarihten itibaren söz konusu sitede “...” ibaresini markasal bir biçimde kullandığı, davacının bu kullanımlara Türkpatent nezdinde tesciline karşı, Ağustos 2019 tarihinden sonra hukuki yollara başvurduğu, davacı ile davalının aynı illerde ve aynı piyasada faaliyet göstermesinden mütevellit, davalının kullandığı “Mannessmann” ibaresinden davacının haberdar olmamasının hayatın ve iş kolunun olağan akışına aykırı bir durum teşkil edeceği düşünüldüğü, davalının söz konusu ibareyi kullanması, reklamlar tanıtımlar ve yatırımlar yapması sonucu ibarenin kamuya arz edilmiş olacağı, bundan dolayı tacir sıfatlı davacının kullanımı öğrenmediğini ileri süremeyeceği, davanın ticaret unvanının tescilinden 9 yıl, marka başvurusundan ise 8 yıl sonra açıldığı, bundan dolayı davalının marka, alan adı ve ticaret unvanı tescili açısından sessiz kalma suretiyle hak kaybının söz konusu olabileceği" belirtilmiştir. 25/11/2021 tarihli farklı bilirkişi heyet raporunda;" Davacı adına tescilli markaların ... ... VE ... ... ibareli markalar olduğu dikkate alındığında; davalı yanın davacı adına tescilli markaların aynısını kullanıma konu etmediği anlaşılmakla SMK 7/2-a Hükmü uyarınca tecavüzün varlığından bahsedilemeyeceği, davalı yanın 2011 tarihinden itibaren kullandığı anlaşılan www.....com.tr uzantılı alan adı kullanımının davacı adına tescilli markalar ile ortalama tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet verecek kadar benzer olduğu, site içeriğinde yer alan görsel ve tanımların davacı markalarına tecavüz teşkil eder mahiyette olduğu, yine internet sitesinde davalı yanın ... ibaresini büyütmek suretiyle markasal olarak ticaret unvanını kullanmasının SMK'nın 7/2-b bendi uyarınca davacı markalarına tecavüz teşkil eder mahiyette olduğu, tecavüzün varlığının kabulü halinde SMK 7. Maddesinin 3. Maddesi uyarınca davalı yanın ... ibaresini alan adı olarak www.....com.tr- şeklinde ve ticari teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılmasının yasaklanabileceği, davacı yanın davaya dayanak marka tescillerinin başvuru tarihi olan 05.01.2005 tarihinden önce “...” ibaresinin davalı yan tarafından Türkiye'de kullanıldığına ilişkin dosyada herhangi bir belge bulunmadığından davalı yanın gerçek hak sahipliği yönündeki savunmalarına heyetçe iştirak edilemediği, marka hakkına tecavüz iddiası bakımından davalı yanın “davacının sessiz kalma yoluyla hak kaybına uğradığı” yolunda cevap dilekçesinde iddiasının bulunmadığı; davalı yanın davaya cevap dilekçesinde taraflar arasında ticari ilişki olduğunu iddia ettiği, sessiz kalma yoluyla hak kaybının re'sen nazara alınıp alınamayacağının mahkemenin takdirinde olduğu, davalının kötü niyetli olması durumunda sessiz kalma yoluyla hak kaybının uygulanamayacağı, davalı yanın kötü niyetli olup olmadığının takdirinin mahkemenin takdirinde olduğu, dosya da mevcut delillerin davacı markalarının tanınmışlığını ortaya koymaya elverişli olmadığı SMK nın 7/2-c maddesi uyarınca değerlendirme yapılamayacağı, davalı adına tescilli 2011/36930 kod numaralı markanın “Havalandırma, ısıtma, kanalizasyon, telefon, yeraltı elektrik ve iklimlendirme tesisatları için havalandırma kanalları, menfezler, menfez kapakları, borular, baca şapkaları, menhol (baca) kapakları, ızgaralar Metalden mamül sıvı veya gaz nakli amaçlı borular ve bunların bağlantı parçaları (sondaj boruları dahil) Metalden mamül işaretle gösterme, yönlendirme, belirtme, tanıtma amaçlı malzemeler (tabelalar, panolar, plakalar dahil)" emtiaları bakımından SMK'nın 6/1 hükmü uyarınca hükümsüz kılınabileceği, davacı yana ait dava konusu markaların, davalı adına tescilli markaların başvuru tarihi olan 02.05.2011 tarihinden önce “tanınmış marka" olduğu iddiasının ispatlanamadığı, yine ilgili markanın Türkiye'de ilgili kesim tarafından bilinirliğine ilişkin dosyada bir belge bulunmadığı, davacı markasının SMK'nın 6/5 hükmü uyarınca hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı, davalı yanın marka tescil başvurusu sırasında davacı yanın markasından haberdar olduğu değerlendirilmekle birlikte, haksız olarak davacı markasından yararlanmak amacıyla markayı tescil ettirip ettirmediğinin, davacıdan faydalanma amacıyla ... ... ibaresini seçip seçmediğinin ve kötü niyetli olup olmadığının ve dava konusu markanın SMK'nın 6/9 hükmü uyarınca hükümsüz kılınıp kılınmayacağının takdirinin mahkemeye ait olduğu, davalı adına tescilli ... ... ibareli markanın SMK 6/6. Kapsamında “Değerli olmayan maden cevherleri, adi metaller ile bunların alaşımları ve yarı mamülleri. Metalden mamül inşaatlarda kullanıma mahsus malzemeler. Barınma, saklama, muhafaza etme, kaplama, sarma, çevreleme, depolama veya yerleştirme amaçlarıyla yapılmış metalden malzemeler ve araçlar (metalden merdivenler dahil). Eleme, filtreleme, ve benzeri amaçlar için yapılmış metalden malzemeler. Metalden mamül kapılar ve pencereler, kepenkler, jaluziler, bunların kasaları ve aksamları. Elektrik için olmayan madeni kablolar, teller. Hırdavatçı (nalburiye) eşyası. Havalandırma, ısıtma, kanalizasyon, telefon, yeraltı elektrik ve iklimlendirme tesisatları için havalandırma kanalları, menfezler, menfez kapakları, borular, baca şapkaları, menhol (baca) kapakları, ızgaralar. Metalden mamül işaretle gösterme, yönlendirme, belirtme, tanıtma amaçlı malzemeler (tabelalar, panolar, plakalar dahil). Metalden mamül sıvı veya gaz nakli amaçlı borular ve bunların bağlantı parçaları (sondaj boruları dahil). Madeni para kasaları. Metalden mamul demiryolu Malzemeleri. Madeni iskele babaları ve şamandıraları, madeni dubalar, deniz taşıtları için çapa demirleri. Döküm işleri için madeni kalıplar (makine parçası olanlar hariç). Adi metallerden veya bunların alaşımlarından yapılmış sanat eserleri. Metalden Mamül kapaklar, şişe kapakları. Madeni direkler. Kaldırma, yükleme ve nakil için madeni paletler, madeni halatlar, yük kaldırma ve taşımada kullanılan madeni askılar, bağlar, kolonlar, kuşaklar, bantlar ve şeritler, metal araç çekme halatları” emtiaları bakımından hükümsüzlüğü şartlarının oluştuğu, davanın taraflarına ait her iki ticaret unvanının ortak unsurunun “..." ibaresi olduğu, davacı yan ticaret unvanın da yer alan ... ... ibaresinin bulunmasının, sonraki tescile konu edilen ... Metal unvanlı davalı ticaret şirketi ile benzer ve bağlantılı olduğu zannını uyandıracağı davalı yanın ticaret sicilden ... ibaresinin TTK 52. Uyarınca terkin edilebileceği ve ilgili unsurun kullanımının SMK 7-3-e maddesi uyarınca yasaklanabileceği, davalı yanın tespit edilen kullanımlarının davacı yanın ticari iş ve faaliyetleri ile karışıklığa sebebiyet vereceği ve davacı yan ile haksız rekabet teşkil eder mahiyette olduğunun değerlendirilebileceği " belirtilmiştir.08/08/2022 tarihli bilirkişi EK raporda; kök rapordaki görüşlerini tekrar etmişlerdir.Davacı adına 06/17/19/35 inci Sınıflarda tescilli, 2005/00250 başvuru numaralı ... ...+ şekil markası ve 06/17/19 uncu sınıflarda 2005/00251 başvuru numaralı şekil+... ... markasının davacı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır.Davaya konu hükümsüzlüğü istenen 06. Sınıfta 2011/36930 başvuru numaralı ... ... markasının davalı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır.Davalı ticaret unvanının 26/07/2010 tarihinde tescil edildiği, www.....com.tr alan adının 1 Şubat 2011 tarihinde tescil edildiği, ancak internet sitesi ve arşiv kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde, internet sitesinde ... ibaresinin markasal olarak kullanıldığının tespit edildiği görülmüştür.Davalı tarafça davacı ile 2015 yılında iş ortaklığı yapıldığı ileri sürülmüşse de, dosya kapsamında iş ortaklığının ispatlanamadığı, 2017,2018 tarihli mail içeriklerinin, iş ortaklığını ispat yönünden delil teşkil edemeyeceği, aksine davalı şirket yetkilisi ...'ın "... Türkiye de çok tanınan bir grup, ... ... iş partnerlerimiz" şeklinde ve yine "... ...'ın ... ürettiği, kendilerinin ise vana ürettiğine" dair açıklamasını içeren 25/11/2016 tarihli video nedeniyle davacı şirket tarafından yapılan şikayet üzerine, İstanbul Anadolu 64. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 02/09/2022 tarihli 2022/463 Esas-2022/642 Karar sayılı kararıyla haksız rekabet suçundan mahkumiyet kararı verildiği anlaşılmıştır.Davalı tarafça 09 Şubat 2017 tarihli Erzurum Gazetesinde, davalının ... üretimi yapacağına dair açıklama yaptığı görülmüştür.Davalı tarafça 2017, 2018, 2019 başvuru tarihli, davacı markalarından farklı sınıflarda ... ibareli marka başvurularında bulunduğu, ... ibaresinin sonraki tarihli marka başvurularından kaldırıldığı anlaşılmaktadır.Mahkemece davalının zaman içerisindeki marka tescilleri ile, davacı markalarına yakınlaşması kötüniyet göstergesi olarak kabul edilmişse de, hükümsüzlük davası yönünden, davalı markasının tescil başvuru tarihinde kötüniyetli olması arandığından, sonraki davranış ve fiillerinin kötüniyet tespitinde dikkate alınamayacağı, davalının marka tescilinde kötüniyetli olduğunun ispatlanamadığı kanaatine varılmıştır.Davacı vekili katılmalı istinaf başvurusunda, davacı markasının tanınmış olduğunu, davalı vekilinin istinaf dilekçesinde, davacı markasının tanınmışlığının ispatlanamadığını ileri sürdüğü, esasen davacı ... markası T/03161 numara ile özel sicilde tanınmış marka olarak tescilli ise de, dosya kapsamındaki delillerle ... ... ibareli markasının tanınmışlığının ispatlanamadığı, mahkemenin davacı markasının tanınmışlığının ispatlanamadığına dair gerekçesinin dosya kapsamına uygun olduğu, istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Davalı vekilinin istinaf dilekçesinde, davacının sessiz kalma yoluyla dava açma hakkını yitirdiğini ileri sürdüğü, davanın 26/08/2019 tarihinde, davacı tarafça davalıya, dava açmadan önce Üsküdar 5. Noterliği'nin 08/06/2018 tarihli 23189 yevmiye numaralı ihtarnamesini gönderdiği anlaşılmıştır. Davalının hükümsüzlüğü istenilen 2011/36930 sayılı .... ... marka başvurusunun 02/05/2011 tarihli olduğu, markanın 12/02/2014 tarihinde tescil edildiği, davacı tarafça davalıya gönderilen ihtarname tarihine kadar 5 yıllık sürenin dolmadığı anlaşılmaktadır. 6769 Sayılı SMK 25/6 maddesinde ki; " sonraki tarihli markanın kullanıldığını bildiği veya bilmesi gerektiği halde bu duruma birbirini izleyen beş yıl boyunca sessiz kalmışsa , sonraki tarihli marka tescili kötüniyetli olmadıkça, markasını hükümsüzlük gerekçesi olarak ileri süremez" düzenlemesinin markaya tecavüz, alan adı ve ünvan terkini davaları yönünden de uygulanması gerektiği anlaşılmakla, davacının davalının markasal kullanımı, alan adı ve ticaret unvanından haberdar olma tarihinin tespiti gerekmiştir. Davalı tarafça, davacı ile davalı arasında 2015 tarihinde iş ortaklığı bulunduğuna ilişkin iddiasının ispatlanamadığı, davalı www.....com.tr alan adının 01/02/2011 tarihinde tescil edildiği anlaşılıyorsa da, davacı markaları ve faaliyet alanı ile aynı/benzer sınıf vana, ..., bağlantı parçaları ve ekipmanlarında kullanımının 2016-2017 yılında başladığı, bu hususun davalı tarafça 09 Şubat 2017 tarihli Erzurum Gazetesindeki açıklamadan anlaşıldığı, ihtarname tarihine kadar sessiz kalma süresinin dolmadığı, davalı tarafça davacının 5 yıldan daha fazla bir süre önce haberdar olduğunu ispatlar delil sunulmadığı anlaşılmıştır.Davacı ... ... markasındaki, “...” ibaresinin ayırtedici bir ibare olduğu, taraflara ait marka tescili ve kullanımlarda ortak unsurun ... ibaresi olduğu, ayırt edici nitelikte olan ... ibaresinin davalı tarafça tescilli markada .... ... şeklinde yer alması ve internet sitesi alan adı ile içerikte "... A.Ş." ve "... TÜRKİYE" şeklindeki kullanımının tüketici nezdinde iltibas yaratacağı, davalı markasının davacı markalarının serisi olduğu algısı uyandırabileceği, davalı yanın ... ibareli kullanımlarının davacı ile aynı işletmesel kökenden geldiği algısını uyandırabileceği anlaşılmaktadır.Somut olayda; davalı adına tescilli 2011/36930 sayılı markanın adına tescilli 2011/36960 sayılı markanın "Havalandırma, ısıtma, kanalizasyon, telefon, yeraltı elektrik ve iklimlendirme tesisatları için havalandırma kanalları, menfezler, menfez kapakları, borular, baca sapkaları, menhol (baca) kapakları, ızgaralar Metalden mamül sıvı veya gaz nakli amaçlı borular ve bunların bağlantı parçaları (sondaj boruları dahil)" alt sınıfları bakımından davacı adına tescilli markanın 6. Sınıf ile benzer olduğu, Davacı markaları aynı zamanda 19. sınıfta "betondan mamül borular, büzler ve eklem parçaları, panolar, duvarlar" sınıflarında tescilli olup davalı markası "Metalden mamül işarerle gösterme, yönlendirme, belirtme, tanıtma amaçlı malzemeler (tabelalar, panolar. plakalar dahil). Metalden mamül işaretle gösterme, vönlendirme, belirtme, tanıtma amaçı malzemeler (tabelalar: panolar, plakalar dahil)" alt sınıfları bakımından davacı markalarının 19. Sınıfta tescilli alt sınıfları ile benzer olduğu söz konusu benzerliğin nihai tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet vereceği ve davalı adına tescilli 2011/36930 kod numaralı markanın "Havalandırma, ısıtma, kanalizasyon, telefon, yeraltı elektrik ve iklimlendirme tesisatları için havalandırma kanalları, menfezler, menfez kapakları, borular, baca şapkaları, menhol (baca) kapakları, ızgaralar Metalden mamül sıvı veya gaz nakli amaçlı borular ve bunların bağlantı parçaları (sondaj boruları dahil) Metalden mamül işaretle gösterme, yönlendirme, belirtme, tanıtma amaçlı malzemeler (tabelalar, panolar, plakalar dahil" emtiaları bakımından hükümsüz kılınabileceği bilirkişi heyeti ek raporda değerlendirilmiş olmakla davalı markasının kısmen hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerekirken, davalı tarafın kötüniyetli olduğu gerekçesiyle, tümüyle hükümsüzlük kararı verilmesi yerinde görülmemiştir.Davacı yanın markalarının tescilli olduğu sınıflar ile davalı yanın internet sitesinde yer alan tanıtım ve açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde, davalı yanın markasal kullanımlarının davacı adına kayıtlı markaların kayıtlı olduğu ... emtialarının yer aldığı 06. Sınıf ile aynı/ benzer emtia grubunda olduğu markaya tecavüzün sübut bulduğu anlaşılmakla mahkemece markaya tecavüz yönünden davanın kabulüne, davalı alan adının iptaline dair verilen karar yerindedir. 6769 sayılı yasanın 7/3-e hükmü çerçevesinde marka sahibinin “İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılmasını" yasaklayabileceği düzenlendiği, davacı markalarındaki ... ibaresinin, davalı tarafça ticaret unvanı olarak tescil edildiği, ticaret unvanının çekirdek unsuru olan ... ibaresinin, web sitesinde ... A.Ş. Ve ... TÜRKİYE olarak markasal olarak kullanıldığı, bu durumda davalı şirket faaliyetleri ile, davacının markaları altında gösterdiği faaliyetin davalı faaliyetleri ile karıştırılabileceği, mahkemece unvan terkini talebinin kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır.Davacı vekilinin istinaf dilekçesinde; davalı markasının SMK 6/5 ve 6/6 maddeleri uyarınca da hükümsüz kılınmasını talep ettiği anlaşılıyorsa da; yukarıda da açıklandığı üzere, dosya kapsamına sunulan delillerden, davacı ... markasının tanınmış olduğu anlaşılıyorsa da, davaya dayanak ... ...+şekil ve şekil+... ... ibareli markalarının tanınmışlığının ispatlanamadığı anlaşılmıştır. Davacı tarafça ticaret unvanının davalı tarafça marka olarak tescil ettirildiği ileri sürülerek SMK 6/6 maddesi gereğince hükümsüzlük talep edilmişse de; davacı şirketin "... ... ... SAN. Ve TİC. A.Ş. ticaret unvanını 28 Kasım 2023 tarihinde "... ... ... SAN. Ve TİC. A.Ş." olarak değiştirdiği, hukuki yararın dava şartı olup, yargılama süresince bulunması gerektiği ancak davacı tarafça ticaret unvanının değiştirilmesi nedeniyle unvana dayalı olarak marka hükümsüzlüğü talebinde bulunmakta hukuki yararının kalmadığı anlaşılmıştır.Tüm bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b/2 maddesi gereğince kısmen kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak, tarafların usulü kazanılmış hakları korunarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile, 3-İstanbul 4. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 04/11/2022 tarih, 2021/118 E. 2022/139 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, 4-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; -Davalı kullanımlarının davacıya ait 2005/00251 ve 2005/00250 numaralı ile tescilli markalarından kaynaklanan haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ile bu tecavüzün ve haksız rekabetin önlenmesine, durdurulmasına ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına bu bağlamda ... ibaresinin davalı tarafından her türlü kullanımının önlenmesine, söz konusu ibarenin internet yolu ile kullanımının yasaklanmasına, söz konusu ibareyi taşıyan davalı yana ait her türlü ürünün tanıtım ve reklam materyallerinin kataloglarının ve tüm basılı görsel evrakların kararın kesinleşmesine müteakip imhasına, -Hükümsüzlük Talebi Yönünden davanın Kısmen kabulü ile; davalı adına TPMK nezdinde 2011/36930 numara ile tescilli markanın 06 sınıfta; "Havalandırma, ısıtma, kanalizasyon, telefon, yeraltı elektrik ve iklimlendirme tesisatları için havalandırma kanalları, menfezler, menfez kapakları, borular, baca şapkaları, menhol (baca) kapakları, ızgaralar Metalden mamül sıvı veya gaz nakli amaçlı borular ve bunların bağlantı parçaları (sondaj boruları dahil) Metalden mamül işaretle gösterme, yönlendirme, belirtme, tanıtma amaçlı malzemeler (tabelalar, panolar, plakalar dahil" emtiaları bakımından kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin hükümsüzlük talebinin reddine, -Davalının ticaret unvanından ... ibaresinin terkinine, -Davalı adına kayıtlı www.....com.tr alan adınını iptaline ve terkinine, -Hüküm özetinin Türkiye de yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde kararın kesinleşmesine müteakip masrafın davalıya ait olmak üzere bir defaya mahsus ilanına, 5-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 5/a-Kabul edilen 615,40x2=1.230,80-TL markaya tecavüz talebi ve marka hükümsüzlüğü yönünden 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin alınan 44,40 TL 'nin mahsubu ile bakiye 1.186,40 TL maktu harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 5/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 44,40- TL başvurma harcı, 44,40 -TL peşin harç 6,40-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 95,20 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 5/c-Davacı tarafından yapılan: 6.750,00 TL bilirkişi ücreti, 198,30-TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 6.948,30 TL yargılama giderinden kabul ret oranına göre 5.211,22 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 5/ç-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan, posta giderinden kabul red oranına göre 580,70 TL'sinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 5/d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen marka hükümsüzlüğü yönünden 55.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 5/e-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre red edilen marka hükümsüzlüğü yönünden 55.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 5/f-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine kabul edilen markaya tecavüz ve haksız rekabet yönünden 55.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 6/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50-TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 6/b-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 6/c-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 220,70 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 10,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 230,70 TL'nin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 6/ç-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 6/d-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 7-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 18/12/2025