İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Müvekkili şirketin uzun yıllardır "... Mh. Turgut Özal Blv. ... Maltepe/İSTANBUL" adresinde ...&...alanında faaliyet göstermekte olup "..." ibareli ekte sunulan marka patent belgesindeki yazılış ve logo biçimini kullandığını, Mü…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/1917 KARAR NO : 2026/212 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 26/09/2023 NUMARASI : 2021/85 E. - 2023/181 K. DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Müvekkili şirketin uzun yıllardır "... Mh. Turgut Özal Blv. ... Maltepe/İSTANBUL" adresinde ...&...alanında faaliyet göstermekte olup "..." ibareli ekte sunulan marka patent belgesindeki yazılış ve logo biçimini kullandığını, Müvekkili, 14.08.2018 tarihinde "..." ibaresini marka olarak Türk Patent ve Marka Kurumuna... numara ile tescil ettirdiğini, müvekkilinin bu markayı işyerlerinde, reklam panolarında, tabela ve reklam vasıtalarında kullandığını, Hizmet kalitesi haklı bir üne kavuşmuş, bilinen ve aranan bir marka haline geldiğini, Aleyhine tespit istenen şirketler, tespit istenen adreslerde ...&...sektöründe faaliyet gösterdiğini ve ekte sunulan davalı şirketlerin dış çekim logo fotoğraflarında görüldüğü gibi "..." ibaresini kendi tescilli markasıymış gibi tabelasında logo ve yazılış biçimiyle birebir kullanıldığını ve taklit edildiğini, Kanunlarla korunan haklarına tecavüz teşkil eden bu durumun, haksız rekabet oluşturduğunu, ve ilgili mevzuat hükümlerine aykırılık teşkil ettiğini, Aleyhine tespit istenen şirketlerin "..." ibaresini tabelasında kullanması müvekkili şirketin markasına açık bir tecavüz oluşturduğunu,. Adres tespiti istenen davalıya ait yer ile müvekkili şirkete ait yer arasında 500 m gibi kısa bir mesafe yer aldığını, Aleyhine tespit istenen şirketler, müvekkilinin tescilli markası kapsamındaki tabela ile müvekkili firmayla aynı sektörde faaliyet göstermekte, tescilli marka ile aynı ibareyi müvekkilinin izni olmaksızın kendi tabela ve reklamlarında kullandığını, dava açılmadan önce ilgili şirketler gerek telefonla iletişim kurularak gerek noter kanalıyla ihtarname çekilerek defaatle uyarılmış ancak bugüne kadar herhangi bir aşama kaydedilemediğini, davalı şirketlerin kullandığı "..." ibaresinin müvekkilinin tescilli markasına benzediğinden bu durumun haksız rekabet nedeniyle müvekkilinin markasına tecavüz oluşturduğundan keşifle tecavüzün tedbiren sonlandırılarak menine, müvekkilinin tescilli markasını kullandığı tabelaların kaldırılmasına ve ilgili ürünlerin toplatılmasına, www.....com,https://www.....com/... ve https://www.....com.tr adlı web sitesinin kapatılmasına veyahut erişim yasağı getirilmesine, maddi ve manevi tazminatın tahsiline ve hükmün tirajı en yüksek 3 gazeteden biri ile yayınlatılmasına karar verilmesi için mahkemeye başvurmak zorunda kalındığını, davalı şirketin müvekkile ait markaya tecavüzünün öncelikle gerekli tespitlerin yapılarak tedbiren durdurulması, akabinde tecavüzün önlenmesi ve menine, - müvekkiline ait tescilli markanın kullanıldığı tabelaların sökülmesine, reklam vasıtası, basılı evrak ve ürünlerin toplatılmasına, ilgili www.....com, ....com/... ve https://www.....com.tr internet sitelerine erişim yasağı getirilmesine, hükmün tirajı en yüksek 3 gazeteden biri ile ilanına, 556 s. KHK 64, 66, 67, 68 m. uyarınca hesaplanacak şimdilik 5.000 TL maddi, 5.000 TL manevi tazminatın ticari faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. BİRLEŞEN DAVADA; Davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... ... İNŞAAT SANAYİ ... ANONİM ŞİRKETİ'nin sahibi olduğunu, ... & ...alanında faaliyet gösterdiğini, ... numaralı "..." markasının 14.08.2018 tarihinde müvekkili adına tescil edildiğini, davalıların ise müvekkiline ait "..." markasını aynı faaliyet alanında kullanmak suretiyle müvekkilinin marka hakkına tecavüz ettiklerini, kullanımların iltibas oluşturduğunu, bu yönde müvekkilinin sahibi olduğu ... ... A.ş adına davalılar aleyhine İstanbul Anadolu 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2021/85 Esas sayılı dosyası ile ihtiyati tedbir talepli dava açtıklarını, mahkemece alınan bilirkişi raporunun da lehine gelmesine rağmen marka sahibinin şirket yetkilisi ... olması ve ...'nün davada taraf olarak gösterilmemesi nedeniyle ihtiyati tedbir taleplerinin reddedildiğini, bu sebeplerle öncelikle iş bu davanın İstanbul Anadolu 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nde derdest olan 2021/85 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, müvekkiline ait tescilli markanın kullanıldığı tabelaların sökülmesine, reklam vasıtası, basılı evrak ve ürünlerin, tescilli logonun kullanıldığı, ambalajlandığı kürdan, peçete, şekerlik, tabak, bardak, karşılama panosu, personel kıyafetleri vs her türlü logonun kullanıldığı eşyanın toplatılması ile tecavüzün menine karar verilmesine, www.....com, ....com/... ve https://www.....com.tr internet sitelerine erişim yasağı getirilmesine, tecavüz nedeniyle oluşan zararın ticari defterlerin incelenmesi neticesinde bilirkişi tarafından hesaplanarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davası şeklinde şimdilik 5.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın tecavüzün gerçekleştiği tarihlerden itibaren işletilecek ticari faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA: Davalı ... ... Ltd. ŞTİ. cevap dilekçesinde özetle; 02.06.2021 tarihinde; kendisini bilirkişi olarak tanıtan bir kişi ve kendisini avukat olarak tanıtan bir kişi tarafından tespit yapacaklarını beyan ederek, müvekkili şirketin işletmekte olduğu kafeye geldiklerini, müvekkili şirket, ... nezdinde ... marka numarasıyla tescilli "... İstanbul" markasını kullandığını, kullanmakta olduğu markanın kullanım yetkisi, kafenin devir alınması sözleşmesi ile 10 yıllığına marka sahibinden alındığını, Ekte kullanmakta olunan "... İstanbul" markasının 2011 yılından ait tescil belgesi ve müvekkili şirketin kullanım hakkının olduğunu gösteren devir sözleşmesinin sunduklarını, konu tespit usul ve yasaya aykırı, tek taraflı olarak yapıldığını, hazırlanacak raporda iş bu dilekçemin ve ekindeki belgelerin bilirkişi tarafından tetkik edilmesini talep ettiklerini, açıklanan nedenlerle hiçbir aşamada tebliğ işlemi yapılmayan tespit dosya kapsamını, yapılan keşif ve bilirkişi incelemesini şimdiden kabul etmediğini, davanın reddine karar verilmesini" talep etmiştir. Davalı ... İstanbul ... Ltd. Şti. cevap dilekçesinde özetle; “Müvekkili şirketin, ... nezdinde ... marka numarasıyla tescilli "... İstanbul" markasının 2 yıllık kullanım hakkını, marka sahibi ... ... ... LTD. ŞTİ. nden aldığını, "... İstanbul" markası ... nezdinde ... marka numarasıyla tescilli bir markadır. Kullanım hakkı 2 yıllığına müvekkili şirkete verildiğini, müvekkilinin, iş yerinde yasal hakkı olan sadece "... İstanbul" markasını kullanmasına rağmen Bilirkişinin, "Davalı tarafların kullanımları Davacı markaları iltibas ve karışıklığa sebep olacağı görüş ve kanaati" dair değerlendirmesinin hukuki mesnetten yoksun olduğunu belirterek ileride telafisi mümkün olmayacak mağduriyet ve zararların önüne geçilmesi için müvekkili şirket aleyhine verilen 07.07.2021 tarihli ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, usul ve yasaya aykırı davanın reddine, karar verilmesini" talep etmiştir.Diğer davalı usulüne uygun dava dilekçesi tebliğine rağmen davaya cevap vermemiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı ile; Asıl davanın REDDİNE, Birleşen Mahkemenin 2021/122 E. Sayılı davasının REDDİNE, karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2021/85 Esas sayılı dosyasında davanın reddine karar verilmiş olmasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davalı tarafa ait olan "..." markasının hükümsüzlüğü istemiyle açılan İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2022/225 Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılması taleplerinin haksız yere reddedildiğini, 02/05/2023 tarihli celsede bilirkişi raporları arasındaki çelişkilerin giderilmesi için yeni bir heyetten rapor alınmasına karar verilmesine rağmen son alınan 07.09.2023 tarihli bilirkişi raporunun eksiklikleri gidermediğini ve önceki raporun kopyalanması suretiyle denetime elverişsiz şekilde hazırlandığını, oysa bilirkişi raporundaki "şirket devrinin marka devrini kapsamadığı ve davalı kullanımlarının iltibasa sebebiyet verdiği" yönündeki tespitlerin davanın kabulünü gerektirdiğini, müvekkili şirketin "..." ibareli markayı 2018 yılından beri tescilli olarak kullandığını ve ciddi bir müşteri kitlesine ulaştığını, davalıların ise müvekkiline ait logoyu ve yazılış biçimini birebir taklit ederek haksız rekabet yarattıklarını, bu durumun hem SMK hem de TTK hükümleri uyarınca marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini, tüketicilerin karıştırılma ihtimali karşısında korunması gerektiğini ve Yargıtay içtihatlarının da bu yönde olduğunu belirterek, usul ve yasaya aykırı yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Türkpatent nezdinde tescilli ve koruma süresi devam eden ... numaralı "..." ibareli markanın kullanım hakkı, 16.11.2020 Tarihli İşletme Devir Sözleşmesi'nin imza tarihinden itibaren, süresiz ve bedelsiz olarak müvekkili şirkete verilmiş olduğunu, söz konusu ... numaralı "..." ibareli markanın başvuru tarihi 08.07.2011 iken, davaya konu davacı adına kayıtlı... numaralı "..." ibareli markanın başvuru tarihinin 15.03.2018 olması ve dolayısıyla müvekkilin lisansa dayalı hukuka uygun kullanım savunmasına konu olan marka tescilinin davacı tarafın davasına mesnet gösterdiği markadan önceki tarihli olması nedeniyle müvekkilinin öncelikli ve gerçek hak sahibi olduğunu ileri sürerek davacı tarafın haksız ve hukuka aykırı istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE Dava, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti meni refi ile maddi-manevi tazminat istemlerine ilişkindir.Davacılar vekili, müvekkilerine ait “...” ibareli markanı, davalılarca ...-...sektöründe tabelada, kürdan , peçete vb., broşür ve internet hesaplarında birebir taklit edilerek kullanıldığını, işletmelerin yakın mesafede bulunduğunu, bunun iltibas ve markaya tecavüz ile haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek , tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men’i, alan adı ve sosyal medya hesaplarına erişimin engellenmesi ile 5.000 TL maddi + 5.000 TL manevi tazminatın ticari faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ... Şti. ve ... İstanbul ... Şti. vekili ; kullandıkları işaretin tescilli ... “...” markası olduğunu, bu markanın kullanım hakkını marka sahibi ... ... ... … Ltd. Şti. ile yapılan işletme devri/lisans sözleşmeleri kapsamında edindiklerini, dolayısıyla kullanımın haklı nedene dayandığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. ... sayılı “...” markasının 29, 30, 39, 43. Sınıflar, ... sayılı “... ...” markasının 43. Sınıf, ....sayılı “... ...” markasının 43. Sınıfta davacı ... adına tescilli olduğu , Davalı ... ... adına: ... sayılı “...” markasının 43. Sınıfta tescilli olduğu görülmektedir. 30.06.2021 tarihli bilirkişi raporunda; yapılan yerinde tespitlerde; davalılara ait işyerlerinde “... İstanbul” ibaresinin dış cephe tabelalarında ve broşürlerde kullanıldığı, işyeri içerisinde ise kürdan, şeker, peçete gibi muhtelif ürünler üzerinde “...” ibaresinin yer aldığı, tespit sırasında davalı tarafça, işletmenin devralındığı, şirket devri sırasında markanın da devredildiği düşüncesiyle faaliyete devam edildiğinin beyan edildiği, taraflar arasında gerçekleşen şirket devirlerinin marka devrini kapsamadığı, marka devrine ilişkin kurum nezdinde geçerli bir işlem bulunmadığı, bu nedenle davalıların anılan kullanımlarının, davacıya ait markalar ile iltibas ve karışıklığa sebebiyet verebileceği belirtilmiştir. 04.04.2023 tarihli bilirkişi raporunda; Davalı firma ... ... Şirketi bakımından yapılan incelemede; 01.01.2020–06.07.2021 tarihleri arasındaki dönem için 153.176,55 TL lisans bedeli hesaplandığı, davalı ... ... Şirketinin, “...” markasının kullanımı amacıyla, marka sahibi ... ... ... Limited Şirketi ile 16.11.2020 tarihinde işletme devir sözleşmesi imzaladığı, işyeri için 13.01.2021 tarihinde kira sözleşmesi yaptığı, kira başlangıç tarihinin 05.02.2021 olduğu, davalı firmanın, 05.02.2021 tarihinden itibaren ...alanında elde ettiği satış cirosu üzerinden yapılan hesaplama sonucunda lisans bedelinin 24.914,34 TL olduğu, davalı ... İstanbul ... Şirketi (yeni unvanı ... ... Limited Şirketi) yönünden yerinde inceleme yapılamadığı, “...” adlı hesabın kapatılmış veya adının değiştirilmiş olabileceği , www.....com.tr alan adıyla yönlendirilmiş veya hizmet veren bir internet sitesinin bulunmadığı, alan adının boşta ve satılık olduğu, www.....com alan adıyla da yönlendirilmiş veya hizmet veren bir internet sitesinin bulunmadığı, www.....com/...adresinde yer alan hesapta “... İstanbul” kafe adının yer aldığı, hesabın 07.03.2021 tarihinde oluşturulduğu, hesapta mekan adresinin ... Mahallesi, Turgut Özal Bulvarı ... Maltepe/İstanbul, iletişim numarasının ... olduğu, takipçi sayısının 10 olduğu, 01.04.2022, 03.01.2022, 04.07.2022 ve 19.07.2022 tarihlerinde paylaşımlar yapıldığı ve bu paylaşımlarda şekil ibaresinin yer aldığı, davacının ... tescil numaralı ... ... + şekil, ... tescil numaralı ... + şekil ve ... tescil numaralı ... ... + şekil markalarının tescilli olduğu, davalının ise ... tescil numaralı ... markasının tescilli hak sahibi olduğu, davalı markası ile davacı markalarında yer alan “...” ibaresinin düzenleme ve tertip tarzı itibariyle, görsel ve işitsel olarak ortalama tüketiciyi iltibasa düşürebilecek derecede benzer olduğu, davalı markasında esas unsurun “...” ibaresi olduğu, davalının tescilli ... markasını, tescil kapsamında yer alan hizmetlerde “... İSTANBUL” veya “...” ibaresiyle kullandığı, davacıya göre SMK’nın 155. maddesi uyarınca öncelikli hak sahibi olduğu davalıların kullanımının, ... tescil numaralı ... markasının tescil kapsamında yer alan 43. sınıfta “yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri” kapsamında bulunduğu ve bu nedenle davalıların söz konusu eylemlerinin SMK’nın 155. maddesi uyarınca davacıya ait marka hakkına tecavüz teşkil etmediği belirtilmiştir. 07.09.2023 tarihli bilirkişi raporunda : Davalıların işyerlerinde davacıya ait “...” markalarını kullanmadıkları, davalı kullanımlarının lisans/işletme devri ile hak kazandıkları ... “...” markası kapsamında kaldığı, fiili markasal kullanımın marka hakkına tecavüz sayılamayacağı belirtilmiştir. Mahkemece; davalı kullanımının ... “...” tescilinin koruma kapsamındaki 43. sınıf hizmetlerde kaldığı, “... İstanbul/...” ibarelerini kullanma bakımından SMK m.155 çerçevesinde davacıya göre öncelikli hak sahibi sayıldığı, tecavüzün ispat edilemediği gerekçesiyle dava ve birleşen davanın reddine karar verilmiş, davacı yan istinaf talep etmiştir. İstanbul Anadolu 2. FSHHM 2022/225 Esas sayılı dosyası ile davalı ... ... Şirketi tarafından ... esas unsurlu davaya mesnet davacı ... adına tescilli markaların hükümsüzlüğü için dava açıldığı , derdest olduğu anlaşılmıştır. Davalılardan ... İSTANBUL ... Şirketinin dava açıldıktan sonra unvan değişikliğine gittiği yeni unvanının ... ... LİMİTED ŞİRKETİ olarak 23.08.2021 tarihinde tescil ve ilan edildiği görülmüştür. Dosya kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde; 08.07.2011 başvuru tarihli , ... tescil numaralı “...” markasının, 43. sınıfta yiyecek ve içecek sağlanması hizmetlerinde davalı ... ... ... Şti. adına tescilli olduğu, bu markanın davacıya ait davaya mesnet ... “... ...”, ... “...” ve ... “... ...” markalarından önceki tarihli olduğu anlaşılmaktadır. Marka sahibi ... ... Şirketi(Lisans Veren) ile ... İSTANBUL ...(...) Şirketi (Lisans Alan) arasında 01.01. 2020 tarihinde imzalanan lisans sözleşmesine göre ; lisans verene ait ... tescil nolu ... İSTANBUL ibareli markanın kullanım hakkının 2 yıl süreyle lisans alana marka tescil kapsamı içinde yer alan tüm mal ve hizmetler için, markayı aynen kullanmak koşuluyla verildiği, ... ... Şirketi ile ... ... Şti arasında imzalanmış olan 16.11.2020 tarihli işletme devir sözleşmesine göre ; “... Mah, Turgut Özal Bulvarı ... Maltepe, İstanbul” adresinde ... ... İSTANBUL tabelası ile işletilen kafe restorantın devrine ilişkin olduğu, sözleşem kapsamında adına ... tescil nolu ... İSTANBUL markasının da 10 yıllık süre ile kullanıma izin verildiği , ayrıca Kartal 23. Noterliğinde ... yevmiye sayılı 31.08.2020 tarihli lisans sözleşmesi ile markanın 16.11.2020 tarihinden itibaren süresiz kullanımına izin verildiği görülmüştür. Marka sahibi ... tarafından 01.01. 2020 ve 31.08.2021 tarihli marka lisans sözleşmesi düzenlendiği ,ayrıca işletme devri ile TTK 11/3 maddesi gereği "Ticari işletme, içerdiği malvarlığı unsurlarının devri için zorunlu tasarruf işlemlerinin ayrı ayrı yapılmasına gerek olmaksızın bir bütün hâlinde devredilebilir ve diğer hukuki işlemlere konu olabilir. Aksi öngörülmemişse, devir sözleşmesinin duran malvarlığını, işletme değerini, kiracılık hakkını, ... unvanı ile diğer fikrî mülkiyet haklarını ve sürekli olarak işletmeye özgülenen malvarlığı unsurlarını içerdiği kabul olunur. Davalı ... ve ... İstanbul ... şirketlerinin 2011 tarihli “...” markasını , tescil kapsamındaki 43. sınıf hizmetlerde, marka sahibinin rızasıyla, işletme devri ve lisans çerçevesinde kullanıldıkları anlaşılmıştır. Bu itibarla davalıların markasal kullanımlarının, geçerli bir tescile ve hukuka uygun sözleşme ile edinilen kullanım hakkına dayandığı, fiili markasal kullanımların ise ..., ... şeklinde olduğu , tek başına ... ibaresinin ön plana çıkartıldığı kullanımlarında ... sayılı markanın esas unsuru değiştirilmeden kullanımı kapsamında olduğu , markanın tescilli haline ve tescil sınıfına uygun kullanım bulunduğu davalıların markasal kullanımlarının, SMK'nın 29. maddesi anlamında marka hakkına tecavüz teşkil etmediği sonucuna varılmış, bu doğrultuda marka hakkına tecavüzün ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın ve birleşen davanın reddine ilişkin ilk derece mahkemesi kararının sonucu itibariyle usul ve yasaya uygun olduğu, davalı kullanımlarının hukuka uygun olduğu kabulüne göre de; davacı markaları için açılan hükümsüzlük davasının sonucunun eldeki dava sonucuna etkisinin bulunmayacağı gözetilerek bekletici mesele sayılmamasında bir isabetsizlik bulunmadığı kanaatine ulaşılmıştır.Ayrıca, karar başlığında dava ve birleşen dava davacılarının her iki dosya da birlikte yazılmış olması ve davalı şirket yönünden unvan değişikliğinin belirtilmemesinin maddi hataya dayalı olduğu mahallinde düzeltilebilir olduğu görülmekle bu hususa işaret edilmekle yetinilmiştir. Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 26/09/2023 tarih ve 2021/85 E. 2023/181 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Asıl Davada 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 539,7-TL harcın mahsubu ile bakiye 192,30-TL harcın esas dava davacılarından tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Birleşen Davada 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 539,7-TL harcın mahsubu ile bakiye 192,30-TL harcın birleşen dava davacılarından tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 05/02/2026