T.C. DİYARBAKIR BAM 11. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No 2024/383 - 2025/974 T.C. DİYARBAKIR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/383 KARAR NO : 2025/974 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DAVANIN KONUSU : Rücuen Tazminat BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 09/10/2025 Taraflar arasında görülen davada Mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararı…
T.C. DİYARBAKIR BAM 11. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No 2024/383 - 2025/974 T.C. DİYARBAKIR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/383 KARAR NO : 2025/974 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DAVANIN KONUSU : Rücuen Tazminat BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 09/10/2025 Taraflar arasında görülen davada Mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararın istinaf incelemesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor ile istinaf sebepleri dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup incelendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; Müvekkili kurumun bina ve eklentilerinin güvenliğinin sağlanması ihale yöntemiyle özel güvenlik şirketlerinden satın alındığını, hizmeti yürütmek üzere çalıştıracağı işçileri güvenlik şirketlerinin belirlemekte olduğunu, işe alma ve işten çıkarma gibi sorumlulukların bu şirketlerde bulunduğunu, dava dışı ... adlı özel güvenlik işçisinin davalı şirketlerin bünyesinde çalışmış olduğunu, yüklenici firmaya iadesinin yapıldığını ve yüklenici firma tarafından da iş akdinin sona erdirildiğini, dava dışı işçi tarafından açılan işe iade istemli davanın kabul edilmesi ile süresinde işe başlatılmaması nedeniyle işe iade kararında hüküm altına alınan alacakların müvekkili kurum tarafından dava dışı işçiye ödendiğini, Davalı yüklenici firmaların , dava dışı işçiye karşı İş Kanunundan doğan bütün borç ve yükümlülükleri, özlük haklarından doğan sorumluluğu şartname hükmü uyrınca kabul ettiğini belirterek Diyarbakır İcra Müdürlüğünün 2020/104358 E. Sayılı takip dosyasında müvekkili tarafından ödenen tazminatların davalı yükleniciden ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili; Yetki itirazının bulunduğunu, davaya bakmakla yetkili mahkemenin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davacının faiz başlangıç tarihi olarak dava dışı işçiye yapılan ödeme tarihinin dikkate alınması yönündeki talebinin hukuka aykırı olduğunu, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde dava tarihinin temerrüt tarihi olarak kabul edilmesini ve faizin bu tarih itibariyle dikkate alınması gerektiğini, dava dışı işçinin davacı nezdinde çalışmış olduğunu, emir ve talimatlarını davacıdan almış olup, dava dışı işçinin alacaklarından müvekkili şirketlerin sorumlu olmaması sebebiyle davanın reddi gerektiğini, işyerinin tasfiyesinin ardından dava dışı işçinin müvekkili şirkete iadesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; Davacı ile davalı arasında imzalanan 01.08.2016-31.08.2016 tarihleri arasında özel güvenlik hizmeti alımına ait sözleşmenin 8. maddesinde sözleşmenin eklerinin belirtildiği, buna göre ihale dokümanlarının sözleşmenin eki ve ayrılmaz parçası olarak kabul edilerek belgelerin öncelik sırasına göre uygulanacağı belirtilerek, eklerde belirtilen Teknik Şartnamenin 14. maddesi 5. ve 6. bölümünde,iş sosyal güvenlik ve diğer ilgili mevzuat uyarına yüklenicinin istihdam edilen özel güvenlik görevlisinin işvereni olarak kabul edileceği ve mevzuattan doğan bütün borç ve yükümlülüklerin ile istihdam edilen tüm özel güvenlik görevlisinin özlük, yıllık ücretli izine ilişkin haklar ile ilgili Kanun ve bunlara ilişkin tüzük yönetmelik ve tebliğlerde belirlenmiş tüm yükümlülüklerin yüklenici tarafından yerine getirleceğini, hizmet personelin tüm sosyal haklarının ve iş hukuku mevzuatında belirlenen her türlü sorumluluk, vergi harca işlemlerinin yükleniciye ait olduğunun belirlendiği de görülerek,hizmeti yapan davalının kendi işçisi ile hizmeti vermesi sözleşmenin bir unsuru olması nedeniyle işçi ücretleri ve sair ödentilerin de davalının sorumluluğunda olduğu, davacı tarafından 25/09/2020 tarihinde dava dışı işçiye 30.525,06-TL ödendiği,dava dışı işçinin işe başlatmama ve boşta geçen süre tazminat alacağı için Diyarbakır İcra Müdürlüğü 2020/104358 E sayılı dosyası ile davacı ve davalıya karşı yaptığı icra takibinde yapılan kapak hesabına göre 25/09/2020 tarihinde 30.525,06 TL’yi ödediği, tüm dosya kapsamından alınan bilirkişi raporunda dava dışı işçi ...'e yapılan işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ödemesinin ve icra dosyasına yapılan ödemeleri uygun olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İstinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili; dava dışı ...'in, davacı nezdinde çalıştığını, emir ve talimatlarını davacıdan aldığını, dava dışı işçinin iş akdinin davacının talimatı uyarınca feshedildiğini bu sebeple talep edilen ödemelerden müvekkili şirket sorumlu olmadığını, dava dışı işçinin alacaklarından müvekkili şirketin sorumlu olmaması sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirket ile davacı arasında akdedilen sözleşme ve eki şartnamelerde, işçilik alacaklarından müvekkili şirketin sorumlu olduğu yönünde bir hüküm bulunmadığını, müvekkili şirketin, davacının yapmış olduğu ödemeden sorumlu olduğu kanaatine varılacak olsa dahi davacı ile müvekkili şirketin ödemeden müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını belirterek kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde; Dava, dava dışı işçiye davacı asıl işveren tarafından ödenen işçilik alacaklarının davalı alt işverenden rücuen tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. 01/09/2018-01/06/2019 tarihleri arasında, davacının davalıdan güvenlik görevlisi ve güvenlik sorumlusu çalıştırılmasına ait özel güvelik hizmeti alımına ilişkin sözleşme ilişkisi bulunduğu, dava dışı işçi ...'in 01/09/2018-01/06/2019 tarihinde iş akdinin feshedilmesi nedeni ile Diyarbakır 1. İş Mahkemesi 2019/275 E sayılı dosyası ile açtığı işe iade davasında, Diyarbakır 1. İş Mahkemesi 2019/275 E., 2020/50 K sayılı 28/01/2020 tarihli kararının istinaf edilmesi sonucunda Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. HD'nin 2020/592 E., 2020/350 K. Sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilerek ... Ltd. Şti. yönünden feshin geçersizliğine, davacının işe iadesine, davalı yönünden davacının yasal süresi içinde başvurusuna rağmen süresi içinde işe başlatmaması halinde 4 aya kadar ücret ve haklarının davalılardan tahsilinin gerektiğinin tespitine karar verildiği, işçinin işe başlatılmadığı hususunun ihtilafsız olduğu, dava dışı işçinin işe başlatmama ve boşta geçen süre tazminatı ve faiz alacağı için Diyarbakır İcra Müdürlüğü 2020/104358 E sayılı dosyası ile davacı ve davalıya karşı icra takibi yaptığı, davacının dosyada yapılan kapak hesabına göre 30.525,06TL’yi 25/09/2020 tarihinde icra dosyasına yatırdığı anlaşılmıştır. 01/02/2018 tarihinde yürürlüğe giren 24/12/2017 tarihli 696 sayılı Olağanüstü Hal kapsamında Bazı Düzenlemeler Yapılmasına Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabul Edilmesine Dair Kanunun 117. Maddesiyle 27/06/1987 tarihli ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye eklenen Ek Madde 21 ile ''Kamu kurum ve kuruluşlarında istihdam edilen işçilere 22.05.2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununun 21.maddesi uyarınca yapılan ödemeler rücu edilemez.'' şeklinde düzenleme yoluna gidilmiştir. Yapılan düzenleme gereğince iş akdinin feshinin geçersizliğine ve işe iade istemli davalar sonucu verilen kararların işe iadeye ilişkin hükmünün uygulanmaması durumunda 4857 sayılı İş Kanunu’nun 21. maddesi uyarınca hükmedilen işe başlatmama ve boşta gezen süreye ilişkin tazminat istemlerinin asıl işveren idare tarafından işçiye ödenmesi durumunda bu tazminat kalemlerinin alt işverene rücu edilemeyeceği hüküm altına alınmıştır. (Bkz. Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2023/1045-2024/1307 esas ve karar, 2021/3444-2022/3501 esas ve karar sayılı, 2021/1650-2021/2301 esas ve karar sayılı ilamları) Bu açıklamalar doğrultusunda somut olayın değerlendirilmesinde; dava dışı işçi ... tarafından Diyarbakır 1. İş Mahkemesi 2019/275 E sayılı, 2020/50 K. sayılı istinaf edilmesi sonucunda Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. HD'nin 2020/592 E., 2020/350 K. Sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilerek ... Ltd. Şti. yönünden feshin geçersizliğine davacının işe iadesine, davalı yönünden davacının yasal süresi içinde başvurusuna rağmen süresi içinde işe başlatmaması halinde 4 aya kadar ücret ve haklarının davalılardan tahsilinin gerektiğinin tespitine karar verdiği, kararın kesin olarak verildiği, işe iade isteminin uygulanmaması üzerine mahkemece hükmedilen işe başlatmama ve boşta gezen süreye ilişkin tazminat ödemesi yapıldığı, yapılan bu ödemelerin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 21. Maddesi kapsamında kalması nedeniyle yukarıda açıklanan mevzuat hükümleri gereğince alt işverene rücu imkanının bulunmadığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken mahkemece hatalı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir. Yukarı açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, 6100 sayılı HMK'nın m. 353(1)-b-2 hükmü uyarınca mahkemece verilen kararın kaldırılarak davanın yukarıdaki gerekçe ile reddine dair yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; I-) Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜNE, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda anılan kararının KALDIRILMASINA, 6100 sayılı HMK m. 353(1)-b-2 hükmü gereğince YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, Buna göre; 1-) Davacı tarafından davalı aleyhine açılmış bulunan DAVANIN REDDİNE, 2-) 492 Sayılı Harçlar Kanunu'na göre alınması gerekli 615,40 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 521,30 TL harcın mahsubu ile alınması gereken 94,10 TL eksik harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-) Davacı tarafından ilk derece yargılaması esnasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-) Davalı tarafından ilk derece yargılaması esnasında yapılan herhangi bir yargılama gideri tespit edilemediğinden, bu hususta karar verilmesine YER OLMADIĞINA, 5-) Davalı taraflar kendisini vekille temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi hükümleri gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 6-) Taraflarca yatırılan gider/delil avansından arta kısmın 6100 sayılı HMK'nın m. 333, HMK Yönetmeliğinin m. 207/1 ve HMK Gider Avansı Tarifesinin m. 5 hükümleri uyarınca ilgilisine İADESİNE, II-) İstinaf kanun yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan 220,70 TL istinaf başvuru harcının Hazineye GELİR KAYDINA, davalı tarafından yatırılan 441,00 TL peşin istinaf karar ve ilâm harçlarının talep halinde ilk derece mahkemesinde istinaf kanun yoluna başvuran davalıya İADESİNE, III-) İstinaf kanun yoluna başvuran davalı tarafından istinaf başvurusu aşamasında yapılan 220,70 TL başvuru harcı ile 36,00 TL posta masrafı toplamından ibaret olan 256,70 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, IV-) İstinaf incelemesi duruşma açılmadan yapıldığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, V-) 6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik m. 359(4) maddesi uyarınca kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362 maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.09/10/2025