İSTİNAF KARAR TARİHİ:26/03/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; TPMK'da tescilli ... nolu "..." ve "şekil" markasının müvekkiline ait olup 10 yıldan fazla süredir kullanıldığını, müvekkilinin tescilli ve önceki tarihte kullanıma dayalı elde ettiği sınai mülkiyet haklarının davalı tarafından haksız rekabet ve tecavüz teş…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2026/368 Esas KARAR NO:2026/524 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ:27/11/2025 NUMARASI:2024/43 E. - 2025/291 K. DAVANIN KONUSU:Maddi Tazminat İstemli İSTİNAF KARAR TARİHİ:26/03/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; TPMK'da tescilli ... nolu "..." ve "şekil" markasının müvekkiline ait olup 10 yıldan fazla süredir kullanıldığını, müvekkilinin tescilli ve önceki tarihte kullanıma dayalı elde ettiği sınai mülkiyet haklarının davalı tarafından haksız rekabet ve tecavüz teşkil eden eylemlerde bulunulmak suretiyle ihlal edildiğini, yazılı ve sözlü tüm bildirimlerine rağmen, davalının hukuka aykırı eylemlerinin devam ettiğini, davaya konu tazminat talepleri açısından zorunlu arabuluculuğa başvurduklarını, arabuluculuk görüşmelerinde de davalı ile anlaşma sağlanamadığını, müvekkillerinden ... İktisadi İşletmesinin İstanbul İli, Sarıyer İlçesi, ... Köyünde bulunan 742 parsel nolu Hazineye ait taşınmazın kıyıya taraf bölümünü 2011 yılında ... Emlak'tan kiraladığını, Müvekkilinin taşınmazı 2011 tarihinden itibaren ecrimisil ödeyerek kullanmaya devam ettiğini, müvekkilinin kullanımında olan, ... adlı ... Mevkii ... Bölümünün (Plaj) yeme-içme birimi, deck, bilet satış, kapı, otopark, yollar ve kumsal alan ve diğer tüm plaj alanlarına ilişkin kullanım hakkının belirli bir süre için davalıya bırakıldığını, söz konusu sözleşmenin Sarıyer Kaymakamlığı'nın tahliye ve yıkım kararı sonrası sonlandığını, ancak davalının plaj işletmesini kullanmaya devam ettiğini ve bu kullanımı sırasında da müvekkilinin marka ve fikri mülkiyet haklarını ihlal ettiğini, davalının müvekkilinin sınai mülkiyet haklarını ihlal ettiğini, ... İktisadi İşletmesi, Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ... numarası ile tescilli “...” isimli markanın sahibi olduğunu, Plajın halen “...” adı altında işletilerek davalının markayı izinsiz olarak kullandığını, ortalama bir tüketicinin davalının işletmekte olduğu Plaj'ın müvekkiline ait olduğu izlenimine kapıldığını, davalıya Beşiktaş ...Noterliği'nden 05.06.2023 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname gönderilmesine rağmen karşı tarafın ihlali durdurmadığını, plajın “...” adı altında işletilip işletilmediğinin tespit edilebilmesi amacıyla İstanbul 9. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2023/163 D.İş. dosyasında delil tespiti talep ettiklerini, rapor ile kullanımını tespit edildiğini, açıklanan sebeplerle; Marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti; önlenmesi ve men'ini, ihtiyati tedbir kararı verilmesini, kararın ilanını, tazminat miktarının ve ayrıca marka tecavüzü sebebiyle SMK madde 151/2(c) uyarınca hesaplanmasını, şimdilik 10.000 TL maddi ve 50.000 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde;davacının iddia ettiği TPMK nezdinde ... numaralı "..." markasının koruma süresinin kesin olarak sona erdiğini, Davacının ... numaralı "..." markası ile davalı müvekkilinin kendi adına TPMK nezdinde ... numarası ile tescil başvurusu yapmış olduğu "..." markalarının tamamen birbirlerinden farklı olduğunu, markaların benzer olduğu iddiasının hiçbir hukuki ve maddi dayanağı olmadığını, davacının dava konusu etmiş olduğu markayı iddia ettiği adreste veya başka bir yerde hiçbir şekilde kullanmadığını, davacı tarafın her ne kadar İstanbul İli, Sarıyer İlçesi, ... Köyünde bulunan 742 parsel nolu Hazineye ait taşınmazda faaliyette bulunduğunu iddia etmiş olsa da bu adreste faaliyetinin hiçbir şekilde fiilen söz konusu olmadığını, davacının uzun yıllar söz konusu araziyi davalı müvekkili de dahil olmak üzere bir çok firmaya hukuka aykırı olarak kiraya verdiği ve kira geliri topladığı ortaya çıkınca; Kültür ve Turizm Bakanlığı İstanbul 3 Nolu Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun kararı ile söz konusu yerin yıkılarak tahliye edildiğini, söz konusu yerden fiilen tahliye edilen aslında davacının kiraya verdiği ve söz konusu adresi kiracı sıfatıyla işleten kiracı yani davalı müvekkili olduğunu, davalı müvekkilinin daha sonra kira konusu yeri ... İşletmeciliği ile yapmış olduğu yeni bir kira sözleşmesi ile hukuka uygun olarak kiralayarak bu yeni sözleşme şartlarına göre tesisi yeniden düzenleyerek işletmeye başladığını, ayrıca daha önce davacı tarafından tescil talebinde bulunulan "..." markasının Türk Patent Kurumunda ... Başvuru nolu dosyasında kayıtlı ve "MARKA BAŞVURUSU/TESCİLİ GEÇERSİZ" olarak kayıtlı olduğunu, "...” markası tescili geçersiz olduğu için davalı müvekkili tarafından bu marka için ... numarası ile başvurulduğunu, ... Başvuru nolu "..." markasının "MARKA BAŞVURUSU/TESCİLİ GEÇERSİZ" olarak kayıtlı olması dahi davacının bu marka üzerinde hak sahibi olmadığını ve davacının bu markayı fiilen kullanmadığının çok açık şekilde ispatı olduğunu, davacının faaliyet göstermediği bir alanda, benzer olmayan ve koruma süresi sona ermiş bir markaya dayanarak davalıya karşı haksız rekabet iddiasının hiçbir samimiyeti olmadığını, İstanbul 9. Sulh Hukuk Mahkemesi 2023/163 D.İş delil tespiti dosyasına Bilirkişi Raporundaki tespit ve beyanların hatalı olduğunu ve bu gerekçe ile süresinde itiraz edildiğini, itiraz dilekçelerinin değişik iş dosyasının içinde mevcut olduğunu, davanın reddini talep etmiştir. MAHKEME KARARI;İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 27/11/2025 tarihli 2024/43 E-2025/291 K sayılı kararıyla; "Davanın KISMEN KABULÜ ile, davalının eylemlerinin davacının marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, tecavüz eylemlerinin önlenmesine ve men'ine, -Maddi tazminat davasının KABULÜ ile, 1.479.166,67 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, -Manevi tazminat davasının KABULÜ ile, 50.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, -Haksız rekabet davasının REDDİNE, -Hüküm özetinin ulusal çapta yayın yapan bir gazetede ilanen yayımlanmasına" karar verilmiştir. İSTİNAF BAŞVURUSU;Davalı vekili süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; davacı mezunlar derneği iktisadi işletmesinin, taşınmazın kıyıya ilişkin bölümünü 2011 yılında ... Emlak’tan kiralayarak, akabinde söz konusu plaj alanına ilişkin yeme-içme birimi, deck, bilet satış, otopark, yollar ve kumsal dahil tüm kullanım haklarını 01.04.2022 tarihli sözleşme ile müvekkiline devrettiğini, ayrıca kira sözleşmesinin 4.3. Maddesine göre mekan ismi olarak "..." dışında başkaca bir unvan kullanılamayacağının açık bir şekilde yazıldığını, Kültür ve Turizm Bakanlığı İstanbul 3 No’lu Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 02.03.2023 tarihli ve 03-2068 sayılı kararı, İstanbul Valiliği’nin 29.03.2023 tarihli işlemi ve Sarıyer Kaymakamlığı’nın 06.04.2023 tarihli yazısı uyarınca 10.04.2023 tarihinde plaj alanındaki yapıların yıkımı ve tahliyesi kararı aldığını, akabinde müvekkilinin ... İşletmeciliği ile hukuka uygun yeni bir kira/işletme ilişkisi kurarak tesis alanını yeniden düzenleyerek işletmeye başladığını, müvekkilinin marka başvurusunda bulunduğunu, davacı tarafın itirazının ise karşıtırma ihtimali ulunmadığından reddine karar verildiğini. -Davacının maddi tazminat talebinin belirsiz alacak olarak ileri sürülmesinde hukuki yararının mevcut olmadığını. -Bilirkişi raporunun hükme esas almaya elverişli olmamasına ve itirazlarının karşılanmamasına rağmen dosyadaki mevcut raporlar esas alınarak hüküm kurulmasının hatalı olduğunu. -Delil tespiti raporuna da itiraz ettiklerini, hükme esas alınamayacağını. -Marka hakkına tecavüz bulunmadığı hâlde tecavüzün varlığının kabul edilmesinin de hatalı olduğunu, davacının “...” ibaresi+ şekil unsurları ile müvekkilinin “...” ibareli markasının birbirinden ayırt edebileceğini. -Davacı markasının ciddi kullanımının ispatlanamamış olmasına rağmen davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu. - SMK m.151/2-c’ye göre yapılan maddi tazminat hesabının da hukuka aykırı olduğunu, 01.04.2022 tarihli kira/işletme sözleşmesinin lisans sözleşmesi gibi kabul edilmesinin isabetsiz olduğunu, Lisans bedeline göre zarar hesabı yapılabilmesi için; ya taraflar arasında aynı veya benzer konuya ilişkin yürürlükte bir lisans sözleşmesi bulunması ya da piyasada emsal lisans sözleşmelerinin ve somut ciro, pazar payı, markanın bilinirliği gibi objektif verilerin mevcut olması gerektiğini, Lisans bedeline göre tazminat hesabında; (i) tecavüz süresi, (ii) markanın bilinirliği, (iii) tarafların ekonomik büyüklüğü, (iv) markanın satışlara etkisi, (v) davalının kusur derecesi gibi unsurların dikkate alınması gerektiğini.-Manevi tazminata hükmedilmesinin de hatalı olduğunu, hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu beyanla mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekilinin 03/02/2026 tarihli ek beyan dilekçesinde; müvekkilinin 26/05/2023 tarihli ... başvuru numaralı "..." ibareli marka başvurusuna davacı tarafın itirazının YİDK'nın nihai kararı ile reddine karar verildiğini beyan etmiş ve dilekçe ekinde YİDK karar örneğini sunmuştur.Davacılar vekili istinaf dilekçesine cevabında; istinaf sebeplerinin yerinde olmadığını, reddine karar verilmesini talep ettiklerini beyan etmiştir. GEREKÇE:Markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, meni, maddi ve manevi tazminat talepli davada, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verildiği, davalı vekilinin istinaf başvurusunda bulunduğu anlaşılmıştır. Dairemizce istinaf incelemesinin, öncelikle HMK 355. Madde gereğince kamu düzeniyle ilgili hususlarda resen yapılması gerektiği, kamu düzeniyle ilgili bir usule aykırılık görülmesi halinde, 6100 Sayılı HMK 353/1-a maddesi gereğince; taraflarca ileri sürülen ve davanın esasına ilişkin olan istinaf sebeplerinin incelenmesine geçilmeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderileceği düzenlenmiştir.Mahkemenin gerekçeli kararının incelenmesinde, kararın gerekçe kısmında, bilirkişi raporunun özetinde, davaya konu olan davalının markasal kullanımlarının şekil görsellerine, davacı şekil markasına yer verilerek kullanıldığı görülmüştür.Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4968 E.-2024/6956 K. Sayılı,01.10.2024 tarihli ilamında ; "somut olaya gelince; mahkemece kararının hüküm fıkrasında taraf markalarının şekli görünümlerine yer verilmiştir. Mahkemece, gerektiğinde hükmün eki niteliğinde kroki ve şekillere kararın ekinde yer verebilir ise de; hüküm kısmında, yukarıda anılan yasal düzenlemelere uygun düşmeyecek biçimde şekillere yer verilmesi, davadan davalar doğmasına, tarafların yeniden uyuşmazlığa düşmelerine, infazda tereddüde neden olunmasına yol açabilecektir. Örneğin; marka kompozisyonlarının önem taşıdığı davalarda, renk ve diğer özelliklerinden yoksun bir şekilde markaların gerekçeli karara eksik yansıtılmalarının yanıltıcı sonuçlara neden olabileceği gözden uzak tutulmamalıdır (HGK'nun 2.11.2011 gün ve 2011/11-567, 2011/676 ve 14.11.2012 gün ve 2012/11-417, 2012/791 sayılı kararları da aynı yöndedir). Bu itibarla, mahkemece anılan hususlar nazara alınmadan karar tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir." denilerek kararın hüküm kısmında markaların şekil görünümlerine yer verilmesinin usule uygun olmadığına işaret edilerek, kararın resen bozulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.Yargıtay bozma ilamında yer verilen HGK'nun 2.11.2011 gün ve 2011/11-567, 2011/676 sayılı kararında ise; " Anayasa’nın 141. maddesi gereğince bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olması gereklidir. Gerekçenin önemi Anayasal olarak hükme bağlanmakla gösterilmiş olup gerekçe ve hüküm birbirine sıkı sıkıya bağlıdır. Hakim, hükmün gerekçesini hazırlarken içtihat ve bilimsel görüşlerden yararlanabilir..Gerekçe bölümünde hükmün dayandığı hukuki esaslar açıklanır. Hakim, tarafların kendisine sundukları maddi vakıaların hukuki niteliğini kendiliğinden araştırıp bulmalı ve hükmünü dayandırdığı hukuk kurallarını ve nedenlerini gerekçede açıklamalıdır. Gerekçe, hakimin tespit etmiş olduğu maddi vakıalar ile hüküm fıkrası arasında bir köprü görevi yapar (Kuru Baki, Arslan Ramazan,Yılmaz Ejder,Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı, Yetkin Yayınları, Ankara 2011,22.Bası, s:472). Bu açıklamalar ışığında somut olaya gelince: Somut olayda, mahkemece direnme kararının gerekçe kısmında marka olarak tescili istenilen işaret ve emsal olarak alınan dava dışı markalar şekil olarak değişik boyutlarda gösterilmiştir. Hüküm kısmında ise bu duruma uygun bir fıkra bulunmamaktadır. Mahkemece, gerektiğinde hükmün eki niteliğinde kroki ve şekillere kararın ekinde yer verebilirse de hükmün gerekçe kısmında, yukarıda anılan yasal düzenlemelere uygun düşmeyecek biçimde şekillere yer verilmesi, davadan davalar doğmasına, tarafların yeniden uyuşmazlığa düşmelerine, infazda tereddüte neden olunmasına yol açabilecektir." denilerek mahkemenin direnme kararının bozulmasına karar verilmiş, kararın gerekçe kısmında da markaların şekil unsuruna yer verilmesinin usule uygun olmadığı açıklanmıştır. Yukarıda emsal olarak dayanılan yargı kararları da gözetildiğinde; 6100 sayılı HMK'nın 297 ve 298. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının, iki tarafın iddia ve savunmalarının özetlerini, incelenen maddi ve hukuki olayın özünü, mahkemeyi sonuca götüren gerekçelerin neler olduğu hususlarını ihtiva etmesi gerektiği, bu itibarla gerekçeli kararda marka görseline ve markasal kullanımlara, fotoğrafik unsurlara yer verilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığı, bu hususun kamu düzeniyle ilgili olup Dairemizce resen dikkate alınması gerektiği kanaatine varılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin kabulü ile, mahkeme kararının 6100 Sayılı HMK 355. Madde ve 353/1-a-4-6. maddeleri gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemizin kararında işaret edildiği şekilde yargılamaya devam olunması için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile; 2- İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 27/11/2025 tarih, 2024/43 E. 2025/291 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-4-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine, 5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-4-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 26/03/2026