İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/10/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı aleyhine Büyükçekmece 1. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus icra takibi yapıldığını, davacı hakkında kefil sıfatı ile yapılan icra takibinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili aleyhine başlatı…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO : 2023/603 KARAR NO : 2025/1274 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 16/05/2022 NUMARASI : 2021/19 E. - 2022/478 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/10/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı aleyhine Büyükçekmece 1. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus icra takibi yapıldığını, davacı hakkında kefil sıfatı ile yapılan icra takibinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili aleyhine başlatılan icra takibinde takibe konu olan 06/09/2017 tarihli 100.000.-TL ve 06/10/2017 tarihli 100.000.-TL tutarındaki bonolarda müvekkili adına bulunan imzaların davacı müvekkiline ait olmadığını, müvekkili tarafından tanzim edilmediğini, imzalanmamış bonolardan müvekkilinin sorumlu olduğu düşünülerek icra takibi yapılmasının usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle Büyükçekmece 1.İcra Hukuk Mahkemesi nezdinde 2019/1086 Esas numaralı dava ile imzaya itiraz davası açıldığını, davalı tarafından Büyükçekmece 1. İcra Müdürlüğü nezdinde ... esas no ile başlatılan, icra takip tutarı olan 200.000,00-TL asıl alacak ile 16.625,00-TL ve yine 15.875,00-TL işlemiş faiz miktarı toplamı 232.500,00-TL tutarında borçlu olmadığının tespitine, takibin durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının imza itirazının süresinde olmayıp davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, bahse konu imzaya itirazın Büyükçekmece 1. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2019/1086 sayılı dosyasında incelenmiş olup, alınan bilirkişi raporu neticesinde imzanın davacıya ait olduğunu, davacı tarafın bilirkişi raporuna itiraz etmediğini, davacı yine aynı icra takibine konu senetteki keşideci olarak gözüken... ile abla-kardeş ilişkisinde olduğunu, ... ablası olan davacının mobilya şirketi bulunduğundan bahisle müvekkillerine davacı şirketi aracılığı ile yurtdışı ve yurt içinde çeşitli ticari faaliyetlerde bulunacaklarını, bu ticari faaliyetler için belirli miktarda para lazım olduğunu, yapılacak olan ticari faaliyetler sonucunda elde edilecek karın %10'u ile anaparayı müvekkillerine vereceğini belirterek müvekkilinden para istediğini, müvekkili ile kardeş... ve ablası olan davacı ile bir kaç kere gerek davacı evinde olsun gerekse Bahçeşehir semtinde çeşitli yerlerde olsun görüşerek toplamda 500.000TL(beşyüzbintürklirası) parayı borç olarak verdiğini ancak bu borç vermenin ardından keşideci... tarafından kendisine ödeme yapılmaması ve borcunun geriye verilmemesi sebebiyle borcu tahsil edemediğini, tüm bu olayların ardından taraflar arasındaki güven ilişkisinin kırıldığını, müvekkili yapılacak ticaretten vazgeçerek ana parasını almaya çalıştığını, davacının açmış olduğu dava haksız ve hukuka aykırı olduğundan öncelikle zamanaşımı ve hak düşürücü süreler ile derdestlik yönünden karar verilmesi gerektiğini, beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesi 2021/19 esas, 2022/478 karar sayılı, 16/05/2022 tarihli kararı ile; "Davacı tarafından açılan davanın KABULÜ ile Büyükçekmece 1. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takibi dosyasına dayanak 06/09/2017 düzenleme tarihli, 01/02/2018 vade tarihli 100.000,00-TL bedelli; 06/10/2017 düzenleme tarihli, 01/03/2018 vade tarihli 100.000,00-TL bedelli bonolardan dolayı davacının BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, Davacının kötü niyet tazminatı talebinin koşulları oluşmadığından REDDİNE," karar vermiştir. İSTİNAF DİLEKÇESİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme huzurundaki dava dosyamızda alınan ATK raporunda; ATK Fizik İhtisas Dairesi'nce tanzim edilen 04/01/2022 tarihli raporda; inceleme konusu bonolarda yer alan imzaların kuvvetle muhtemel ... eli ürünü olmadığı yönünde aksi kanaat bildirdiğini, mahkemede diğer dosyadaki raporları değerlendirmeye almayarak bu rapor neticesinde davayı neticelendirdiğini, dava sonucunun dayanağı olan bu rapora itiraz edilmesine rağmen itirazları dikkate alınmadığını, davacı borçlu yine aynı icra takibine konu senetteki keşideci olarak gözüken... ile abla-kardeş ilişkisinde olduğunu, ... ablası olan davacı-borçlunun mobilya şirketi bulunduğundan bahisle müvekkile davacı-borçlunun şirketi aracılığı ile yurtdışı ve yurtiçinde çeşitli ticari faaliyetlerde bulunacaklarını, bu ticari faaliyetler için belirli miktarda para lazım olduğunu, yapılacak olan ticari faaliyetler sonucunda elde edilecek karın %10'u ile anaparayı müvekkilline vereceğini belirterek müvekkilinden para istemiş olduğunu dile getirdiklerini, müvekkili ile kardeş... ve ablası olan davacı-borçlu ile bir kaç kere gerek davacı-borçlunun evinde olsun gerekse Bahçeşehir semtinde çeşitli yerlerde olsun görüşerek toplamda 500.000TL(beşyüzbintürklirası) parayı borç olarak verdiğini, ancak bu borç vermenin ardından keşideci... tarafından kendisine ödeme yapılmaması ve borcunun geriye verilmemesi sebebiyle müvekkili sık sık kendisi ile bu konuyu görüşmüş ancak vermiş olduğu borcu tahsil edemediğini, olaylar neticesinde taraflar arasındaki güven ilişkisinin kırıldığını, müvekkilinin yapılacak ticaretten vazgeçerek ana parasını almaya çalıştığını, müvekkilinin elinde herhangi bir resmi belge olmadığından keşideci...'den senet istemiş ve kardeş... kendisine ablası olan davacı-borçlunun muhitinin girişinde tanesi 100.000TL'den olmak üzere 5 adet senet keşide ederek verdiğini, müvekkilinin senetleri... üzerine mal varlığı olmama ihtimalinden ve asıl ticaretin ablası davacı-borçlu üzerinden yürütülüyor olması sebebiyle bahse konu senetlerde davacı-borçlunun kefilliği olmadan kabul etmeyeceğini kendisine söylemiş, bunun üzerine de... senetlerle beraber ablası olan davacı-borçlunun yanına gitmiş ve bu senetlere davacı-borçlunun imzasını da attırdığını, konu senetlerin tarihleri geçmesine rağmen ödeme yapılmadığı için hem...'e hemde davacı-borçluya başvuran müvekkili... aracılığı ile ablası davacı-borçlu ile görüşmüş ve davacı-borçlu tarafından ... Bankası'ndan kredi çekilerek kendisine 46.000 TL verildiğini elinde 5 adet senet bulunan müvekkili maddi durumu yeterli olmadığından bu senetlerin tamamını ile ilgili haciz yoluna başvuramadığını, bu nedenle başlangıç olarak 2 adetini kambiyo senedine mahsus icra takibi yoluyla icraya koyduğunu, adli tıp kurumu raporu ile grafoloji uzmanları tarafından verilen rapor arasında çelişki oluştuğu ortada olduğunu, mahkemece, çelişki giderilmeden grafoloji uzmanlarının verdiği (ikinci rapora) dayalı olarak hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş bozmayı gerektirdiğini, davacının rapora yapmış olduğu itirazlar da değerlendirildiğini, suretiyle yeniden rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesinden ibaret olduğunu, davacı yararına bozulmasına karar verildiğini, İlk Derece Mahkemesi davanın kabulüne karar verildiğini, söz konusu kararın hatalı olduğu ve İlk Derece Mahkemesince verilen karar yasaya aykırı olduğu gibi, usul ekonomisine ve hakkaniyete de aykırı olup istinaf incelemesine konu etme gereği doğduğunu beyan ederek, Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 16.05.2022 tarihli 2021/19 Esas, 2022/478 Karar sayılı sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına karar verilmiştir. İSTİNAF DİLEKÇESİ: Davacı vekili istinaf başvuru ve istinafa cevap dilekçesinde özetle; bilirkişi raporuna göre icra takibine konu senetlerin altındaki imzaların davacı ...'in eli ürünü olmadığı yönünde tespit yapıldığını, davalının halen bu dava ile bir ilgisi olmayan Büyükçekmece 1. İcra Mahkemesi nezdinde yaptırılan imza incelemesine dayandığı grafolog olmayan, elinde yeterli teknik alet bulunmayan imza bilirkişi incelemesine dayandığını, grafolog olmayan, elinde yeterli teknik alet bulunmayan bir kamu görevlisine yaptırıldığını ve bu rapora göre karar verilmesini talep etmekte, raporlar arısındaki çelişkinin giderilmediğini ileri sürdüğünü, davalı ... ile müvekkili arasında hiçbir şekilde ticari insani dahi bir ilişkisi bulunmadığını, hazırlanan raporlar doğrultusunda bononun sahte olduğu ve kefil olarak imzanın müvekkiline ait olmadığının ispatlandığını, imzaya itirazda bulunulmadığını ve dava açılmadığını, müvekkilinin borcu bulunmadığı halde büyük mağduriyet yaşadığını, davalının 5 adet senet keşidesinden bahsedildiği fakat ikisi hakkında icra işlemi yapılmasının dahi kötü niyetli olduğunu, Bakırköy 5. asliye ticaret mahkemesi tarafından verilen, 16/05/2022 tarih ve esas 2021/19, karar 2022/478 sayılı kararın, davacının kötü niyet tazminatı talebinin koşulları oluşmadığından reddine, ilişkin bölümünün kaldırılarak, %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, davacı tarafından açılan davanın kabulü ile Büyükçekmece 1. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takibi dosyasına dayanak 06/09/2017 düzenleme tarihli, 01/02/2018 vade tarihli 100.000,00-TL bedelli; 06/10/2017 düzenleme tarihli, 01/03/2018 vade tarihli 100.000,00-TL bedelli bonolardan dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine, ilişkin talebinin esastan reddine, karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; İİK'nın 72. maddesi kapsamında imza inkarına dayalı olarak Büyükçekmece 1. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına dayanak 06/09/2017 düzenleme tarihli, 01/02/2018 vade tarihli 100.000-TL bedelli; 06/10/2017 düzenleme tarihli, 01/03/2018 vade tarihli 100.000-TL bedelli bonolar yönünden menfi tespit istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesi tarafından davanın kabulüne, davacının borçlu olmadığının tespitine, davacının kötüniyet tazminatı talebinin koşulları oluşmadığından reddine karar verildiği, davacı vekili tarafından kötüniyet tazminatı koşullarının oluştuğu gerekçesi ile istinaf kanun yoluna başvurulduğu, davalı vekilinin ise icra hukuk mahkemesinde kesinleşen dava dosyası kapsamında imzanın davacıya ait olduğunun tespit edildiğini, ATK raporuna yönelik itirazlarının dikkate alınmadığını, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini beyan ederek istinaf kanun yoluna başvurduğu görülmüştür. Büyükçekmece 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/1086 E., 2020/947 K. sayılı dosyasının incelenmesinde; davacının aleyhine başlatılan icra takibine dayanak bonolar altındaki imzaya itiraz ettiği, mahkemece alınan bilirkişi raporunda imzanın davacının eli ürünü olduğu belirtilmiş olup mahkemece davanın reddine karar verildiği ve kararın kesinleştiği anlaşılmıştır. Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınn 2020/32396 soruşturma sayılı dosyasının derdest göründüğü, davacının müşteki, davalının şüpheli olduğu, istinaf başvuru dilekçesinde belirtildiği üzere karar tarihinden sonra tanzim edilmiş 26/09/2022 tarihli raporda; "inceleme konusu her iki senedin ön yüzündeki ...’e atfen atılmış imzaların, mevcut karşılaştırma belgelerindeki imzalarına kıyasla ve grafolojik tanı unsurları bakımından aralarında saptanan farklılıklara nazaran müşteki ...’in eli ürünü olmadığının" tespit edildiğine yönelik açıklamanın yapıldığı görülmüştür. İlk derece mahkemesi tarafından; davacının tatbike elverişli imza örnekleri celp edilmek sureti ile icra takibine dayanak bonolar altındaki imzaların davacının eli ürünü olup olmadığı hususunda değerlendirme yapılmak üzere dosyanın ATK'ya tevdi edildiği, ATK Fizik İhtisas Dairesi tarafından tanzim edilen 04/01/2022 tarihli raporda; inceleme konusu bonolarda yer alan imzaların kuvvetle muhtemel ... eli ürünü olmadığı yönünde kanaat bildirildiği görülmüştür. Her ne kadar davalı vekili tarafından, ATK raporuna yönelik itirazların değerlendirilmediği ve raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmediği iddia edilmiş ise de Büyükçekmece 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/1086 esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu, davacı tarafça sunulan uzman raporu ve mahkeme dosyasında aldırılan bilirkişi raporunun birbirini doğrular mahiyette olmaması, 04/01/2022 tarihli ATK raporunda bildirilen kanaatin "kuvvetle muhtemel" ibaresini içermesi karşısında dosyanın grafololoji alanında uzman üç kişilik bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişi heyeti tarafından sunulan 09/03/2022 tarihli raporda icra takibine konu senetlerin altındaki imzaların davacı ...'in eli ürünü olmadığı yönünde kanaat bildirildiği, bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu, ATK raporundaki kanaati kuvvetlendirdiği ve hükme esas alınmaya elverişli olduğu anlaşılmıştır.Kambiyo senetlerine yönelik sahtecilik (imza inkarı) def'i, senetteki taahhüdün geçersizliğine ilişkin mutlak nitelikte def'i olmakla imzasını inkar eden tarafından herkese karşı ileri sürülebilecektir. Somut uyuşmazlıkta; ilk derece mahkemesince alınan her iki raporda da dava konusu bonolar üzerindeki imzanın davacının eli ürünü olmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca icra mahkemeleri incelediği itiraz ve şikayetleri, İcra ve İflas Kanunu'nda düzenlenen özel usul ve takip kurallarını uygulayarak takip hukuku bakımından kesin hükme bağladığından, anılı mahkemenin kararları, kural olarak maddi anlamda kesin hüküm niteliği taşımamaktadır. Dolayısıyla hükme esas alınmaya elverişli imza incelemesine ilişkin raporlara göre davanın kabulüne karar verilmesi hukuka uygun bulunmuştur. Davacının kötüniyet tazminatı talebi yönünden somut olaya bakıldığında ise İİK'nın 67/2. maddesi gereğince alacaklının anılı tazminata mahkum edilebilmesi, takibin haksız ve kötüniyetle yapılmış olması koşuluna bağlanmış olup alacaklının icra takibini kötüniyetli olarak başlattığı hususunun, davacı/ borçlu tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Bununla birlikte davacının işbu iddiasına delil olarak dosya kapsamındaki grafoloji raporlarına ve davalının 5 adet bono keşidesinden bahsetmesine rağmen ikisi hakkında icra işlemi yapmasına dayandığı, ancak bu delillerin takibin açıkça kötüniyetle yapıldığını ispata yeterli olmadığı, bu hâli ile kötüniyet tazminatı koşulları ispatlanamadığından ilk derece mahkemesi tarafından reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmuştur. Tüm bu nedenlerle; davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf talebinin, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 16/05/2022 tarih ve 2021/19 E. 2022/478 K. sayılı kararına karşı davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf talebinin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50-TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 15.882,08- TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 3.970,52-TL harcın mahsubu ile bakiye 11.911,56-TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Davacı ve davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,5-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,7-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 09/10/2025