İSTİNAF KARAR TARİHİ:26/03/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:DAVA DİLEKÇESİ:Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin TPMK nezdinde ... tescil numaralarıyla “...” Marka isminin belge sahibi olduğunu, ... tescil numarasıyla “... – ...” Endüstriyel Tasarım, ... tescil numarasıyla “...” ... kayıtlı tescil dosyalarının…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO:2026/262 Esas KARAR NO:2026/510 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ:06/01/2026 tarihli ara karar NUMARASI:2024/142 esas TALEP KONUSU:İhtiyati Tedbire İtiraz İSTİNAF KARAR TARİHİ:26/03/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:DAVA DİLEKÇESİ:Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin TPMK nezdinde ... tescil numaralarıyla “...” Marka isminin belge sahibi olduğunu, ... tescil numarasıyla “... – ...” Endüstriyel Tasarım, ... tescil numarasıyla “...” ... kayıtlı tescil dosyalarının belge sahibi diğer davacı müvekkil ... olduğunu, davacı şirketin de yetkilisi olup adına tescilli tasarım ve faydalı modeli kullanma yetkisi davacı şirkete lisans sözleşmesi ile verildiğini, davalı tarafın müvekkiline ait tasarım ve markaya yönelik haklarına yönelik açıkça tecavüzde bulunduğunu, müvekkilinin marka ve tasarımdan doğan haklarını ihlal ettiğini, bu eylemlerinin durdurulması için davalı tarafa ihtarname çekildiğini ancak davalı tarafın eylemlerinin devam ettiğini, bu nedenlerle davalının müvekkillerinin marka ve tasarımdan doğan haklarına tecavüz teşkil eden eylemlerinin tedbiren durdurulmasını önlenmesini talep etmiştir. İHTİYATİ TEDBİR KARARI:İlk derece mahkemesi 28/11/2025 tarihli ara kararı ile; "Tüm dosya kapsamı deliller, bilirkişi raporu ve ek raporu birlikte değerlendirildiğinde, ... numaralı tasarım tescili yönünden yapılan değerlendirmede, raporda belirtildiği üzere davacı tarafa ait ... numaralı tasarım tescili ile davalı tarafa ait ... ibareli ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunmadığı bu sebep ile benzer olarak algılandıkları bu nedenle HMK 389 ile SMK 159 ve devamı maddelerinde aranan koşulları oluştuğundan davacının bu yöndeki ihtiyati tedbir talebinin takdiren 200.000,00 TL teminat karşılığı kabulüne, sair tedbir taleplerinin aranan yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmediğinden reddine karar verilerek, 1-Davacının ihtiyati tedbir taleplerinin ... numaralı tasarım tescili yönünden takdiren 200.000,00 TL nakdi veya kesin ve süresiz banka teminat mektubu teminat karşılığı KABULÜ İLE ; - Bu tasarıma tecavüz teşkil edecek nitelikteki davalı kullanımlarının tedbiren durdurulmasına, tecavüz teşkil eder nitelikteki ürünlere ve münhasıran bunlara ilişkin üretim araçlarına,Türkiye sınırları çerisinde veya Gümrük ve Serbest Bölge Grubu olanlarda el konularak yed-i emine teslimine, -Sair tedbir taleplerinin reddine, 2-Teminat yatırıldığında ihtiyati tedbir kararının uygulanmasına" karar vermiştir. İTİRAZ DİLEKÇESİ:İhtiyati tedbir kararına itiraz eden davalı vekili 17/12/2025 havale tarihli itiraz dilekçesi ile; tedbire dayanak yapılan tasarımın harcıalem olup hükümsüzlük riski altında olduğunu, yenilik unsurunun olmadığını, ayırt edici niteliğinin olmadığını, bu nedenlerle mahkemece verilen 28/11/2025 tarihli ihtiyati tedbir kararına itirazın kabulü ile kaldırılmasını talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk derece mahkemesinin 06/01/2026 tarihli ara kararı ile; "Dosya kapsamı deliller , bilirkişi raporu ve bilirkişi ek raporuna göre ,SMK 159 ile HMK 389 ve devamı maddelerinde aranan koşullar gerçekleştiğinden ve davalı tarafça hükümsüzlük davası açıldığı karar celsesinde beyan edilmiş ise de buna ilişkin herhangi bir evrak sunulmadığından, bu aşamada davalının tedbire itirazının REDDİNE" karar verilmiştir. İSTİNAF:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu tasarım yenilik ve ayırt edicilik vasıflarından yoksun olduğundan söz konusu tasarımın hükümsüzlüğüne yönelik İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2025/225 E. sayılı dosyasıyla dava ikame ettiklerini, dava konusu tasarım "..." olup hükümsüzlük riski altında olduğunu, tasarımın hükümsüzlüğü için gereken mutlak yenilik yokluğu, ayırt edicilik yokluğu, teknik zorunluluk gibi tüm yasal koşullar mevcut olduğunu, davacının tasarımında " ..." doğası dışında, tasarımcının kattığı özgün, keyfi, estetik hiçbir unsur bulunmadığını, tasarım tamamen fonksiyonel olduğunu, dava konusu tasarımın yenilik ve ayırt edicilik vasıflarından yoksun olduğunu ve yargılama neticesinde hükümsüz kılınacağı dosya kapsamındaki delillerle yaklaşık ispat seviyesinin ötesinde ortaya konulmasına rağmen müvekkilin ticari faaliyetini tamamen durduracak ve telafisi imkansız zararlara yol açacak nitelikte bir ihtiyati tedbir kararı verilmesi, HMK m. 389 ve devamı maddelerinde düzenlenen ölçülülük ilkesine ve hukukun genel ilkelerinden olan menfaatler dengesine açıkça aykırılık teşkil ettiğini, müvekkilinin üretim araçlarına ve stoklarına el konulması, yalnızca anlık bir ticari kayıp olmadığını, tedarik zincirinin kopması ve müşteriler nezdinde güven kaybı yaşanması suretiyle işletmenin ekonomik geleceğinin fiilen yok edilmesi riskini taşıdığını,HMK m. 392 uyarınca teminatın, haksız tedbir kararı verilmesi halinde karşı tarafın uğrayacağı muhtemel zararı karşılayacak nitelikte olması yasal zorunluluk olduğunu, takdir edilen 200.000,00-TL, müvekkilin operasyonel hacmi ve el konulan malların piyasa değeri gözetildiğinde, '...' kavramını karşılamaktan fahiş oranda uzak olduğunu, bu durumda haksız çıkan davacının tazminat yükümlülüğünü teminatsız bırakarak müvekkilini korumasız hale getirdiğini beyanla istinaf isteminin kabulü ile mahkemece verilen 06.01.2026 tarihli ihtiyati tedbire itirazın reddi yönünde verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Davacılar vekili istinafa cevap dilekçesi sunmamıştır. GEREKÇE:İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; marka, tasarım, ... hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi, kaldırılması, maddi ve manevi tazminat ile itibar tazminatı istemlerine ilişkindir.İlk derece mahkemesi tarafından davacının ... numaralı tasarım tescili yönünden ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulüne karar verildiği, davalı vekilinin işbu ihtiyati tedbir kararına itirazlarının ise reddine karar verildiği, davalı vekili tarafından, tasarımın hükümsüzlüğü istemli dava açıldığı, yenilik ve ayırt edicilik vasıflarından yoksun davacı tasarımına dayalı olarak verilen ihtiyati tedbir kararı nedeni ile telafisi imkansız zararlara sebebiyet verileceğinden bahisle yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 159/1. maddesi gereğince bu Kanun uyarınca dava açma hakkı olan kişilerin, dava konusu kullanımın, ülke içinde kendi sınai mülkiyet haklarına tecavüz teşkil edecek şekilde gerçekleşmekte olduğunu veya gerçekleşmesi için ciddi ve etkin çalışmalar yapıldığını ispat etmek şartıyla, verilecek hükmün etkinliğini temin etmek üzere, ihtiyati tedbire karar verilmesini mahkemeden talep edilebileceği, 159/3. maddesinde ise ihtiyati tedbirlerle ilgili bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. Bu kapsamda SMK'nın 159. maddesi ile HMK'nın 389 vd. maddeleri kapsamında davacı tarafın ihtiyati tedbir talebine cevaz verilebilmesi için davalı kullanımının, davacının sınai mülkiyet hakkına tecavüz teşkil edecek şekilde gerçekleşmekte olduğunu veya gerçekleşmesi için ciddi ve etkin çalışmalar yapıldığının ispat edilmesi, mevcut durumda değişiklik olacağı, tedbir kararı verilmediği taktirde hükmün infazının zorlaşacağı yahut imkansız hale geleceğinin, bu fiillerden zararın doğduğunun yahut doğma ihtimali bulunduğunun yaklaşık ispat kuralları çerçevesinde kanıtlaması gerekmektedir.Dosyanın tetkikinde; ilk derece mahkemesi nezdinde alınan bilirkişi raporlarında davacının ... numaralı ...tasarımı yönünden tecavüzün mevcudiyetine yönelik tespitlere varılmış ise de davalı tarafın mürâfaa kapsamında beyan ettiği üzere davacı tasarımının hükümsüzlüğü istemli davayı İstanbul 4.FSHHM'nin 2025/225 esas sayılı dosyası üzerinden ikame ettiği ve davanın derdest olduğu, hükümsüzlük istemi kapsamında davacının tescilli ...tasarımının yenilik ve ayırt edicilik vasıflarından yoksun olduğunun ileri sürüldüğü görülmüştür. Bu kapsamda her ne kadar ilk derece mahkemesi tarafından davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin ... numaralı tasarım tescili yönünden takdiren 200.000-TL teminat karşılığı kabulü ile bu tasarıma tecavüz teşkil edecek nitelikteki davalı kullanımlarının tedbiren durdurulmasına, tecavüz teşkil eder nitelikteki ürünlere ve münhasıran bunlara ilişkin üretim araçlarına, Türkiye sınırları içerisinde veya Gümrük ve Serbest Bölge Grubu olanlarda el konularak yed-i emine teslimine karar verilmiş ve davalı itirazının, dava açıldığına yönelik herhangi bir evrak sunulmadığından reddine karar verilmiş ise de davalının itirazları kapsamında uyap üzerinden celp edilmesi mümkün olan tasarımın hükümsüzlüğü davasının derdest olduğu gözetilerek mevcut delil durumu itibari ile SMK'nın 159/2-c bendi kapsamında uygulamada ters teminat olarak adlandırılan zararın tazmini bakımından teminat verilmesine ilişkin ihtiyati tedbir kararına hükmedilmesinin taraflar arasında hak ve menfaat dengesinin sağlanması bakımından dosya kapsamına uygun düşeceği anlaşılmıştır. Tüm bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, '' Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin KISMEN KABULÜ ile, - Aleyhine tedbir istenen davalı tarafça kararın tebliğinden itibaren 1 haftalık kesin süre içerisinde 200.000-TL tutarında nakdi ya da gayrı nakdi teminatın mahkemeye depo edilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, -HMK'nın 393/1. maddesi gereğince karar tarihinden itibaren 1 hafta içinde bu kararın uygulanmasının talep edilmesinin zorunlu olduğunun davacıya ihtarına, talep edilmediği takdirde kararın kendiliğinden kalkmış sayılmasına, -İhtiyati tedbire ilişkin karar uygulamasının ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine'' karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davalı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile, 2- Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 06/01/2026 tarih, 2024/142 E., ara kararının HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, 3-Davalının tedbire itirazının kısmen kabulüne, mahkemenin 28/11/2025 tarihli ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına,Davacının ihtiyati tedbir talebinin KISMEN KABULÜ ile; Aleyhine tedbir istenen davalı tarafça, talep eden davacı tarafın olası zararlarının karşılanması yönünden, kararın tebliğinden itibaren 1 haftalık kesin süre içerisinde SMK'nın 159/2-c maddesi gereğince 200.000-TL tutarında nakdi ya da gayri nakdi teminat mahkemeye depo edilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 4-HMK'nın 393/1. maddesi gereğince karar tarihinden itibaren 1 hafta içinde bu kararın uygulanmasının talep edilmesinin zorunlu olduğunun davacı tarafa ihtarına, talep edilmediği takdirde kararın kendiliğinden kalkmış sayılmasına, 5-İhtiyati tedbire ilişkin karar uygulamasının ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, 6-İstinaf talebi kabul edildiğinden talep eden tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 7-İstinaf yargılaması için talep eden tarafından yapılan giderlerin ileride haksız çıkan taraftan tahsil edilmesine, 8-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 9- HMK'nın 302/5. maddesi uyarınca kararın tebliği ve harç tahsil işlemleri ile infazının yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,HMK'nın 353/1-b/2. maddesi hükmü gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 26/03/2026