İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/10/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 23/10/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri ile davalı arasında 27.01.2021 tarihli bir protokol imzalandığını, bu protokolün 2-b maddesinde yer alan çeklerden 31.03.2021 vadeli ... ve 30.04.2021 vadeli ... numaralı 75.000 TL bedelli …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/513 KARAR NO : 2025/1363 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 15/11/2022 NUMARASI : 2021/628 E. - 2022/822 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/10/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 23/10/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri ile davalı arasında 27.01.2021 tarihli bir protokol imzalandığını, bu protokolün 2-b maddesinde yer alan çeklerden 31.03.2021 vadeli ... ve 30.04.2021 vadeli ... numaralı 75.000 TL bedelli iki adet çekin davalı tarafından İstanbul 7. İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyasıyla takibe konulduğunu, oysa 27.01.2021 tarihli protokolle icra takibine konu çeklerden doğan borcun yapılandırılarak 414.000 TL olarak belirlendiğini, bu tutar karşılığında ... ... ... Yapı Temizlik İmalat San. Tic. Ltd. Şti.’den olan 8.740.000 TL’lik faturaya dayalı alacağın 414.000 TL’lik kısmının İstanbul 5. Noterliği’nin 05.02.2021 tarih ve ... yevmiye numaralı temliknamesiyle davalıya temlik edildiğini, temlikten önce çeklerin müvekkile iade edilmesi gerektiğinin protokolün 4-b maddesinde açıkça düzenlenmiş olmasına rağmen davalının bu hükme aykırı davranarak çekleri iade etmediğini ve bilakis takibe koyduğunu, bu suretle müvekkilin bedelsiz çekler üzerinden icra takibine maruz bırakıldığını, söz konusu eylemin TCK m.156 uyarınca “bedelsiz senedi kullanma” suçunu oluşturduğunu, müvekkilin temlik yoluyla borcunu ifa etmesi sebebiyle davalıya herhangi bir borcu kalmadığını, bu nedenle icra takibinde taraf sıfatının bulunmadığını, kötüniyetli olarak takip başlatan davalının 02.08.2021 tarihli haciz işlemiyle müvekkilin maddi zararına ve itibar kaybına yol açtığını belirterek öncelikle ihtiyati tedbir yoluyla İstanbul 7. İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosya ile başlatılan takibin durdurulmasına, aksi kanaat halinde İİK m.72/3 uyarınca teminat karşılığı icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesine karar verilmesini, nihai olarak davanın kabulüyle müvekkilinin anılan icra takibinde borçlu olmadığının tespitine, davalı aleyhine alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 27.01.2021 tarihli protokolün 4-d ve 7. maddelerinde düzenlenen geçerlilik şartlarına göre alacağın temlikine ilişkin sözleşmenin bir hafta içinde yapılması, dava dışı temlik borçlusu ... Turizm’e noter aracılığıyla tebliğ edilmesi, davacı tarafından aynı gün ... Turizm’e temlik teyit talebinde bulunulması ve ... Turizm’den alacağın doğmuş ve ödeneceğine dair teyit yazısının alınmasının zorunlu olduğu, bu işlemlerin protokolün geçerliliği için olmazsa olmaz şartlar olduğu, ancak bu işlemler ile ödemelerin hiçbirinin yapılmadığı gibi davacının bunlara ilişkin herhangi bir iddia veya delil sunmadığını, dolayısıyla protokolün yürürlüğe girmediğini protokolün 4-a ve 4-c maddelerine göre geçerliliğin belirlenen tarihlerdeki ödemelerin davacılar veya ... Turizm tarafından yapılmasına bağlı olduğu, ancak bu ödemelerin de yapılmadığını, ayrıca 8-c maddesi gereği davacıların müvekkil şirketin ticari defter ve kayıtlarını kesin delil olarak kabul ettiklerini, bu kayıtlarda da protokolün geçerli olmadığı ve hiçbir ödemenin yapılmadığının sabit olduğunu, müvekkilinin davacıların kötü niyetli olduğunu, ... Turizm’den böyle bir alacaklarının dahi bulunmadığını anlaması üzerine protokolü feshettiğini, Türk Borçlar Kanunu’nun 13, 132, 184 ve 26. maddeleri gereği feshin yazılı şekilde yapılmasının gerekmediğini ve ispat yükünün davacıda olduğunu dava dilekçesinde de çeklerin iade edilmediği ve takibe konulduğunun ikrar edilmesinin protokolün feshedildiğini gösterdiğini, ayrıca 05.02.2021 tarihli temliknamede müvekkilinin imzasının bulunmadığını, yalnızca davacı ... Mimarlık’ın imzasının yer aldığını, TBK m.184 gereği yazılı şekil şartı taşıyan temliknamenin müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini, davacının temliknamede beyan ettiği alacağın varlığı, takyidatsızlığı ve ödeme taahhütlerine ilişkin yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bu sebeple ödememezlik defi ileri sürdüklerini, ayrıca protokolün ve temliknamenin geçersiz olduğunu, müvekkil şirket kayıtlarında da bu hususun sabit bulunduğunu belirterek davanın ve davacıların farklı hukuki sebeplerle dava açmış olmaları nedeniyle AAÜT m.3 uyarınca her biri lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesini ve İİK hükümleri uyarınca davacılar aleyhine %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı ile; Tüm oluş ve dosya kapsamına göre: Mevcut borç için temlik verilmesi , tarafların açık rızası olmadan borcun yenilenmesi sayılmayacağı, taraflar arasındaki protokolde yenilemeye yönelik açık bir irade olmadığı, mevcut borç için verilen temlikin ödendiği de ispatlanamadığından, "Davanın REDDİNE" karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece kararda borcun yenilendiği iddiasında bulundukları ve bu iddianın yerinde görülmediği belirtilse de taraflarınca borcun yenilenmesi iddiaları bulunmadığını, davaya ilişkin taleplerinin alacağın temlikine ilişkin olduğunu, davaya konu protokolle dava dışı ... Turizm'den olan alacağın davalıya temlik edildiğini, yapılan temlik ve devirle protokolde yer alan 4-d maddesi gereğince protokolün geçerli hale geldiğini, mahkemece alacağın temliki işleminin borcun ötelenmesi ve yapılandırılması olarak nitelendirilse de kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için bu durum kabul edilse de borcun, dava dışı ... Turizm'den tahsil edilmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ... Turizm'in bu temliki reddettiğine ilişkin beyanlarını destekler nitelikte herhangi bir delil sunmadığı gibi temlik edilen alacağın tahsili için herhangi bir hukuki yola başvurulmadığını, delillerinin eksik incelendiğini, davalı tarafın protokolden doğan edimini ifa etmekten kaçınması sebebiyle temerrüde düştüğünü, protokolün 4-b maddesinde, 4-d maddesinde bahsedilecek olan temlikin gerçekleştirilmesinden önce çeklerin müvekkiline iade edileceğinin kararlaştırıldığını, davalı tarafın basiretli iş insanı gibi davranma yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğini, davalı tarafın çekleri icra takibine konu etmekle yetinmeyip fiili haciz işlemi de başlatmış olmasının kötü niyetli olduğunu açıkça ortaya koyduğunu, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava İİK'nın 72/1. maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı vekili, taraflar arasında 27.01.2021 tarihli bir protokol akdedildiğini, protokolün 2-b maddesinde çeşitli vadelerde ve bedellerde çeklerden bahsedildiğini, bu çeklerin bir kısmının icra takibine konu edildiğini, protokolün 3-a maddesinde borcun yapılandırıldığı, bir kısmının malzeme iadesiyle kapatıldığını, kalan 414.000 TL’lik kısmın ise temlik edilmek suretiyle yapılandırıldığını, protokolün 4-b maddesinde temlikten önce çeklerin müvekkile iade edileceğinin kararlaştırıldığını, 4-d maddesinde ise temlik işleminin nasıl yapılacağı belirtildiğini, 05.02.2021 tarihli ve ... yevmiye nolu temlikname ile bu işlemin gerçekleştirildiğini, ancak çeklerin müvekkile iade edilmediğini, İstanbul 7. İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosya ile icra takibine konu edildiğini, protokol ve temlik işlemi ile borcunun sona erdiğini ve takibe konu çeklerden dolayı borçlu olmadığını beyanla davanın kabulüyle müvekkilin borçsuz olduğunun tespitini ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, protokolün geçerlilik şartı olarak belirlenen işlemlerin (temlik bildirimi, temlik teyidi, ödemeler) hiç yapılmadığını, bu şartlar gerçekleşmediği için protokolün geçerli ve bağlayıcı olmadığını, dolayısıyla borcun sona ermediğini, çeklerin bu nedenle takibe konmasının hukuka uygun olduğunu, temliknamenin de müvekkil tarafından imzalanmadığını ve yazılı şekil şartı gereği müvekkile karşı ileri sürülemeyeceğini, davacıların kötü niyetli olduğunu, bu süreçte edimlerini yerine getirmediklerini, protokol fiilen feshedildiğini, çeklerin iade edilmesi gerekmediğini beyanla davanın reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.İstanbul 7. İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı icra dosyasında, alacaklı sıfatıyla davalı ... Elektrik Pano İnş. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından, borçlu sıfatıyla davacılar ... Mimarlık Şti. ile ... Dayanıklı Tüketim Malları Şti. Aleyhine, toplam 165.603,94 TL alacağın tahsili için kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığı, takipte, keşidecisi ... şirketi , lehtarı ... şirketi olan 31.03.2021 tarihli ... nolu 75.000 TL bedelli çek ile 30.04.2021 vadeli ... nolu 75.000 TL bedelli çekin takibe konu edildiği , davalı tarafından ibrazında karşılıksız kaldığı görülmektedir.Davacı şirketler ile davalı ... İnş. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında 27.01.2021 tarihli protokol düzenlendiği, bu protokol ile çeklere dayalı mevcut bakiye borcun 414.000 TL olarak belirlendiği, bu borcun 30 Mayıs 2021, 30 Haziran 2021 ve 30 Temmuz 2021 tarihlerinde her biri 138.000 TL olmak üzereüç eşit taksit halinde ödeneceğini kararlaştırmış, protokolün 4/d maddesinde ise; ... Mimarlık’ın, 20.11.2020 tarihli ve 8.740.000 TL bedelli, borçlusu ... şirketi olan faturadan doğan alacağının 414.000 TL’lik kısmını alacaklıya temlik edeceği , bu temlik işleminin noter marifetiyle fatura borçlusuna bildirileceği ve ardından fatura borçlusundan alacağın doğmuş ve ödeneceğine dair temlik teyidinin alınacağı düzenlenmiş, bu temlik bildirimi ve teyidi işlemleri protokolün geçerlilik şartı olarak belirlenmiş, temlik teyit yazısının alacaklıya ulaştığı tarihin ise protokolün yürürlük tarihi olarak kabul edileceği, ayrıca protokole konu borcun ferileriyle birlikte taraflarca belirlenen vadelerde ödenmemesi halinde alacaklı tarafından geri temlik bildirimi yapılacağı, protokolün geçersiz sayılacağı ve temlik borçlusu aleyhine de icra takip süreci başlatılacağı düzenlenmiştir. Söz konusu protokol borcun taksitler halinde bizzat ödenmesi veya üçüncü kişiden (... Turizm’den) olan alacağın temlik edilerek (alacağın varlığına dair teyit alındıktan sonra) kapatılmasını, öngören mevcut borcun tasfiye ve yeniden yapılandırmasına ilişkin olduğu, temlik işlemi ve temlik teyidi tamamlandıktan sonra protokolün yürürlüğe girmesinin düzenlendiği anlaşılmakla , TBK Madde 133 maddesi hükmüne göre, borç miktarının veya ifa şartlarını değiştirilmesi yenileme niteliğinde olmadığından, mevcut çeklerin protokolün düzenlenmesi ve temlik işleminin yapılmasıyla alacaklı yönünden doğrudan iadesi yükümlülüğünü doğurmadığı, somut olayda taraflar arasında, mevcut borcun ödenmesine ilişkin yeni düzenleme yapıldığı ve taraflar arasındaki temel borç ilişkisinin sonlandırılmadığı, mevcut borç için (... Turizm’den) olan alacağın İstanbul 5. Noterliği 05.02.2021 tarih ve ... yevmiye nolu temliknamesiyle temlik edildiği görülüyorsa da, borçlu ... tarafından temlik edilen faturaya dayalı alacağın dava dışı fatura borçlusu tarafından teyit edilip ödendiğine dolayısıyla protokolün yürürlüğe girdiğine ve buna bağlı olarak davacının borcunun bu şekilde ifa edildiğine dair yazılı delil bulunmadığı, takip konusu çeklerin bedelsiz olduğunun ispatlanamadığı, mahkemece ispatlanamayan davanın reddi kararının dosya kapsamı ve hukuka uygun olduğu , istinaf talebinin reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/11/2022 tarih ve 2021/628 E., 2022/822 K. sayılı kararına karşı davacılar vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,3-Davacılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 23/10/2025