İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin geçmişte futbol hakemliği yaptığını, halen sporla ilgilendiğini, farklı projeler içerisinde spor yorumcusu olarak yer aldığını, kendi adından esinlenerek açtığı (...) Youtube kanalında da spor yorumlarına yer verdiği videola…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/1547 Esas KARAR NO: 2025/1839 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 06/04/2023 NUMARASI: 2021/447 E. - 2023/75 K. DAVANIN KONUSU: Marka Hakkına Tecavüzün ve Haksız Rekabetin Tespiti,Önlenmesi, Durdurulması İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin geçmişte futbol hakemliği yaptığını, halen sporla ilgilendiğini, farklı projeler içerisinde spor yorumcusu olarak yer aldığını, kendi adından esinlenerek açtığı (...) Youtube kanalında da spor yorumlarına yer verdiği videolar üretip yayınladığını, müvekkilinin açmış olduğu bahse konu youtube kanalından yaklaşık 3-4 ay sonra davalılar tarafından aynı içerik, aynı format ve aynı isimli bir TV programının yayınlandığı ve müvekkilince durumun fark edilmesinin akabinde taraflara ihtarname çekilerek bu durumun bildirildiğini, söz konusu programın yayından kaldırılmasının istendiğini, müvekkilinin davalı tarafa gönderilen Beyoğlu 37.Noterliğinin ... yevmiye numaralı 27.01.2021 tarihli ihtarnamesinin davalı tarafa tebliğ edilmiş olup davalılarca taraflarına gönderilen Beşiktaş 11. Noterliğinin ... yevmiye numaralı 05.03.2021 tarihli cevabi ihtarnamede müvekkilinin programı ile kendi yayınladıkları program arasındaki açık benzerliğin her nasılsa kabul edilmediği, önceye dayalı kullanım haklarının bulunmadığının iddia edildiğini ve ihtarnamelerinde dikkat çektikleri hususlar konusunda hiçbir adım atılmadığını, davalılar tarafından ihtarnamede belirtilen hususlar konusunda eyleme geçilmediğinden bu davanın açılması zorunluluğunun doğduğunu, müvekkili ...'ın soyadından esinlenerek oluşturduğu "..." adlı Youtube kanalında 02/09/2020 tarihinden bu yana spor yorumlarına yer verdiği video içeriklerini ürettiği ve yayınladığı davalılardan ...Radyo Televizyon Yayıncılığının sahibi olduğu davalılardan ...in genel yayın yönetmeni olduğu ... adlı ulusal televizyon kanalında, diğer davalı ...'in yapımcısı ve sunucusu olduğu “...” adlı spor programının ilk kez 15.01.2021 tarihinde yayınlandığını, halen yayına devam ettiğini, birebir aynı içerikli ve birebir aynı adlı (...) program olduğunu, davalıların yayına başladığı 15.01.2021 tarihinden çok önceki bir tarihte 03.09.2020 tarihinde müvekkilinin youtube kanalında yayınlanmaya başlamış olup, müvekkilinin halen bu kanalda video içeriği ürettiğini, dolayısıyla müvekkilinin söz konusu markaya ilişkin “önceye dayalı kullanım hakkı” bulunduğunu, davalıların aynı isim, aynı içerik ve aynı formatla tv programı yapmalarının TTİK kapsamında yer alan “haksız rekabet hükümlerine, aynı zamanda SMK'ya açık bir aykırılık oluşturduğunu, müvekkilinin her ne kadar marka başvurusunu 20.01.2021 tarihinde yapmış olsa da “...” adlı youtube kanalına çok daha öncesinde içerik üretmeye başladığını, belli bir kitleye ulaştığını ve tanınırlık kazandığını, dolayısıyla müvekkili “...” ibaresini tescil başvurusunun öncesinde de markasal olarak kullandığını, müvekkilinin “...” adlı youtube kanalına çok daha öncesinde içerik üretmeye başladığı, belli bir kitleye ulaştığı ve tanınırlık kazandığı hususlarının son derece önem arz ettiğini, yani müvekkilinin, “...” ibaresini tescil başvurusunun öncesinde de markasal olarak kullandığını, youtube gibi kullanımı toplumda son derece yaygın olan sosyal mecrada “...” markasının ilk kez müvekkili tarafından markasal olarak kullanılmasının ardından söz konusu “...” ibaresinin davalılarca kullanılmasının hukuka aykırı olduğu ve haksız rekabet doğurduğunun açık olduğunu, ancak davalılar tarafından aynı içerik, aynı format ve aynı isimli “...” adlı spor programının ilk kez 15.01.2021 tarihinde yayınlanmış ve halen yayına devam ettiğini, birebir aynı içerikli ve birebir aynı adlı programın, davalıların yayına başladığı 15.01.2021 tarihinden çok önce olan 03.09.2020 tarihinde müvekkili ...'ın, Youtube kanalında yayınlanmaya başladığını, müvekkilinin halen bu kanalda video içeriği ürettiğini, dolayısıyla müvekkilinin söz konusu markaya ilişkin "önceye dayalı kullanım hakkının" bulunduğunu, "..." markasının müvekkiline ait olup, marka tescil başvurusunun da davalı tarafın marka başvurusunda yaklaşık bir ay önce "Marka Tescil Başvurularına Ait Mal Ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliği" ile belirlenmiş olan 38. ve 41. sınıflardan yapıldığını, marka başvurusu şekli inceleme ve uzman benzerlik araştırması aşamalarından geçtiğini ve 12.04.2021 tarihinde marka ilan bülteninde yayınlanmasının ardından da 2 ay içerisinde tescillenmiş olacağını, müvekkilinin; davalıların yayına başladıkları tarihten yaklaşık 4 ay önce “...” adlı Youtube kanalında aynı içerik ve aynı format ile videolar yayınlamasına karşılık davalıların sonrasında aynı ad, birebir aynı içerik ve aynı format ile yayına başlamış olmalarının hukuka aykırı olup, söz konusu Tv programlarının yayından kaldırılması suretiyle müvekkilinin marka (fikri mülkiyet) hakkına tecavüzün ref’i gerektiğini, şöyle ki; müvekkilinin aynı sınıfa ait olarak marka tescil başvurusunda bulunduğu “...” markasının davalılardan çok önce müvekkili tarafından kullanılmakta olup “...” isminin ilk kez müvekkili tarafından kamuya sunulmuş ve tanıtılmış olup bu sebeple müvekkilinin “...” markası üzerinde önceye dayalı kullanım hakkı bulunduğunu, davalıların aynı isim, aynı içerik ve aynı formatla Tv programı yapmalarının TTK kapsamında yer alan haksız rekabet hükümlerine aynı zamanda SMK’ya açık bir aykırılık oluşturduğunu, davalıların; müvekkilinin önceye dayalı kullanım hakkının olmadığı yönündeki iddialarının asılsız ve mesnetsiz olduğunu, “...” markası için ilk kez müvekkili tarafından marka başvurusu yapıldığını, izah edilen nedenlerle davalının yasalara aykırı olarak sürdürmekte olduğu haksız rekabetin men’ine, ihtiyati tedbir talebinin kabulüne, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından en son 13.12.2020 tarihinde video yüklemek suretiyle kullanılan "..." ibaresinin müvekkilin hemen hemen her gün yayın yaptığı, emek ve mesai harcadığı, tanınırlığını artırdığı ibare olduğundan gerçek hak sahibi müvekkili ... olduğunu, bu nedenle "..." markasının davacı adına tescil edileceği yönündeki açıklamanın yalnızca bir iddiadan ibaret olduğunu, müvekkiliyle 15.01.2021 tarihinde (davacıdan sonra) yayına başlamış olması halinde bu isim üzerinde davacının önceye dayalı kullanım hakkının olduğunu göstermediği gibi haksız rekabet koşullarını da oluşturduğunu, davacının belirttiği "..." isimli youtube kanalının yalnızca 89 abonesi olduğu ve videolarının izlenme sayılarının 20 kişi ile 100 kişi arasında olduğu göz önüne alındığında tanınırlığının olmadığının ortada olduğunu, davacının belirttiği "..." isimli youtube kanalının yalnızca 89 abonesi olduğu ve videolarının izlenme sayılarının 20 kişi ile 100 kişi arasında olduğu göz önüne alındığında tanınırlığının olmadığını söz konusu youtube kanalında yer alan videolar incelendiğinde; video içeriklerinin "..." isimli tv kanalında yayınlanan .... ile gündem isimli programdan kesilerek alınan görüntüler olduğu ve davacı tarafından oluşturulmuş herhangi bir program olmadığını, bunun karşısında müvekkilleri tarafından yapılan programda ise müvekkili ...'in sunuculuğunda dört adet yorumcu var sistemi konsepti ile 90 saniyelik sürelerle yorumlar, analizler ve tartışmalar yaptığını, bu nedenle davacının iddialarının aksine müvekkileri tarafından yayımlanan programın söz konusu youtube kanalı ile ilişkilendirme ihtimali de bulunduğunu, kaldı ki davacı tarafın youtube kanalının "fahri ..." olduğunu, yalnızca ... isimli tv kanalında yayımlanan - yer verilmekte iken müvekkillerine ait ... adlı program kapsamında futbol ile ilgili her şey masaya yatırılmakta hatta sosyal medya aracılığı ile yorumcuların fikirleri konusunda oylamalar dahi yapıldığını, "..." (video assistant referee room) sisteminin bir futbol maçı sırasında saha dışında bulunan bir odada birçok ekran ve farklı açılardan kayıt yapan kameralar ile maçı takip eden hakem ve teknik eleman ekibinin, maç devam ederken orta hakemin net göremediği ya da yorumlamakta zorlandığı kararlarda doğruya en yakın kararı almasına yardımcı olduğu sistemdir. müvekkil şirket tam da bu sebeple davacının iddialarının aksine, konusu türk futbolunu masaya yatırmak olan program için video assistant referee sistemini baz alarak tüm dünyada "..." olarak bilinen ... ismini seçtiğini, davalı ... vekili beyanında Ankara 4. Fikri ve Sınat Haklar Hukuk Mahkemesinin 2021/275 Esas sayılı dosyada verilen bu karar ile davanın taraflarına ait markaların aynı yahut benzer nitelikte olmadığı ve dolayısıyla davacının iddialarının aksine marka hakkına tecavüz oluşturmadığı ve haksız rekabete sebebiyet vermediği, davacının iddia ve taleplerinin haksız ve hukuka aykırı olduğunun dosya kapsamından açıkça sabitlik kazandığını, izah edilen ve mahkemece re’sen göze alınacak nedenlerle; öncelikle görev itirazının kabulü ile mahkemenin görevsizliğine, görev itirazlarının reddine karar verilmesi halinde ise dava dilekçesinde yer alan eksikliğin giderilmesini, aksi takdirde davanın açılmamış sayılmasına, davanın müvekkili ... bakımından pasif husumet yokluğundan reddini, aksi takdirde haksız ve mesnetsiz davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesi 2021/447 esas, 2023/75 karar sayılı, 06/04/2023 tarihli kararı ile; "Bütünsel açıdan incelendiğinde; "var" kelimesinin ayırt ediciliğinin zayıf olması, davalının var kelimesi kullanımının “video assistant referee” ibaresinin baş harflerinden oluşması, davalının kullandığı işaretin davacının markalarından anlamsal ve şekilsel olarak yeterince farklılaşması nedeniyle hitap edilen tüketici nezdinde karıştırılma ihtimali olmadığı, bu nedenle markaya tecavüzün söz konusu olmadığı kanaatine varılmıştır. Bilirkişi kurulunca yapılan incelemede: Davacının herhangi bir tanınmışlığından ve/veya bilinirliğinden bahsedilemeyeceği, Youtube üzerinde yapılan incelemede raporun tanzim edildiği tarih itibarıyla davacının kanalının 81 abonesinin bulunduğu, 20 adet videonun yer aldığı ve en düşük izlenme sayısının 24, en fazla izlenme sayısının 1200 olduğu, davalı tarafın programının ise Youtube'daki abone sayısının 65.900 olduğu, en popüler videosunun yaklaşık yarım milyon izlenme sayısına ulaştığı, diğer videoların da benzer şekilde izlenme sayılarına ulaştığı, bu yönüyle davalının; davacının iş ürünlerinden faydalanması ve popüleritesinden yararlanmasının söz konusu olamayacağı, herhangi bir haksız rekabet durumunun söz konusu olmadığı kanaatine varıldığından davanın REDDİNE" karar vermiştir. İSTİNAF: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin davanın reddi kararını, itiraz edilen bilirkişi raporunu esas alarak eksik ve hatalı inceleme yapması, haksız rekabet koşullarının oluştuğu hususunu göz ardı etmesi ve karara yansıyan bilirkişi tespitinin, müvekkilin markayı tescil başvurusundan çok önce kullanmaya başladığı, belirli bir kitleye ulaştığı ve gerçek hak sahipliğinin bulunduğu gerçeğini hukuka aykırı şekilde görmezden gelerek, iltibasın açıkça oluşmasına ve davalıların aynı isimli, aynı içerikli programı aynı platformda kullanmasının hukuka aykırı olmasına rağmen davanın reddine karar verilmesi gerekçeleriyle haksız ve hukuka aykırı olduğunu, Yargıtay içtihatları uyarınca itirazlara rağmen ek rapor alınmadan hüküm tesis edilmesinin eksik inceleme teşkil ettiğini savunarak, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAFA CEVAP: Davalılar ...Radyo ve Televizyon Yayıncılığı A.Ş. ve ... vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; mahkemenin davanın reddi kararının hukuka uygun olduğunu, bilirkişi raporunun yeterli olduğunu ve davacının düşük abone/izlenme sayıları nedeniyle ne haksız rekabet koşullarını ne de gerçek hak sahipliğini ispatlayamadığını, ayrıca markaların görsel, işitsel ve anlamsal olarak karıştırılma ihtimalinin (iltibasın) bulunmadığını öne sürerek, davacının istinaf talebinin esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; mahkemenin davanın reddi kararının usulüne uygun atanan üç kişilik heyetin hazırladığı isabetli bilirkişi raporuna ve önceki mahkeme kararına dayandığını, raporda davacının markasının düşük abone/izlenme sayıları nedeniyle ayırt edicilik kazanmadığı ve gerçek hak sahibi olmadığı, buna karşın müvekkilin markasının görsel, anlamsal ve abone sayıları açısından farklılaştığı ve iltibasa yol açmadığı, bu nedenle haksız rekabet koşullarının oluşmadığı tespit edildiğinden, davacının istinaf talebinin reddi ile ilk derece mahkemesi kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; davalıların eyleminin, davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti, önlenmesi, durdurulması istemlerine ilişkindir.İlk derece mahkemesi tarafından davanın reddine karar verildiği, davacı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür. Dava tarihi itibari ile yürürlükte olan 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 29. maddesinde marka hakkına tecavüz sayılan fiiller sayılmış olup bunlar marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7. maddede belirtilen biçimlerde kullanmak, marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak, marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek halleri olarak belirtilmiştir. Dosyanın tetkikinde; markaların 38, 39, 41. sınıflarda tescilli oldukları, davacı adına tescilli 20.01.2021 başvuru tarihli, 2021/09669 numaralı markanın düz yazı ile "..." ibareli olduğu, aynı başvuru tarihli, 2021/09709 numaralı markasının ise "..." ibareli olup yeşil tonlarının yer aldığı görülmüştür. Davacı taraf, ''...'' isimli Youtube kanalında 03.09.2020 tarihinde yayın yapmaya başladığını belirtmiş ve bu ibare yönünden gerçek hak sahibi olduğunu ileri sürerek iltibas oluşturan kullanımlar nedeni ile marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin mevcut olduğunu iddia etmiştir. Davalı ... adına tescilli 04.02.2021 başvuru tarihli, 2021/18232 numaralı "... + şekil" markasında ise kırmızı zemin üzerine arkada flu şekilde futbolcu figürü ile önünde yarım futbol topu ve bunun altında çerçeve içinde daha baskın yazı ile var ibaresi ve onun da altında daha küçük punto ile odası ibaresinin bulunduğu görülmüştür. Davalı taraflar ise ''...'' ibaresi yönünden gerçek hak sahibinin ... olduğunu, 15.01.2021 tarihinden itibaren, davacının marka başvuru tarihinden önce davalıların sorumluluğunda yayın yapılmaya başlandığını savunmuştur. Gerçek hak sahipliği yönünden uygulanması gereken SMK'nın 6/3. maddesi; ''...Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.'' şeklinde düzenlenmiş olup davacının aynı zamanda haksız rekabet hükümlerine dayandığı görülmüştür. ''... /...'' ibaresinin futbolda kullanılan video hakem uygulaması olan ''...'' sisteminin kısaltması olduğu anlaşılmakla birlikte davacının ''...'' isimli youtube kanalında yayın yaptığı ve spor yorumlarına yer verdiği video içeriklerinin davalı taraflarca aynı içerik, format ve isimle yayınlandığını ileri sürerek önceye dayalı hak sahibi olduğunu iddia etmesine karşın ilk derece mahkemesi tarafından alınan bilirkişi raporunda program/ format ve içeriklerinin mukayese edilmediği, format, isim ve içerik üzerinde hak sahipliğinin değerlendirilmediği gibi yalnızca youtube izlenme oranı ve takipçi sayısı üzerinden haksız rekabet değerlendirmesi yapılmasının isabetli olmadığı saptanmış olup davacı itirazlarının değerlendirilmediği, davacının 2021/09669 sayılı marka başvurusunun tescil kayıtlarının celp edilmediği, böylece eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiği anlaşılmıştır. Bu durumda davacının 2021/09669 sayılı marka başvurusunun tescil kayıtları eksiksiz şekilde celp edildikten sonra yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak itirazların incelenmesi ve gerçek hak sahipliğine yönelik denetime elverişli şekilde değerlendirme yapılması için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Tüm bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın belirtilen eksikliklerin ikmal edilmesi için mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2- İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 06/04/2023 tarih, 2021/447 E. 2023/75 K. sayılı kararının HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 25/12/2025