İSTİNAF KARAR TARİHİ : 09/10/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davaya konu 20/01/2014 tarihli 50.000,00 TL bedelli ... B-7090575 nolu çek, 14/02/2014 tarihli 50.000,00 TL bedelli ... B-7090577 nolu çek, 14/03/2014 tarihli 25.000,00 TL bedelli ... B-7090583 nolu çek, 25/04/2014 tarihli 50.000,00 TL …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2025/1019 Esas KARAR NO : 2025/1287 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 10/04/2025 NUMARASI : 2014/836 E. - 2025/317 K. DAVA: Menfi Tespit (Kıymetli evraka yönelik) DAVA TARİHİ: 16/01/2014 BİRLEŞEN DAVA (İstanbul Anadolu 13.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/26 esas 2024/9 karar sayılı dosya) DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senedinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ : 09/10/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davaya konu 20/01/2014 tarihli 50.000,00 TL bedelli ... B-7090575 nolu çek, 14/02/2014 tarihli 50.000,00 TL bedelli ... B-7090577 nolu çek, 14/03/2014 tarihli 25.000,00 TL bedelli ... B-7090583 nolu çek, 25/04/2014 tarihli 50.000,00 TL bedelli ... B-7090584 nolu çek, 14/03/2014 tarihli 25.000,00 TL bedelli ... B-7090616 nolu çek, 20/06/2014 tarihli 50.000,00 TL bedelli ... B-70905933 nolu çeklerdeki imzanın müvekkil şirkete ait olmaması sebebiyle müvekkil şirketin davalılara borçlu olmadığının tespiti ile davalıların müvekkil şirket hakkında icra takibine geçmesi halinde söz konusu icra takibinin İİK m. 72/2 uyarınca uygun görülecek teminat mukabilinde durdurulmasına, davalıların %20'dan aşağı olmayan kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini; talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davaya konu 20/01/2014 tarihli 50.000,00 TL bedelli ... B-7090575 nolu çek, 14/02/2014 tarihli 50.000,00 TL bedelli ... B-7090577 nolu çek, 14/03/2014 tarihli 25.000,00 TL bedelli ... B-7090583 nolu çek, 25/04/2014 tarihli 50.000,00 TL bedelli ... B-7090584 nolu çek, 14/03/2014 tarihli 25.000,00 TL bedelli ... B-7090616 nolu çek ve 20/06/2014 tarihli 50.000,00 TL bedelli ... B-7090593 nolu çeklerin icra takibinin önlenmesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verildiğini, ... Otomotiv ve Lastik Paz. A.Ş hamili olduğu 20/01/2014 tarihli 50.000,00 TL bedelli işbu davaya konu edilen ... B-7090575 nolu çeki davalı ... Gıda San ve Tic.A.Ş'ye ciro ettiğini, müvekkil şirketin rızası hilafına imzasız ve boş olarak elinden çıkan çekler üzerindeki keşideci imzaları, müvekkil şirket yetkisiline ait olmadığını, keza müvekkil şirket yetkisinin onayı dahilinde verilmiş çeklerde olmadığını, çekler üzerindeki imzaların keşideci imzası ile aynı olmadığını, müvekkil şirket söz konusu çekin kaybolduğunu farkettiğinde müvekkil bankaya gerekli başvuruyu yaptığını, öncelikle dava konusu çeke ilişkin sahtecilik iddiasına dayalı menfi tespit davası ikame edilen İstanbul Anadolu 10.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/18 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, dava konusu çeke ödeme yasağı konulması ve ... Ümraniye Şubesi'ne bildirilmesine, müvekkil şirket aleyhine haciz işlemi yapılmasının icra takiine geçilmesinin ihtiyati tedbir yolu ile durdurulmasına, müvekkil şirketin davaya konu çekten borçlu olmadığının tespiti ile söz konusu çekin müvekkil şirket açısından iptali ile davalıların %20'den aşağı olmayan kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini; talep ve dava etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ: Asıl davada davalı ... A.Ş vekilince verilen davaya cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin Türkiye genelinde turistik otel ve tesislere toptan gıda maddesi tedarik ettiğini, diğer davalının tedarik müşterilerinden biri olduğu ve adı geçenin Bodrum'da yer alan oteline sağlanan malzemelere karşılık olarak dava konusu çeklerin ödeme vasıtası olarak kendisine verildiğini, başkaca çeklerin de bulunduğu ve ödenen çekler ile dava konusu çekler üzerinde bulunan imzaların aynı olduğunu beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesi 2014/836 esas, 2025/317 karar sayılı, 10/04/2025 tarihli kararı ile; "Asıl ve birleşen davanın HMK'nın m.150/VI hükmü gereğince açılmamış sayılmasına" karar vermiştir. İSTİNAF: Asıl ve birleşen dosyada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece verilen davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, kararın verildiği tarihe kadar dava dosyasında toplam 29 celse icra edildiğini, keşideci olduğu iddia edilen çek asıllarının mahkeme kasasına alındığı ve ihtiyati tedbir kararlarının uygulandığını, birleştirme işlemlerinin yapıldığı, bilirkişi raporları alındığı ve dosya esasen hüküm verme aşamasına kadar ilerlediğini, davanın bu denli derinleşmiş olması, taraflarca takip edilmediği yönündeki iddiayı çürüttüğünü ve şekli gerekçelerle davanın açılmamış sayılmasının hakkaniyete ve usule aykırı olduğunu beyan ederek, İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10.04.2025 tarihli ve 2014/836 E.2025/317 K. sayılı kararının kaldırılmasına, asıl ve birleşen davalar yönünden yargılamaya devam olunarak dosyanın esasına girilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinafa cevap dilekçesi sunmamıştır. GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Asıl ve birleşen dava; İİK'nın 72. maddesi kapsamında çek üzerindeki imza inkarına dayalı olarak menfi tespit istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi tarafından; davacı tarafından açılan asıl ve birleşen davanın 13/11/2014 ve 23/11/2023 tarihli celselerde takipsiz bırakıldığı ve işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davacı tarafından sunulan yenileme dilekçesi kapsamında her ne kadar yargılamaya devam olunmuş ise de 10/04/2025 tarihli celseye sunulan mazeretli sayılma isteminin de reddine karar verildiği ve duruşmaya katılan davalı iflas idaresi vekilince davanın takip edilmediği yönünde beyanda bulunulduğu bu kapsamda iki kez takipsiz bırakılan ve yenilenmesinden sonra yeniden takipsiz bırakılan davanın HMK'nın m.150/VI hükmü uyarınca açılmamış sayılmasına karar verildiği, asıl ve birleşen dosya davacı vekili tarafından, 10/04/2025 tarihli celse öncesinde sunulan mazeret dilekçesinde, aynı gün İstanbul ve Gölcük adliyelerinde farklı dosyalarda duruşmalarının bulunduğunun açıkça ve belgeleriyle beyan edilmekle geçerli mazeretinin reddine karar verilmesinin haksız olduğu, vekaletnamedeki diğer vekillerin duruşmaya katılmasının bir zorunluluk olmadığı, diğer vekillerin varlığının, mazereti geçersiz kılmayacağı belirtilerek istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Tarafların Duruşmaya Gelmemesi, Sonuçları ve Davanın Açılmamış Sayılması” başlığını taşıyan 150. maddesinin 2. fıkrasında; “Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflardan biri duruşmaya gelir, diğeri gelmezse, gelen tarafın talebi üzerine, yargılamaya gelmeyen tarafın yokluğunda devam edilir veya dosya işlemden kaldırılır. Geçerli bir özrü olmaksızın duruşmaya gelmeyen taraf, yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemez.” hükmüne yer verilmiştir. Bilindiği üzere, duruşma günü celseye katılma imkanı olmayan taraf, buna ilişkin mazeretini bildirip, duruşmanın ertelenmesini isteme olanağına sahiptir. Bu durumda, mahkemece, taraflardan yalnız birinin duruşmaya katılması halinde gelmeyen tarafın geçerli mazeret gönderip göndermediği incelenerek; mazaretin reddedilmesi halinde karşı tarafın beyanına göre, dosyanın işlemden kaldırılmasına ya da kaldırılmamasına karar verilmesi gerekmektedir. Bu kapsamda dosya tetkik edildiğinde; asıl ve birleşen davanın açılış tarihi itibariyle yazılı yargılama usulüne tâbi olup davacı vekilinin 13/11/2014 tarihli 1. celseye mazeretsiz katılmaması sebebiyle HMK'nın m.150/I hükmü gereğince dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davacı vekili tarafından süresi içerisinde yapılan yenileme istemi üzerine oluşturulan yenileme tensip zaptı ile taraflara duruşma gün ve saati tebliğ edilerek yargılamaya devam olunduğu, yargılamanın geldiği aşamanın davalı tarafın iflas süreci ve ikinci alacaklılar toplantısının beklenmesi kapsamında uzadığı ve yargılamanın 23/11/2023 tarihli 26. celsesinde davacı vekilinin bekletme talepli aksi halde mazeretli sayılmasına ilişkin farklı mahkemelerdeki duruşmalarının bulunduğu mazeretini içerir dilekçe sunduğu, mazeretin reddine karar verildiği, dosyanın ikinci kez işlemden kaldırılmasına karar verildiği, davacı vekilinin işbu ara karardan rücu isteminin bulunduğu ancak duruşma zaptında mazeretin hangi gerekçe ile yerinde görülmediğine yönelik somut açıklama bulunmadığı gibi işlemden kaldırmaya yönelik ara karardan rücu talebinin değerlendirilmediği görülmüştür. Gelinen aşamada mahkemece oluşturulan ikinci yenileme tensip zaptı ile taraflara duruşma gün ve saatinin tebliğ edildiği, davacı vekili tarafından yapılan duruşmalara iştirak edildiği, bilirkişi delil avanslarının yatırıldığı, bilirkişi raporunun alındığı, davacı vekilinin önceki celselerde hazır olduğu ancak 10/04/2025 tarihli 29. celseye Gölcük İcra Ceza Mahkemesinin 2022/56 ve 2022/64 esas sayılı duruşma dosyaları ile İstanbul 44. İş Mahkemesi'nin 2024/245 esas 2024/166 esas 2024/299 esas sayılı dosyalarının duruşmalarını gerekçe göstererek mazeret dilekçesi sunduğu ve yine birleşen dava davalı vekilinin mazeret dilekçesi sunduğu, mahkemece davacı vekilinin vekaletnamesinde ikiden fazla vekilin bulunduğu gibi tevkille bir başka vekilin de yetkilendirildiğinden mazeretli sayılma isteminin reddine, yine birleşen dava davalı vekilinin mazeretli sayılma isteminin de belgelendirilmemiş olması sebebiyle reddine karar verilerek davanın HMK'nın m.150/VI hükmü uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiş ise de Anayasamızın hak arama hürriyetini düzenleyen 36. maddesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin adil yargılanma hakkına ilişkin 6. maddesi, HMK'nın “hukuki dinlenilme” başlıklı 27. maddesi, nazara alındığında davanın tarafları hukuki dinlenilme hakkına sahip olup yargılama ile ilgili bilgi sahibi olmasını, bilgi sahibi olduğu konuda açıklama ve ispat hakkını kullanmasını ve mahkemenin de bu açıklamaları ve sunulan delilleri dikkate alarak değerlendirmesini somut ve açık olarak gerekçelendirmesini gerekli kılmaktadır. Ayrıca Anayasamızın 141/son ve HMK'nın 30. maddelerine göre "Davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması" biçiminde açıklanan temel ilke çerçevesinde, taraf ve vekillerinin duruşmaya katılmama gerekçesi "geçerli bir özür" olarak kabul edilebilir ise yargılamaya devam edilmeli ve dosya işlemden kaldırılmamalıdır. Dolayısıyla 23/11/2023 tarihli 26. celsesi için davacı vekilinin mazeretinin hangi gerekçe ile yerinde olmadığına yönelik somut bir açıklama yapılmadan, ara karardan rücu istemi değerlendirilmeden bu kez 29. celseye Gölcük İcra Ceza Mahkemesinin 2022/56 ve 2022/64 esas sayılı duruşma dosyaları ile İstanbul 44.İş Mahkemesi'nin 2024/245 esas 2024/166 esas 2024/299 esas sayılı dosyalarının duruşmalarının aynı tarihlere atılı olması karşısında öncelikle e- duruşma talebinde bulunduğu mahkemece reddedilmesi üzerine bu kez masraf için avansı mevcut olmakla belgelendirilmiş ve geçerli bir özre dayanan mazeretini sunduğu, böylece davacı vekilinin aşamalardaki takip iradesinin mevcudiyetinin de bulunması karşısında, isabetsiz gerekçe ile mzaretin reddedilerek davanın açılmamış sayılmasına dair verilen karar hukuki dinlenilme hakkı ve usul ekonomisi ilkesi ışığında usul ve yasaya aykırı bulunmuştur. Tüm bu nedenlerle asıl ve birleşen dosya davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, yargılamanın kaldığı yerden devamı için ilk derece mahkemesine iadesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Asıl ve birleşen dosya davacısı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2-İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 10/04/2025 tarih, 2014/836 E. 2025/317 K. sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yasa yoluna başvuran asıl ve birleşen dosya davacısı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5-Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 09/10/2025