İSTİNAF KARAR TARİHİ:12/03/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacılar Vekili Dava Dilekçesinde Özetle; Davacı şirketler ... A.Ş,. ve ... A.S., ... kuruluşlarından olup uluslararası arenada tanınmış sektörünün yenilikçi ve yaratıcı lider firmalarından olduğunu, ... topluluğu, ilk olarak 1991 yılında, aile planlama; ..., vb. gibi cinsel yolla bulaşan hastalıkları önlem…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO:2024/191 KARAR NO:2026/457 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ:05/10/2023 NUMARASI:2022/72 E. - 2023/205 K. DAVANIN KONUSU:Marka (Manevi Tazminat İstemli) İSTİNAF KARAR TARİHİ:12/03/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacılar Vekili Dava Dilekçesinde Özetle; Davacı şirketler ... A.Ş,. ve ... A.S., ... kuruluşlarından olup uluslararası arenada tanınmış sektörünün yenilikçi ve yaratıcı lider firmalarından olduğunu, ... topluluğu, ilk olarak 1991 yılında, aile planlama; ..., vb. gibi cinsel yolla bulaşan hastalıkları önleme çalışmalarına katkı sağlamak üzere Türkiye'de prezervatif kavramını kullanmaya ve eczanelerde satışını başlattığını, eczacıbaşı üretiği her ürün gamında pazar payında önemli bir konuma sahip olup davacı şirketin en esaslı ve marka hakları sıkı sıkıya korunan ürünlerinden biri de " şekil+ . ..." markası olduğunu, davacı şirketin tanınmış ... ... şekil ibareli şekilli “şekil+. . ...” markası dünyanın her yerinde olduğu gibi Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ... numarası ile, “... ŞİRKETİ” adına Ticaret Markası olarak tescillidir ve 6769 Sayılı Mülkiyet Kanunu’nu ve diğer sair mevzuat hükümleri uyarınca Türkiye’de koruma altında olduğunu, davacı şirketin marka hakkına haiz olduğu “şekil+....” ibareli çeşitli prezervatif ürünlerinin Türkiye'ye sokulmak istendiği tespit edildiğini, bu doğrultuda Mersin Gümrük Müdürlüğü tarafından ... adına işlem gören ... sayılı taşıma senedine kayıtlı bulunan ... nolu konteynerde yapılan sayım ve tespit işlemi neticesinde, ... cinsi eşyaların üzerinde ''...'' markasının bulunduğu tespit edilmiş olup, Müdürlükçe 14.02.2022 tarihli,... sayılı Gümrük İşlemlerini Durdurma Kararı alındığını, davacı şirketlere ait tanınmış ... şekil ibareli şekilli “şekil+. ...” marka ve logoların kullanıldığı taklit ürünlere ilişkin tedbir kararı alınmaması halinde ürünlerin satış yoluyla tasfiye ișlemlerinin yapılacağı bildirildiğini, Akabinde Mersin Gümrük Müdürlüğü'ne süre uzatım yazısı ibraz edilmiş ve tedbir kararı getirilmesi için ek süre alındığını, ele geçirilen ürünler incelendiğinde marka ve sair hakları davacı şirketlere ait olan sahte ürünlerin tespit edilmesi sebebiyle müvekkil şirketler adına ihtiyati tedbir talep etme zorunluluğu hasıl olduğunu, İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2022/34 D. iş sayılı dosyası nezdinde ihtiyati tedbir talepli dava açılmış olup; talep doğrultusunda mahkeme tarafından 2022/34 Karar sayılı karar ile; talep edene ait ... numarası ile tescilli T.C. Ticaret Bakanlığı Orta Akdeniz Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğü Mersin Gümrük Müdürlüğü nezdinde "şekil+ ...'' ibaresi ve logosunu taşıyan taklit ürünlere, Mersin Gümrük müdürlüğü'nde bulundukları yerde el konulmasına ve karar kesinleşinceye kadar ürünlerin saklanmasına, bu hususta T.C. Ticaret Bakanlığı Orta Akdeniz Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğü Mersin Gümrük Müdürlüğü'ne yazı yazılmasına, kararın görevli icra müdürlüğünce yerine getirilmesine karar verildiğini, davacı şirket markasının müşteriler nezdinde tanınan ve güvenilir bir marka olması ve davalıların haksız kullanımları ile davacı şirket markasının müşteriler nezdinde tanınan markasının bilinirliğinden yararlanmaları da davacı şirketin manevi zararının tazminini gerektirir bir başka sebep olduğunu, davacı şirketlerin sair talep ve fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla öncelikle İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2022/34 D. iş sayılı dosyasından verilen; "T.C. Ticaret Bakanlığı Orta Akdeniz Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğü Mersin Gümrük Müdürlüğü nezdinde "şekil+. K. ... ibaresi ve logosunu taşıyan taklit ürünlere, Mersin Gümrük Müdürlüğü'nde bulundukları yerde el konulmasına ve karar kesinleşinceye kadar ürünlerin saklanmasına ilişkin tedbir kararının yargılama kesinleşinceye kadar devamına, dava konusu ürünlerin sahteliğinin tespitine ve bu ürünlerin yargılama esnasında veyahut Sayın Mahkemenin takdirine göre yargılama neticesinde imha edilmesine, davacı şirketin marka haklarına davalıların vaki tecavüz fiili nedeniyle müvekkil şirketin mevcut tüketicileri üzerinde markaya duyulan güvenin olumsuz etkilenmesi sebebiyle 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini'' talep etmişlerdir.Davalı Vekili Cevap Dilekçesinde Özetle; Davalının davacının ürünlerini taklit etmek, taklit ürünleri satmak gibi bir amacı bulunmadığın, davalının uzun yıllar ticaretle uğraşan ve Adana'da tanınmış bir tacir olduğunu, asıl işi ise oto yedek parça alım ve satımı olduğunu, 2021 yılında ...'de birlikte ticaret yaptığı arkadaşı aracılığıyla .... Ltd. firmasından ... malı kondom sipariş ettiğini, Sipariș edilen ürünler ... firmasının kendisine ait ürünlerdir. davalının ... firması ile anlaşmış gönderici firma tarafından yükleme yapılarak eşya yola çıktığını, eşya yüklemesi yapılıp Türkiye'ye gönderilmek üzere yola çıktıktan sonra ... firması tarafından davalının firması aranarak başka bir siparişle davalının siparişinin karıştırıldığı, hatalı yükleme yapıldığı bildirilerek eşyanın iadesi istenildiğini, bunun üzerine davalı 10.02.2022 tarih ve ... kayıt numaralı dilekçe ile Gümrük Müdürlüğü'ne müracaat ederek, 09.11.2021 tarihli serbest dolaşıma giriş beyannamesi kapsamında gelen eşyanın, ... firması ile yaşanan problemlerden, malın evsafının sipariş edilenden farklı olması, bu nedenle ... firmasına ödeme yapılmamış olduğunu, eşyanın ithalat işlemlerinin gerçekleştirilmeyeceğini belirterek eşyanın mahrecine iadesini talep ettiğini, eşyanın sipariş edilenden farklı olduğu belirtilerek iadesinin talep edilmesi üzerine Gümrük İdaresi eşyanın sayım ve tespitini yaptığını, davalının ... firmaya ait markasız ürünler sipariş etmiş olmasına rağmen hatalı yükleme ile davacıya ait markalı ürünler gönderildiğini, davalının davacının markasına zarar vermek ya da bu marka ibareli ürünleri haksız yoldan satarak kazanç elde etmek gibi amacı bulunmamaktadır. '' diyerek davanın reddini talep ettiği şeklinde beyanda bulunmuştur.İlk Derece Mahkemesince Yapılan Yargılama Sonunda; "...Dava marka hakkına tecavüzün tespiti ile manevi tazminat talebine ilişkin olup dava dışı Orta Akdeniz Gümrük ve Dış Ticaret Bölge Müdürlüğü Mersin Gümrük Müdürlüğü'nün ...-...-... sayılı .../14022022 tarih ve sayılı durdurma kararıyla davalıya ait olduğu iddia edilen ... sayılı taşıma sebebine kayıtlı konteynerde yapılan sayım ve tespit işlemleri neticesinde davacıya ait ... markalı ürünlere rastlanıldığı, ürünlerin taklit olabileceği, bu sebeple el konulduğu, mahkemece 2022/34 değişik iş sayılı dosyası ile el konulan iş bu ürünlerin taklit olabileceği sebebiyle el konularak bulunduğu yerde saklanması yönünde ihtiyati tedbir kararı verildiği, davacı tarafından davaya konu olan işbu el konulan ürünlerin taklit ürünler olduğu iddia edildiği, davalı tarafından ise el konulan ürünler kendisine gönderilmiş ise de gönderen ... firmasının hatalı yükleme yaptığını bildirdiğini, bunun üzerine 10/02/2022 tarihinde Gümrük Müdürlüğüne müracaat ederek gönderilen iş bu dava konusu ürünlerin iadesini talep ettiği, iddiaları kabul etmeyerek davanın reddini talep ettiği, mahkemece davaya konu ürünler üzerinde inceleme yaptırılmak üzere Mersin Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine talimat yazıldığı, talimat neticesi aldırılan bilirkişi raporunda davaya konu ürünlerin taklit ürün olduğu yönünde görüş bildirildiği yine davaya konu ürünler ile ilgili olarak Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/14367 soruşturma numarası ile yürütülen soruşturma kapsamında aldırılan 27/06/2022 tarihli bilirkişi raporunda da davaya konu ürünlerin taklit olduğu yönünde görüş bildirildiği, hem soruşturma dosyasındaki bilirkişi raporu hemde talimat yoluyla mahallinde ürünler incelenmek suretiyle rapor aldırıldığı için yeniden usul ekonomisi gereği bilirkişi raporu aldırılmasına gerek duyulmamış buna göre tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde davaya konu el konulan ürünlerin ... ... markalar prezervatifler olduğu, davacı tarafça sunulan ve mahkemece de celp edilen TPMK tescil belgelerine göre davacı şirketin ... ibareli ..., ...., ..., ... ayrıca ... ibareli ve yine ... ... ibareli de çok sayıda markanın dava konumuz ile ilgili olarak 03 ve 05. Sınıflarda tescilli sahibi olduğu davaya konu el konulan ürünlerin bilirkişi raporuna göre taklit ürünler olduğu, aynı zamanda el konulan ürünlerin prezervatif olması sebebiyle insan sağlığını tehlikeye atabilecek nitelikte ürünlerde olduğu, bilirkişi raporlarına göre ürünlerin taklit olduğu belirtildiğinden bu husus mahkemenin uzmanlık alanı dışında olduğundan bu yönüyle bilirkişi raporlarının gerekçeli ve hükme elverişli olması karşısında mahkemece tecavüzün varlığı hususunda mahkemece hükme esas alındığı davalının savunmalarının değerlendirilmesi bakımından ise davalı tarafından davaya konu ürünleri dava dışı ... firmasından sipariş etmediğini, firmacı yanlış ürün gönderildiğini iddia etmiş ise de buna ilişkin sadece 10/02/2022 tarihli Mersin Gümrük Müdürlüğüne yazılmış dilekçeyi delil olarak sunmuş fakat dava dışı ... firması ile ilgili başka bir ürün siparişi verdiği ve ürünün yanlış gönderildiğine dair herhangi bir yazılı delil sunmadığı, davaya konu ürünlerin Gümrük Müdürlüğüne teslimi ile birlikte tecavüz fiilinin gerçekleştiği, davalının bu tarihten sonraki iadeye ilişkin taleplerinin delillendirilmediği gibi soyut iddialar olup kanıtlanamadığı, bu sebeple itibar edilmediği, davaya konu ürünlerin davalı şirket adına gönderildiği, diğer davalı ...'ın da davalı şirket yetkilisi olması sebebiyle tecavüz eyleminden sorumlu olduğu, yine davaya konu ürünlerin prezervatif ürünler olup insan sağlığını doğrudan etkileyebilecek nitelikte taklit olması halinde insan sağlığına zarar verebileceği, ürünler üzerinde davacıya ait markaların bulunması, sebebiyle bu durumun davacının marka hakkına yönelik itibar kaybına yol açabileceği, davacı tarafından SMK 149. Maddesi uyarınca manevi tazminat talebinde bulunabileceği, ürünlerin sayısı, niteliği, tarafların sosyal ekonomik tespit tutanağı da dikkate alınarak davacı tarafça talep edilen 10.000,00 TL manevi tazminatın da dosya kapsamına uygun olduğu bu sebeple manevi tazminat yönünden de davanın kabulüne" karar verilmiştir.Davalı ... Vekili İstinaf Dilekçesinde Özetle; -Müvekkilinin .... Ltd. firmasından ... malı kondom sipariş ettiğini, sipariş edilen ürünlerin ... firmasının kendisine ait ürünler olduğunu ancak siparişin karıştırılmış olması nedeniyle 10.02.2022 tarih ve ... kayıt numaralı dilekçe ile gümrük müdürlüğüne müracaat ederek, 09.11.2021 tarihli serbest dolaşıma giriş beyannamesi kapsamında gelen eşyanın, ... firması ile yaşanan problemlerden, malın evsafının sipariş edilenden farklı olması, bu nedenle ... firmasına ödeme yapılmamış olduğunu, eşyanın ithalat işlemlerinin gerçekleştirilmeyeceğini belirterek eşyanın mahrecine iadesini talep ettiğini, eşyanın sipariş edilenden farklı vasıfta olduğu belirtilerek iadesinin talep edilmesi üzerine, Gümrük İdaresinin eşyanın sayım ve tespitini yapmak için müvekkilini çağırdığını, tespit tutanağında eşyaları ilk kez gören müvekkilinin eşyanın kendisine ait olmadığını, bu ürünlerin sipariş ettiği ürünler olmadığını, eşyanın kendisi ile ilgisi bulunmadığını beyan ettiğini, bu beyanın büyük harflerle tutanağa yazıldığını, Müvekkilinin ... veya başka bir tanınmış markalı kondom sipariş etmediğini, ... firmaya ait markasız ürünler sipariş ettiğini, hatalı yükleme ile davacının marka ibareli ürünler gönderildiğini, bunun üzerine yurt dışındaki gönderici firma tarafından eşyanın iadesi istenildiğini, eşyanın ödemesi yapılmayarak mahrece iadesi talep edildiğini, isnat edilen suçun unsurları dahi oluşmadığını, -hükme konu edilen bilirkişi raporunun da usul ve yasaya uygun olmamasına rağmen bu husustaki itirazlarının Mahkemece değerlendirmeye alınmadığını, dosya ek rapora dahi gönderilmediğini, bilirkişilerce öncelikle ürünlerin hukuken ithalatının gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti ile isnat edilen suçlamanın unsurlarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi gerektiğini, ayrıca heyette biyomedikal bilirkişi bulunmasına rağmen ürünlerin sadece kutu rengi, seri numarası, tırtık belirginliği gibi yönlerden incelediğini ve ürünün içeriğinin hiçbir şekilde değerlendirilmeden ürünün sahte olduğunun belirtilmiş olduğunu, Bilirkişilerin ürünlerin seri numarasının farklı olduğundan bahisle ürünün sahte olduğuna kanaat getirmiş iseler de adıyla da mütevellit olduğu üzere ürünün seri numarası her üretimde farklılık gösteren bir numara olduğunu, ayrıca Bilirkişilerin ürünlerin sahte olduğu kanaatine gerekçe gösterdiği bir diğer husus ise ithalatçı firma olarak görülen ... A.Ş.'nin 2017 yılında faaliyetini durdurduğu hususu da isabetsiz bir başka tespit olduğunu, ithalatçı olarak görülen firmanın 2018 yılında davacılardan ... A.Ş. unvanı altında faaliyetlerine devam ettiğini, -davacının manevi tazminat talebi hakkında karar verilirken, tarafların kusur oranları mutlaka dikkate alınması gerekse de Yerel Mahkemenin bu hususa da hiç değinmediğini, Müvekkilinin davacının markasına zarar vermek ya da bu marka ibareleri ürünleri haksız yoldan satarak kazanç elde etmek gibi bir amacı bulunmadığını, eşyanın sipariş edilenden farklı gönderildiği, yurt dışına ödemesinin de yapılmadığı belirtilerek iadesinin istenmesi sonrası yapılan sayım ve tespit tutanağında ... marka ibareli prezervatif olduğu tespit edildiğini, müvekkilininse bu eşyanın sipariş ettiği eşya olmadığını tutanakta belirttiğini, TBK’da manevi tazminat haksız fiillerden doğan borç ilişkileri başlığı altında ele alındığını, -yurt dışı gönderici firmadan kaynaklanan olası bir zararın müvekkilinden tazminine karar verilmesinin de başlı başına usul ve yasaya aykırı olduğunu,-müvekkili hakkında söz konusu olayla ilgili olarak sabit olmuş bir ceza da söz konusu olmadığını, Müvekkili hakkında hiçbir ilgisi olmayan bu olayla ilgili olarak Mersin 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/758 Esas sayılı dosyasında yargılama yapılmakta olup ilgili Mahkemenin haklı itirazlarını değerlendirmek üzere dosyayı uzman bir heyete gönderdiğini, ceza davasının sonucunu beklemesi gerektiğini bu nedenle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davacılar Vekili İstinafa Cevap Dilekçesinde Özetle; Davalı tarafından soyut iddialarının ispatına yönelik herhangi yazılı bir delil sunulmadığını, dava konusu marka ibareli çeşitli prezervatif ürünlerinin Türkiye’ye sokulmak istendiğinin tespit edilmesi üzerine Mersin Gümrük Müdürlüğü tarafından Davalı adına işlem gören taşıma senedine kayıtlı bulunan konteynerde gerçekleştirilen sayım ve tespit işlemleri neticesinde prezervatif cinsi eşyaların üzerinde "..." markasının bulunduğu tespit edilmiş olup, Gümrük Müdürlüğünce 14.02.2022 tarihli, ... sayılı Gümrük İşlemlerini Durdurma Kararı alındığını, akabinde, Müvekkili Şirket tarafından Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvuruda bulunulmuş ve yapılan inceleme neticesinde Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde soruşturma dosyası açıldığını, İlk olarak savcılık dosyasında söz konusu ürünlerin taklit olup olmadığı incelendiğini ve ürünlerin taklit oldukları bilirkişi raporuyla tespit edildiğini, Mersin 3. Asliye Ceza Mahkemesi 2022/758 Esas sayılı dosya üzerinden devam eden yargılamada tekrar bilirkişi raporu alınmış olup bu raporda da yine ürünlerin taklit oldukları tespit edildiğini, aynı doğrultuda, işbu dosyaya sunulan Bilirkişi Raporunda da; konteynerde el koyulan ürünlerde Müvekkili Şirketlere ait markaların şekil, desen, renk ve metin ibarelerinin birebir aynısının taklit edilmek suretiyle kullanıldığı, ürünler üzerinde ithalatçı firma olarak görülen .... A.Ş.' nin 2017 yılında faaliyetini sonlandırması ve bu tarihten itibaren üretilen hiçbir üründe bu ünvanın yer almadığı değerlendirilerek ürünlerin orijinal olmadığı ve ayrıca "...ürünlerin Seri no, lot ve ... numarası karşılaştırıldığında bilgilerin birbiri ile uyuşmadığı tespit edilmiştir. Üretim tarihleri ve son kullanma tarihleri farklıdır. BARKOD NUMARALARI ise aynıdır. Orjinal ürünlerin paket rengi, sahte ürünlere göre daha koyu renktedir. Sahte ürünler üzerinde, davacılara ait markalar kullanılmıştır. Kutular üzerindeki resim, desen, şekil ve metinler aynıdır. Sahte ürünlerde İthalatçı firma olarak .... A.Ş. yazmaktadır ki bu firma faaliyetlerini 2017 yılında durdurmuştur. Orijinal ürünlerin ithalatçı firmaları davacı firmalardır. Sahte ve orijinal ürünlerin her ikisinde de paket içeriği 10 adettir. Her bir kondom özel ambalajında paketlenmiştir. Sahte ürün orijinal ile karşılaştırıldığında paket kenar tırtıklarının orijinalde daha belirgin olduğu görülmektedir. Sahte ürünlerin bazıları "..." barkod numarasıyla başlamaktadır. "..." barkod numarası ürünün ... Halk Cumhuriyeti'nde üretildiğini göstermektedir. Oysa orijinal ürünler yalnızca Tayland'dan ithal edilmektedir. Sahte ürünlerin ön kapağında adet bilgisi yer almazken, orijinal ürünlerin ön kapağında adet bilgisi yer almaktadır." dendiğini, dış kısımlarının incelendiği yönünde ise de bu husus hiç bir şekilde gerçeği yansıtmadığını, dava konusu olay hakkında 3 ayrı bilirkişi raporu olduğu da göz önüne alındığında davalının bu konudaki iddialarına da itibar edilemeyeceğini, Davalı tarafın iddialarının birisine ilişkin dahi yargılama süreci boyunca tek bir belge sunamadığını, sahte ürün üreten veya ithal eden kişiler aleyhine açılan davalarda öncelikli olarak dava konusu malların kendilerine ait olmadığını ve sehven kendilerine yollanmış olduğu iddia edilerek sorumluluktan kurtulmaya çalışıldığını, Davalının ...' den prezervatif sipariş ettiğini ikrar ettiğini, ancak bu iddiasını destekler mahiyette farklı bir ürün sipariş ettiğini gösterir hiçbir fatura vb. belge ibraz edilmediğini, aynı şekilde dava dışı ... firma tarafından Davalıya yanlış ürünlerin gönderildiği konusunda iletişime geçildiğini belirten Davalı, böyle bir bilgilendirmenin yapıldığını gösterir hiçbir delil de dosyaya sunmadığını,Davalı tarafından hiçbir şekilde "..." ibaresini taşıyan sahte ürünleri Türkiye' ye getirmek gibi bir amacının olmadığını belirtmişse de oto yedek parça alım satımı ile uğraşan bir tacirin yaklaşık 2.000.000 adet prezervatif türü ürün sipariş etmiş olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu,Davalı tarafından taklit ürünlerin Gümrük Müdürlüğüne teslimi ile birlikte Müvekkil Şirket' in marka hakkına tecavüz edildiği olgusu gerçekleştiğini, marka hakkında tecavüz durumunda manevi tazminatın kabulü gerekmekte, ayrıca bir kusur tespitine ihtiyaç duyulmadığını, ceza dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiği iddiasına ilişkin yargılamada hiç bir talepte bulunmamış olup bu aşamada tek niyeti yalnızca yargılamayı uzatmak olduğundan, ceza davasının sonucunun beklenmesine gerek bulunmadığını, istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, davacı adına tescilli ... ... markasına yönelik davalılar tarafından taklit ürün üretilmek sureti ile marka hakkına tecavüz teşkil edip etmediğinin ve manevi tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı konusuna ilişkin davadır.Mahkemece talimat yoluyla aldırılan 11/04/2023 tarihli bilirkişi raporunda; konteynerdeki ... şekil ibareli ürünlerde davacıya ait markaların şekil , desen , renk ve metin ibarelerinin birebir aynısının kullanıldığı şeklinde rapor sunulduğu görüldü.TPMK tescil belgelerine göre davacı şirketin ... ibareli ..., ..., ..., ... ayrıca ... ibareli ve yine ... ... ibareli de çok sayıda markanın dava konumuz ile ilgili olarak 03 ve 05. Sınıflarda tescilli sahibi olduğu anlaşılmıştır.Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/14367 soruşturma numarası ile yürütülen soruşturma kapsamında aldırılan 27/06/2022 tarihli bilirkişi raporunda da davaya konu ürünlerin taklit olduğu yönünde görüş bildirildiği anlaşılmıştır.Marka hakkına tecavüz konusu, SMK'nun 29. maddesinde düzenlenmiştir. SMK'nun 29/1-c maddesinde, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği halde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak markaya tecavüz olarak tanımlanmıştır.Somut olay incelendiğinde; davalı tarafından yurt dışından ithal edilen prezervatif ürünlerinin üzerlerinde davacıların hak sahibi oldukları “...”, markalarının yer aldığının ve ürünlerin orijinal ürünler olmadıklarının uzman bilirkişiler tarafından ve Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde soruşturma dosyasından ve Mersin 3. Asliye Ceza Mahkemesi 2022/758 Esas sayılı dosya üzerinden alınan bilirkişi raporundan dava konusu ürünlerin taklit oldukları tespit edildiği, “...” markasının Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle davalının ithal ettiği bu ürünlerin orijinal olmadıklarını bilebilecek durumda olduğu, basiretli bir tacir gibi davranmakla yükümlü olduğu, davacının siparişten farklı ürünler gönderildiğine ilişkin savunmasına yönelik olarak farklı bir ürün sipariş ettiğini gösterir hiçbir fatura, belge ibraz etmediği, dava dışı... firma tarafından da böyle bir teyit gösterir belge sunulmadığı bu durumda bilerek taklit ürünleri ithal etmesi nedeniyle olayda kusurlu olduğu, SMK'nun 29/1-c maddesi uyarınca marka hakkına tecavüzün gerçekleştiği, davacıların ayrıca SMK’nun 149/1-ç maddesi uyarınca maddi ve manevi tazminat talep edebilecekleri, talep edilen ve hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının davacıların hak sahibi oldukları markanın tanınmışlığı, ticaret hacmi ve ele geçirilen ürün sayısına, davalının kusur derecesine ve davalı şirketin ticari hacmine göre uygun olduğu,Mersin 3. Asliye Ceza Mahkemesi 2022/758 Esas sayılı dosya üzerinden verilen kararın UYAP sorgusunda, HAGB itirazın reddi ile 10/05/2024 tarihinde kesinleştiği, HAGB kararının bağlayıcı olmadığı, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca;tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 05/10/2023 tarih ve 2022/72 E., 2023/205 K. sayılı kararına karşı Davalı ... vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40-TL harcın davalı ...'dan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 12/03/2026