İSTİNAF KARAR TARİHİ:09/04/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:DAVA DİLEKÇESİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; öncelikle kambiyo senetlerinden dolayı borçlu bulunulmadığının tespiti için açılan bu menfi tespit davası dava şartı arabuluculuk kapsamında olduğu için dava açmadan önce arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu, anlaşamama sonuçlu arabulucul…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO:2026/322 Esas KARAR NO:2026/591 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:12/06/2025 ek karar NUMARASI:2023/238 E. - 2024/880 K. DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit İSTİNAF KARAR TARİHİ:09/04/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:DAVA DİLEKÇESİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; öncelikle kambiyo senetlerinden dolayı borçlu bulunulmadığının tespiti için açılan bu menfi tespit davası dava şartı arabuluculuk kapsamında olduğu için dava açmadan önce arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu, anlaşamama sonuçlu arabuluculuk son tutanakları dava dilekçesi ekinde sunulmuş olduğunu, davalı ..., davacı ... 'ın işyerinde çalışmakta iken, davacının işyerini kapatarak faaliyetine son vermesi nedeniyle hak kazanılan kıdem, ihbar ve tüm işçilik hakları için 75.000,00-TL ödenmesi konusunda mutabık kaldıklarını ve 20.000,00-TL peşin ve kalan 55.000,00-TL borç içinde otuz iki ay taksitle ödenmesi konusunda anlaşma yaptıklarını ve bu taksitler için otuz iki ayrı bono düzenlenmiş olduğunu, yine işyerinin diğer çalışanları davalı ... ve davalı ... için de aynı şekilde ve aynı şartlarla anlaşma yapıldığını ve bu kişiler içinde 20.000,00-TL peşin ödeme yapıldıktan sonra, kalan işçilik hak ve alacakları için otuz iki ayrı bono düzenlendiğini, ... için bakiye 60.000,00-TL olarak hesaplandığından bu kişinin aylık bono ödemeleri diğerlerinden farklı olarak 1.875,00-TL olarak belirlendiğini ayrıca otuz iki eşit taksite bölünen 55.000,00-TL ..., 55.000,00-TL ... ve 60.000,00-TL ... için olmak üzere toplam 170.000,00-TL işçilik alacaklarını teminat altına almak için davacıya ait taşınmaz üzerine 12.11.2018 tarih ve ... yevmiye sayısı ile ... lehine ipotek tesis edilmiş olduğunu, ... adına düzenlenen bonoların; ilk bono 15.04.2020 vade tarihli ve takip eden her ayın onbeşinde ödenecek şekilde düzenlendiğini, her biri 1.720,00-TL bedelli, 07.11.2018 tanzim tarihli otuz iki adet bono, ... adına düzenlenen bonoların; ilk bono 25.04.2020 vade tarihli ve takip eden her ayın yirmibeşinde ödenecek şekilde düzenlenmiş, her biri 1.720,00-TL bedelli, 07.11.2018 tanzim tarihli otuz iki adet bono,... adına düzenlenen bonoların; ilk bono 20.04.2020 vade tarihli ve takip eden her ayın yirmisinde ödenecek şekilde düzenlenmiş, her biri 1.875,00-TL bedelli , 07.11.2018 tanzim tarihli otuz iki adet bonolar olduğunu, dava konusu bonoların, müvekkili ...'ın ve müvekkilinin oğlu ... aşağıda belirtilen hesaplarından, yine davalıların belirtilen hesaplarına aylık düzenli olarak ödenmiş olduğunu, ödeme dekontlarının mevcut olduğu gibi belirtilen hesapların incelenmesinden de ortaya çıkacağını, ilgili hesapların .../... Bankası ..., ..., ...., .../... Bankası/..., ... /... Bankası/..., .../... Bankası/..., .../... Bankası/... IBAN nolu hesaplar olduğunu, dava konusu bono bedelleri ödenmiş olduğundan borç sona ermiş olup bonoların iade edilmesi gerektiğini ancak tüm taleplere rağmen davalıların bono asıllarını iade etmediklerini, bonolar geri verilmediği gibi tüm borç için teminat olarak verilen ipotek içinde kötü niyetli olarak icra takibi başlatılmış olduğunu, müvekkili tarafından davalılara işçilik alacakları için verilen toplam 170.000,00-TL bedelli doksan altı adet bonodan dolayı borçlu bulunmadıklarının tespiti ve yapılması muhtemel icra takibinin durdurulması için işbu davayı açma zaruretinin hasıl olduğunu, öncelikle dava konusu bonolardan dolayı icra takibi başlatılmadığından İ.İ.K. nun 72/2. maddesine göre yapılması muhtemel icra takibinin durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, müvekkilinin davalılardan ...' na her biri 1.720,00-TL olmak üzere otuz iki adet ve toplam 55.000,00-TL, davalı ...'na her biri 1.720,00-TL olmak üzere otuz iki adet ve toplam 55.000,00-TL, davalı ...'e 1.875,00-TL olmak üzere otuz iki adet ve toplam 60.000,00-TL olmak üzere dava konusu toplam170.000,00-TL bedelli doksan altı adet bonodan dolayı borçlu bulunmadığının tespitini, davalıların haksız ve kötüniyetli olması sebebiyle, müvekkilin uğradığı zarar karşılığında davalı ... için 55.000,00-TL, davalı ... için 55.000,00-TL, davalı ... için 60.000,00-TL üzerinden %20'den az olmamak üzere tazminat ödenmesini, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasını, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin de her bir davalı için dava miktarı oranında yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ:Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının sözünü ettiği bonoların müvekkillerde olduğuna ilişkin herhangi bir delil dosyaya sunulmadığı halde, anlaşılmaz bir şekilde müvekkillerine karşı borçlu olunmadığının tespiti talepli olarak huzurdaki davanın açılmış olduğunu, davacının bu davayı niye açtığını açıklayamadığını ve üstelik buna delil olarak ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibi dayanak gösterdiğini ancak bu takibin konusunun tamamen farklı olduğunu, bu ipoteğin bu borca ait olduğuna ilişkin bir delil de sunulmamış olduğunu, dava açmakta hukuki yararı olmayan davacının bu davayı açma amacının dahi belli olmadığını, ödeme iddiası ile açılan davada senelerin kendisinde olup olmadığının da tespit edilemeyeceğinin izahtan vareste olduğunu ayrıca davacının borcunu vadesinde ödemediğini, hep geciktirdiğini, tüm bu sebeplerle davanın reddini, yargılama masrafları ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk derece mahkemesi 2023/238 esas, 2024/880 karar sayılı, 22.10.2024 tarihli kararı ile;"Somut dosya bakımından değerlendirme yapıldığında; davacı henüz takibe konu olmayan ve işçilik alacakları nedeniyle davalılar lehine düzenlediği bonoların bedellerini ödediğini iddia etmiş, davalı ise ödemelerin gecikmeli yapıldığını ve senet asıllarının kendilerinde olmadığını beyan etmiştir.Taraflar arasında bonoların davacı tarafından düzenlendiği ve davalılara verildiği konusunda uyuşmazlık bulunmadığından, davacı ödeme iddiasını ispat emelidir. Davacının iddiası doğrultusunda ödemeye konu dekont asılları istenmiş, bilirkişi incelemesi sonucunda, davacı ... tarafından, davalılar ..., ... ve ... lehine düzenlenen 96 adet bononun, banka aracılığıyla ve bono vadeleri ay olarak belirtilmek suretiyle tamamen ödendiği ve davalıların hesaplarına geçmiş olduğu, bu itibarla davacının davaya konu bonolar yönünden borçlu olmadığı anlaşılmakla davacının davasının KABULÜ ile; Davacının;*Davalı ... lehine düzenlediği her biri 1.720,00-TL bedelli 32 adet bono;*Davalı ... lehine düzenlediği her biri 1.720,00-TL bedelli 32 adet bono; *Davalı ... lehine düzenlediği her biri 1.875,00-TL bedelli 32 adet olmak üzere toplam 170.000,00-TL bedelli dava konusu 96 adet bonodan ötürü borçlu bulunmadığının TESPİTİNE, 2-Bonoların takibe konu edilmemesi dikkate alınarak kötüniyet tazminatı talebinin reddine" karar vermiştir. İSTİNAF:Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında var olan alacak ilişkisinden dolayı davacı tarafça müvekkillerine bono verilmesi kararlaştırılmış ise de bu bonolar hiçbir zaman müvekkillerine teslim edilmediğini, davacı müvekkillerine olan borcundan dolayı ödeme yapmış ise de yapılan bu ödemeler müvekkillerine verilen bir bonoya ilişkin olmadığını, mahkemenin bononun müvekkillerine verildiği yönündeki tespitinin hatalı olduğunu, dosyaya sunulan bonoların müvekkilinin hiç bir ilgisi olmadığını, bonolar davacı tarafından tek taraflı olarak düzenlendiğini, bu konuda müvekkillerin herhangi bir bilgisi bulunmadığını, söz konusu bonolar müvekkillerinin elinde olsaydı, borcunu müvekkillerin rızası dışında taksitler halinde ödeyen davacıya karşı icra takibi yoluna başvuracaklarını, davacının huzurdaki davaya açmakta hukuki yararı bulunmadığını, söz konusu bonolar müvekkillerine teslim edilmediğinden üçüncü bir kişiye verilmediğini veya icraya konulmadığını, davacı tarafça bonoların müvekkillerine teslimine ilişkin hiçbir delil ortaya konulmadığını belirterek usul ve yasaya aykırı mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddini talep etmiştir. İSTİNAFA CEVAP:Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalıların istinaf talebinin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, yargılamada usuli bir eksiklik bulunmakla birlikte karar denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli bilirkişi raporuna dayanılarak verildiğini, bonoların davalıların elinde bulunması hukuki sonucu değiştirecek bir durum olmadığını, söz konusu bonolar davalılar lehine düzenlendiğini ve 32 ay boyunca banka aracılığıyla ve bono vadeleri ay olarak belirtilmek suretiyle ödendiğini, davalıların bunu kabul ettiğini ve müvekkiline iade etmediğini, davalıların itirazların hiçbir hukuki dayanağı bulunmadığını, davalılar yargılama aşamasında bir savunma yapmadığını ve karar verildikten sonra itirazlarını ileri sürdüklerini, davalıların kötü niyetli olduğunu davayı uzatmak için istinaf isteminde bulunduğunu belirterek usul ve yasaya uygun mahkeme kararının onanması ve davalının istinaf isteminin reddini talep etmiştir.İlk derece mahkemesinin 12/06/2025 tarihli ek kararı ile; davalılar ... ve ... yönünden vekillerinin yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 344.maddesi uyarınca yapılmamış sayılmasına karar verildiği görülmüştür.Davalılar ... ve ... vekili ek karara yönelik istinaf dilekçesinde özetle; '' muhtıranın yeterli açıklıkta olmadığını,mahkemenin ek kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, harcın tamamlanmasına yönelik harç tamamlama müzekkeresi sunulan kapalı tebligattan anlaşılacağı üzere her bir davalı müvekkiline ayrı ayrı tebliğ edilmediğini, tebligat sadece ... adına gönderildiğini, diğer müvekkilleri bakımdan tebliğ edilmeyen harç tamamlama süresinde yapılmadığından bahisle red kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, muhtıra yeterli açıklıkta olmadığını, ayrıca bu davaların müvekkillerine karşı birlikte açılması mümkün olmadığı halde birilikte açılması ve yürütülmesi usule aykırı olduğunu, bu nedenle her bir davalı için harç talep edilmesi de usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın esas yönünden de hatalı olduğunu, davaya konu bonoların müvekkillerine teslim edilmediğini, taraflar arasında var olan alacak ilişkisinden dolayı davacı tarafça müvekkillerine bono verilmesi kararlaştırılmış ise de bu bonolar hiçbir zaman müvekkillere teslim edilmediğini, davacı müvekkillerine olan borcundan dolayı ödeme yapmış ise de yapılan bu ödemeler müvekkillerine verilen bir bonoya ilişkin olmadığını, mahkemenin bononun müvekkillerine verildiği yönündeki tespitinin hatalı olduğunu, bonolar davacı tarafından tek taraflı olarak düzenlendiğini, bu konuda müvekkillerin herhangi bir bilgisi bulunmadığını, söz konusu bonolar müvekkillerinin elinde olsaydı, borcunu müvekkillerin rızası dışında taksitler halinde ödeyen davacıya karşı icra takibi yoluna başvuracaklarını, davacının huzurdaki davaya açmakta hukuki yararı bulunmadığını, söz konusu bonolar müvekkillerine teslim edilmediğinden üçüncü bir kişiye verilmediğini veya icraya konulmadığını, davacı tarafça bonoların müvekkillerine teslimine ilişkin hiçbir delil ortaya konulmadığını belirterek usul ve yasaya aykırı mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddini talep etmiştir. GEREKÇE:İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; İİK'nın 72. maddesine dayalı olarak bonolara yönelik menfi tespit istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verildiği, davalılar vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür.Dosyanın tetkikinde; mahkemece 12/06/2025 tarihli ek karar ile davalılar ... ve ... vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 344. maddesi uyarınca yapılmamış sayılmasına karar verilmiş ise de davalılar vekili tarafından işbu ek karar istinaf edilmiş olup davalılar vekiline gönderilen harç tamamlama muhtırasında her bir davalı yönünden ayrı ayrı istinaf harç ve gider avansının hükme uygun şekilde doğru hesaplanması gerekirken hatalı düzenleme yapıldığı ve eksik harcın bir haftalık süre içerisinde dosyaya yatırılmasının istendiği görülmüştür. Nitekim harcın dosyaya yatırılması mümkün olmayıp, harcın mahkeme veznesine yatırılmasının gerektiği, harcın yatırılması gereken yerin ve her bir taraf yönünden harç miktarının doğru gösterilmesinin, geçerli bir muhtıranın varlığının ve harcın süresinde yatırılmadığının kabulü için zorunlu olduğu bilinmelidir. Dolayısıyla işbu kaidelere aykırı şekilde düzenlenen harç muhtırasının usulüne uygun olmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenlerle davalılar vekilinin ek karara yönelttiği istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin 12.06.2025 tarihli istinaf başvurusunun değerlendirilmesine yönelik ek kararının HMK'nın 353/1-a-4 maddesi gereğince resen kaldırılmasına, her bir davalı yönünden istinaf harç ve gider avansının hükme uygun şekilde hesaplanarak ayrı ayrı gösterilmesi, harcın mahkeme veznesine yatırılması ihtar edilerek usulüne uygun şekilde muhtıra tebliğ edilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davalılar vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile; 2- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 12/06/2025 tarihli, 2023/238 E. 2024/880 karar sayılı ek kararının HMK'nın 353/1-a-4. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran davalılar tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine, 5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,HMK'nın 353/1-a-4. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 09/04/2026