İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket hakkında İstanbul Anadolu 24 İcra Müdürlüğü ... sayılı icra dosyası ile takip başlatıldığını, ... Bankası -... Şubesi 20/02/2019 günlü ... Seri No lu çeki 75.000,00 USD, 27/02/2019 günlü ... Seri No lu çeki 75.00…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/1512 KARAR NO: 2025/1861 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 04/05/2023 NUMARASI: 2023/5 E. - 2023/321 K. DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)|Sözleşmenin Uyarlanması İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket hakkında İstanbul Anadolu 24 İcra Müdürlüğü ... sayılı icra dosyası ile takip başlatıldığını, ... Bankası -... Şubesi 20/02/2019 günlü ... Seri No lu çeki 75.000,00 USD, 27/02/2019 günlü ... Seri No lu çeki 75.000,00 USD, 27/02/2019 günlü ... Seri No lu çeki 49.616,98 USD, 20/02/2019 günlü ... Seri No lu çeki 49.617,41 USD olmak üzere toplam 4 adet çekin dayanak gösterildiğini, devlet bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulandığını, takip talebinde belirtilen faiz oranları usule ve yasaya aykırı olduğunu, takip tarihi itibariyle devlet bankalarının takip konusu yabancı paraya USD uyguladığı en yüksek faiz oranının üzerinde fahiş oranda faiz talep edildiğini, müvekkilinden talep edilen faiz oranının usule ve hukuka aykırı olduğunu, açıklanan nedenlerden dolayı takipten sonraya işleyecek faiz oranının hakkaniyete ve hukuka uygun seviyeye çekilmesini talep etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Ödeme emri 08/04/2019 tarihinde davacıya tebliğ edilmiş olup huzurdaki dava 02/01/2023 tarihinde ikame edildiğini, takip tarihi ile dava tarihi arasında 3 yılı aşkın bir zaman söz konusu olduğundan zamanaşımı ve hak düşürücü süre gerçekleşmiş olup davanın bu nedenle reddine karar verilmesini talep ettiklerini, mahkemece öncelikle harca esas bedel tespit ettirilmesi gerektiği, dava İstanbul Anadolu 11 Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/603 esas sayılı dosyası üzerinden ikame edildiğini, anılan davada verilecek karara göre faiz oranının ilama bağlanılacağı, dolayısıyla aynı konuda açılan huzurdaki davanın görülmesinde hukuki yarar bulunmadığı gibi, davanın dinlenerek karara bağlanması durumunda yanı konuda birbiri ile çelişen maddi anlamda kesin hükümler ihdas edilmiş olacağı, davacı tarafça takip talebi dolayısıyla itiraz edilmeyerek kesinleşen faiz istemine yönelik uyarlama talebinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacının sonradan menfi tespit davası açarak itirazda bulunması imkanının bulunmadığını, açıklanan nedenlerden dolayı davanın zamanaşımı defi nedeniyle usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı ile; Davanın KABULÜ ile; İstanbul Anadolu 24. İcra Müdürlüğü’nün ... sayılı dosyasında, takip tarihinden sonrası için istenen yıllık %19,5 oranında avans faizinden 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı mahsup edildikten sonra fazla talep edilen kısım yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, takibin takip tarihinden sonrası için 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı ile birlikte devamına, karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme iddia ve savunmalarını hiçbir suretle dikkate almadığını, gerekçeli kararda anayasal anlamda gerekçe sayılamayacak birtakım açıklamalar ile davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, bu karar gerçek manada bir gerekçeyi ihtiva etmediğini, bu anlamda adil yargılanma hakkının da ihlalini oluşturduğunu, menfi tespit davalarında zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin temeldeki hukuki ilişkiye göre belirlendiğini, mahkemenin zaman aşımı itirazlarını değerlendirmediğini, kararın zaman aşımı yönünden kaldırılması gerektiğini, davacının menfi tespit talebinin kambiyo ilişkisine dayandığı, Türk Ticaret Kanunu 749. maddesinde temel ilişki için 3 senelik zamanaşımı süresi öngörüldüğünü, dava dilekçesinde de taraflar arasındaki ilişkinin çek yani kambiyo ilişkisi olarak belirtildiğini, böylece HMK m. 187 ve 188 hükümleri ile çekişmesiz hale gelen uyuşmazlık konularına temel ilişki için öngörülen 3 senelik zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiğini, davacının itiraz edilmeyerek kesinleşen faiz istemine yönelik uyarlama talebinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, hukuki yararı bulunmadığını, takip talebi ile birlikte istenen faiz türü ve oranı dikkate alınmak suretiyle sonuca gidilmesi gerektiğini, talep edilen takip öncesi faizin usule uygun olduğunu, takip başlatılırken yabancı para cinsinin ödeme tarihindeki Türk Lirası karşılığı talep edildiğini, davacının eylemlerinin kötü niyet göstergesi olduğunu, dava konusu olayda taraflar tacir olup basiretli birer tacir gibi davranma yükümlülüğü altında olduğundan istinaf isteminin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddini talep etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davalının istinaf isteminde aleyhe olan hususları kabul etmediklerini, mahkeme kararında somut olaya uygun ve faize ilişkin mevzuat hükümlerine uygun bir şekilde gerekçeye yer verildiğini, davalı vekilinin, iddia ve savunmaların dikkate alınmadığı gerekçenin gerçek manada gerekçe içermediği şeklindeki hukuki mesnetten yoksun iddialarının kabulü mümkün olmadığından istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, icra takibinde talep edilen takip sonrası faiz oranının uyarlanması istemine ilişkindir.Davacı vekili; müvekkili şirket hakkında İstanbul Anadolu 24. İcra Müdürlüğünün ... sayılı takipte takip sonrası için uygulanan temerrüt faiz oranlarının fahiş olduğunu, bu nedenle takipten sonraki temerrüt faizinin hakkaniyet ve mevzuat çerçevesinde uyarlanmasını istediklerini beyan etmiştir.Davalı vekili ; ödeme emrinin 08.04.2019 tarihinde tebliğ edildiğini, davanın ise 02.01.2023 tarihinde açıldığını, bu nedenle zamanaşımı ve hak düşürücü sürenin dolduğunu, davacının aynı konuda İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/603 E. sayılı dosyasında açtığı davanın derdest olması nedeniyle hukuki yarar bulunmadığını, itiraz edilmeyerek kesinleşen takip talebindeki faiz oranına karşı sonradan menfi tespit davası açılamayacağını, davanın hem usulden hem esastan reddi gerektiğini ileri sürmüştür.Uyuşmazlık, İstanbul Anadolu 24. İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyasında takipten sonra talep edilen faiz oranının, fahiş olup olmadığı ve bu nedenle faiz oranının uyarlanması gerekip gerekmediği, bunun yanında davanın zamanaşımı, hukuki yarar yokluğu ve takip talebine itiraz edilmediği gerekçeleriyle sonradan menfi tespit davası açılamayacağı yönündeki davalı iddialarının dinlenip dinlenemeyeceği noktalarında toplanmaktadır.Mahkemece, takip talebine süresinde itiraz edilmemiş olmasının sonradan faiz yönünden menfi tespit davası açılmasına engel teşkil etmediği, temerrüt faiz oranının belirlenmesinde TBK’nın 88 ve 120. maddelerinin emredici nitelikte olduğu, yıllık temerrüt faizinin bu hükümler ve 3095 sayılı Kanun uyarınca tespit edilmesi gerektiği, talep edilen faiz oranının bu yasal sınırları aşması hâlinde hâkimin uyarlama yapma yetkisinin bulunduğu gerekçesiyle takip sonrası faiz oranının uyarlanmasına karar vermiştir.Tarafları aynı olan Dairemizin 2023/1511 Esas sayılı dosyasının istinaf incelemesi sırasında, davacı borçlu irketin iflas ettiği anlaşılmış, İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/488 Esas-2024/692 Karar sayılı 18/09/2024 tarihli kararı ile, davacı ... Şirketi'nin konkordato talebinin reddine, davacı şirketin iflasına, iflasın 18/09/2024 tarih saat 15:31 itibarıyla açılmasına karar verildiği, iflas kararının Yargıtay 6. Hukuk dairesinin 30.04.2025 tarih ve 2025/900 esas 2025/1774 sayılı kararı ile onanmak suretiyle hükmün, 30/04/2025 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.İİK 193. Madde de; iflasın açılmasından önce müflise karşı başlamış olan haciz yoluyla takipler ile teminat gösterilmesine ilişkin takiplerin duracağı, iflas kararının kesinleşmesi ile bu takiplerin düşeceği düzenlenmiştir. İflastan önce başlatılan takipler, iflasın açılması ile duran ve iflas kararının kesinleşmesi ile düşen iflas alacaklıları alacaklarını iflas masasına yazdırırlar; alacakları iflas idaresi tarafından kabul edilirsi, sıra cetveline alınırlar ve tasfiye sonunda paylaşmaya katılırlar, iflastan önce ödeme emrine itiraz edilmemek suretiyle veya itirazın kaldırılması yolu ile kesinleşmiş olsa bile, bu husus icra dairesini bağlamaz hükmü düzenlenmiştir.İİK 194. Maddesinde; müflisin taraf bulunduğu hukuk davalarının, iflasın açılması ile belli bir süre için duracağı kabul edilmiştir. İflastan önce açılmış olup devam eden, müflisin (davacı veya davalı olarak) taraf bulunduğu hukuk davalarının, maddede yazılı istisnalar dışında duracağı, bu durumda ikinci alacaklılar toplantısından (m. 237) on gün sonraya kadar devam edeceği, bundan sonra hukuk davalarına devam edileceği, İİK 194. Maddesinde ayrıca basit tasfiye usulünün düzenlendiği anlaşılmıştır.Açıklanan yasa hükümleri göz önünde bulundurulduğunda, davanın ikinci alacaklılar toplantısından 10 gün sonraya yada basit tasfiye usulüne göre tasfiyesi halinde sıra cetveli tanzimine kadar duracağı gözetilerek, kamu düzenine ilişkin bu husus resen dikkate alınarak, davalı vekilinin istinaf sebepleri incelenmeksizin istinaf başvurusunun HMK 355. Madde ve HMK 353/1-a-4-6 maddesi gereğince resen gözetilen sebeplerle kabulü ile, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın İİK 193 ve 194. Maddeler gereğince işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile; 2- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/05/2023 tarih ve 2023/5 E., 2023/321 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-4-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine, 5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-4-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 25/12/2025