İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/10/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : DAVA DİLEKÇESİ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 22/03/2021 tarihinde müvekkilleri, ... ..., ..., ...'e karşı yapılan İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/183 Esas sayılı dosyasının İhtiyati Haciz Kararı doğrultusunda gerçekleştirilen haciz neticesinde, müvekkilinin ... kurumu…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/510 Esas KARAR NO : 2025/1322 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 12/12/2022 NUMARASI : 2021/627 E. - 2022/840 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/10/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : DAVA DİLEKÇESİ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 22/03/2021 tarihinde müvekkilleri, ... ..., ..., ...'e karşı yapılan İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/183 Esas sayılı dosyasının İhtiyati Haciz Kararı doğrultusunda gerçekleştirilen haciz neticesinde, müvekkilinin ... kurumu olmaları sebebiyle haciz baskısı ve tehdidi altında borçlu olmadıkları ödeme emrinin tebellüğ edilmesiyle borca itiraz edecekleri ihtiyati haczi kapak hesabıyla birlikte 493,463.00 TL olarak ödemek zorunda kalmış bulunduklarını, yapmış oldukları ödemenin borcun kabulü manası taşımadığını, zira ihtirazı kayıt ile ödenmiş olduğunu, davacı iki ticari işletme arasında ticari ilişkin bulunmadığını, müvekkili ... ... A.Ş.'nin ... ... marka adıyla ... hizmeti vermekte olup, müvekkili ... A.Ş.'nin ... ...'da ... hizmetlerini yürütmekte olduğunu, ... A.Ş.'nin, yalnızca ... ...'da ... hizmeti vermek üzere kurulmuş bir şirket olup, bu anlamıyla 2 müvekkili arasındaki organik bağın varlığının tartışmasız olduğunu, iki şirket arasında devam eden birbirine özgülenmiş hizmet ilişki doğrultusunda; ... ... A.Ş.'nin, ... A.Ş. emrine 16/03/2021 ve 16/04/2021 tarihli ve toplam 750.000 TL bedelli 2 adet çek düzenleyip, teslim etmiş olduğunu, müvekkili ... ... Hizmetleri A.Ş. ile müvekkili ... ... Hizmetleri A.Ş. arasında ... hizmetleri verilmesine ilişkin bir hizmet sözleşmesi bulunmakta olup, ... ... Hizmetleri A.Ş.'nin vermiş olduğu hizmet karşılığında; ... ... tarafından ... emrine ... Bank Gebze/Kocaeli şubesinden, keşide yeri İstanbul olan, 16.03.2021 vade tarihli ... çek nolu, 375.000,00 TL bedelli ve ... Bank Gebze/Kocaeli şubesinden, keşide yeri İstanbul olan, 16.04.2021 vade tarihli 1106390 çek nolu, 375.000,00 TL bedelli iki adet çek düzenlenmiş olduğunu, söz konusu bu çeklerin ... yetkilisi tarafından cirolandıktan sonra ...tarafından çalınmak suretiyle piyasaya arz edilmiş olduğunu, çeklerin ...'nın elinden rıza dışı çıkması üzerine ; Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/959 E. Sayılı dosya ile çeklerin iptaline ilişkin hukuki yola başvurulmuş, yatırılan teminatla birlikte mahkemenin "çeklerin başkalarına ödenmemesi hususunda ödemeden men kararı" vermiş olduğunu, davalının, müvekkili şirketlerin bahsi geçen çek borcunu ödeyebilecek gücü olduğunu bilmekte ve hukuk dışı yolla iktisap ettiği çekleri tahsil ederek haksız kazanç elde etmeye çalışmakta olduğunu, müvekkillerinin, davalının bir an evvel ihtiyati haciz yolu ile karşılaştığı için mağdur olduklarını, bu nedenle ivedi şekilde bahsi geçen çek ile ilgili olarak yapılacak olan ihtiyati haciz ve icra takiplerinin durdurulması ve depo edilen paranın ivedilikle alacaklının hesabına geçmesinin engellenmesi maksadı ile İhtiyati Tedbir talep etme zorunluluğu bulunduğunu, böyle bir kararın verilmemesi halinde müvekkilinin borçlu olmadığı bir bedeli davalıya ödemek zorunda kalacağını beyanla; öncelikle İhtiyadi Tedbir taleplerinin kabulü ile Teminatsız Mahkeme Aksi karar alır ise teminat ile takibin durdurulmasına, ve paranın alacaklının hesabına geçirilmesinin engellenmesine, ... bank gebze/kocaeli şubesine ait, keşide yeri istanbul olan, 16.03.2021 vade tarihli ... çek nolu 375.000 tl bedelli çek ile ilgili olarak müvekkillerinin açmış olduğu davanın kabulüne, borçlu olmadığının tespitine, dava konusu çekin müvekkiline iadesine, davalı aleyhine %20'den az olmayacak Kötü Niyet ve %20'den az olmayacak haksız icra tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu çekin keşidecisinin ... ..., lehdarının ..., ikinci cirantanın ..., üçüncü cirantanın ..., dördüncü cirantanın ise müvekkili olduğunu, davacıların iddiasının ise çekin ... şirketi yetkilisi ...'in çantasından bir anda kaybolduğu veya çalındığı yönünde olduğunu, çekin kaybolduğu iddia edildiğine göre ilk şüphelinin de ... olması gerektiğini, çünkü ... şirketinden sonraki cirantanın ... olduğunu, ...'ün ise dava konusu çekin keşidecisi ... ... Hizmetleri şirketinin yetkilisi olduğunu, bu durumda iki ihtimal ortaya çıktığını, gerçekten bir suç işlendiyse ya baş şüpheli ... olduğunu ya da davacıların çalıntı beyanlarının tamamen uydurmaca olduğunu, ...'ün keşideci şirket yetkilisi olduğu ve davacıların birlikte hareket ettiği düşünüldüğünde kendi keşide ettiği çeki çalmadığının düşünülebileceğini, zaten ... hakkında yapılan bir şikayet de olmadığını, dava kousu çek İstanbul 14.İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyasıyla icra takibine konulmuş olduğundan yetkili ticaret mahkemelerinin de İstanbul (Çağlayan) Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davacı ... ... Hizmetlerinin dava konusu çekin keşidecisi olup davacının çekteki imzasına bir itirazı bulunmadığını, imzaların istiklali prensibi gereği lehtar imzasının sahte olması dahi keşideciyi sorumluluktan kurtarmazken davacılardan hiçbirinin çekteki imzasına itiraz etmemiş olduğunu, çekteki imzasına itiraz etmeyen ve şahsi bir defii ileri sürmeyen davacı ... ... Hizmetlerinin çek nedeniyle müvekkiline karşı sorumluluğunun devam etmekte olduğunu, dava dilekçesinde, dava konusu çekin keşide edildikten sonra ... şirketine verildiğinin belirtilmiş olduğunu, davacı ... ... Hizmetleri çekin, ... şirketine verdiğini belirttiğine göre davacı ... ... Hizmetlerinin, dava konusu çeke hamil olmadığını, zaten çek iptal davasını açanın bu davacı olmadığını, dava konusu çekte hak sahibi olmadığından davacı ... ... Hizmetlerinin aktif husumet ehliyeti de olmadığını, dava dilekçesinde çekin ... yetkilisinin elindeyken çalındığının iddia edilmiş olduğunu, davacı ...'nin dava konusu çekin lehtarı olup davacının çekteki imzasına bir itirazı olmadığını, davacıların iddiasında samimi olmaması bir yana TTK'nun 792.maddesinin; çek eline geçmiş bulunan yeni hamilin, çeki iktisapta kötüniyetli veya ağır kusurlu olması halinde çeki geri vermekle yükümlü olduğunu hükme bağlamış olduğunu, müvekkilinin, çeki iktisap anında çekin çalıntı olduğu konusunda bir bilgisi bulunmadığı gibi davacı ...'nin buna ilişkin yazılı bir delil ibraz etmemiş olduğunu, zaten dava dilekçesinde müvekkiline atfedilen hiçbir kötüniyet iddiası da bulunmadığını, müvekkilinin soruşturma dosyasında şüpheli de olmadığını, davacı ...'ün hem keşideci şirket yetkilisi hem de ... şirketinden sonraki ciranta olduğunu, yani bu davacının çekte hem keşideci şirket yetkilisi olarak hem de şahsi olarak cirosu bulunduğunu, diğer davacılar gibi bu davacının da çekteki imzalarına bir itirazı olmadığını, çekteki imzasına itiraz etmeyen ve şahsi bir defii ileri sürmeyen davacının çekten ötürü sorumluluğunun devam ettiğini, çekin davacı ...'ün elinden çıktığına dair bir beyan olmadığını, o halde bu davacının çekte hak sahibi olmadığını, zaten çek iptal davasını açanın da bu davacı olmadığını beyanla; açılan davanın reddine, davacıların %20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesin kararıyla; İstanbul 14. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davalı tarafından davacılar aleyhine 375.000,00 TL asıl alacak üzerinden ilamsız takip başlatıldığı, takibe dayanak 16/03/2021 tanzim tarihli 375.000,00 TL meblağlı çek olduğu anlaşılmıştır. Menfi tespit davalarında ispat yükü davalı üstünde olup, alacaklı olduğu ispatlamak davalı tarafa düşmektedir. Bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, davalının dava konusu çekten kaynaklı alacaklı olduğunu kanıtlayamadığı, taraflar arasında bir ticari ilişkinin varlığının hesaplanamadığı anlaşılmakla mahkememizce verilen kararda dikkate alındığından, 1-Davanın KABULÜ ile; Davacıların İstanbul 14. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra dosyasında ve buna dayanak 16/03/2021 keşide tarihli 375.000,00TL bedelli, ... nolu çek nedeni ile davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, davacılar adına başlatılan takibin iptaline, 2-Davacıların kötüniyet tazminatı talebinin reddine, karar verilmiştir. İSTİNAF: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece davanın kabulüne yönelik verilen karar ve gerekçesinin maddi hukuka açıkça aykırı olduğunu, menfi tespit davalarında ispat yükü davalı/alacaklı üzerinde ise de kambiyo senedine karşı açılan menfi tespit davalarında ispat yükü davalı/alacaklı üzerinde değil , davacı/borçlu üzerinde olduğunu, kambiyo senetlerinde mücerretlik ilkesi geçerli olduğundan çeki elinde bulunduran hamilin çeki hangi nedenle ve hangi ticari ilişkiye istinaden iktisap ettiğini açıklama ya da kanıtlama yükümlülüğü bulunmadığını, çek bir ödeme aracı olduğundan taraflar arasında ticari ilişkinin bulunmayışı çekten kaynaklanan alacağın varlığına halel getirmediğini, davacıların iddialarının çelişkili olduğunu, mahkemenin çekin istirdadına yönelik karar vermemesinin hatalı olduğunu, davacıların iddiasına göre dava konusu çek, 20/12/2020 tarihinde çekin lehtarı olan ... şirketi yetkilisi ...'in çantasında kaybolduğunu, davacıların beyanları ile ticari defterleri arasında bir çelişki olduğunu, çekte ... şirketinden sonra keşideci şirket yetkilisi olan ...'ün cirosu bulunduğunu, çekin lehtarı olan ... şirketi uhdesinde kaybolduğu yönündeki iddiayı çürüttüğünü, çekin çalındığına yönelik soruşturma başlatıldığını, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, davacılar çekin nasıl kaybolduğundan bihaber iken çekin ...isimli kişi tarafından ele geçirildiğini öğrenmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacıların çekin keşidecisi, lehdarı ve çekin 2.cirantası olduğundan hiçbirinin çekteki imzasına bir itirazı bulunmadığını, TTK 687 maddesinde, bile bile zararına hareket etmedikçe şahsi defilerin iyiniyetli yetkili hamile karşı ileri sürülemeyeceği hüküm altına alındığını, davacıların çekten sorumlu olduğunu, mahkemenin kambiyo senedine karşı açılan menfi tespit davalarında ispat yükünün davalı/alacaklı üzerinde olduğuna dair gerekçesinin hatalı olduğunu, davacıların kayıp çalıntı iddiaları gerçeğe aykırı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için çekin çalıntı olduğu durumda müvekkilin, çeki iktisap anında çekin çalıntı olduğu konusunda bir bilgisi bulunmadığı gibi davacı taraf buna ilişkin somut bir delil ibraz etmediğini, davacıların müvekkiline atfedilen hiçbir kötüniyet iddiası da bulunmadığını, müvekkili soruşturma dosyasında şüpheli dahi olmadığını, müvekkili takip konusu çekte yetkili ve meşru hamil olduğunu, müvekkili çekte ödeme yasağı bulunduğunu bankaya ibraz anda öğrendiğini, davacıların açıkça gerçeğe aykırı beyanları nedeniyle resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan, suç uydurma, yargı görevi yapanı etkilemeye teşebbüs ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından şikayette bulunulduğunu, soruşturma Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2021/107921 nolu dosyasıyla devam ettiğini, mahkemenin soruşturma sonucunu beklemeden karar verdiğini belirterek istinaf isteminin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddi ile, davacıların %20 den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAFA CEVAP: Davacılar vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davalı tarafın istinaf sebepleri, maddi gerçeğe aykırı ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu, mahkemece verilen karar yasaya, usule ve hakkaniyete uygun olduğundan davalının istinaf talebinin reddi ile mahkeme kararının onanmasını talep etmiştir. GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu İİK 72 maddeye göre açılan menfi tespit davasıdır.İstanbul 14. İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında davalı alacaklı tarafından borçlular aleyhine 16/03/2021 tarihli çeke istinaden 18/03/2021 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı ve 23/03/2021 tarihinde, davacılar tarafından icra dosyasına ihtirazı kayıtla ödeme yapıldığı anlaşılmıştır.Davacılar dava dilekçesi ile imzalı çekin rızaları ihtilafında ellerinden çıktığını ileri sürmektedirler. Davalı cevap dilekçesi ile, , müvekkilinin soruşturma dosyasında şüpheli olmadığını, davacı ...'ün hem keşideci şirket yetkilisi hem de ... şirketinden sonraki ciranta olduğunu, yani bu davacının çekte hem keşideci şirket yetkilisi olarak hem de şahsi olarak cirosu bulunduğunu, diğer davacılar gibi bu davacının da çekteki imzalarına bir itirazı olmadığını, çekteki imzasına itiraz etmeyen ve şahsi bir defii ileri sürmeyen davacının çekten ötürü sorumluluğunun devam ettiğini, çekin davacı ...'ün elinden çıktığına dair bir beyan olmadığını, o halde bu davacının çekte hak sahibi olmadığını, zaten çek iptal davasını açanın da bu davacı olmadığını beyanla; açılan davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.22/09/2022 tarihinde hazırlanan bilirkişi raporunda özetle; "...Davacı ... ... Hizmetleri Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından incelemeye sunulan 2020-2021 yılları ticari defterlerin 6102 sayılı yeni TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, Davacı ... ... Hizmetleri A.Ş tarafından incelemeye sunulan 2020-2021 yılları ticari defterlerin 6102 sayılı yeni TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, Davacı şirketler ile davalı arasında ticari bir ilişki olduğuna dair herhangi bir bilginin dava dosyasına sunulmadığı, Davaya konu 16.03.2021 keşide tarihli çekin cirantalarından biri olan davalı ... ’un Avukatı... ile iletişime geçildiği, ancak davalı yan vekili müvekkilinin tacir olmadığından herhangi bir ticari defter veya kaydı bulunmadığının sözlü olarak bildirildiğini, davaya konu çekin, davacılar tarafından ciro edildikten sonra İ. ... ve Davalı ... ‘un eline hangi surette geçtiği ve ne tür bir ticari muameleye dayandığı hususunun belirsiz olup, ispata muhtaç olduğu.." yönünde kanaat bildirilmiştir. Mahkemece menfi tespit davasında ispat yükünün davalı üzerinde olduğu, davalı tarafından ispat yükümlülüğü yerine getirilmediğinden davanın kabulüne karar verilmiştir. Dava konusu çekin 16/03/2021 keşide tarihli 375.000,00 TL bedelli olduğu, davacı ... ... Hizmetleri Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından keşide edildiği, diğer davacı ... ... Hizmetleri A.Ş. ’den sonra bir diğer davacı ... tarafından ciro edildiği, sonrasında ise sırasıyla..., Davalı ... tarafından ciro edildiği, dava dışı ...isimli kişi ise çekin cirantaları arasında bulunmadığı görülmüştür. Davacı vekilinin dava dilekçesinde, savcılık soruşturmasında, çekin cirantası ...'un ve diğer ifadesi alınan şüphelilerin ifadelerine yer verdiği, çeklerin çalındığını, müvekkilinin elinden rızası dışında çıktığını, tefecilik faaliyeti yürüten davacıların eline, dava dışı ...aracılığıyla geçtiğini ileri sürerek Bakırköy CBS'nın 2020/107482 soruşturma sayılı dosyasına dayandığı anlaşılmıştır.Dava dilekçesi ekindeki evraklardan, savcılık tarafından kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, daha sonra itiraz üzerine Bakırköy 1. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2021/1653 D. İş sayılı dosyası ile, soruşturmanın genişletilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.Mahkemece menfi tespit davasında, ispat yükünün alacaklıya ait olduğu ve davalının çeki hangi ticari ilişkiye istinaden iktisap ettiğini açıklama yükümlülüğünü yerine getirmediği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmesi isabetli olmamıştır.TTK 790. Maddede ; "Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son curo beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı taktirde yetkili hamil sayılır.... " hükmü düzenlenmiştir.Dosya kapsamında bulunan çek örneğinden, çekin görünüşte düzgün ciro silsilesi ile, davalı ... tarafından iktisap edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda ispat yükü davacıda olup, TTK 792. Madde gereğince, çekin rızası dışında elinden çıktığını ve hamilin çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğunu veya iktisapta ağır kusurlu olduğunu ispat ederek, çeki veya çek bedelini ödemişse çek bedelinin istirdadını talep edebilecektir. Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde,Davacı tarafından, 375.000,00 TL bedelli iki adet çekin imzalı olarak dava dışı ...tarafından çalınarak piyasaya sürüldüğünü ileri sürüldüğü,, buna ilişkin karakolda alınan beyanların bulunduğu, ... çeki borcuna karşılık ...'ten aldığını ileri sürdüğü, ...'in ise borcu kabul etmediği, tüm beyanların birlikte değerlendirilerek ve Bakırköy C. başsavcılığının 2020/107482 esas sayılı dosyasının akıbeti araştırılarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekir iken ispat yükünün tayininde hataya düşülerek ve eksik inceleme ile karar verilmesi ayrıca kabule göre de, davacının istirdat talebi de bulunduğu göz önüne alınarak bu hususta olumlu olumsuz karar verilmemesi yerinde görülmemiştir.Tüm bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulüne mahkeme kararının kaldırılmasına dosyanın ait olduğu mahkemesi ne iadesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2- İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 12/12/2022 tarih, 2021/627 E. 2022/840 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 16/10/2025