İSTİNAF KARAR TARİHİ: 22/01/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;, ... ...A.Ş, Ulusal ... Zincirlerden, en ücra köşedeki marketlere kadar geniş yelpazede satış noktasında, ürünlerini tüketici ile buluşturduğunu, davalının farklı farklı sınıflarda “...” ibareli marka tescilleri olmasına rağmen …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/1712 KARAR NO : 2026/90 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 16/05/2023 NUMARASI : 2020/169 E. - 2023/105 K. DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 22/01/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;, ... ...A.Ş, Ulusal ... Zincirlerden, en ücra köşedeki marketlere kadar geniş yelpazede satış noktasında, ürünlerini tüketici ile buluşturduğunu, davalının farklı farklı sınıflarda “...” ibareli marka tescilleri olmasına rağmen tescilli markalarının tümünü yoğun ve ciddi olarak kullanmadığını, davalının ... nolu ... , ... NOLU ... ... ŞEKİL, ... NOLU ... ... ŞEKİL, ... NOLU ... ... ŞEKİL , ... NOLU ... ... ŞEKİL, ... NOLU ... ... , ...SAYILI ... ... ... NOLU ... ... ..., ... NOLU ... ... , ... NOLU ... ... BY ... markalarının kullanılmayan sınıflarda sınai mülkiyet kanunu 9. maddesi gereğince iptalinin gerektiğini, davalı tarafın ... nolu ... , ... nolu ... ... şekil , ... nolu ... ... şekil, ... olu ... ... şekil , ... nolu ... ... şekil, ... nolu ... ... , ...sayılı ... ... ... 'nolu ... ... ... , ... nolu ... ... , ... nolu ... ... by ... markalarını tescil ettirdiğini, ancak davalı yanın işbu markalarının tamamını yoğun ve ciddi olarak tescil olan tüm sınıflarda kullanmadığını, "..." ibaresi ile marka başvurusuna davalının itirazda bulunarak kötü niyetli davrandığını, davalının kullanmadığı markaları nedeni ile müvekkilimiz marka tescili elde edemediğini, davalının kötü niyetli bir şekilde tescil ettirip, yenilemek sureti ile koruma süresini uzatıp gerçekte kullanmadığı ... nolu ... , ... nolu ... ... şekil , ... nolu ... ... şekil, ... olu ... ... şekil , ... nolu ... ... şekil, ... nolu ... ... , ...sayılı ... ... ... nolu ... ... ... , ... nolu ... ... , ... nolu ... ... by ... markaları nedeni ile marka tescili elde edemediği için kanunun aradığı “menfaati olanlar” grubuna dahil olduğunu, ispat yükünün davalıya ait olduğunu beyanla söz konusu kullanılmayan markaların iptaline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile: açılan davanın reddi gerektiğini, dava dilekçesindeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, davalının kötüniyetli olarak bahse konu tanınmış markalarının bazı kısımlarını kullanmadıkları iddiasıyla iptali talebini kabul etmediklerini , müvekkili adına tescilli markaların her bir ürününü kullandığını, davalı şirketin ... ismi ve ekleriyle uzun yıllardan bu yana ticari faaliyetini sürdürdüğünü, markalarının T/... Numaralı başvurusu ile tanınmış marka siciline tescil edilmiş olduğunu, ... ismi ve logosunun davalı şirkete ait olduğunu, davacı tarafın iddia ettiği ve davalının kullanmadığını belirttiği bazı sınıflardaki isim ve logoların kullanılmakta olduğunu, neticeten davalı şirkete ait Türk Patent Nezdinde kayıtlı dava dilekçesinde belirtilen ... tescil numarası ile kayıtlı ... Markasının 19. sınıfta, ... tescil numarası le kayıtlı ... Markasının 21. sınıfta, ... tescil numarası kayıtlı ... ... plastik şekil Markasının 17. sınıfta, ... tescil numarası ile kayıtlı ... kiremit şekil Markasının 19. Sınıfta, ... tescil numarası ile kayıtlı ... ... Şekil Markasının 19. sınıfta, ... tescil 'numarası ilen kayıtlı ... ... Şekil Markasının 21. sınıfta, ... nolu tescil numarası ile kayıtlı ... ... Şekil Markasının 19. sınıfta, ... tescil numarası ile kayıtlı ... ... Şekil Markasının 1. Sınıfta, ... nolu tescil numarası ile kayıtlı ... ... Markasının 01. sınıfta, ... nolu tescil numarası ile kayıtlı ... Mermer şekil Markasının 19. sınıfta, ...nolu tescil numarası ile kayıtlı ... ... Şekil Markasının 17. sınıfta, ... nolu tescil numarası ile kayıtlı ... ... Markasının 19. sınıfta, ... nolu tescil numarası ile kayıtlı ... Fayans şekil Markasının 19. sınıfta, ... nolu tescil numarası ile kayıtlı ... Tile şekil Markasının 19. sınıfta, ... nolu tescil numarası ile kayıtlı ... ... Markasının 20. sınıfta,... nolu tescil numarası ile kayıtlı ... Mutfak Markasının 20. sınıfta, ... nolu tescil numarası ile kayıtlı ... karo Markasının 19. sınıfta, kullanıldığını beyanla açılı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemenin tefrik ara kararı sonrası, eldeki davanın konusu ... numaralı ... ... ... ibareli markanın iptaline ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararı ile; Davanın KABULÜ ile, davaya konu ... numaralı ... ... ... ibareli markanın tescilli olduğu 11. Sınıftaki emtialar bakımından kullanılmama nedeniyle iptaline karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dosya kapsamındaki bilirkişi raporu ile mahkeme kararı çelişkili olduğunu, alınan bilirkişi raporu ile Müvekkilin “...” markasını gerek internet sitesinde kullandığı gerekse de faturalarında kullandığı tespit edilmiş olmasına rağmen mahkeme hatalı karar verdiğini, raporda müvekkilinin dava konusu ... ... ... görseline haiz markasının faturalarda bu şekilde bulunmadığı yönünde açıklamaya yer verildiğini, mahkemenin taktirine bırakıldığını, bilirkişi hakim yerine geçerek dava konusu marka ile ticari defter ve kayıtlarda yer alan kullanımların yorumlanması yaptığını, Müvekkilinin ticari defter ve kayıtlarının incelemesinde markalarını “Duş için küvetler, hidromasajlı küvetler, bideler, ... kabinleri, duş kabinleri, pisuarlar, klozetler, hela taşları, lavabolar, eviyeler, bunlar için bölmeler ve yapı malzemeleri.. Su ve gaz tesisatları için musluklar..” emtiaları bakımından kullandığının tespit edildiğini, müvekkilinin markayı en eski kullanım tarihinin 2004 olduğunu, mahkemece bu konuda denetim yapılmadan usulsüz karar verildiğini, İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2020/115 Esas sayılı dosya üzerinden yaptığı 08.06.2020 tarihli tefrik ara kararının yerinde olmadığını, mahkemece her dosya için aynı bilirkişileri görevlendirmiş olup, bilirkişilerce de her dosya bakımından ayrı bir inceleme gerçekleştirilmediğini, ilk alınan 24.05.2022 tarihli rapor incelendiğinde tüm dosyaların birbiri ile karıştırıldığını, bazı raporlarda dava konusu markaların dahi hatalı yazıldığını , tefrik kararının dosyalar bakımından bir hukuki faydasının bulunmadığını, tefrik edilen dosyalar için ayrı ayrı raporlar hazırlandığını, tarafların daha fazla bilirkişi masrafı ve vekalet ücretine katlanmak zorunda kaldığını, mahkemenin verdiği tefrik kararı usul ve yasaya aykırı olduğunu,müvekkilinin asıl faaliyet konusu ağırlıklı olarak mal ve hizmetlerin sınıflandırılmasına ilişkin tebliğin 11.sınıfı kapsamında olduğunu, davacının ticari faaliyetlerine konu ürünler; tek kullanımlık ürünler, mangal ürünleri, hijyen ürünleri, mutfak yardımcıları, çöp torbaları ve temizlik yardımcıları olduğunu, müvekkiline ait ... ... ibareli tanınmış marka tescili de dikkate alındığında, davacı tarafın iş bu davalar bakımından hukuki yararının bulunmadığını, davacının ... ibaresini marka olarak tescil ettirmesinin mümkün olmayacağını, davacının kötü niyetli olduğunu, davacının kötü niyetli olarak faaliyet göstermediği bir sınıfta müvekkiline karşı husumet yöneltmesinin mümkün olmadığını, ... ... markası müvekkili firma adına Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde T/... kod numarası ile tanınmış marka olduğunu, davacının ticari faaliyetlerine konu ürünler ile müvekkilinin dava konusu markasının tescilli olduğu emtialar birbirinden farklı olduğunu, davacı ve müvekkili markasının emtiaları arasında benzerlik dahi bulunmadığını belirterek istinaf isteminin kabulü ile mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğundan tefrik ara kararının kaldırılarak dosyaların birleştirilmesini, davanın reddini talep etmiştir. Davacı vekili İstinafa cevap dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun olduğunu, davalının kötü niyetli olarak istinaf başvurusunda bulunduğunu, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğundan davalının asılsız istinaf isteminin reddi ile mahkeme kararının onanmasını talep etmiştir. GEREKÇE Dava, ... numaralı ... ... ... ibareli markanın kullanmama nedeniyle iptali istemine ilişkindir. Mahkemenin 2020/115 E. Sayılı dosyasından tefrik edilerek 2020/169 esasına kaydedilmiştir.Davacı; davalının “...” ibareli çok sayıda marka tesciline rağmen bu markaları tescilli oldukları sınıflarda ciddi ve yoğun biçimde kullanmadığını ileri sürerek, markanın iptalini talep etmiştir. Davalı; markanın tanınmış olduğunu, uzun yıllardır ticari faaliyette bulunduğunu, markanın kullanıldığını davacının kötü niyetli hareket ettiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece; kullanımın ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile anılan markanın iptaline karar verilmiş, davalı vekili istinaf talep etmiştir. Davalıya ait, ... numaralı ... ... ... ibareli markanın 11. Sınıfta "Aydınlatma cihazları (taşıtlar, iç ve dış mekanlar için aydınlatma armatürleri). Isıtma ve buhar üretme tesisatı için cihazlar(Katı, sıvı, gaz yakıtlı ve elektrikli sobalar, kuzineler dahil). İklimlendirme ve havalandırma cihazları. Soğutucular ve dondurucular. Pişirme, kurulama ve kaynatmada kullanılan (kişisel bakım amaçlı olanlar dahil) elektrikle ve gazla çalışan aletler, makineler ve cihazlar. Sıhhi tesisat, vitrifiye. Su yumuşatma cihazları, su arıtma cihazları, su arıtma tesisatı, atık arıtma tesisatı. Güzellik salonlarında kullanım amaçlı bu sınıfa dahil cihazlar (el kurutma makineleri dahil). Tıbbi amaçlı olmayan elektrikli alt yaygıları ve elektrikli battaniyeler, ısıtıcı yastıklar, elektrikli veya elektriksiz ayak ısıtıcıları, sıcak su torbaları (termoforlar). Akvaryumlar için filtreler ve filtre-motor kombinasyonları. Sanayi tipi pişirme, kurutma ve soğutma tesisatı. Pastörize ve sterilize edici makineler." emtialarında tescilli olduğu görülmektedir. 24/05/2022 tarihli bilirkişi raporunda : Davalının “... nolu ... ... ...” markasının 11. sınıfta tescil ettirildiği, 01.01.2020 tarihinde düzenlenen Lisans sözleşmelerinde “... nolu ... ... ...” markası ile bir sözleşme bulunmadığı, dava tarihi olan 03.04.2020 tarihinden geriye doğru 5 yıl içerisinde de başka bir lisans sözleşmesine rastlanmadığı,-Dava dışı ... ...Ltd.Şti. tarafından düzenlenen 2015 ve 2016 yıllarına ait satış faturalarında satışı yapılan ürünlerin ... YAPIŞTIRICI olduğu, Dava Dışı ... ... ....A.Ş. tarafından düzenlenen 2016 -2017 -2018-2019-2020 yıllarına ait satış faturalarında satışı yapılan ürünlerin KİREMİT olduğu, - Dava Dışı ... A.Ş. tarafından düzenlenen 2016 -2017 -2018-2019 yıllarına ait satış faturalarında satışı yapılan ürünlerin Cam Lavabo...vs olduğu, belirtilmiştir. 21/02/2023 tarihli bilirkişi raporunda : Davalı ... A.Ş.’ nin dava tarihi 03.04.2020 ‘den geriye dönük 5 yılın satış belgeleri incelendiğinde, dava konusu2008/57537 numaralı ... ... ... markasının satış faturaları üzerinde görsel olarak kullanılmadığı, satış faturaları üzerinde görsel olarak ... marka+ şeklini kullandığı, satış faturalarının ticari defterlere usulüne uygun doğru şekilde kaydedildiği, dava konusu ile ilgili incelenen fatura içeriklerinin “Yapı Kimyasalları, Seramik, Tezgah Üstü Lavabo, Cam Lavabo, Duş Sistemleri, . Dolap, Klozet, Rezervuar, Hela Taşı, ... Yapıştırıcı, Derz Dolgu Malzemesi, Fayans Yapıştırıcı, Batarya, Taharet Musluğu ” olduğu, ilgili satışların 11. Sınıf içerisinde “Duş için küvetler, hidromasajlı küvetler, bideler, ... kabinleri, duş kabinleri, pisuarlar, klozetler, hela taşları, lavabolar, eviyeler, bunlar için bölmeler ve yapı malzemeleri.. Su ve gaz tesisatları için musluklar..” sınıfına ait mal ve hizmetlere girdiği, incelenen dönemlerdeki toplam ciro içerisindeki payının ortalama % 20 olduğu tespit edildiği belirtilmiştir. 6769 sayılı SMK 'da markanın kullanılmaması iptal nedeni olarak düzenlenmiştir. SMK 26/1-a göndermesi ile aynı yasanın 9/1 maddesinde " Tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verilir." hükmü getirilmiştir. Bu yasal düzenleme gereğince markanın ciddi şekilde kullanıldığının, kullanma yükümlülüğünün yerine getirildiğinin kabulü için tescilli olduğu tüm sınıf ve alt sınıflarda kullanılmış olması gereklidir. Zira markanın benzer olsa bile kullanılmadığı mal ve hizmetler yönünden kullanım şartı gerçekleşmiş olmaz. Sadece fiilen kullanıldığı alanla sınırlı olarak kullanım yükümlülüğünün yerine geldiği kabul edilir. Ayrıca yasal düzenlemede getirilen "ciddi kullanımın" her olayın özelliğine göre değerlendirilmesi ve özellikle tescilli olduğu alanda pazar payı yaratma, arttırma, koruma ve sürdürmek için yeterli şekilde ticari faaliyet yürütüp yürütmediği dikkate alınmalıdır. SMK9/2 maddesine göre , markanın ayırt edici karakteri değiştirilmeden farklı unsurlarla kullanılması, markanın sadece ihracat amacıyla mal veya ambalajlarında kullanılması, markanın, marka sahibinin izni ile kullanılmasının da marka sahibi tarafından kullanım olarak kabul edilecektir.Olumsuz vakıaların ispatının davacıdan beklenemeyeceği yönündeki genel hukuk ilkesi ve yerleşmiş içtihatlar gereğince , markanın ciddi biçimde kullanıldığına ilişkin ispat yükü SMK’nın 9. maddesi uyarınca markayı kullandığını iddia eden marka sahibine aittir.Markayı kullanma yükümlülüğü ile marka sicilinin kullanılmayan markalardan arındırma , marka stoku ve ticaretini engelleme amacını güttüğü anlaşılmaktadır. SMK’nın 26. maddesinde, kullanmama nedeniyle iptal davası açabilecek kişiler “ilgili kişiler” olarak tanımlanmış olup, davacının, ticari ünvanı'nın ... A.Ş olduğu ve "..." ibareli olup 04,08,10, 16, 21, 24, 28. sınıflarda tescilli markaları bulunduğu gözetildiğinde davacı şirketin SMK 26/2 madde kapsamında iptal davası açmakta menfaati olan kişiler kapsamında sayılması gerektiği buna göre, davacının kendi faaliyet alanı dışında kalan mal ve hizmetler bakımından da iptal talebinde bulunmakta hukuki yararının ve aktif dava ehliyetinin bulunduğu kuşkusuzdur. Davalı vekilinin markalarının tanınmış marka olduğu ve bu nedenle geniş korumadan yararlanması gerektiği yönündeki savunması da yerinde değildir. Tanınmış marka statüsü, benzer marka tescil başvuruları ve marka hakkını ihlal eylemlerine karşı koruma alanını genişletirse de tanınmışlık marka sahibinin SMK m.9 uyarınca öngörülen tescilin kapsadığı tüm sınıflarda kullanım külfetini ortadan kaldırmaz . Tüm deliller, bilirkişi raporları ve yasal düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde, davalı marka sahibinin, tescilli markasını kapsadığı sınıflarda dava tarihinden geriye doğru beş yıl içinde marka işlevine uygun olarak ciddi biçimde kullandığını ispatlayamadığı, faturalarda görülen "... + şekil" kullanımının, tescilli " ..." markasının ayırt edici karakterini değiştirmeden kullanım sayılmasını gerektirecek delil bulunmadığı , "..." unsuruna dayalı kullanımın, doğrudan dava konusu markanın kullanımı olarak kabul edilemeyeceği , zira davalının aynı ibareyi içeren başka marka tescillerin bulunduğu dolayısıyla sadece ... ibaresinden yola çıkılarak markanın kullanıldığının söylenemeyeceği, dosya kapsamındaki faturaların da , " ..." markasının değil farklı bir işaretin kullanıldığını gösterdiği görülmüştür. 24/05/2022 tarihli raporda, 01/01/2020 tarihli lisans sözleşmelerinde "... nolu ..." markasına ilişkin bir sözleşme bulunmadığı, başka lisans sözleşmesine rastlanmadığı belirtilmiş olup, kullanımın "marka sahibinin izniyle" üçüncü kişilerce yapıldığı hususu da ispatlanamamıştır. Bu nedenle iptal koşullarının oluştuğu, ilk derece mahkemesinin davaya konu markanın kullanılmadığı gerekçesiyle verdiği iptal kararının usul ve yasaya uygun olduğu, davalı vekili, raporda kullanım tespiti bulunduğunu, mahkemenin buna rağmen iptal kararı verdiğini ileri sürmüş ise de , kullanım tespitinin dava konusu markaya ilişkin değil , dava dışı "... + şekil" kullanımına ilişkin olduğu, bu nedenle kullanım ispat edilemediğinden iptal hükmü kurulmasının rapor ile çelişki yaratmadığı, ciddi kullanım bulunup bulunmadığının incelenmesinin 6100 sayılı HMK m.266 uyarınca teknik/özel bilgi gerektiren konu olduğu mahkemece bilirkişinin bu konudaki tespitlerine itibar edilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı , çok sayıda marka için tek bir dava ile iptal talebinin ileri sürüldüğü mahkemece her marka yönünden delillerin bağımsız olarak değerlendirilmesi bakımından tefrik edilmesinin yargılamanın sağlıklı yürütülmesi bakımından isabetli olduğu, bu aşamadan sonra tefrik kararının istinaf sebebi yapılmasının usul ekonomisine uygun olmadığı anlaşıldığından , davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m.353/1-b1 uyarınca esastan reddine, karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 16/05/2023 tarih ve 2020/169 E. 2023/105 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15-TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 22/01/2026