İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Davalı tarafından yapılan, müvekkilin marka hakkına yönelik tecavüzün tespiti, ref’i ve devam edenler yönünden men’ine, "... ..." İsimli İş Yeri Üsküdar/İstanbul adresinde faaliyet gösteren "... ..." isimli iş yerindeki "şekil i…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO : 2026/58 KARAR NO : 2026/218 İNCELENEN ARA KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 29/09/2025 Tarihli Ara Karar NUMARASI : 2024/112 E. - DAVANIN KONUSU: Marka (Manevi Tazminat İstemli) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Davalı tarafından yapılan, müvekkilin marka hakkına yönelik tecavüzün tespiti, ref’i ve devam edenler yönünden men’ine, "... ..." İsimli İş Yeri Üsküdar/İstanbul adresinde faaliyet gösteren "... ..." isimli iş yerindeki "şekil ibareli" markası ve/veya bu markalarla iltibas yaratacak ibareleri taşıyan tabelanın ve tüm kullanımların kaldırılarak el konulmasına ve imhasına, tecavüz sebebiyle oluşan maddi zararlara ilişkin dava açma hakkının saklı kalmak kaydıyla, 5.000,00 manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı aleyhine verilen kararın masrafı davalıdan karşılanarak bir tirajı yüksek gazetede ilanına, işbu dosyanın eki niteliğindeki İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2024/35 D.İş dosyası kapsamında yapılan, yediemin masrafları da dahil olmak üzere tüm giderlerin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesinin 29/09/2025 tarihli kararı ile; "Mahkemece verilen 21/04/2025 tarihli ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, teminatın yatıran davalıya iadesine" karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporuna itiraz süresi tanınmaksızın ve raporun içeriğindeki çelişkiler giderilmeksizin 29.09.2025 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbirin kaldırılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili ...’nun "..." markasını ve dava konusu logoyu 1982 yılından beri kesintisiz ve yoğun şekilde kullandığını, bilişim incelemesinin de bu öncelikli hak sahipliğini 1998 yılına kadar götürerek teyit ettiğini, buna karşın raporda asli müdahilin öncelikli hak sahibi olduğu yönündeki tespitin hatalı olduğunu, davalının müvekkiline ait tescilli şekil markasını bilerek ve kötü niyetle kullandığını, her iki işaretin görsel ve kavramsal olarak ayırt edilemeyecek derecede benzer olması nedeniyle tüketiciler nezdinde fiilen karıştırılma yaşandığını, raporda belirtilen "sessiz kalma yoluyla hak kaybı" iddiasının beş yıllık sürenin dolmaması ve davalının kötü niyeti nedeniyle hukuken oluşmadığını, dosyadaki iki farklı bilirkişi raporu arasındaki taban tabana zıtlıklar giderilmeden karar verilmesinin adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini belirterek, eksik ve hatalı rapora dayalı ara kararın kaldırılmasını ve ihtiyati tedbirin devamına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Anonim Şirketi vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacının istinafa süresinde başvurmamış olduğunu, davacının haksız ve mesnetsiz istinaf itirazlarının reddine karar verilmesini talep etmiştir. Asli Müdahil vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından 21.04.2025 tarihli ihtiyati tedbirin kaldırılmasına yönelik 18.11.2025 tarihli karara karşı sunulan istinaf başvurusunun reddine, karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE Dava, davalının “... ...” isimli iş yerinde kullandığı şekil ibareli işaretin davacıya ait ... tescil numaralı markaya tecavüz oluşturduğu iddiasına dayalı olarak, tecavüzün tespiti, ref’i ve men’i,ile tazminat istemlerine ilişkindir. Davacı vekili ihtiyati tedbir olarak; davalının Üsküdar/İstanbul’da faaliyet gösteren “... ...” isimli iş yerinde ve satış standında kullandığı, davacıya ait ... tescil numaralı şekil markasıyla aynı veya iltibas yaratacak derecede benzer olan işaretlerin kullanımının tedbiren durdurulmasına, bu kapsamda söz konusu şekil ibareli tabelanın, görsellerin ve tüm marka kullanımlarının kaldırılmasına, dava konusu işaretleri taşıyan her türlü materyale el konulmasına ve imhasına, karar verilmesi talep etmiştir. ... Firması dosyaya asli müdahil olarak katılmış ve dava konusu işaretin gerçek hak sahibinin kendisi olduğunu, Türkiye’de ve yurtdışında önceye dayalı tescil sahibi olduğunu ileri sürerek davacı markasının hükümsüzlüğünü talep etmiştir. İlk derece mahkemesince, ters teminat tedbirine hükmedilmiş, davalı tarafından 100.000,00 TL teminat yatırılmıştır. Bilirkişi raporu sonrası mahkemece 29/09/2025 tarihli ara karar ile, tedbirin devamında hukuki yarar kalmadığı kanaatiyle 21/04/2025 tarihli ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına ve yatırılan teminatın iadesine karar verilmiş , davacı vekili istinaf talep etmiştir. 25/08/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Asli müdahil tarafından ileri sürülen önceye dayalı kullanım/tescil iddiaları dikkate alınarak, davacıya ait ... numaralı şekil markası bakımından asli müdahilin gerçek hak sahibi olma ihtimali bulunduğu, davacı markasının kapsamı bakımından kısmi hükümsüzlük koşullarının oluşabileceği belirtilmiştir. Somut olayda, tecavüz ihtimali bulunduğu kanaatiyle ters teminat tedbirine hükmedilmiş, sonrasında ise tedbir kararı kaldırılmış olup, asli müdahale ve birleşen hükümsüzlük davası ile alınan raporda davacıya ait ... numaralı şekil markası bakımından asli müdahilin gerçek hak sahibi olma ihtimalinin bulunduğu ve davalı ile asli müdahil arasında sözleşmesel ilişki bulunduğu yönünde değerlendirme bulunduğu, ayrıca asli müdahilin tescilsiz markasının Türkiye'de uzun süredir ticaret alanında kullanıldığına ilişkin delillerin mevcut olduğu dikkate alındığında bu aşamada tedbir talebinin sadece fiili kullanım ile davacıya ait tescilli marka arasında benzerlik-iltibas ihtimaline dayalı değerlendirilemeyeceği, hükümsüzlük davasının sonucunun eldeki davanın sonucuna etkili olacağı, bu bakımdan davalı kullanımlarının hukuka aykırı olup olmadığının yargılamayı gerektirdiği, davacının tecavüz iddiası yönünden tedbir uygulanabilmesi için yaklaşık ispat şartının mevcut olmadığı , mahkemece yargılamanın seyri ile değişen delil durumuna göre tedbir kararının değiştirilmesinde bir usulsüzlük bulunmadığı, tedbir kaldırılmış ise de, bilirkişi raporuna beyan ve itirazların ileri sürülmesinin mümkün olduğu, esasa ilişkin istinaf sebeplerinin ise esasla birlikte değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmakla, ilk derece mahkemesinin tedbirin kaldırması yönündeki kararında isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m.353/1-b-1 uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 29/09/2025 tarih ve 2024/112 E. Sayılı ara kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcı davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 05/02/2026