İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ... ... A.Ş. ile dava dışı ... ... arasında "İstanbul İli, Bakırköy İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada, ... Parselde kayıtlı 6. Blok ...Nolu bağımsız bölüme" ilişkin olarak 07.04.2015 tarihli Konut Edinimine İlişkin Finansal …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/1765 KARAR NO : 2026/200 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 28/02/2023 NUMARASI : 2022/582 E. - 2023/144 K. DAVANIN KONUSU: Banka Teminat Mektubundan Kaynaklanan Davalar(Finans İhtisas) (Alacak) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ... ... A.Ş. ile dava dışı ... ... arasında "İstanbul İli, Bakırköy İlçesi, ... Mahallesi, ... Ada, ... Parselde kayıtlı 6. Blok ...Nolu bağımsız bölüme" ilişkin olarak 07.04.2015 tarihli Konut Edinimine İlişkin Finansal ... Sözleşmesi akdedildiğini, söz konusu sözleşmenin 13.12.2017 tarihli Finansal ... Kiracı Değişikliği Sözleşmesi ile müvekkili firmaya temlik edildiğini, buna takiben müvekkili firma ile davalı ... ... A.Ş. arasında 26.07.2018 ve 29.11.2019 tarihlerinde Finansal ... Tadil Sözleşmesi akdedildiğini, dava konusu ile ilgili İstanbul 8. Tüketici Mahkemesinin 2021/453 Esas sayılı dosyası nezdinde sözleşmelerin uyarlanması ve ayrıca menfi tespit talebiyle dava ikame edildiğini, Mahkemece görevsizlik kararı verildiğini, bunun üzerine istinaf kanun yoluna başvurulduğunu ancak İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 2022/260 Esas sayılı ilamıyla istinaf istemlerinin kesin olarak reddine karar verildiğini, müvekkili firma, Bakırköy 1. Noterliğinin 12.10.2018 tarihli, ... yevmiyeli ve Beyoğlu 10. Noterliğinin 18.01.2021 tarihli, ... yevmiyeli ihtarnameleri ile 85 sayılı Cumhurbaşkanı kararı gereğince, finansal ... sözleşmelerinden kaynaklanan ödeme yükümlülükler döviz cinsinden veya dövize endeksli kararlaştırılamayacağından ödeme yükümlülüklerinin TL’ye çevrilmesi gerektiğini ve bu yöndeki taleplerini davalıya bildirdiğini, ancak, davalı tarafından amir mevzuat hükmüne rağmen gereği yapılmadığını aksine senetlerin İstanbul 35. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icraya konulduğunu, 32 Sayılı Karar’ın 17 ve 17/A maddelerinde, Türkiye’de yerleşik kişilerin hangi durumlarda yurt dışından ve yurt içinden dövizli kredi temin edebileceklerine ilişkin açıklamalar yer almakta olduğunu, yurt içinde temin edilen krediler başlıklı 17/A maddesinin altıncı fıkrasında Türkiye’de yerleşik gerçek kişilerin dövizli kredi temin edemeyecekleri belirtilmiş, 10. fıkrasında ise “Türkiye’de yerleşik finansal ... şirketlerinin bu maddede yer alan hükümlere aykırı olmamak şartıyla Türkiye’de yerleşik tüzel kişiler ile yurt dışında yerleşik kişilerle yapacakları finansal ... işlemlerine ilişkin bedeller döviz üzerinden belirlenebilir” denildiğini, bu madde kapsamında “dövizli kredi temin edebilecek tüzel kişiler” ise maddenin muhtelif fıkralarında belirlendiğini, müvekkili firmanın düzenlemede yer alan “tüzel kişiler” arasında olmadığı, başka bir anlatımla müvekkili firmanın dövizli kredi temin edebilecek tüzel kişi olmadığını , buradaki istisnanın sadece “dövizli kredi temin edebilecek” tüzel kişiler için getirilmiş olduğunu, müvekkili firma dövizli kredi kullanamayacak tüzel kişilerden olduğu için belirtilen istisna kapsamında yer almadığını, Cumhurbaşkanı Kararındaki “Türkiye’de yerleşik kişilerin” ifadesinden de anlaşılacağı üzere düzenlemede gerçek ve tüzel kişi ayrımı da yapılmadığını, belirtildiği üzere müvekkili firmanı tüketici konumunda olduğunu, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunda düzenlenen bir sözleşme türüyle ilgili olarak ödeme yükümlülüğünün TL'ye çevrilemeyeceğinin öne sürülmesinin de esasen mümkün olmadığını, mevzuatın eksik incelenmesi ve hatalı yorumlanmasından kaynaklı “tüzel kişi” istisnasına müvekkili firmanın girdiği yanılgısıyla davalı tarafça hareket edilmiş ve tüm ihtarlara, emredici mevzuat düzenlemelerine rağmen bugüne kadar ödeme yükümlülükleri TL’ye çevrilmediğini, yasal yollara müracaat etmeden önce son kez Ankara 58. Noterliğinin 17.08.2021 tarihli, ... yevmiyeli ihtarnamesi ile davalı tarafa müracaat edildiğini, olumlu dönüş alınamadığını ve dava şartı arabuluculuk sürecinin anlaşamama ile tamamlandığını, davanın kabulü ile taraflar arasında akdedilen; 07.04.2015 tarihli Konut Edinimine İlişkin Finansal ... Sözleşmesi, 13.12.2017 tarihli Finansal ... Kiracı Değişikliği Sözleşmesi ile bu sözleşmelere istinaden yapılan 26.07.2018 ve 29.11.2019 tarihli Finansal ... Tadil sözleşmesindeki döviz cinsinden belirlenen ödeme yükümlülüklerinin; 2/1/2018 tarihinde belirlenen gösterge niteliğindeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası efektif satış kuru kullanılarak hesaplanan Türk parası cinsinden karşılığının 2/1/2018 tarihinden bedellerin yeniden belirlendiği tarihe kadar Türkiye İstatistik Kurumunun her ay için belirlediği tüketici fiyat endeksi (TÜFE) aylık değişim oranları esas alınarak artırılması suretiyle belirlenerek sözleşmenin uyarlanmasına, karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dışı ... ... ile müvekkili şirket ... ... A.Ş. arasında, 07.04.2015 tarihinde, ... projesi kapsamında yer alan ve İstanbul İli, Bakırköy İlçesi, ... Mahallesi'nde kain tapunun, ... Ada, 50 Pafta, ... Parselinde kayıtlı, 6 Blok, F Girişi, ...No’lu Bağımsız bölüme ait taşınmazın "Konut Edimine İlişkin Finansal ... Sözleşmesi" akdedildiğini, işbu sözleşmenin tüm hak ve borçları ile birlikte 13.12.2017 tarihinde yapılan ... numaralı "Finansal ... Kiracı Değişikliği Sözleşmesi" uyarınca davacı ... ...LTD. ŞTİ.’ne devir ve temlik edildiğini, davacının, müvekkili Şirket'e gönderdiği Bakırköy 1. Noterliği'nin 12.10.2018 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ve Beyoğlu 10. Noterliği'nin 18.01.2021 tarihli ihtarnamesi ile “85 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararı” ve “Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin Tebliğde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Tebliğ” uyarınca, sözleşme bedelinin 02.01.2018 tarihli TCMB Döviz Efektif Satış Kurunun Türk Lirası karşılığı üzerinden ödeneceğini ve bu doğrultuda sözleşmenin TL'ye çevrilerek uyarlanması yönündeki taleplerini bildirdiğini, müvekkili şirket, davacının Bakırköy 1. Noterliği'nin 12.10.2018 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesine cevaben Beyoğlu 13. Noterliği'nin 17.10.2018 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesini göndererek taraflar arasındaki sözleşmenin istisna kapsamında kaldığını ve dolayısıyla, Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Kararın 17 ve 17/A maddeleri kapsamındaki finansal ... sözleşmelerine ilişkin bedellerin döviz cinsinden kararlaştırılmasının mümkün olduğunu ihtaren bildirdiğini, devam eden süreçte, davacı tarafından bu kez Ankara 58. Noterliği'nin 17.08.2021 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin müvekkili Şirket'e gönderildiğini; aynı talepler tekrarlanarak sözleşmedeki yükümlülüklerin TL'ye çevrilerek uzlaşma yoluyla uyarlanmasının talep edildiğini, davacının gönderdiği işbu son ihtarnameye cevaben müvekkili şirket Beşiktaş 5. Noterliği'nin 06.09.2021 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesini göndererek, ilgili sözleşmenin istisna kapsamında kalması nedeniyle sözleşmede belirlenen koşullarda herhangi bir değişiklik yapılmayacağını ve sözleşme gereği ödeme yükümlülüklerinin yerine getirilmesi gerektiğini defaten ihtaren bildirdiğini, davacı tarafından, İstanbul 8. Tüketici Mahkemesi'nin 2021/453 E. sayılı dosyasında sözleşmelerin uyarlanması ve menfi tespit talebiyle açılan davada, Mahkemenin görevsizlik kararı verdiğini; işbu kararın Bölge Adliye Mahkemesi incelemesinden de geçerek kesinleştikten sonra huzurdaki davanın ikame edildiğini, türk parası kıymetini koruma hakkında 32 sayılı kararın 17 ve 17/a maddeleri ve ayrıca tebliğlerde yer alan maddeler kapsamında yapılacak finansal ... sözleşmeleri, dövizle sözleşme yasağından istisna tutulduğunu, bu nedenle istisna kapsamında olan davaya konu sözleşmelerin, döviz cinsinden veya dövize endeksli ödeme yükümlülüklerinin türk parası olarak taraflarca yeniden belirlenmesi zorunluluğu bulunmamakta olduğunu, davaya konu Sözleşme'nin 07.04.2015 tarihli olduğu ve 13.12.2017 tarihli "Finansal ... Kiracı Değişikliği Sözleşmesi" ile davacıya devredildiği de dikkate alındığında, söz konusu sözleşmelerin kararın yürürlük tarihinden önce akdedilmiş olduğunun da açık olduğunu, sözleşmelerin bu nedenle de istisna kapsamında kaldığının görülmekte olduğunu, mevcut durumda, söz konusu sözleşmede belirlenen koşullarda bir değişiklik yapılmasını gerektirir herhangi bir yasal neden bulunmamakta olup; davacının işbu haksız ve mesnetsiz uyarlama talebinin reddine karar verilmesinin gerekmekte olduğunu, davacının sözleşme şartları gereği de uyarlama talep edemez olduğunu, davacının bugün dava konusu ettiği sözde iddiaları ve taleplerini sözleşmenin akdedildiği tarihte öngören taraflar; bu ihtimale binaen sözleşmeye özel bir madde koyarak ihtimalin gerçekleşmesi haline istinaden aralarındaki hukuku tanzim etmişler ve davacı sözleşmede yer verilen madde ile değişen hal ve şartların rizikosunu üstlendiğini, haksız ve hukuka aykırı taleplerden ibaret işbu davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, dava konusu alanın ticari bir yapı olup; finansal kiralamaya konu iş ticari bir iş ve davacının da tacir olduğunu, davacı şirketin tüketici konumunda bulunduğundan bahisle sözleşmenin uyarlanarak TL'ye çevrilmesi gerektiği yönündeki beyanlarının gerçek dışı ve hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafın finansal ... taksitlerini sözleşmeye uygun olarak ödememesi nedeniyle müvekkili şirketçe aleyhine açılan icra takibi bulunmakta olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı ile; "DAVANIN REDDİNE" karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; Dava konusu 29.11.2019 tarihli finansal ... tadil sözleşmesinin 32 Sayılı Karar’daki döviz yasağına ilişkin mevzuat değişikliğinden sonra akdedildiğini, mahkemenin hem bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğunu belirtip hem de rapordaki hukuki nitelemelerle taban tabana zıt bir gerekçe kurarak çelişki bir karar verildiğini, müvekkil firmanın dövizli kredi kullanma yetkisi bulunan istisnai tüzel kişilerden olmadığını ve sözleşmenin esasen tüketici konumundaki bir gerçek kişiden devralınan "konut edinimine ilişkin finansal ..." niteliği taşıdığını, tadil sözleşmesiyle ödeme planında yapılan esaslı değişikliklerin yeni bir sözleşme mahiyeti taşıması sebebiyle döviz cinsinden yükümlülük belirlenmesinin yasal olarak imkansız hale geldiğini, müvekkili firma esasen tüketici konumunda olduğunu, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunda düzenlenen bir sözleşme türüyle ilgili olarak zaten ödeme yükümlülüğünün TL'ye çevrilemeyeceğinin öne sürülmesi de esasen mümkün olmadığını, müvekkili konut sözleşmesini ticari veya mesleki amaçla devralmadığını, dövizle işlem yapma yasağını düzenleyen mevzuatın amacını kadük bırakacağını ve somut uyuşmazlığın çözümünde 2018 yılı verileri esas alınarak yapılacak teknik bir uyarlama hesaplamasıyla sözleşmenin Türk Lirasına dönüştürülmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle karar verildiğini, taraflar arasında 06.10.2018 tarihinden önce akdedildiğini ve istisna kapsamında olduğu söylenen bir sözleşmeden sonra; ödeme yükümlülüklerinin ve hatta miktarının yeniden belirlendiği 06.10.2018 tarihinden sonra yapılan bir tadil sözleşmesinin istisna kapsamında olamayacağından istinaf isteminin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasını davanın kabulünü talep etmiştir. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun olduğunu, davacının istinaf isteminin yerinde olmadığını, gerçeklikten uzak olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmede yer verilen maddeler karşısında davacının uyarlama talebinin dinlenebilir olmadığını, davacının TTK'da yer alan ilgili düzenlemelere tabii olması nedeniyle uyarlama talep edemeyecek olması dolayısıyla işbu haksız ve hukuka aykırı taleplerden ibaret istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE Dava, taraflar arasındaki konut edinimine ilişkin finansal ... sözleşmelerinde döviz cinsinden kararlaştırılmış kira/borç bedellerinin, Türk Lirasına çevrilmesi ve sözleşmenin bu şekilde uyarlanması istemine ilişkindir.Davacı vekili, dava dışı ... ... ile davalı arasında 07.04.2015 tarihli konut edinimine ilişkin finansal ... sözleşmesinin 13.12.2017 tarihli kiracı değişikliği sözleşmesiyle kendisine devredildiğini, 26.07.2018 ve 29.11.2019 tarihli tadil sözleşmeleriyle ödeme planlarının USD üzerinden yeniden belirlendiğini, 85 sayılı CB Kararı ve 32 sayılı Karar gereğince bu dövizli ödeme yükümlülüklerinin TL’ye çevrilmesi gerektiğini, bu kapsamda 29.11.2019 tarihli tadil planındaki borçların 02.01.2018 TCMB efektif satış kuru esas alınarak TL’ye dönüştürülmesini ve bu tutarların 02.01.2018’den tadil tarihine kadar TÜFE oranlarıyla artırılarak sözleşmenin uyarlanmasını talep etmiştir.Davalı vekili, taraflar arasındaki finansal ... ilişkisinin ... projesinde ticari nitelikte bir “apart ünite”ye ilişkin olduğunu, davacının tacir olduğunu, bu nedenle tüketici sayılamayacağını, finansal ... işlemlerinin 32 sayılı Kararın 17 ve 17/A maddeleri ile 2018-32/51 ve 52 no’lu Tebliğler kapsamında döviz yasağından istisna tutulduğunu, 07.04.2015 tarihli ana sözleşme ve 13.12.2017 tarihli kiracı değişikliğinin 13.09.2018 yürürlük tarihinden önce akdedildiğini, ayrıca Tebliğ’de menkul ve gayrimenkullere ilişkin finansal ... sözleşmelerinin geçici 8. madde kapsamındaki TL’ye dönüştürme zorunluluğundan açıkça istisna edildiğini, sözleşmenin 5. maddesinde uyarlama yasağı ve kur riskinin davacı tarafından üstlenildiğini, bu nedenle hukuken uyarlama talebinde bulunulamayacağını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.10.01.2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda; 07.04.2015 tarihli konut edinimine ilişkin leasing sözleşmesi, 13.12.2017 tarihli kiracı değişikliği, 26.07.2018 ve özellikle 29.11.2019 tarihli finansal ... tadil sözleşmeleri incelendiğinde ; son tadil ödeme planına göre davacının toplam borcunun 1.388.157,50 USD olduğu, dava tarihi itibariyle vadesi geçmiş borç tutarının 1.373.148,60 USD olduğu, konut finansmanına yönelik bu leasing sözleşmesinin 85 sayılı Karar kapsamındaki döviz yasağından, Hazine ve Maliye Bakanlığının 51 ve 52 sayılı Tebliğleri ile finansal ... işlemleri için tanınan istisna kapsamında olduğu, bu nedenle TL’ye dönüştürme zorunluluğunun bulunmadığı belirtilmiştir. Mahkemece, taraflar arasında 07.04.2015 tarihli “Apart Ünite Edimine İlişkin Leasing Sözleşmesi”, 13.12.2017 tarihli kiracı değişikliği ve 26.07.2018, 31.01.2019, 29.11.2019 tarihli finansal ... tadil sözleşmelerinin bulunduğunu, kira bedellerinin USD üzerinden kararlaştırıldığını, 32 sayılı Karar, 85 sayılı CB Kararı ve 2018-32/51 ve 52 sayılı Tebliğler uyarınca, 32 sayılı Kararın geçici 8. maddesinin yürürlük tarihinden önce akdedilmiş menkul ve gayrimenkullere ilişkin finansal ... sözleşmelerinin TL’ye dönüştürülmesi zorunluluğu dışında bırakıldığını, somut leasing sözleşmesinin de bu tarihten önce kurulduğunu, dava konusu sözleşmelerin döviz yasağına tabi olmadığını, bu durumda davacının döviz borcunun TL’ye uyarlanması talebinin hukuki dayanağının bulunmadığını gerekçe göstererek davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf talep etmiştir. Dosya kapsamındaki 07.04.2015 tarihli “Konut Edinimine İlişkin Finansal ... Sözleşmesi”, 13.12.2017 tarihli “Finansal ... Kiracı Değişikliği Sözleşmesi” birlikte incelendiğinde; finansal kiralamaya konu bağımsız bölümün “apart ünite” niteliğinde, KDV oranının da ticari nitelikte taşınmazlara uygulanmak üzere %18 olarak belirlendiği, davacının tüzel kişi tacir olduğu, her iki tarafın da tacir sıfatını haiz olması, finansal kiralamaya konu taşınmazın da ticari nitelik taşıması karşısında, sözleşmenin 6502 sayılı Kanun kapsamında tüketici işlemi olarak nitelendirilmesi mümkün değildir. Nitekim daha önce İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi’nin, aynı sözleşme ilişkisine dair 2022/260 E., 2022/375 K. sayılı kararında da taraflar arasındaki ilişkinin tüketici hukuku kapsamında değerlendirilemeyeceği, ticari nitelikteki davada İstanbul Ticaret Mahkemesi'nin görevli olduğu, ilk derece mahkemesinin görevsizlik kararının usul ve yasaya uygun olduğuna dair kesin olarak karar verilmiştir.Dövizle sözleşme yasağı ve uyarlamaya ilişkin düzenlemelere bakıldığında; Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Karar’ın 4/g bendinde, kural olarak Türkiye’de yerleşik kişilerin kendi aralarındaki menkul ve gayrimenkul alım satımı, finansal ... dâhil menkul ve gayrimenkul ... ile iş, hizmet ve eser sözleşmelerinde bedelin ve ödeme yükümlülüklerinin döviz veya dövize endeksli olarak kararlaştırılamayacağı düzenlenmiş; aynı Karar’ın geçici 8. maddesiyle de bu yasağın yürürlüğe girdiği tarihten önce akdedilmiş sözleşmelerdeki döviz bedellerinin belirli süre içinde Türk Lirası olarak yeniden belirlenmesi öngörülmüştür. Ancak bu genel yasak ve dönüştürme yükümlülüğü yönünden bazı sözleşme türleri istisna kapsamına alınmıştır. Bu çerçevede, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından çıkarılan ve 06.10.2018 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 2008/32-34 sayılı Tebliğ’de değişiklik yapan “Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karara İlişkin 2018/32-51 Sayılı Tebliğ” ile anılan Tebliğ’in mülga 8. maddesi yeniden düzenlenmiş; Tebliğ’in 8/10. fıkrasında “Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Kararın 17 ve 17/A maddeleri kapsamında yapılacak finansal ... (leasing) sözleşmelerine ilişkin bedellerin döviz cinsinden kararlaştırılmasının mümkün olduğu” hükme bağlanmıştır. Devamında yapılan değişiklikle, 32 sayılı Kararın geçici 8. maddesinin yürürlüğe girdiği tarihten önce akdedilmiş bulunan menkul ve gayrimenkullere ilişkin finansal ... sözleşmelerinin, anılan geçici madde uyarınca Türk Lirasına dönüştürülmesi zorunluluğu dışında bırakıldığı düzenlenmiştir. Somut olayda; taraflar arasındaki 07.04.2015 tarihli ana sözleşmenin ve kiracı değişikliğine ilişkin 13.12.2017 tarihli sözleşmenin, 32 sayılı Kararın geçici 8. maddesinin yürürlüğe girdiği 13.09.2018 tarihinden önce akdedildiği tartışmasızdır. Bu nedenle, anılan Tebliğ hükümleri uyarınca bu finansal ... sözleşmesi, döviz bedelin Türk Lirasına dönüştürülmesi zorunluluğunun istisnası kapsamına girmektedir. Davacının dayandığı 29.11.2019 tarihli tadil sözleşmesi de, başlı başına bağımsız ve yeni bir hukuki ilişki kuran sözleşme olmayıp, mevcut finansal ... ilişkisinin ödeme planına ilişkin şartlarını güncelleyen, ana sözleşmeye bağlı tadil mahiyetindedir. Bu nedenle, finansal ... sözleşmesinin hukuki niteliği ve istisna kapsamını değiştiren bir yönü bulunmadığı, 13.09.2018 tarihinden önce akdedilmiş bulunan finansal ... sözleşmesi yönünden bedelin Türk Lirasına uyarlanması talebinin hukuki dayanağının bulunmadığı anlaşılmıştır. Öte yandan, tacir olan ve basiretli davranma yükümlülüğü bulunan davacının dövizle borçlanmanın risk taşıdığını önceden öngörebilecek konumda olduğu ve döviz cinsinden ödeme edimi içeren sözleşmeyi imzaladığı , sözleşme serbestisi ve sözleşmeye bağlılık ilkesi gereği imzaladığı sözleşmenin sonuçları ile bağlı olduğu, uyarlama koşullarının somut olayda bulunmadığı anlaşıldığından mahkemece davanın reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Sonuç olarak , dosya kapsamında iddia ve savunmaya, saptanan dava niteliğine ve toplanıp değerlendirilen delillere göre kararda gösterilen yasal ve yeterli gerekçeye dayalı kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı, davacı vekilinin, istinaf başvuru sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmış, davacı vekilinin İstinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/02/2023 tarih ve 2022/582 E. 2023/144 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15-TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 05/02/2026