İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/11/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, dava konusu senedi ciro eden... isimli şahıstan iş istediğini, ...ise 2 günlük alçı işinin olduğunu söyleyerek, müvekkiline iş verdiğini ancak müvekkilin alçı boya işinden anlamadığını söylemesi üzerine ...…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/890 Esas KARAR NO : 2025/1502 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 01/03/2023 NUMARASI : 2021/801 E. - 2023/151 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/11/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, dava konusu senedi ciro eden... isimli şahıstan iş istediğini, ...ise 2 günlük alçı işinin olduğunu söyleyerek, müvekkiline iş verdiğini ancak müvekkilin alçı boya işinden anlamadığını söylemesi üzerine ... ... isimli şahsın telefonunu verdiğini ve ... ... isimli şahsı evden almak için buluştuklarında aracın torpido gözünde yer alan 35.000 TL ve altınların yerinde olmadığı gerekçesiyle müvekkilini hırsızlığa azmettirme suçundan dolayı şikayet eden...'ın işbu şikayeti doğrultusunda Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2016/2745 Sor. no ve 2017/16178 Karar no ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, bunun üzerine ciro eden..., müvekkilini çağırarak Kıraç olarak adlandırılan civarda buluşma teklif ettiğini, müvekkilinin 3 kişi ile birlikte derdest ederek zorla arabaya sokup akabinde tenha bir bölgeye götürerek, zorla kaçırılmak sureti ile darp ettiğini, hakaret ve ölüm ile tehdit edilerek, müvekkilinin senedi imzalamaması halinde bütün kemiklerini kıracaklarını öldüreceklerini ve çıplak olarak çekilen fotoğrafı internet sitelerine servis edeceklerini söyleyerek tehdit eden ciro eden sıfatına haiz... ve yanındakilerin baskılarından dolayı müvekkilinin açık senet imzaladığını, müvekkilini bu derece mağdur eden... ile diğer şahısların tespiti ile tespit edilen bu kişiler aleyhine gerekli soruşturmanın yapılarak kamu davası açılması ve müvekkili zorla imzalatılan senedin geçerliliğinin olmadığına dair gerçeğin ortaya çıkarılması amacı ile ayrıca 20/12/2018 düzenleme tarihli, 06/03/2019 ödeme günü tarihli, 63.000 TL bedelli senedin bilirkişi incelemesi sonucunda müvekkilin imzasının olup olmadığının tespit edilmesi için taraflarınca ayrıca Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'na müvekkili adına ayrıca bu kişiler aleyhine şikayette bulunduklarını, müvekkilini ölüm ile tehdit ederek kendisine açık senet imzalatan ve müvekkilini darp eden şahıslardan biri olan... isimli şahıs senedi ciro ederek, ... isimli şahısa devrettiğini ve müvekkili aleyhinde İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/788 D. İş ve 2021/786 K. numaralı ilamı ile ihtiyati haciz kararı alındığını ve İstanbul 35. İcra Dairesi'nin... E. numaralı dosyası ile icra takibi başlatılarak müvekkilinin zarara uğratıldığını, müvekkilini zarara uğramasına sebebiyet veren eylemleri gerçekleştiren şahısın huzurdaki dava konusunu oluşturan senedi ciro eden... isimli şahıs olduğunu, haksız ihtiyati haczin icrası sebebiyle müvekkilin EGM, TAKBİS, GİB, posta çeki ve bankalara 89/1 haciz ihbarnameleri gönderilerek müvekkili hakkında işlem yapıldığını, Çayırbaşı mahallesi 670 ada 12 parsele Şile Kaymakamlığı'nca haciz konulduğunu ve müvekkilinin zarara uğradığını, alacaklıya karşı açtıkları işbu davada teminat olması ve İstanbul 35. İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı dosyası ile yapılan icra takibine menfi tespit ve Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'ndaki yargılamalar sonuçlanıncaya kadar alacaklının mahkememiz nezdinde ki teminatı üzerine tedbir konularak teminatın alacaklıya iade edilmemesine karar verilmesini belirterek, taleplerinin kabulü ile davalı ile müvekkili arasında mevcut ve geçerli bir hukuki ilişkinin bulunmadığının tespitine, Mahkememizce takdir edilecek teminat mukabilinde yahut teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilerek icra veznesine girecek paranın davalıya ödenmemesine, İstanbul 35. İcra Dairesi... E. numaralı sayılı dosya hakkındaki haksız icra takibinin durdurulmasına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, bu dava sebebiyle uğramış oldukları zararların yasa gereği alacağın yüzde yirmisinden az olmamak kaydıyla kötü niyetli davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın harca esas değer olarak bono bedeli olan 63.000,00 TL'yi gösterdiğini, icra takibinde takipte kesinleşen miktarın 91.520,63 TL olup, harca esas değerin bu miktar olduğunu, menfi tespit davalarında harca esas değerin takipte kesinleşen miktar olduğunu, davacı tarafa eksik harcı yatırması için süre verilmesi ve harç tamamlanmazsa dosyanın işlemden kaldırılması, 3 aylık süre içerisinde davanın yeniden işleme konulması talep edilmezse davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin gerekmekte olduğunu, davacı tarafın sonuç kısmında ''davalı ile müvekkil arasında mevcut ve geçerli bir hukuki ilişkinin bulunmadığının tespitine'' yönelik istemde bulunmuş olduğunu, menfi tespit davasında davacının istemi yönünde karar verilmemekte olduğunu, davacının isteminin menfi tespit davası bakımından usule aykırı olup hukuki yarar bulunmamakta olduğunu, usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı...'la arasında geçen bir takım iddialarda bulunmuş olup, iş bu iddiaların muhatabının müvekkili olmadığını, davacının iddiaları arasında müvekkiline yönelik hiçbir iddia ve beyanı da yer almamakta olduğunu, davacının dava dışı... hakkında ileri sürdüğü iddiaların soyut ve çelişkili iddialar olup, davacı iddialarını ispatlamaya yarar somut deliller ibraz etmemiş olduğunu, davacının iddialarının tarihi 2017 yılı olup, senedin düzenleme tarihi de 2018 yılı olduğunu, aradan geçen uzun süre boyunca hiçbir müracaatta bulunmayan davacının müvekkiline alacağını tahsil etmek istediğinde iddiada bulunmasının, iddiaların gerçek dışı ve borçtan kurtulmaya yönelik olduğunun ispatı olduğunu belirterek, davacıya eksik harcın tamamlattırılmasını, davacının öncelikle usulden aksi kanaatte olunur ise haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın esastan reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı ile; Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının... isimli kişinin kendisini tehdit ederek açık senet imzalattığını belirterek borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ettiği, davacının iddiaları nedeniyle davacı tanıklarının dinlendiği, tanık beyanlarının görgüye dayalı olmayıp davacının anlatımına dayalı tanık beyanları olduğu, senedin düzenlenmesi sırasında davacı tanıklarının orada olmadığı, bu nedenlerle davacı tanıklarının beyanlarına itibar edilemeyeceği, toplanan delillerle davaya konu senedin davacıya zorla ve tehditle imzalatıldığının ispat edilemediği gözetilerek "Davanın REDDİNE," karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; müvekkile zorla ve tehdit ile senedin ispatlanamadığı ve davanın reddine karar verilmiş ise de bu hususun gerçeği yansıtmadığını, mahkemenin dayanak gerekçe olarak senedin düzenlenmesi sırasında tanıkların bizzat orada olmadıkları ileri sürdüğünü, ancak hayatın olağan akışına göre, zorla açığa imza attırılarak gerçekleştirilen eylemin davacının arkadaşlarının bizzat dahli olacak şekilde yaptırılmasının beklenemeyeceğini, bu nedenle mahkemenin tanık anlatımlarının yanı sıra Esenyurt Devlet Hastanesinden gelen rapora da dikkate alarak hüküm kurması gerektiğini ancak gerekçeli kararda rapora değinilmediğini, mahkemelerin abesle iştigal etmeyeceğini, böyle bir durumun usul ekonomisine de aykırı olduğunu, tanıklar tarafından belirtilen olay tarihi, davacının Esenyurt Devlet Hastanesinde hangi tarihte tedavi edildiğine dair kendilerinin sunduğu rapor, Esenyurt Devlet Hastanesine yazılan müzekkereye verilen cevaptaki raporun da sundukları rapor ile birebir aynı olması ve bu sayede olayın gerçekleşme tarihi olan 25/01/2016 tarihinde göz altlarında, burun, sağ omuz, sağ dirsek, kafada yumuşak doku zedelenmesi ve vücutta darbeye bağlı ağrılar tespit edilerek müvekkilini borç altına sokan işlemin korkutma yoluyla gerçekleştiğinden yaşanan mağduriyetin varlığı açık olduğundan istinaf başvurusunun kabulü ile davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davada hukuki yarar olmadığını, davacının iddialarının müvekkiline yöneltilemeyeceğini, davalının dava konusu senedi iyi niyetli olarak iktisap ettiğini, davacının iddialarının borçtan kurtulmaya yönelik olup çelişkili olduğunu, davacının iddiaları arasında müvekkiline yönelik olmadığını, dava dışı... hakkındaki iddiaların ise soyut ve çelişkili iddialar olup davacının iddialarını ispatlamaya yarar somut deliller ibraz etmediğini, davacının iddialarının tarihi 2017 yılı olup, senedin düzenleme tarihinin 2018 olduğunu, aradan geçen uzun süre boyunca hiçbir müracaatta bulunmayan davacının müvekkil alacağını tahsil etmek istediğinde iddiada bulunmasının iddiaların gerçek dışı ve borçtan kurtulmaya yönelik olduğunun ispatı olduğunu, davacının suç duyurusunda bulunduğu soruşturma dosyasına da somut delil veyahut tanık bildirmediğini, KYOK kararı verildiğini, davacının iddialarının tanık beyanları ile çeliştiğini, tanıkların görgüye dayalı bilgileri olmadığını, dosyada HMK kapsamında usule aykırı davranıldığını, tüm bu nedenlerle davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava İİK'nın 72/1. maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkilinin ...ve yanındakilerce zorla kaçırılıp darp edilerek ölüm ve çıplak fotoğraf tehdidiyle açık senet imzalatıldığını, 20/12/2018 düzenleme, 06/03/2019 vade tarihli 63.000 TL bedelli senedin ciro edilerek ...’ya devredildiğini, bu senede dayanarak İstanbul 35. İcra Müdürlüğü’nün... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde tehdit ve cebirle senet imzalatılması hususunda şikâyette bulunulduğunu belirterek; davacı ile davalı arasında geçerli bir hukuki ilişkinin bulunmadığının tespitine, icra takibinin durdurulmasına, kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili, davacının... ile ilgili iddialarının müvekkilini ilgilendirmediğini, davacının müvekkiline yönelik herhangi bir somut iddiası ve delilinin bulunmadığını, ileri sürülen olayların 2017 yılına ait olduğunu, senedin ise 2018 tarihli olduğunu, bu süre zarfında hiçbir başvuru yapmayan davacının şimdi bu iddiaları gündeme getirmesinin borçtan kurtulma amacı taşıdığını belirterek dayanaksız davanın reddini talep etmiştir.İstanbul 35. İcra Müdürlüğü’nün... E. sayılı dosyası ile, davalı tarafından davacı aleyhine 20/12/2018 düzenleme, 06/03/2019 vade tarihli 63.000 TL bedelli senede dayalı olarak 30.11.2021 tarihinde kambiyo takibi yapıldığı takip konusu senedin borçlusunun davacı, lehtarının davadışı... olduğu, lehtar tarafından davalıya ciro edildiği, hamilin davalı olduğu görülmektedir. Menfi tespit davasında borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, kural olarak, hukukî ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukukî ilişkinin ( borcun ) varlığını kanıtlamak durumundadır.Tüm hukuki işlemlerde olduğu gibi kambiyo ilişkisinin hukuken geçerli olarak doğduğunu kabul etmek için tarafların karşılıklı iradeleri ile meydana gelmiş olması şarttır. Senedin düzenlenmesinde iradenin oluşumu ve beyanı aşamasında , iradenin özgür bir biçimde oluşmadığı veya gerçek iradeye uygun şekilde açıklanmadığı yolundaki “borçlanma iradesinin bulunmaması , senedin sahte olması” iddiası senedin hükümsüzlüğüne yönelik olup, her hamile (iyiniyetli olsa dahi) karşı ileri sürülebilen mutlak def’i olarak kabul edilmektedir. İradenin özgür bir biçimde oluşmadığı veya gerçek iradeye uygun şekilde açıklanmadığı iddiasında sözleşme yapan taraf TBK 'nın 39. Maddesinde düzenlenen hak düşürücü süre içinde sözleşme ile bağlı olmadığını bildirmiş ise bu iddiasını her türlü delil ile ispatlayabilir. Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2021/75204 soruşturma dosyasında davacı tarafından dava dışı... hakkında dava konusu edilen olaylara ilişkin şikayet üzerine soruşturma yürütüldüğü ve kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, Bakırköy 4. Sulh Ceza Hakimliğinin 2022/1822 D. İş sayılı itirazın reddi kararı ile 18.03.2022 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Mahkemece davacı tanıkları dinlenilmiş olup; tanıklar ... ve ...'in beyanları değerlendirildiğinde; olay günü davacı Nurettin ile birlikte aynı kafede oturduklarını, bu sırada...’ın kafeye gelerek davacıya sert bir şekilde hitap edip yanına çağırdığını ve birlikte araçla ayrıldıklarını, yaklaşık iki saat sonra davacının kendilerini arayarak Esenyurt Devlet Hastanesi’nde olduğunu, Yaşar ve yanındakilerce darp edilerek zorla senet imzalatıldığını söylediğini, akabinde Yaşar’la görüşme yaptıklarında Yaşar’ın ... isimli şahsın arabasından para aldığını, bu nedenle ya ...’i getirmesi gerektiğini, aksi halde elindeki açık senetle dilediğini yapacağını söylediğini beyan ettikleri anlaşılmaktadır. Tanıkların beyanlarından olayı bizzat görmedikleri anlaşılmaktadır. Dosyada mevcut... devlet hastanesi yazısında davacının 25.01.2016 tarihinde darp nedeniyle tedavi gördüğü hususunun bildirildiği görülmüştür. Dosya kapsamına göre, davalı tarafından yasal unsurları taşıyan senede dayalı icra takibi yapıldığı, davacı tarafından, keşideci sıfatıyla, davaya konu bono üzerinde bulunan imzaya itiraz edilmediği, ancak davaya konu bononun zorla açığa senet şeklinde alındığı, sonradan doldurulduğu iddia edilmiş olup, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun, 680.maddesinde "Tedavüle çıkarılırken tamamen doldurulmamış bulunan bir poliçe, aradaki anlaşmalara aykırı bir şekilde doldurulursa, bu anlaşmalara uyulmadığı iddiası, hamile karşı ileri sürülemez; meğer ki, hamil poliçeyi kötü niyetle iktisap etmiş veya iktisap sırasında kendisine ağır bir kusur isnadı mümkün bulunmuş olsun" hükmü bulunmaktadır.Yerleşik Yargıtay içtihatlarında da belirtildiği üzere, bu hüküm uyarınca açığa senet düzenlenmesi mümkündür.Öte yandan davacı senedin tehdit ve cebir ile imzalatıldığını ileri sürmüş ise de, bu konudaki cezai soruşturmanın takipsizlik ile sonuçlandığı ve kesinleştiği, dinlenen davacı tanıklarının doğrudan görgüye dayalı bilgilerinin bulunmadığı, davacının darp nedeniyle 2016 Ocak ayında acil servise başvurduğu anlaşılıyor ise de , bu hususun 20/12/2018 düzenleme tarihli senedin zorla imzalatıldığı iddiasının ispatına yeterli bir delil olmadığı gibi 2021 tarihine kadar davacının senedin zorla imzalatıldığı iddiasını 1 yıllık hak düşürücü süre içinde ileri sürmediği,davacı ve hamil arasında temel ilişki bulunmadığı, dikkate alındığında ispatlanamayan davanın reddi kararının sonucu itibariyle dosya kapsamı ve hukuka uygun olduğu, ancak mahkeme kararının gerekçesi düzeltildiğinden istinaf talebinin kısmen kabulü gerektiği kanaatine varılmıştır. Davacı vekilinin İstinaf başvurusunun kısmen kabulü ile HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına yeniden düzeltilmiş gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,2- İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/03/2023 tarih, 2021/801 E., 2023/151 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden düzeltilmiş gerekçe ile yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,3- Davanın REDDİNE,4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL karar harcından peşin alınan (peşin harç+tamamlama harcı) 1562,99 TL'den mahsubu ile fazla alınan 947,59 TL harcın talep halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderin davacı üzerinde bırakılmasına, /a-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 492,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 102,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 594,00 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 13/11/2025