İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafça İstanbul 2. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine haksız, hukuksuz ve kötüniyetli olarak müvekkili tarafın imzasını taşımayan ... bankasının Gaziosmanpaşa şubesine ait ... seri nolu 360.000,00 TL tutarlı çek ned…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2026/91 Esas KARAR NO : 2026/255 İNCELENEN ARA KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 06/05/2025 (Ara Karar) NUMARASI : 2025/316 E. DAVANIN KONUSU: 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Menfi Tespit) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafça İstanbul 2. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine haksız, hukuksuz ve kötüniyetli olarak müvekkili tarafın imzasını taşımayan ... bankasının Gaziosmanpaşa şubesine ait ... seri nolu 360.000,00 TL tutarlı çek nedeni ile icra takibi başlattığını, davalı taraf akabinde İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/387 D. İş sayılı dosyası ile 24/02/2025 tarihinde ihtiyati haciz kararı alındığını ve müvekkiline ait araç, banka hesapları ve taşınmazlar üzerine haciz şerhi işlendiğini, müvekkili firmanın üzerinden, üçüncü şahıslara da hacizler yapıldığını, tüm bu hacizlerin ardından düzenlenen icra ödeme emri 04/03/2025 tarihinde müvekkiline tebliğ edildiğini, yasal süresi içerisinde İstanbul 46. İcra Hukuk Mahkemesi nezdinde 2025/112 Esas sayılı imzaya ve borca itiraz davası açıldığını, bahse konu İcra dosyası hakkında durdurma kararı verildiğini, somut olaydaki çekte müvekkili tarafın imzası bulunmadığını ve müvekkili ile davalı arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, başlatılan icra takibi haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek dilekçesinde bildirmiş olduğu diğer nedenlerle; müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile İstanbul 2. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibinin iptaline ve davalı tarafın kötüniyetli olması sebebiyle iddia ettiği takip tutarının %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, ihtiyati haciz ile müvekkilinin banka hesapları, araç ve taşınmazları üzerine konulmuş olan hacizlerin kaldırılmasına, dosyada bulunan ve/veya dosyaya gelen ödemelerin davalı tarafa aktarılmaması adına teminatsız olarak tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan 06/05/2025 tarihli ara kararı ile ; "...1-Davacı vekilinin ihtiyati tedbir ve hacizlerin kaldırılması istemlerinin; şu aşamada yaklaşık ispat koşulunun oluşmaması nedeni ile reddine" karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -İhtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin yazılmış kararın herhangi bir gerekçeden yoksun, eksik ve denetime elverişsiz bir karar olduğunu, Davalı şirket tarafından, müvekkili aleyhine İstanbul 2. İcra Müdürlüğü nezdinde ... Esas sayılı kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığını, takibe itiraz edildiğini, çekte yer alan imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını, takibe dayanak senetteki imzanın müvekkiline ait olmadığının dosyaya mübrez evraklardan anlaşıldığını, müvekkili şirketin uğrayacağı telafisi güç zararlarla ilgili mahkemece yaklaşık ispat koşullarının oluşmadığından bahsedilmesinin kabul edilemeyeceğini, bu doğrultuda İstanbul 46. İcra Hukuk Mahkemesi nezdinde açılan davalarında, 2025/112 Esas sayılı imzaya ve borca itiraz dosyalarında bahse konu İcra dosyası hakkında durdurma kararı verildiğini, yaklaşık ispata yönelik herhangi bir gerekçe yazılmadığını, ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara karara haklı ve hukuki itirazlarının kabul edilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava icra takibinden sonra açılan ve bonoya dayalı olan menfi tespit davasıdır.2004 Sayılı İİK'nın menfi tespit ve istirdat davaları başlıklı 72.maddesinde; "Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir." hükmüne yer verilmiştir.2004 Sayılı İİK'nın 72. madde menfi tespit davalarında ihtiyati tedbir ile ilgili özel düzenleme olup davanın takipten önce veya sonra açılması, verilecek tedbirin şekli yönünden değişikliğe yol açmaktadır. 2004 Sayılı İİK'nın 72. maddenin 3. fıkrasında "...İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir." düzenlemesi yer almaktadır.İhtiyati tedbirin şartları HMK 389 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Menfi tespit davasının icra takibine etkisi ise İİK 72. maddesinde özel olarak düzenlenmiştir. Normlar hiyerarşisi kuralına göre özel nitelikli hükmün öncelikle uygulanması gerekir. İhtiyati tedbire ilişkin HMK 389. maddesi ''Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.'' hükmünü haizdir. 6100 Sayılı HMK'nın 389. maddesi şartları varsa uygulanacak geçici bir hukuki koruma niteliğindedir. İhtiyati tedbir kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat şartı gerekmektedir. Mahkemece; İhtiyati tedbir kararının uyuşmazlık konusu hakkında verilebileceğinin düzenlendiği, davaya konu taleplerin yargılamayı gerektirdiği ayrıca bu aşamada yaklaşık ispat koşulunun da sağlanmadığı gerekçesi ile ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiştir. Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, Davacı tarafından açılan menfi tespit davasında, İİK'nın 72/2 maddesine göre icra takibinin durdurulmasına karar verilemez ise de, davacı tarafın çekteki imzasının sahte olduğunun ileri sürüldüğü göz önüne alınarak, İİK 72/3 maddesi gereğince icra veznesine yatırılacak paranın alacaklıya ödenmesinin ihtiyati tedbir yoluyla önlenmesine karar verilebileceğinin gözetilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile tümden ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi yerinde görülmemiş, ayrıca tedbir kararları gerekçeli olarak verilmesi gerekirken Mahkemece gerekçe yazılmaması da eleştiri konusu yapılarak, davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın esastan incelenmesi için ait olduğu mahkemeye iadesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile; 2- İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/05/2025 tarih, 2025/316 E. Sayılı Ara Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine, 5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 12/02/2026