İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili banka ile davalı şirket arasında 14.02.2018 tarihinde "... Çok Taraflı Sözleşmesi" akdedildiğini, bu sözleşmenin 5. maddesi gereğince davalı şirketlerin sözleşme süresince her ay toplam 260 personelin maaş ödemesini banka aracı…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/1149 Esas KARAR NO : 2025/1780 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 14/02/2023 NUMARASI : 2021/468 E. - 2023/94 K. DAVANIN KONUSU: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili banka ile davalı şirket arasında 14.02.2018 tarihinde "... Çok Taraflı Sözleşmesi" akdedildiğini, bu sözleşmenin 5. maddesi gereğince davalı şirketlerin sözleşme süresince her ay toplam 260 personelin maaş ödemesini banka aracılığıyla yapmayı taahhüt ettiğini, bu taahhüdün %10'undan fazla düşmesi halinde 19. maddede yer alan cezai şartı ödemeyi kabul ettiğini, bankanın da sözleşmenin 18. maddesi uyarınca taahhütlerin yerine getirilmesi şartıyla 24.04.2018 tarihinde 50.000 TL "... Promosyon Ödemesi"ni KDV dahil fatura karşılığı davalı şirketin hesabına ödeyerek kendi yükümlülüğünü yerine getirdiğini, ancak davalı şirketin 13. maddede belirlenen 3 yıllık sözleşme süresi dolmadan sözleşme gereklerini yerine getirmemeye ve aykırı davranmaya başladığını, bu durum üzerine bankanın 01.03.2019 tarihli ihtarname ile sözleşmeye aykırılığın neticelerini davalıya ihtar ettiğini, sözleşmenin 5. ve 19. maddeleri uyarınca davalı şirketin, taahhütlerini yerine getirmemesi, fiilen durdurması veya süresinden önce feshetmesi halinde, aldığı 50.000 TL promosyon bedelini sözleşme tarihinden itibaren bankanın kısa vadeli kredilere uyguladığı faiz oranı üzerinden işleyecek faiz olan 18.785,00 TL ile birlikte toplam 68.785,00 TL'yi ödemesi gerektiğini, davalı şirketin ihtara rağmen edimlerini yerine getirmemeye devam etmesi üzerine İstanbul 35. İcra Müdürlüğü'nün... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, fakat davalı şirketin bu takibe haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz ettiğini, ayrıca tebligatın usulsüz olduğu gerekçesiyle de itirazda bulunduğunu, ancak tacir olmanın gereği olan basiretli iş adamı gibi hareket etme yükümlülüğüne aykırı davrandığını ve kötü niyetle itiraz ederek bankanın zararının büyümesine neden olduğunu, 7155 sayılı Kanun ile TTK'ya eklenen 5/A maddesi gereğince ticari davalarda dava şartı olan arabuluculuk sürecine 10.06.2021 tarihinde başvurduklarını, ancak anlaşma sağlanamadığını ve son tutanağı mahkemeye sunduklarını, bu haksız ve kötü niyetli itiraz nedeniyle İİK Madde 67/2 uyarınca davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili her ne kadar tacir sıfatını taşısa dahi davacının dava dilekçesi ekinde sunmuş olduğu sözleşmeden de anlaşılacağı üzere tüketici olarak söz konuyu sözleşmeyi imzaladığını, aynı zamanda müvekkili sözleşmede güçsüz taraf olması nedeniyle söz konusu sözleşme TBK'da yer alan genel işlem koşullarına aykırı olması nedeniyle davacının öne sürmüş olduğu sözleşme koşulları geçersiz olduğunu Borçlar Kanununda yedek hukuk kuralları ile tanınmış olan düzenleme marjı işletmeler lehine suistimal edildiğini, Ayrıca standart sözleşmelerin kullanıldığı hallerde tüketicinin akdettiği her bir sözleşme için tek tek sayfalarca uzunluktaki metinleri okuması, rakip işletmelerinki ile mukayese etmesi ve kendisi için en elverişli olanı bulmaya çalışması ekonomik açıdan rasyonel bir davranış da sayılamayacağını, uygulamada hizmet sunucular (bankalar, gsm operatörleri, internet sağlayıcıları, elektrik, su, doğalgaz sağlayıcıları vb.) uzunlukları 15 ile 50 sayfa arasında değişen ve genellikle karmaşık terimler içeren sözleşmeleri gerek tüketicilere gerekse tacirlere imzalatmak zorunda bırakmakta ve beğenilmeyen sözleşme hükmünün sözleşmeden çıkarılması talep edildiğinde ise “işine gelse de gelmese de bunu imzalayacaksın” hitabıyla hizmet almak isteyen tarafın isteklerini hiçe sayıldığını, Müvekkili ile müzakere edilmeden sözleşmeye dâhil edilen ve tarafların sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerinde dürüstlük kuralına aykırı düşecek biçimde müvekkili aleyhine dengesizliğe neden olan sözleşme şartları haksız şart olup, geçerli olamayacağını, Dava dosyasına sunulmuş olan sözleşmede sadece müvekkili aleyhine cezai şart öngörülmüş olup, bunun yanı sıra yine aynı sözleşmede davacının istediği zaman sözleşmeyi feshedebileceği öngörülmüş olup, müvekkiline hiçbir surette fesih hakkı tanınmadığını, Davacı tarafından dava dilekçesi eki olarak sunulmuş olan sözleşmenin 13. ve 19. Maddeleri incelendiğinde söz konusu durum açıkça anlaşılacağını, ileri sürerek, davacının dilekçesinde belirtilmiş olan taleplerin reddine, karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesin kararıyla; "Toplanan deliller ve dosya kapsamına göre; davacının takip tarihi itibarıyla 14.02.2018 tarihli maaş sözleşmesine aykırılık nedeni ile promosyon ödemesinin iadesini talep ettiği, davalının söz konusu sözleşmenin taraflar arasında müzakere edilmediğini ve kendisine fesih hakkı tanınmadığını iddia ettiği görülmektedir. Davalının tacir olması ve TTK'nın 18. maddesi uyarınca basiretli davranma yükümlülüğü bulunduğu gözetilerek anılan savunmasına itibar edilmemiş ve işin esasına girilerek somut uyuşmazlık kapsamında taraflar arasındaki sözleşmeye göre borçlu bulunup bulunmadığı hususunda inceleme yapılmıştır. Yapılan inceleme neticesinde, davacının takip bedeli kadar alacaklı olduğuna ilişkin iddiasını alacağa dayanak olarak gösterdiği sözleşme ile ortaya koyduğu, bilirkişi raporlarının davacının iddiasını destekler mahiyette olduğu, faiz talebinin alacağın türü ve dosya kapsamına uygun düştüğü, takip talebine konu edilen alacağın miktar itibarıyla hesaplanabilir olduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, davaya konu edilen icra takibine yapılan itirazın haksız olduğu, icra inkar tazminatına hükmedilmesine dair koşullarının somut dosya bağlamında mevcut bulunduğu değerlendirildiği gerekçesi ile, 1-Davanın KABULÜNE, 2-İstanbul 35. İcra Dairesinin... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin takip talebindeki şartlarla devamına, 3-Alacağın %20 si olan 13.850,79- TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine," karar verilmiştir. İSTİNAF: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkilin tacir olmasına rağmen bankanın sözleşmede üstün taraf olması ve müvekkilin şartları müzakere edememesi nedeniyle edimler arasında bir dengesizlik bulunduğunu, haklı olsa dahi fesih hakkı tanınmadığını ileri sürerek, müvekkili tacir olsa bile sözleşmeyi tüketici olarak imzaladığını ve sözleşmede güçsüz taraf olması nedeniyle söz konusu sözleşmenin TBK'da yer alan genel işlem koşullarına aykırı olması nedeniyle bankanın öne sürdüğü koşulların geçersiz olduğunu iddia ettiğini, bu iddialarını desteklemek için T.C. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2016/4676 E., 2017/3160 K. sayılı kararını detaylıca alıntıladığını ve bu kararda genel işlem koşullarının denetimi, yürürlük, yorum ve içerik denetimi aşamalarının tacirler için de geçerli olacak şekilde ele alındığını, ayrıca sözleşme şartlarının müzakere edilmeden, banka tarafından dikte edildiğini, bu şartların dürüstlük kuralına aykırı ve müvekkil aleyhine dengesizlik yarattığını, sözleşmede sadece müvekkili aleyhine cezai şart öngörülürken bankaya istediği zaman fesih hakkı tanınmasına rağmen müvekkiline hiçbir surette fesih hakkı tanınmadığını (sözleşmenin 13. ve 19. maddelerine atıfta bulunarak) belirterek, bu durumun edimler arasında orantısızlık yarattığını, bankanın dikte ettiği şartları sağlayamaması nedeniyle haksız icra takibi başlatıldığını ve işbu haksız itirazın iptali davasının açıldığını ifade ettiğini, bu nedenlerle davanın reddi gerektiğini, hukuki nedenler olarak HMK, TBK, TKHK ve Yargıtay içtihatlarını gösterdiğini, hukuki deliller olarak ticari defterler, tanık, bilirkişi, yemin, keşif ve sair yasal delilleri sunduğunu, netice ve talep kısmında ise istinaf başvurusunun kabulü ile davacının ikame ettiği davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesi sunmamıştır. GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu İİK 67 maddeye göre açılan itirazın iptali davasıdır. İstanbul 35. İcra Müdürlüğü'nün... E. sayılı dosyasında alacaklı tarafından borçlu aleyhine, 50.000,00 TL Asıl Alacak468,96 TL İhtarname Gideri,18.785,00 TL Faiz olmak üzere, 69.253,96 TL alacağın tahsili amacı ile 22/03/2019 tarihinde ilamsız icra takibi başlatılmıştır. Takibin dayanağı “14.02.2018 tarihli finans maaş sözleşmesine aykırılık nedeni ile promosyon ödemesinin iadesi talebidir," olduğu belirtilmiştir.Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.26/10/2020 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle;" İlgili sözleşmenin 6.maddesinde … “ toplam tutarın bulundurulması şartı ile diskette veya dosyayla bildirilen tutarları, Personel hesaplarında maaş ödeme gününde eksiksiz olarak hesap sahiplerinin kullanımına hazır bulundurmayı taahhüt eder. “ hükmü gereği de taahhüttün yerine getirildiği ya da getirilmediği hususunda her iki tarafta delil mahiyetinde kayıtlarını sunmamıştır. İşbu dava konusu promosyon ödemesinden kaynaklı edinimlerin yerine getirilmemesiyle birlikte, İstanbul 35. İcra Müdürlüğü’nün... E. Sayılı dosyasındaki alacak talebi yönünden; davacı bankanın, 14.02.2018 tarihinde taraflar arasında imzalanan ... Çok taraflı Maaş Sözleşmesi sebebi ile davalıdan alacağı 22.03.2019 icra takip tarihine kadar işlemiş faizleri ile birlikte toplam 66.241,23 TL olarak hesaplanmış ve aslen söz konusu tutarın dikkate alınması kanaat edilmiş olup, Sayın Mahkeme’ce; sözleşmenin 19. Maddesinde belirtildiği gibi; işleyecek faizin sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren uygulanmasına karar verilmesi durumunda; davacı bankanın, davalıdan alacağı 22.03.2019 icra takip tarihine kadar işlemiş faizleri ile birlikte toplam 69.519,21 TL olarak hesaplandığı " belirtilmiştir.04/03/2022 tarihli bilirkişi heyetine ait Ek raporda özetle;"İşbu dava konusu promosyon ödemesinden kaynaklı edinimlerin yerine getirilmemesiyle birlikte, İstanbul 35. İcra Müdürlüğü’nün... E. Sayılı dosyasındaki alacak talebi yönünden; davacı bankanın, 14.02.2018 tarihinde taraflar arasında imzalanan ... Çok taraflı Maaş Sözleşmesi sebebi ile davalıdan alacağı 22.03.2019 icra takip tarihine kadar işlemiş faizleri ile birlikte toplam 66.241,23 TL., olarak hesaplandığı ve mahkemece sözleşmenin 19. maddesinde belirtildiği gibi; işleyecek faizin sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren uygulanmasına karar verilmesi durumunda; davacı bankanın, davalıdan alacağı 22.03.2019 icra takip tarihine kadar işlemiş faizleri ile birlikte toplam 69.519,21 TL olarak hesaplandığı" belirtilmiştir.Farklı bilirkişi heyetine ait raporda özetle;" davalı şirket ile davacı şirket arasında maaş promosyon anlaşması akdedilmiş olmak ile birlikte davacı şirket tarafından edinimleri yerine getirilmiş, davalı şirket tarafından ise taahhüttün yerine getirilmediği hususları bir bütün olarak değerlendirildiği, 2018 – 2021 analizinde aylara göre personel sayısının tespit edildiği, 2018 yılında sağlanan ortalama personel sayısının 2019 – 2020 – 2021 yılları arasında sağlanamadığı, sözleşmenin her yıl yenilenmek suretiyle devam ettirildiğini, davacı bankanın, 14.02.2018 tarihinde taraflar arasında imzalanan ... Çok taraflı Maaş Sözleşmesi sebebi ile davalıdan alacağı 22.03.2019 icra takip tarihine kadar işlemiş faizleri ile birlikte toplam 66.241,23 TL olarak hesaplandığı,mahkemece sözleşmenin 19. maddesinde belirtildiği gibi; işleyecek faizin sözleşmenin imzalandığı tarihten itibaren uygulanmasına karar verilmesi durumunda; icra takip tarihine kadar işlemiş faizleri ile birlikte toplam 69.519,21 TL olarak hesaplandığı" belirtilmiştir. Davalı tarafından sözleşmenin davacı tarafından tek taraflı hazırlandığı, genel işlem şartlarına aykırı olduğunu, davalı aleyhine cezai hükümler içerdiğini, ancak davacı aleyhine cezai şartlar içermediğini ileri sürmüş ise de davalı tarafın ticari şirket olduğu TTK 18 maddesine göre basiretli davranma yükümlülüğü bulunduğu, anlaşılmakla bu istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Taraflar arasında, 14.02.2018 tarihli ... Çok Taraflı Sözleşme tanzim edildiği, sözleşmenin 5- maddesinde, sözleşmenin yürürlüğü süresince her ay toplam 260 personelin maaş ödemesinin banka aracılığı ile yapılacağını taahhüt ettikleri, 19- maddesinde, KURUMLAR'ın, bu Sözleşme ve bilcümle eklerinde yazılı taahhütlerinde herhangi birini gününde ve tâm olarak yerine getirmemesi veya Sözleşme süresi içinde Sözleşme'nin uygulamasını fiilen durdurması, vazgeçmesi yada Sözleşme'yi süresinden önce feshetmesi halinde, KURUMLAR, BANKA'nın fazlaya dair zararlarını talep hakkı. saklı kalmak kaydıyla, söz konusu durumun meydana geldiği günü takip eden 3 (üç) iş günü içerisinde 50.000- TL (Çellibin Türk Lirası)'yi her biri bu bedelin tamamının ödenmesinden müştereken ve müteselsileri sorumlu olmak kaydı ile, Sözleşme'nin imzalandığı tarihten itibaren BANKA'nın o tarihte kısa vadeli kredilere uyguladığı faiz oranı üzerinden işleyecek faizi ile birlikte, herhangi bir ihtara, ihbara gerek kalmaksızın ve herhangi bir itiraz ve def'i iddiasında bulunmaksızın derhal BANKA'ya ödemeyi taahhüt edecekleri belirtilmiştir. Zeytinburnu 2. Noterliğinin 01/03/2019 tarih ... yevmiye nolu ihtarname ile, sözleşmenin fesih edildiği ve sözleşmenin 19 maddesine göre, 18.785,00 TL. Cezai şart tutarının işleyen faizi ile birlikte toplam 68.785,00 TL nin en geç üç gün içinde ödenmesinin talep edildiği, ihtarnamenin muhataba 04/03/2019 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır.Davalı vekilinin sözleşmede kararlaştırılan edimler arasında dengesizlik bulunduğunu, sadece müvekkili aleyhine cezai şart öngörüldüğünü, davacının istideği zaman sözleşmeyi feshedebileceğinin düzenlendiğini, 5 ve 19. Maddelerinin genel işlem şartı içerdiğini ve geçersiz olduğunu ileri sürmüşse de, davalının tüzel kişi tacir olup, sözleşmenin imzalanması sırasında hükümlerini inceleyerek imzalaması gerektiği, genel işlem şartının ileri sürülemeyeceği anlaşılmaktadır. Somut olayda, taraflar arasındaki 14/02/2018 tarihli ... sözleşmesinin 3 yıllık düzenlendiği, davacı tarafça davalıya 50.000 TL ödendiği konusunda ihtilaf bulunmadığı, sözleşmenin 5. Maddesine göre sözleşmenin yürürlüğü süresince 260 personelin maaş ödemesinin davacı banka aracılığıyla yapılacağı, personel sayısının %10'una tekabül eden oran kadar azalması halinde, davalı tarafın sözleşmenin 19. Maddesinde yer alan cezai şart bedelini ödemeyi taahhüt ettiği düzenlenmiştir. Davacı bankanın icra takibinde " 14/02/2018 tarihli Finans Maaş Sözleşmesine aykırılık nedeniyle Promosyon Ödemesinin iadesi" talebinde bulunduğu, mahkemece alınan ek raporda, 2018 yılında ortalama 264 personelin, 2019 yılında 119 personelin, 2020 yılında 87 , 2021 yılında 33 personelin maaşının davacı banka aracılığıyla ödendiği, dolayısıyla davalı tarafından 2018 yılında ortalama personel sayısının sağlandığı, ilk yıl sözleşme hükümlerine riayet edildiği, davacı tarafça davalıya gönderilen Zeytinburnu 2. Noterliği'nin 01/03/2019 tarihli ... yevmiye numaralı 04/03/2019 tarihinde tebliğ edilen ihtarnamede aylık 260 personel maaş ödemesi şartının sağlanamadığı ileri sürülmüşse de, yıllık ortalamanın 260 personel koşulunun üzerinde olması nedeniyle 2018 yılı için ödenen kısmın geri istenilemeyeceği, ancak kalan iki yıla tekabül eden 33.333, 34 TL'lık kısmın geri istenilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, ihtarnamenin tebliğ edildiği 04/03/2019 tarihinden takip tarihine kadar 18 günlük işlemiş faiz tutarı olan 577,99 TL ile 168,96 TL ihtarname giderinin ve kabul edilen kısım yönünden %20 inkar tazminatının talep edilebileceği kanaatine varılmış, mahkemece davanın tümüyle kabulü yönünden hüküm kurulması yerinde görülmemiştir.Tüm bu nedenlerle davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b/2 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, Ana alacak, 33.333,34 TL., işlemiş faiz 577,99 TL. İhtarname gideri 468,96 TL. olmak üzere toplam 34.380,29 TL, alacak üzerinden itirazın iptaline takibin devamına ana alacağa takip tarihinden itibaren faiz yürütülmesine ve davalı lehine %20 tazminat 6.666,68 TL. nin davalıdan tahsiline ve indirim yapılan miktar yönünden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile, 2-İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 14/02/2023 tarih, 2021/468 E. 2023/94 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, 3-Davanın KISMEN KABULÜNE İstanbul 35. İcra Dairesinin... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin 33.333,34 TL ana alacak, 577,99 TL işlemiş faiz ve 468,96 TL ihtarname gideri ile tahsiline, ana alacak 33.333,34 TL.' ye takip tarihinden itibaren aylık %2.89 oranında, ihtarname giderine yıllık %9 değişen oranlarda yasal faiz uygulanmasına, Alacağın %20 si olan 6.666,668 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.316,48 TL karar harcından peşin alınan 536,42 TL'nin mahsubu ile 1.780,06 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 536,42 TL başvurma harcı, 59,30 peşin harç, 8,50 TL vekalet harcı, 2.000,00 TL bilirkişi ücreti, 125,00-TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 2.729,22 TL'nin, davanın kısmen kabul edilmiş olması sebebiyle, 1.416,51 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan,3.800,00-TL bilirkişi ücretinin, davanın kısmen kabul edilmiş olması sebebiyle, 1.828,00 TL'sinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 4/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davanın kabl edilen kısmı üzerinden 33.911,33 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 4/d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davanın reddedilen kısmı üzerinden 31.860,94 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 5/b-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 492,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 143,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 635,00 TL'nin davalıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 18/12/2025