İSTİNAF KARAR TARİH: 06/11/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkili aleyhine İstanbul 35. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasından kambiyo senetlerine özgü takibe geçildiğini, takibin kesinleştiğini, ancak müvekkilinin davalıya ödemesi gereken hiçbir borcunun bulunmadığını, takip konusu …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/768 KARAR NO : 2025/1424 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 07/12/2022 NUMARASI : 2021/689 E. - 2022/893 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİH: 06/11/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkili aleyhine İstanbul 35. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasından kambiyo senetlerine özgü takibe geçildiğini, takibin kesinleştiğini, ancak müvekkilinin davalıya ödemesi gereken hiçbir borcunun bulunmadığını, takip konusu borcun 22/06/2016 keşide tarihli çeke dayandığını, ilgili çek incelendiğinde, lehtar sıfatında ... Plastik Ambalaj San. ve Dış Tic. ismi altında adi şirketin mevcut olduğunu, ilgili şirketin, vergi kayıtlarında müvekkilinin adına görüldüğünü ancak müvekkilinin böyle bir şirketinin olmadığı gibi üzerindeki imzanın da müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin hiçbir zaman ticaret ile uğraşmadığını, iş yeri kurmadığını, takip konusu çek üzerindeki şahısları tanımadığını, ödeme emrinde belirtildiği şekilde ... Plastik Ambalaj San. ve Dış Tic. adında bir işletmesinin hiçbir zaman olmadığını, müvekkilinin uzun yıllardır asgari ücretle bir şirkette işçi olarak çalıştığını, bu durumun SGK kayıtları ile de sabit olduğunu, takip konusu çekin müvekkili tarafından ciro edilmediğini, çek üzerindeki imzaların müvekkiline ait olmadığını, bu durumun çıplak gözle dahi açıkça tespit edilebileceğini, davalı tarafın müvekkilininden 2.800,00 TL çek tazminatı talep ettiğini, bu hususun hukuka aykırı olduğunu, dava konusu çekin 3 yıllık zamanaşımı süresi içinde icra takibine devam edilmemesi nedeniyle kambiyo senedi niteliğini yitirdiğini, artık davalının zamanaşımına uğrayan çeke dayanarak müvekkilinden alacak talep etme hakkının olmadığını, davalı tarafın kötü niyetli olduğunu iddia ve beyan ederek davanın kabulüne, müvekkilinin, davalıya, İstanbul 35. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespitine, davalının, takip konusu alacakların %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın, ... ... Bankası A.Ş. Sarıyıcedit Şubesi'nden keşideli, C1 0204361 numaralı, 22/06/2016 keşide tarihli ve 28.000,00 TL bedelli çekin meşru hamili olduğunu, anılan çeke istinaden keşideci ... Dış Tic. ve Kimya San. Ltd. Şti., lehtar/ciranta ... Plastik Ambalaj San. ve Tic. Dış Tic. ... ..., ciranta ... Tem. Kozmetik Tekstil Gıda Ağaç Ürün. San. ve Tic. Ltd. Şti. Hakkında İstanbul 35. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasından kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, müvekkili bankanın, kanundan kaynaklı hakkını kullandığını ve tüm çek sorumlularına karşı takip başlattığını, ciroları inceleme ve imzaların geçerliliğini araştırma görevi bulunmadığını, bu sebeple hiçbir kötü niyet ya da ihmalinin bulunmadığını, takip talebi ve ödeme emri incelendiğinde, çek tazminatından cirantaların sorumlu tutulmadığının belirtildiğinin görüleceğini, ayrıca icra dosyasında davacı hakkında işlem yapıldığından zamanaşımı gerçekleşmediğini iddia ve beyan ederek davanın reddine, davacının %20 oranında icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesi kararıyla; dava, çeke dayalı açılan icra takibinde takibe konu çekteki imzanın davacıya ait olmadığı iddiası ile davacının icra takibi nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davaya konu çek, ... Sahrayıcedit Şubesi'ne ait keşidecisi dava dışı ... Dış Tic ve Kimya San ve Tic Ltd Şti, lehdarı davacı ... Plastik ... ... olan 22/06/2016 keşide tarihli 28.000,00-TL bedelli çektir. Çekin süresinde davalı tarafından bankaya ibraz edildiği ve karşılıksız şerhinin yazıldığı görülmüştür. Mahkememizce imza incelemesi yapılması bakımından dosyanın grafolog bilirkişiye tevdi ile bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş, grafolog bilirkişi raporunda; inceleme konusu çekteki birinci ciranta imza ile ... ...'ya ait mukayese imzaları arasında yapılan karşılaştırmada; inceleme konusu çekteki imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla ... ...'nın eli ürünü olmadığı tespit edilmiştir. Mahkememizce aldırılan 29/08/2022 tarihli bilirkişi raporu ile çekte bulunan ciro imzasının davacıya ait olmadığının tespit edildiği, bilirkişi raporunun mukayese belgeler açısından teknik açıdan yeterli incelemeyi içerdiği ve hüküm kurmaya elverişli bulunduğu, imza sahteliğinin mutlak def'i olup herkese karşı ileri sürülebileceği, davacının dava konusu çekten dolayı davalıya borçlu olmadığı Mahkememizce sabit görüldüğünden," Davanın kabulü ile davacının İstanbul 35. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı icra takibi nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine,Davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece alınan grafolog bilirkişi raporunda inceleme konusu çekteki birinci ciranta imza ile ... ...'ya ait mukayese imzaları arasında yapılan karşılaştırmada inceleme konusu çekteki imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla ... ...'nın eli ürünü olmadığı yönünde mütâlâa bildirildiğini, davaya konu çekin keşide yılı 2016 olduğunu, mukayeseye konu imzaların ekseriyeti 2019 yılında atılmış imzalar olduğunu, davacı imzalarında format değişikliği yaptığını, dosyada kanaat oluşturmaya yeterli mukayese imza bulunmadığını, 22/06/2016'dan önce ve bu tarihe yakın başka amaçlarla yazılmış samimi yazıları içerir belgelerin muhtarlık, noterlik, banka, seçim kurulları, tapu ve vergi dairleri, nüfus müdürlüğü, dernek ve vakıflar gibi çeşitli kurum ve kuruluşlardan araştırılarak temin edilmesi akabinde mevcut olan evraklarla birlikte yeni bir bilirkişiden rapor alınması gerekirken mevcut rapora istinaden davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu İİK 72 maddeye göre açılan menfi tespit davasıdır.Davacı icra takibine konu çekteki imzanın kendisine ait olmadığını çekin zamanaşımına uğradığını ve çek tazminatı istenemeyeceğini ileri sürmektedir. İstanbul 35. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasında icra takibine konu çekin ... ... Bankası A.Ş.'ye ait; keşidecisi ... Dış Ticaret ve Kimya Sanayi Limited Şirketi, lehtarı ... Plastik ... ... olan, 22/06/2016 keşide tarihli, C1 0204361 seri numaralı ve 28.000,00.-TL bedelli olduğu görülmüştür.Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Prof. Dr. ...tarafından düzenlenen 29/08/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" beyaz ışık ve değişik açılarda verilen ışık ışınları, yüksek çözünürlü (scanner) tarayıcı, bilgisayar analiz programları kullanılarak, grafolojik, grafometrik ve kaligrafik esaslar dahilinde yapılan mukayeseli incelemede; inceleme konusu çekteki birinci ciranta imza ile ... ...'ya ait mukayese imzaları arasında yapılan karşılaştırmada; mukayese imzalarının iki farklı varyasyon içerdiği, başlangıç hareketlerinde ve bitiş hareketlerinde, ara gramalarda farklılıklar görüldüğü, genel kabul görmüş karakteristik tanı unsurlarından; işleklik derecesi, alışkanlıklar, tersim biçimi, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından değerlendirildiğinde; inceleme konusu çekteki imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla ... ...'nın eli ürünü olmadığı görüş ve kanaatine varıldığı" bildirilmiştir.Senetteki imzanın borçluya ait olduğunun ispat külfeti senet elinde olup, takibe başlayan ve imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir. (HGK 26/04/2006 tarih, 2006/12-259 E., 2006/231 K. sayılı kararı) Bu durumda davanın niteliği itibari ile imzanın borçluya ait olduğunu kanıtlama külfeti alacaklıya aittir.İmza incelemesinde öncelikle senedin düzenleme tarihinden öncesine ilişkin borçluya ait olduğu muhakkak olan karşılaştırmaya elverişli imzalarını taşıyan belgeler, keşide tarihine en yakın tarihli olanından başlayarak bilirkişi tarafından mukayeseye esas alınmalıdır. Yapılacak bilirkişi incelemesinin, konunun uzmanınca ve yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuvar ortamında, optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak, grafolojik ve grafometrik yöntemlerle yapılması, bu alet ve yöntemlerle gerek incelemeye konu ve gerekse karşılaştırmaya esas belgelerdeki imza veya yazının tersim, seyir, baskı derecesi, eğim, doğrultu gibi yönlerden taşıdığı özelliklerin tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılması; sonuçta, imza veya yazının atfedilen kişiye ait olup olmadığının, dayanakları gösterilmiş, tarafların, mahkemenin ve Yargıtay’ın denetimine elverişli bir raporla ortaya konulması, gerektiğinde karşılaştırılan imza veya yazının hangi nedenle farklı veya aynı kişinin eli ürünü olduklarının fotoğraf ya da diğer uygun görüntü teknikleriyle de desteklenmesi şarttır. Nitekim bu ilkeler, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.10.2019 tarihli ve 2017/12-2692 E., 2019/1003 K. sayılı kararında da benimsenmiştir.Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, icra takibine konu imzanın davacıya ait olmadığı bilirkişi raporu ile tespit edildiği, ispat yükümlülüğünün davalı alacaklıda olduğu, imza incelemesinde bir kısım mukayese imzalar çek tanzim tarihinden sonrasına ait ise de, istiktap tutanağı ve çek tanzim tarihinden öncesine ait 2014 tarihli doğalgaz kullanım sözleşmesinin aslının bulunduğu, yapılan incelemenin yeterli olduğu, davalı tarafından ilgili kurumlardan imza örneklerinin celbi talep edilmiş ise de, talebinin somutlaştırılmadığı da anlaşılmakla, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar dosya kapsamına göre yerindedir.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davalının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/12/2022 tarih ve 2021/689 E. 2022/893 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.091,12 -TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 522,78-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.568,34-TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 06/11/2025